İstihsan ve Istıslah: Hanefi ve Maliki Usulü
İstihsan ve istıslah nedir? Hanefî mezhebinin istihsan, Mâlikî mezhebinin istıslah (mesâlih-i mürsele) anlayışı, örnekleri, Şâfiî'nin eleştirisi ve çağdaş değerlendirmeler tarihî bakışla anlatılıyor.
- İstihsanın tanımı
- Şâfiî'nin eleştirisi
- İstıslah ve mesâlih-i mürsele
İstihsan, kıyasın sonucundan daha güçlü bir delil sebebiyle daha uygun bir hükme dönmektir; Hanefî ve Mâlikî mezheplerinde kullanılır. İstıslah (mesâlih-i mürsele) ise nassta doğrudan karşılığı olmayan konularda genel maslahatı esas almaktır ve özellikle Mâlikî usulünde yer alır. Şâfiî bu yöntemleri eleştirmiştir.
İstihsanın tanımı
İstihsan, sözlükte “bir şeyi güzel bulmak” demektir. Hanefî usulünde terim olarak, açık kıyastan, gizli kıyasa veya nass, icmâ, zaruret ya da örf gibi daha güçlü bir delile dayanarak ayrılma anlamına gelir. Serahsî ve Pezdevî gibi usulcüler istihsanın “keyfî tercih” olmadığını, delile dayalı bir tercih olduğunu vurgular. İstihsan türleri arasında nassla istihsan, icmâ ile istihsan, zaruretle istihsan ve gizli kıyasla istihsan sayılır.
Klasik bir örnek selem akdidir: Henüz var olmayan bir malın satışı genel kıyasa göre sakıncalıdır; ancak Hz. Peygamber’in selem akdine izin vermesi nedeniyle, nassa dayalı olarak istihsan edilmiş ve caiz görülmüştür. Benzer şekilde, sirke ve çamaşır yıkama gibi temizlik hükümlerinde de örf ve zaruret nedeniyle kıyastan ayrılma örnekleri verilir.
Şâfiî’nin eleştirisi
İmam Şâfiî, er-Risâle’de ve diğer eserlerinde istihsanı, delile dayanmayan bir hüküm koymak olarak görerek reddetmiştir. Ona göre Allah ve Resûlü’nün bildirdiği hükümlerin dışında insan kendi zevkine göre hüküm koyamaz. “İstihsan eden şeriat koymuş olur” sözü ona nispet edilir. Hanefîler ise bu eleştirinin istihsanı yanlış anladığını, istihsanın bir delil tercihi olduğunu savunur. İki mezhep arasındaki usul farkı için Hanefî ile Şâfiî arasındaki temel farklar yazısı okunabilir. Gerçekte bu tartışmanın bir kısmının kelime farkından kaynaklandığını söyleyen modern araştırmacılar vardır.
İstıslah ve mesâlih-i mürsele
Mesâlih-i mürsele, “serbest bırakılmış (mutlak) maslahatlar” demektir. Şer’in bir maslahatı ne kabul ettiğine dair ne de reddettiğine dair açık nass bulunmuyorsa, genel maksatlarla uyumlu olan maslahat hükme esas olabilir. Mâlik b. Enes bu yöntemi sıkça kullanmıştır; Gazzâlî de belirli şartlarla kabul etmiştir. Şartlar şunlardır: maslahatın gerçek ve umumi olması, şeriatın maksatlarına aykırı olmaması ve nasslarla çatışmaması. Örnek olarak halifelerin ordu kayıtlarını tutma, para basımı, Kur’an’ın mushaf hâlinde toplanması ve sicil sistemleri gibi uygulamalar verilir.
Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri bu yaklaşımı geniş ölçüde kabul ederken, Şâfiî ve Hanefîler daha sınırlı kullanır veya başka adlarla (istihsan, örf) uygulamaya çevirir. Mâlikî usulünün bütünü için Mâlikî mezhebi: Medine ehlinin ameli ve usulü yazısı okunabilir.
Sedd-i zerâi ve örf ile ilişkisi
İstıslah, sedd-i zerâi (haramı doğurma ihtimali olan yolları kapatma) ile birlikte maslahat odaklı bir bütün oluşturur. Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri bu ilkeleri sık kullanır. Örf ise Hanefî ve Mâlikîlerde delil olarak değerlendirilir; örf ve adetin fıkıhtaki yeri ayrı bir yazıda ele alınmıştır: Örf ve adetin fıkıhtaki yeri. Bu kavramların ortak noktası, hükmü hayatın gerçekleriyle ilişkilendirme çabasıdır.
Çağdaş kullanım
Modern dönemde maslahat ve istıslah, yeni meselelerde fetva üretmenin başlıca araçlarından biri olarak görülür. Sigorta, bankacılık, tıbbî uygulamalar ve teknoloji gibi alanlarda fıkıh meclisleri maslahat ilkesine başvurur. Ancak maslahatın kötüye kullanılarak nassları devre dışı bırakma riskine karşı çeşitli şartlar konmuş ve Şâtıbî’nin makâsıd yaklaşımı bu dengeyi sağlamak için geliştirilmiştir. Bu konu Maslahat ve Makâsıdü’ş-Şerîa yazısında ele alınır. Mezheplerin genel delil sistemi için Fıkıh usulü nedir? yazısı okunabilir.
Örnekler ve uygulamalar
Hanefî fıkhında istihsanla verilen hükümlere örnek olarak istısnâ akdi (sipariş üzerine imalat), hamam ücreti ve sular hukukuna dair düzenlemeler gösterilir. Bu akitlerde miktar ve süre belirsizliği genel kıyasa aykırı olsa da, halkın ihtiyacı ve yaygın örf nedeniyle caiz görülmüştür. Mâlikî mezhebinde mesâlih-i mürsele ile verilen hükümlere ise ağır suçlarda toplu ceza, vergi koyma zorunluluğu (savunma ihtiyacı için) ve hâkimin tazir yetkisini geniş kullanması örnek verilir.
Bu örnekler, iki yöntemin de hayatı kolaylaştırmayı ve zararı gidermeyi amaçladığını gösterir. Ancak her iki yöntemde de şeriatın temel hükümleri sabit tutulur. Aksi hâlde delil, keyfî tercihe dönüşebilirdi; bu risk Şâfiî’nin eleştirisinin de arka planını oluşturur.
Her iki yöntemin ortak noktası, hükmün katı bir kalıba sıkışmasını önleyerek insanların gerçek ihtiyaçlarını gözetmesidir. Bu nedenle çağdaş fıkıh çalışmalarında istihsan ve istıslah, yeni sorunlara cevap arayan müctehidlerin başvurduğu önemli araçlar arasında anılır.
Sıkça Sorulan Sorular
İstihsan nedir?
Kıyasın zahiri sonucundan, daha güçlü bir delil sebebiyle, daha uygun bir hükme dönmektir. Hanefî ve Mâlikî mezheplerinde kabul edilen bir deliller yöntemidir.
İstıslah (mesâlih-i mürsele) nedir?
Şer’in ne doğrudan kabul ettiği ne de reddettiği, ancak genel maslahat ilkelerine uygun olan faydalara dayanarak hüküm vermektir. Özellikle Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde kullanılır.
Şâfiî istihsanı neden reddetti?
“Kim istihsan ederse şeriat koymuş olur” sözüyle, istihsanın delile değil kişisel zevke dayanabileceği endişesini dile getirmiştir. Hanefîler ise istihsanın keyfî değil, delile dayalı olduğunu savunur.
İstihsan ve istıslah aynı şey midir?
Hayır. İstihsan genellikle mevcut bir delile (nas, icmâ, zaruret, örf) dayanarak kıyastan ayrılmak; istıslah ise nassta karşılığı bulunmayan bir konuda genel maslahatı esas almaktır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstihsan" ve "İstislâh" maddeleri; Serahsî, Usûl; Şâtıbî, el-İ'tisâm ve el-Muvâfakāt; Şâfiî, er-Risâle (İstihsan bölümü)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstihsan" ve "İstislâh" maddeleri
- Serahsî, Usûl
- Şâtıbî, el-İ'tisâm ve el-Muvâfakāt
- Şâfiî, er-Risâle (İstihsan bölümü)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.