İcma Nedir? Çeşitleri ve Delil Değeri
İcmâ nedir? İcmânın tanımı, delil değeri, çeşitleri (sarih ve sükûtî), şartları, mezheplerin yaklaşımı (Mâlikî, Zâhirî, Şia) ve icmâ iddialarının tartışılması tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.
- Tanım ve dayanak
- İcmânın şartları ve çeşitleri
- Kimlerin icmâı geçerlidir?
İcmâ, Hz. Peygamber’den sonra bir çağdaki müctehidlerin bir şer’î hüküm üzerinde ittifak etmesidir. Sünni mezhepler icmâyı Kur’an ve sünnetten sonra üçüncü asıl delil kabul eder. İcmâ çeşitleri, şartları ve kimlerin icmâına itibar edileceği konusunda mezhepler arasında farklı yaklaşımlar vardır.
Tanım ve dayanak
İcmâ, Arapçada “kararlaştırmak” ve “birleşmek” anlamına gelir. Usul terimi olarak, ümmetin müctehidlerinin aynı çağda şer’î bir hüküm hakkında ittifak etmesidir. Dayanak olarak Nisâ 4/115 ayeti (“Kim kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber’e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başkasına uyarsa…”) ve “Ümmetim dalâlet üzerine birleşmez” mealindeki hadisler gösterilir. Bu hadislerin farklı lafızları ve senet dereceleri hakkında tartışma vardır; bu nedenle usulcüler icmânın delilliğini çoğu zaman bütün bu naslardan ve ümmetin uygulamasından hareketle temellendirir. Fıkıh usulünün genel çerçevesi için Fıkıh usulü nedir? yazısı okunabilir.
İcmânın şartları ve çeşitleri
İcmâ için şu şartlar aranır: Birden fazla müctehid bulunması, bu müctehidlerin tamamının ittifak etmesi, müctehidlerin Müslüman ve ictihad ehli olması, ittifakın Hz. Peygamber’in vefatından sonra gerçekleşmesi ve konunun şer’î bir hüküm olması. Çeşitleri arasında sarih icmâ (herkes açıkça görüşünü belirtir) ve sükûtî icmâ (bazıları görüşünü açıklar, diğerleri susar) sayılır. Sükûtî icmâyı Hanefîler genellikle delil kabul eder; Şâfiîler ve bazı diğer mezhepler kabul etmez veya sınırlı kabul eder. Ayrıca kesin (kat’î) ve zannî icmâ ayrımı da yapılır; kesin icmâ inkâr edilirse hüküm bakımından ağır sonuçlar doğar, zannî icmâda ise ihtilaf daha esnektir.
Kimlerin icmâı geçerlidir?
Çoğunluk mezhepler, ümmetin tamamının müctehidlerinin icmâını esas alır. Mâlikîler Medine ehlinin icmâına özel değer verir ve bunu “amel-i ehl-i Medine” olarak ayrı bir delil sayar; ayrıntı için Mâlikî mezhebi: Medine ehlinin ameli ve usulü yazısı okunabilir. Zâhirîler yalnızca sahabe icmâını kabul eder; çünkü sonraki nesillerdeki icmâların tespitinin güç olduğunu söylerler. Hanbelîlerde ise Ahmed b. Hanbel’in icmâ iddialarına ihtiyatla yaklaşması bilinir. Şii mezhepler icmâya, imamın görüşünü de içermesi şartıyla itibar eder: Bu görüşe göre icmânın değeri, ümmetin ittifakından çok, masum imamın içinde bulunmasından gelir. Şii usulünün farkları için Caferî fıkhı ile Hanefî fıkhı yazısı okunabilir.
İcmâ iddiaları ve eleştirisi
İcmâ konusunda önemli bir ihtiyat noktası, icmâ iddialarının doğruluğudur. Ahmed b. Hanbel, “Kim icmâ iddia ederse yalan söylemiştir; belki insanlar ihtilaf etmişlerdir ve o bilmiyordur” mealinde sözler söylemiştir (lafzı kaynaklara göre değişir). Bu yüzden İbnü’l-Münzir’in el-İcmâ’ı ve İbn Hazm’ın Merâtibü’l-İcmâ’ı gibi derlemelerdeki iddiaların her biri ayrıca incelenmelidir. Bazı iddialar daha sonra başka kaynaklarda muhalif görüşlerin bulunduğunun tespitiyle tartışılmıştır. Bu durum, icmâ kavramının dikkatle kullanılması gerektiğini gösterir.
İcmâ ve kıyas ilişkisi
İcmâ, genellikle bir nassa veya kıyasa dayanır; yani ümmet bir hükümde ittifak ederken kendiliğinden hüküm koymaz, bir delile dayanır. Bu delil bazen bize ulaşmamış olabilir; ancak icmâ delilin varlığını gösterir. İcmâ ile sabit olan hüküm kesin bir bağlayıcılık taşır; ona aykırı ictihad yapılamaz. Kıyasla ilişki için Kıyas nedir? yazısı okunabilir.
Günümüzde icmâ ve toplu ictihad
Modern dönemde ümmetin müctehidlerinin tek tek tespiti ve ittifakın doğrulanması güç olduğundan, icmâ kavramı yeni biçimlerde ele alınmaktadır. Fıkıh akademilerinde alınan toplu kararlar, bazı çağdaş âlimlerce “icmâ’ın modern biçimi” olarak değerlendirilir. Ancak bunların klasik anlamda icmâ olup olmadığı tartışmalıdır. Bu çalışmalar yine de ümmetin ortak akılla hüküm üretme çabasını gösterir. Konunun kurumsal boyutu için Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu ve fetva kurumu ve İctihad kapısı kapandı mı? yazıları okunabilir. Mezheplerin ortak noktaları ve icmâ edilen konular için Dört mezhebin ortak noktaları yazısı faydalıdır.
İcmânın değeri ve sınırı
İcmâ, hükmün sağlamlığını güçlendiren bir delildir; ancak icmânın kendisi de bir delile dayanır. Bu bakımdan icmâ, Kur’an ve sünnetin karşısında yeni hüküm koymaz; ümmetin anlayış birliğini ifade eder. İcmâ ile sabit olan hükmün kesin olduğu kabul edildiğinden, ona aykırı görüş ileri sürmek ictihad sayılmaz. Bununla birlikte icmâ sınırları dar tutulduğunda, ictihad alanı geniş kalır; bu da fıkhın yeni sorunlara cevap verme yeteneğini korur.
Türkiye’de de bazı hükümlerin icmâ ile sabit olup olmadığı akademik çalışmalarda ele alınır. Okurun, “icmâ vardır” ifadesini duyduğunda bunun hangi kaynağa, hangi tarihî tespite dayandığını sorması, ilmî ihtiyatın gereğidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İcmâ nedir?
Hz. Peygamber’den sonra, bir çağda yaşayan müctehidlerin bir şer’î hüküm üzerinde ittifak etmesidir. Kur’an ve sünnetten sonra üçüncü asıl delil kabul edilir.
İcmânın dayanağı nedir?
Nisâ 4/115 ayetinin “müminlerin yolundan başkasına uyan” ifadesi ve “Ümmetim dalâlet üzerinde birleşmez” mealindeki rivayetler delil gösterilir. Hadislerin sıhhat dereceleri hakkında farklı görüşler bulunur.
Sarih ve sükûtî icmâ arasındaki fark nedir?
Sarih icmâda müctehidlerin hepsi görüşünü açıkça söyler. Sükûtî icmâda bazıları görüş bildirir, diğerleri itiraz etmeden susar. Sükûtî icmânın delil değeri konusunda ihtilaf vardır.
İcmâ iddiaları her zaman doğru mudur?
Hayır. Ahmed b. Hanbel “Kim icmâ iddia ederse yalan söylemiştir” mealinde bir söz söylemiştir; bunun sebebi icmâ iddialarının çoğu zaman bilinmeyen muhalif görüşleri gözden kaçırabilmesidir. Bu yüzden icmâ iddiaları incelenmelidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İcmâ" maddesi; İbnü'l-Münzir, el-İcmâ'; İbn Hazm, Merâtibü'l-İcmâ'; Gazzâlî, el-Müstasfâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İcmâ" maddesi
- İbnü'l-Münzir, el-İcmâ'
- İbn Hazm, Merâtibü'l-İcmâ'
- Gazzâlî, el-Müstasfâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.