🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Maslahat ve Makâsıdü’ş-Şerîa: Şatıbi’nin Katkısı

Dört Sünnî Fıkıh MezhebiGüncelleme: 12 Ekim 20269 dk okuma

Maslahat ve Makâsıdü'ş-Şerîa: Şâtıbî'nin katkısı. Şeriatın beş temel maksadı, zarûriyyât-hâciyyât-tahsîniyyât tasnifi, İzz b. Abdisselâm ve Gazzâlî'den Şâtıbî'ye gelişim ve çağdaş uygulamalar tarihî bakışla anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Maslahat kavramının gelişimi
  • İzz b. Abdisselâm ve Gazzâlî
  • Şâtıbî ve el-Muvâfakāt

Makâsıdü’ş-şerîa, şeriat hükümlerinin arkasındaki amaçları ve hikmetleri inceleyen yaklaşımdır. Din, can, akıl, nesil ve malın korunması beş temel maksat olarak sayılır. Gazzâlî ve İzz b. Abdisselâm’dan sonra Şâtıbî, el-Muvâfakāt adlı eseriyle bu yaklaşımı sistemleştirmiştir.

Maslahat kavramının gelişimi

Maslahat, “fayda ve zararın giderilmesi” anlamına gelir. Klasik usulde şer’î hükümlerin insanlara fayda sağlamak ve zarar vermemek üzere konduğu düşünülür. Mâlik b. Enes mesâlih-i mürsele kavramını kullandı; Şâfiî ve Hanefîler de benzer fikirleri istihsan, örf ve kıyas içinde işledi. Gazzâlî el-Müstasfâ’da maslahatı üç gruba ayırdı: Şer’in kabul ettiği (mu’teber), reddettiği (mülgâ) ve hakkında özel nass bulunmayan (mürsel) maslahatlar. Mürsel maslahatın şer’î maksatlarla uyumlu ise delil olabileceğini söyledi. İstihsan ve istıslah arasındaki ilişki için İstihsan ve istıslah yazısı okunabilir.

İzz b. Abdisselâm ve Gazzâlî

İzz b. Abdisselâm, Kavâ’idü’l-Ahkâm fî Mesâlihi’l-Enâm adlı eserinde bütün şeriatın maslahat getirmek ve mefsedeti def etmek üzerine kurulduğunu savundu ve hükümleri bu kaideye göre analiz etti. Gazzâlî ise şeriatın beş temel maksadı olan din, can, akıl, nesil ve malı korumayı sistemleştirdi. Bu iki âlim, maslahat anlayışının ilk büyük kuramcıları arasındadır. Her ikisi de Şâfiî mezhebine mensuptur; Büyük Şâfiî âlimleri yazısı bu isimleri tanıtır.

Şâtıbî ve el-Muvâfakāt

İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî (ö. 790/1388), Gırnata’da yaşamış Mâlikî bir fakihtir. el-Muvâfakāt adlı eseri dört ana bölümden oluşur: Hükümler, makâsıd, deliller ve ictihad. Şâtıbî’ye göre şeriat insanların maslahatı için konmuştur; bu maslahatlar üç mertebede incelenir: zarûriyyât (hayatî ihtiyaçlar: din, can, akıl, nesil, mal), hâciyyât (güçlüğü gideren ihtiyaçlar) ve tahsîniyyât (güzelleştiren, ahlaka ilişkin hususlar). Şâtıbî, hükümlerin ardındaki maksatların kasıtlı biçimde incelenmesini ictihadın temel şartlarından biri olarak gördü. Ayrıca el-İ’tisâm adlı eseriyle bid’at kavramını ve dinde yeniliklerin sınırlarını ele aldı. Şâtıbî’nin yaklaşımı, nassa bağlılık ile maslahatı gözetmeyi birleştiren dengeli bir yöntem olarak değerlendirilir.

Beş temel maksat ve hükümler

Dinin korunması ibadet hükümleriyle ve irtidat konusundaki düzenlemelerle; canın korunması kısas ve adam öldürme yasağıyla; aklın korunması içki yasağıyla; neslin korunması nikâh ve zina yasağıyla; malın korunması hırsızlık yasağı, faiz yasağı ve akit hükümleriyle ilişkilendirilir. Bu yaklaşım, hükümlerin keyfî değil, insan hayatının temel değerlerini korumaya yönelik olduğunu gösterir. Faiz yasağı gibi konular bu çerçevede de ele alınır; bkz. Mezheplerin ticaret ve faiz konusundaki görüşleri.

Çağdaş makâsıd çalışmaları

Modern dönemde Muhammed Tâhir İbn Âşûr, Allâl el-Fâsî, Yûsuf el-Kardâvî ve Câsir Avdeh gibi âlimler makâsıd teorisini geliştirdi. İbn Âşûr, makâsıdü’ş-şerîa’yı müstakil bir ilim dalı olarak ele aldı. Çağdaş fıkıh akademileri, yeni meselelerde (tıp, ekonomi, çevre, teknoloji) makâsıd ilkelerini dikkate alır. Bu yaklaşım, şeriatın genel amaçlarını gözeterek yeni çözümler üretmeyi hedefler; ancak maslahatın kötüye kullanılıp nassları devre dışı bırakmasını önlemek için usul âlimleri ölçütler koymuştur. Toplu ictihad için İctihad kapısı kapandı mı? yazısı okunabilir.

Fıkıh kaideleriyle ilişki

Makâsıd ve maslahat anlayışı, fıkıh kaidelerinde de görülür: “Zarar izâle olunur”, “Meşakkat teysîri celbeder” ve “Zaruretler memnû olan şeyleri mübah kılar” gibi kaideler bu bakışın ifadesidir. Bu kaideler Mecelle’de de yer alır; ayrıntı için Fıkıh kaideleri: Mecelle’nin külli kaideleri yazısı okunabilir. Mâlikî usulündeki yeri için Mâlikî mezhebi yazısına bakılabilir.

Eleştiriler ve riskler

Maslahat ve makâsıd yaklaşımı, yanlış kullanıldığında keyfîliğe kapı aralayabilir. Bu nedenle usulcüler maslahatın gerçek, genel, kesin ve nasslarla çelişmeyen nitelikte olmasını şart koşar. Bazı çağdaş araştırmacılar makâsıdın nasları yok sayma gerekçesi olarak kullanılmasına karşı uyarır; bazıları ise makâsıdın fıkhı çağın sorunlarına uyarlamak için vazgeçilmez olduğunu söyler. Denge, hem nass hem maksada bağlılıkla kurulur.

Şâtıbî’nin kendisi, maksatları nassa üstün tutmak yerine, nassın maksatlarını anlayarak uygulamayı savunur. Bu yönüyle onun yöntemi, nassa bağlılık ve maslahat arasında bir köprü kurar.

Okuma önerisi

Konuyu daha derinlemesine öğrenmek isteyenler için Şâtıbî’nin el-Muvâfakāt’ının Türkçe çevirileri ve TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki ilgili maddeler başlangıç kaynağıdır. İbn Âşûr’un Makâsıdü’ş-Şerîati’l-İslâmiyye adlı eseri ise modern dönemdeki gelişmeyi anlamak için önerilir. Bu eserlerin okunması, fıkhın hükümlerle sınırlı bir hukuk sistemi değil, değerlere dayalı bir hayat anlayışı olduğunu daha iyi gösterir.

Özetle makâsıd yaklaşımı, fıkhı hükümler yığını olmaktan çıkarıp amaçları olan bir bütün olarak görmeyi sağlar. Bu bakış, hem klasik mirasa bağlılığı hem de çağdaş sorunlara duyarlılığı bir arada taşıma çabasının ilmî zeminini oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Makâsıdü’ş-şerîa nedir?

Şeriat hükümlerinin arkasındaki amaçları ve hikmetleri inceleyen yaklaşımdır. Hükümlerin insanların dünya ve ahiret maslahatını gözettiği ilkesine dayanır.

Şeriatın beş temel maksadı nedir?

Dinin, canın, aklın, neslin ve malın korunmasıdır. Bunlara “zarûriyyât-ı hamse” denir; Gazzâlî ve Şâtıbî tarafından sistemleştirilmiştir.

Şâtıbî’nin katkısı nedir?

Endülüslü Mâlikî âlim Şâtıbî (ö. 790/1388), el-Muvâfakāt adlı eserinde makâsıdı fıkıh usulünün merkezine alan sistematik bir yaklaşım geliştirmiştir.

Maslahat nassa karşı delil olabilir mi?

Çoğunluğa göre hayır. Maslahat, nass bulunmayan alanlarda ve nassların yorumunda dikkate alınır; kesin nassla çelişen bir maslahat geçerli sayılmaz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Şâtıbî, el-Muvâfakāt fî Usûli'ş-Şerîa; Gazzâlî, el-Müstasfâ; İzz b. Abdisselâm, Kavâ'idü'l-Ahkâm; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şâtıbî", "Makâsıd" ve "Maslahat" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Şâtıbî, el-Muvâfakāt fî Usûli'ş-Şerîa
  2. Gazzâlî, el-Müstasfâ
  3. İzz b. Abdisselâm, Kavâ'idü'l-Ahkâm
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şâtıbî", "Makâsıd" ve "Maslahat" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.