Mezhep Taassubu ve İhtilafın Rahmet Olması
Mezhep taassubu ve ihtilafın rahmet olması. Taassubun tanımı, tarihte örnekleri, ulemânın eleştirisi, "ümmetimin ihtilafı rahmettir" sözünün durumu ve ihtilafta adap tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.
- Taassubun tanımı ve görünümleri
- Âlimlerin eleştirisi
- "İhtilafın rahmet olması" sözü
Mezhep taassubu, kişinin kendi mezhebini mutlak doğru, başkalarını yanlış görmesi ve başka görüşleri küçümsemesidir. İslam âlimleri bu tutumu eleştirmiş; fıkhî ihtilafı ictihad çeşitliliği ve ümmete genişlik olarak değerlendirmiştir. “Ümmetimin ihtilafı rahmettir” sözü ise hadis olarak sahih değildir, ancak anlam olarak yorumlanır.
Taassubun tanımı ve görünümleri
Taassup, Arapçada “kendi tarafına körü körüne bağlılık” anlamına gelir. Mezhep taassubu şu şekillerde görülebilir: başka mezhep imamlarını ve takipçilerini küçümseme, kendi mezhebinin delilinin zayıf olduğunu bilmesine rağmen onda ısrar etme, başka mezhebin hükmüne göre kılınan namazı veya yapılan ibadeti geçersiz sayma ve mezhep farkı yüzünden husumet beslemek. Tarihte bazı dönemlerde farklı mezhepten âlimlerin birbirini tekfir etmeye veya birbirinin arkasında namaz kılmayı reddetmeye kadar vardığı olaylar kaydedilmiştir. Bunlar genellikle siyasi rekabetin ve mezhep kimliğinin sertleştiği dönemlerde görülmüştür.
Âlimlerin eleştirisi
Mezhep imamlarının kendileri taassuba karşıydı. Şâfiî, Ebû Hanîfe, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e hadis sahih olduğunda onun delil olduğunu belirten sözler nispet edilir; bu, kendi görüşlerini mutlaklaştırmamalarının göstergesidir. İbn Abdilber, Şâtıbî, İbn Teymiyye ve İbn Âbidîn gibi âlimler de taassubu eleştirmiş, ictihad farklarını saygıyla karşılamıştır. Şâtıbî el-Muvâfakāt’ta ihtilafın tabii sonuçlarını ve taklit ile taassup arasındaki farkı ele alır. Taklidin kendisi caiz olsa da, onu körü körüne bağlılığa dönüştürmek yanlıştır. Bu ayrım Mezhep taklidi şart mı? yazısında da yer alır.
“İhtilafın rahmet olması” sözü
“Ümmetimin ihtilafı rahmettir” sözü İslam dünyasında çok yaygındır. Hadis âlimleri (Süyûtî, Sehâvî, Elbânî gibi) bu lafzın bilinen bir sahih senedi olmadığını, Beyhakî’nin Medhal’inde zayıf bir senetle geçtiğini belirtmiştir. Buna rağmen anlamı doğru bir yönü içerdiği düşüncesiyle birçok âlim tarafından kullanılmıştır. Ömer b. Abdülazîz’in “Sahabenin ihtilaf etmemesini istemezdim; çünkü onlar ihtilaf etmeseydi bize genişlik kalmazdı” mealinde sözü de ihtilafın rahmet yönünü anlatır. Burada kastedilen, delilleri farklı yorumlanabilen ictihad meselelerindeki çeşitliliktir; inancın esaslarında ve kesin nasslarda ayrılık değil. Kur’an’da ise ihtilaf ve tefrika konusunda uyarılar vardır (Âl-i İmrân 3/103).
Meşru ihtilaf ve yasak ayrılık ayrımı
Âlimler ihtilafı ikiye ayırır: Delilleri birden fazla anlaşılmaya elverişli konularda ictihad farkı (meşru ihtilaf) ve kesin nasslara aykırı görüşlerde ayrılık veya inançta bölünme. Birincisi ümmet için genişlik, ikincisi ise kınanan bir durumdur. Bu ayrım, farklı mezheplerin birbirini dışlamamasının ilkesel temelidir. Farkların büyük kısmı fer’î olduğundan, Ehl-i Sünnet mezhepleri birbirini hak üzere sayar. Benzer şekilde, ana akım mezhepler dışındaki bazı gruplar hakkında yapılan tekfir uygulamalarının sonuçları Haricilerin tekfir anlayışı yazısında tartışılır.
Taassubun toplumsal sonuçları
Mezhep taassubu, toplumsal birliği zedelemiş, medreselerde ve camilerde ayrışmaya yol açmış, bazı bölgelerde mezhepler arası sürtüşmeleri tetiklemiştir. Eski dönemlerde Şâfiî-Hanefî, Hanbelî-Eş’arî gibi çatışmalar kaynaklarda anlatılır. Modern dönemde mezhepsizlik ve taklit tartışmalarındaki sert üslup da benzer sorunlar doğurmuştur. Bu sorunların çözümü, ilmî karşılıklı tanıma ve adap bilincinden geçer.
Çözüm: adap ve ortak zemin
İhtilaf adabı şu ilkelerle özetlenebilir: Karşı görüşün sahibine saygı göstermek, delilini kendi kaynaklarından anlamak, kendi görüşünü başkalarına dayatmamak, ibadet birliğini mezhep farkları yüzünden bozmamak ve ortak noktalara vurgu yapmak. İmamların birbirine saygısı bu konuda tarihî örnek sunar; Mezhep imamlarının birbirine saygısı yazısı okunabilir. Ortak zemin için Dört mezhebin ortak noktaları yazısı, mezheplerin ortaya çıkışı için Neden dört mezhep var? yazısı faydalıdır.
Modern dönemde taassup ve çözüm yolları
Günümüzde bilgiye erişimin kolaylaşması, taassubu azaltma imkânı sunsa da, sosyal medya ortamı kutuplaşmayı da artırabilmektedir. Kısa ve sert ifadeler, bağlamından koparılmış fetvalar ve mezhep karşıtı söylemler yaygındır. Çözüm, bilgiye ulaşırken güvenilir kaynak aramak, farklı görüşlerin delilini öğrenmek ve ilmî tartışmanın adabına uymaktır. Eğitim kurumlarında mezhepler arası karşılaştırmalı fıkıh derslerinin okutulması bu konuda faydalıdır.
Unutulmamalıdır ki mezhep bağlılığı, kişiyi başkalarına karşı üstün görmeye değil, kendi dinî sorumluluğunu daha iyi yerine getirmeye hizmet etmelidir. Tevazu ve ilim, taassubun en güçlü çaresidir.
Bu konuda her okur, kendi mezhebine saygıyla bağlı kalırken başkalarına karşı insaflı olmayı bir ilke edinebilir. Böylece ihtilaf, gerçekten ümmet için genişlik ve zenginlik sağlayan bir unsur olarak yaşar.
Sıkça Sorulan Sorular
Mezhep taassubu nedir?
Kendi mezhebini mutlak doğru, diğerlerini yanlış görmek, delile bakmadan körü körüne bağlılık göstermek ve başka mezhepleri küçümsemektir. Âlimler bu tutumu eleştirmiştir.
“Ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadis midir?
Bu söz hadis diye yaygın olarak söylense de, hadis âlimleri bu lafzın sahih bir senedinin bulunmadığını belirtir. Anlamı ise, fıkhî ihtilafların ümmete genişlik sağladığı şeklinde yorumlanmıştır.
Her ihtilaf rahmet midir?
Hayır. Fıkhî ictihad çeşitliliği genişlik sağlar; fakat inançta ve temel hükümlerde ayrılık, tefrika ve dışlama kınanmıştır (Âl-i İmrân 3/103, En’âm 6/159).
Taassubu önlemek için ne yapılmalı?
Başka mezheplerin delillerini kendi kaynaklarından öğrenmek, ilmî adaba uymak, farkı düşmanlığa çevirmemek ve ortak noktaları hatırlamak önerilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Taassub" ve "İhtilâf" maddeleri; Hayreddin Karaman, İslam Hukukunda İctihad; Şâtıbî, el-Muvâfakāt (İhtilaf bölümleri); Beyhakî, el-Medhal; Süyûtî, el-Câmiu's-Sağîr (ihtilaf rivayeti için)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Taassub" ve "İhtilâf" maddeleri
- Hayreddin Karaman, İslam Hukukunda İctihad
- Şâtıbî, el-Muvâfakāt (İhtilaf bölümleri)
- Beyhakî, el-Medhal; Süyûtî, el-Câmiu's-Sağîr (ihtilaf rivayeti için)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.