Mecelle: Osmanlı’da Hanefi Fıkhının Kanunlaşması
Mecelle nedir? Osmanlı'da Hanefî fıkhının kanunlaştırılması, Ahmed Cevdet Paşa ve heyetin çalışması, 1851 külli kaide, kitapların yapısı, uygulanışı ve sonraki etkisi tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.
- Hazırlanma sebepleri
- Heyet ve çalışma yöntemi
- Eserin yapısı
Mecelle (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye), 1869-1876 arasında Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından hazırlanan, Hanefî fıkhının muamelât hükümlerini 1851 madde hâlinde derleyen Osmanlı medenî kanunudur. İslam hukukunun kanunlaştırılmasındaki ilk büyük örnek kabul edilir.
Hazırlanma sebepleri
Tanzimat’la birlikte Osmanlı hukuk sisteminde ikili bir yapı doğdu: şer’î mahkemeler Hanefî fıkhını, yeni kurulan nizamiye mahkemeleri ise Batı kaynaklı kanunları uyguluyordu. Fransa’nın Napolyon Kanunu’nu Osmanlı’da uygulamak yönündeki öneriler karşısında, Ahmed Cevdet Paşa gibi devlet adamları mevcut fıkıh birikiminin kanun biçimine sokulmasını savundu. Bu sayede hâkimlerin farklı fıkıh kitaplarında aradıkları hükmü kolayca bulması ve hukuki birlik sağlanması hedeflendi. Fıkıh kitaplarında bir meselede farklı görüşlerin bulunması, kadıların farklı karar vermesine yol açabiliyordu. Bu sorunun çözümü için tek bir görüşün resmî olarak seçilmesi gerekliydi.
Heyet ve çalışma yöntemi
1868’de kurulan Cemiyet-i İlmiyye, Ahmed Cevdet Paşa başkanlığında fıkıh âlimlerinden oluşuyordu. Heyet, Hanefî fıkhının muteber kitaplarını (Hidâye, Dürrü’l-Muhtâr, Bahru’r-Râik, Fetâvâ-yı Hindiyye gibi) esas aldı ve mezhep içindeki görüşlerden hâlin gereğine en uygun olanı tercih etti. Zaman zaman Hanefî mezhebi dışındaki görüşlerden yararlanma imkânı da tartışıldı; ancak çoğunlukla Hanefî görüşler esas alındı. Maddeler hazırlanırken fıkhî kaideler, örfe uygunluk ve adaletin gereği dikkate alındı. İbn Âbidîn gibi âlimlerin eserleri de başvurulan kaynaklar arasındaydı. Hanefî fıkhının temel kaynakları için Hanefî mezhebinin temel kaynakları, İbn Âbidîn için İbn Âbidîn ve Reddü’l-Muhtâr yazıları okunabilir.
Eserin yapısı
Mecelle, bir giriş (mukaddime) ve on altı kitaptan oluşur. Girişte fıkhın tanımı ve 99 külli kaide bulunur: “Ameller niyetlere göredir”, “Yakîn şek ile zâil olmaz”, “Meşakkat teysîri celbeder”, “Zarar izâle olunur”, “Âdet muhakkemdir” gibi. Kitaplar sırasıyla satış (büyû’), icâre, kefalet, havale, rehin, emanet, hibe, gasp ve itlaf, hacr, ikrar, şirket, vekâlet, sulh, ibrâ, dava, beyyinât ve tahlîf, yargılama (kaza) konularını içerir. Aile hukuku ve miras hükümleri Mecelle’de yer almaz; bunlar şer’î mahkemelerde Hanefî fıkhına göre uygulanmaya devam etmiştir. Kaideler hakkında ayrıntı için Fıkıh kaideleri: Mecelle’nin külli kaideleri yazısı okunabilir.
Uygulama ve etkisi
Mecelle, 1877’de yürürlüğe girdi ve nizamiye mahkemelerinde uygulandı. Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra Suriye, Lübnan, Irak, Ürdün, Filistin, Kıbrıs, Arnavutluk ve bazı Balkan ülkelerinde farklı sürelerle yürürlükte kaldı. Bu bakımdan Mecelle, Osmanlı coğrafyasının ortak hukuk mirası sayılır. Arap dünyasında modern medenî kanunların hazırlanmasında da etkili olmuştur. Türkiye’de ise 1926’da İsviçre Medenî Kanunu’nun kabulüyle yürürlükten kalkmıştır. Aile hukuku için ayrıca 1917 Hukûk-ı Âile Kararnamesi çıkarılmış ve bu kararnamede Hanefî mezhebi dışındaki görüşlerden de yararlanılmıştır. Mezhepler arası esneklik için Mezhep değiştirmek ve telfik yazısı okunabilir.
Eleştiriler ve değerlendirme
Mecelle’ye yönelik eleştiriler arasında, fıkhın esnek ve çok sesli yapısını tek bir kalıba sokması, ictihad kapısını daraltması ve sadece muamelât alanını kapsaması sayılır. Bazı çevreler ise Mecelle’yi şeriatın Batı kanun tekniğine uyarlanması olarak eleştirmiş; bazıları da onu batı kanunlarının yayılmasına karşı bir kalkan olarak değerlendirmiştir. Hukuk tarihçileri, Mecelle’nin dili, tekniği ve külli kaideler sistemi bakımından başarılı bir örnek olduğunu belirtir. Bu çalışmanın ictihad açısından anlamı için İctihad kapısı kapandı mı? yazısı bir çerçeve sunar.
Mecelle ve örf
Mecelle’nin örf ile ilgili maddeleri (36-45), âdetin hüküm belirlemedeki yerini gösterir. “Âdet muhakkemdir”, “Örfen ma’rûf olan şart gibidir” kaideleri, toplumun uygulamasının sözleşmelerin yorumunda dikkate alınacağını belirtir. Bu konunun fıkıh usulü boyutu için Örf ve adetin fıkıhtaki yeri yazısı okunabilir.
Osmanlı fıkıh geleneği içinde yeri
Mecelle, yüzyıllar boyunca sürmüş Osmanlı fıkıh geleneğinin kanun biçimine dönüştüğü son halkadır. Bu gelenek, medrese eğitimi, şeyhülislam fetvaları ve kadı mahkemeleriyle şekillenmişti. Bunlar için Mültekâ ve Osmanlı’da Hanefî fıkıh geleneği ve Osmanlı şeyhülislamları ve fetvaları yazıları okunabilir.
Külli kaidelerden örnekler
Mecelle’nin giriş bölümündeki kaideler, fıkıh düşüncesinin özünü yansıtır. “Ameller niyetlere göredir” (madde 2), fiillerin hükmünün niyete bağlı olduğunu; “Yakîn şek ile zâil olmaz” (madde 4), kesin bilgiye dayanan durumun şüpheyle bozulmayacağını; “Zarar izâle olunur” (madde 20), zararın giderilmesi gerektiğini ve “Zaruretler memnû olan şeyleri mübah kılar” (madde 21), zorunluluk hâlinde yasakların esnetilebileceğini belirtir. Bu kaideler hâkimlere yorum yaparken rehber olur ve fıkhın genel ilkelerini hukuk diline taşır. Kaidelerin geniş incelemesi ayrı bir yazıda verilmiştir.
Şerhleri ve sonraki çalışmalar
Mecelle üzerine çok sayıda şerh yazılmıştır. Ali Haydar Efendi’nin Dürerü’l-Hükkâm’ı, Selim Rüstem Bâz’ın Arapça şerhi ve Salim Baz’ın çalışması bunlar arasında sayılır. Türkiye’de Ömer Nasuhi Bilmen ve diğer hukukçular da Mecelle üzerine çalışmalar yaptı. Modern dönemde Mecelle, hem hukuk tarihçilerinin hem fıkıh araştırmacılarının incelediği bir konu olmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mecelle nedir?
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, 1869-1876 yılları arasında Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından hazırlanan, Hanefî fıkhının muamelât (borçlar, eşya, yargılama) bölümlerini kanun maddeleri hâlinde derleyen eserdir.
Mecelle kaç maddedir?
Toplam 1851 maddedir. Giriş bölümünde 99 külli kaide yer alır ve on altı kitaba bölünmüştür.
Neden hazırlandı?
Tanzimat döneminde farklı mahkemelerde farklı hükümler uygulanması ve Batı kaynaklı kanunların alınma ihtimali nedeniyle, mevcut fıkıh birikimini kanun biçimine getirmek ve hukukta birlik sağlamak amacıyla hazırlandı.
Mecelle bugün yürürlükte midir?
Türkiye’de 1926’da Medenî Kanun’un kabulüyle yürürlükten kalktı. Bazı Arap ülkelerinde uzun süre uygulanmış, sonra yerini modern kanunlara bırakmıştır. Hâlâ hukuk tarihi ve fıkıh kaideleri açısından önemini korur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mecelle" maddesi; Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye (1869-1876); Ahmed Cevdet Paşa, Tezâkir ve Ma'rûzât; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mecelle" maddesi
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye (1869-1876)
- Ahmed Cevdet Paşa, Tezâkir ve Ma'rûzât
- Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.