Neden Dört Mezhep Var? Mezheplerin Ortaya Çıkışı
Neden dört mezhep var ve mezhepler nasıl ortaya çıktı? Sahabe ve tâbiîn dönemi ictihad çeşitliliği, Kûfe ve Medine ekolleri, dört imamın hayatı ve mezheplerin yayılışı tarihî olarak anlatılıyor.
- Hz. Peygamber ve sahabe dönemi
- Medine ve Kûfe ekolleri
- Dört imam ve mezheplerin doğuşu
İslam dünyasında yaygın dört fıkıh mezhebi, yani Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî, Hz. Peygamber’den sonraki ictihad çeşitliliğinin ve ilmî birikimin ürünüdür. Bu dört imamın öğrencileri, eserleri ve toplumsal kabulü sayesinde bu mezhepler kalıcı olmuş, diğer ekoller ise zamanla sönmüştür.
Hz. Peygamber ve sahabe dönemi
Hz. Peygamber’in hayatında dinî hükümler vahiy ve onun açıklamalarıyla belirlenirdi; sahabe sorularını ona sorardı. Peygamber’in vefatından sonra yeni karşılaşılan meselelerde sahabe Kur’an ve sünnetten çözüm aradı, bulunmadığında ictihad etti. Hz. Ömer, Hz. Ali, İbn Mes’ûd, İbn Abbas, Zeyd b. Sâbit gibi sahabeler fetva veren, farklı bölgelerde ilim halkaları kuran kişilerdir. Aynı meselede farklı sonuçlara ulaşmaları, ictihad farklılığının ilk örneğidir.
Fetihlerle İslam coğrafyası genişleyince, sahabe Medine, Mekke, Kûfe, Basra ve Şam gibi şehirlere dağıldı ve bu şehirlerde ilim merkezleri oluştu. Böylece bölgesel fıkıh çevreleri doğmaya başladı.
Medine ve Kûfe ekolleri
Tâbiîn döneminde iki büyük ekol belirginleşti. Medine’de, Hz. Peygamber’in şehrinde, sünnetin ve Medine ehlinin amelinin ön planda tutulduğu “Ehl-i Hadis” çizgisi; Kûfe’de ise İbn Mes’ûd’un öğrencilerinin devamı olan, kıyas ve re’y kullanımına daha fazla yer veren “Ehl-i Re’y” çizgisi gelişti. Bu ayrım kesin sınırlar değil, eğilim farklıdır; zira her iki ekolde de hadis ve re’y kullanılmıştır. Bu konuyu ayrıntılı işleyen yazı Ehl-i Re’y ve Ehl-i Hadis ayrışmasıdır.
Dört imam ve mezheplerin doğuşu
Ebû Hanîfe (ö. 150/767), Kûfe’de yetişmiş, öğrencileri Ebû Yûsuf ve Muhammed eş-Şeybânî ile mezhebini oluşturmuştur. Mâlik b. Enes (ö. 179/795), Medine’de ders vermiş, Muvatta adlı eseriyle tanınmıştır. Şâfiî (ö. 204/820), hem Mâlik hem de Irak ekolünden istifade ederek usul ilmini sistemleştirmiş, er-Risâle’yi yazmıştır. Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855), hadis merkezli bir yaklaşımla Müsned’ini derlemiş ve mihne döneminde gösterdiği direnişle tanınmıştır. İmamların her biri hakkında ayrı yazılar bu sitede mevcuttur; mezheplerin kuruluşu için Hanefî mezhebi ve Şâfiî mezhebi yazılarına bakılabilir.
İmamların çoğu kendi adlarına mezhep kurmayı hedeflememiştir. Mezhepleşme, öğrencilerin hocalarının görüşlerini derleyip sistemleştirmesi, usul kitapları yazması ve görüşleri sonraki nesillere aktarmasıyla gerçekleşti.
Neden bu dört mezhep kaldı?
Diğer ekollerin sönmesinin birçok sebebi tartışılır. Dört mezhebin öğrencileri, eserleri ve kurumları (medreseler) bulunuyordu; devletler özellikle kadı atamalarında bu mezhepleri esas aldı. Abbasi halifelerinin, Eyyubîlerin, Selçuklu ve Osmanlıların destekleri mezhepleri güçlendirdi. Ayrıca bu mezhepler gelişmiş hukuk metodolojisine sahipti. Hicri dördüncü ve beşinci yüzyıllardan itibaren, başka mezhepler kurmanın kapısı pratikte kapandı; bu durumun ictihad kapısının kapanması şeklinde yorumlanıp yorumlanmayacağı ayrı bir tartışmadır: İctihad kapısı kapandı mı? yazısına bakılabilir.
Mezheplerin yayılma alanları
Hanefîlik Irak, Orta Asya, Anadolu, Balkanlar ve Hindistan’da; Mâlikîlik Kuzey Afrika ve Endülüs’te; Şâfiîlik Mısır, Şam, Yemen, Güneydoğu Asya ve Doğu Afrika’da; Hanbelîlik ise Arap Yarımadası ve Irak çevresinde yaygın hâle geldi. Osmanlı Devleti, Hanefî mezhebini resmî mezhep olarak benimsedi; ancak diğer mezheplere de saygı gösterdi. Mısır’da dört mezhepten kadılar bulunuyordu. Bu bölgesel yayılma, mezheplerin tarihî ve coğrafi özelliklerini belirgin biçimde etkiledi.
Mezhep farkları ve ortak zemin
Dört mezhep arasındaki farkların çoğu fer’î (ayrıntı) konularda yoğunlaşır. İbadetlerin temel şartları, farz ve haramlar büyük ölçüde ortaktır. Bu çeşitlilik, Müslümanlara hem kolaylık hem de ilmî derinlik sağlayan bir miras olarak görülür. Dört mezhebin ortak noktaları için Dört mezhebin ortak noktaları, imamların birbirine bakışı için Mezhep imamlarının birbirine saygısı yazıları okunabilir.
Mezhep kavramının tanımı ve ayrımı için ise Mezhep nedir? yazısı bir giriş niteliğindedir.
Mezhep imamlarının ilmî çevresi ve rivayet kültürü
Mezheplerin ortaya çıkışında hadis rivayeti ve ilim yolculuğu (rıhle) önemli rol oynadı. İmamlar çeşitli şehirlerde okumuş, hocalarından farklı rivayetleri ve fetvaları öğrenmişlerdir. Şâfiî’nin Mekke, Medine, Yemen, Irak ve Mısır’da ders alması veya vermesi bu dolaşımın bir örneğidir. Bu ilmî hareketlilik, mezhep farklarının sertleşmesini engelleyen unsurlardan biri oldu.
Ayrıca halifelerin mezhepler konusundaki tutumu da etkili oldu. Abbasi halifesi Mansûr’un Mâlik’e Muvatta’yı bütün ülkede geçerli tek kanun yapma önerisini kabul etmemesi gibi rivayetler, mezheplerin bir devlet baskısıyla değil, ilmî rekabet ve kabul yoluyla yayıldığını gösteren örnekler olarak anlatılır. Bu rivayetin ayrıntıları kaynaklara göre değişir.
Sıkça Sorulan Sorular
Dört mezhebin dışında başka mezhepler de var mıydı?
Evet. Evzâî, Leys b. Sa’d, Süfyân es-Sevrî, Taberî ve Zâhirîlik gibi mezhepler de vardı. Ancak zamanla takipçi bulamayarak ortadan kalktılar.
Dört mezhep neden kabul görmüştür?
Öğrencileri, eserleri ve kurumsallaşma sayesinde sistemleşmiş, geniş coğrafyalarda uygulama imkânı bulmuş, devlet ve toplum tarafından benimsenmiştir. Bu sebeple sonraki dönemlerde başka ekoller önemini yitirmiştir.
Mezhep imamları birbirine rakip miydi?
Mezhep imamları birbirinin ilmine saygı duymuş, çoğu zaman birbirinden ders almıştır. Örneğin Şâfiî hem Mâlik’ten hem Muhammed eş-Şeybânî’den ders almıştır; Ahmed b. Hanbel ise Şâfiî’nin öğrencisidir.
Hz. Peygamber zamanında mezhep var mıydı?
Hayır. O dönemde hükümler doğrudan vahiy ve Hz. Peygamber’e sorarak öğrenilirdi. Mezhepler, sonraki nesillerde yeni sorunlar ve geniş coğrafyalar karşısında ortaya çıkan ictihad faaliyetleridir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mezhep", "Hanefî Mezhebi", "Şâfiî Mezhebi", "Mâlikî Mezhebi" ve "Hanbelî Mezhebi" maddeleri; Muhammed Hudarî Bey, Tarîhu't-Teşrîi'l-İslâmî; Hayreddin Karaman, İslam Hukuk Tarihi; İbn Haldun, Mukaddime
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mezhep", "Hanefî Mezhebi", "Şâfiî Mezhebi", "Mâlikî Mezhebi" ve "Hanbelî Mezhebi" maddeleri
- Muhammed Hudarî Bey, Tarîhu't-Teşrîi'l-İslâmî
- Hayreddin Karaman, İslam Hukuk Tarihi
- İbn Haldun, Mukaddime
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.