🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mes’ûdî’nin Buluşları ve Bugüne Etkisi: Bilmeniz Gerekenler

Müslüman Bilginlerin Buluşları ve Bugüne EtkisiGüncelleme: 29 Ekim 202610 dk okuma

Mes'ûdî'nin konu merkezli tarih yöntemi, tarih ile coğrafyayı birleştirmesi, kültürlerarası anlatımı ve kaynak değeri; eleştiriler ve sonraki tarihçilere etkisi değerlendiriliyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Konu merkezli tarih anlatımı
  • Tarih ve coğrafyanın birleşimi
  • Kültürlerarası yaklaşım

Mes’ûdî’nin katkıları, tarih anlatımını konu merkezli kurması, tarih ile coğrafyayı bir arada işlemesi, farklı halkların kültürlerini kendi kaynaklarından anlatmaya çalışması ve doğa gözlemlerini tarih anlatısına eklemesidir. Bu yaklaşım Orta Çağ İslam tarih yazıcılığında özgün bir çizgi oluşturur.

Konu merkezli tarih anlatımı

Taberî gibi tarihçiler olayları yıl yıl (annalistik) sıralarken, Mes’ûdî hükümdarlara ve konulara göre düzenlenmiş bir anlatı kurdu. Böylece okuyucu bir hanedanın veya bir halkın tarihini bütün olarak görebilir. Bu yöntem, tarihi tek bir kronoloji ile değil, farklı halkların paralel tarihleri olarak sunar. Mes’ûdî’nin kendi ifadesine göre amacı, okuyucuya sıkıcı olmayan, hem öğretici hem eğlendirici bir anlatı sunmaktır. Bu tutum, eserin adı olan “Altın Çayırlar” ile de uyumludur.

Konu merkezli anlatımın dezavantajı, aynı olayın farklı bölümlerde tekrarlanabilmesi veya zamanın akışının takibinin zorlaşmasıdır. Yine de bu yöntem, sonraki tarihçileri etkiledi ve Mes’ûdî’nin eserleri bir ansiklopedi gibi kullanıldı. Tarih yazıcılığının gelişimi için tarih yazıcılığı ve İbn Haldûn’un Mukaddime’si yazısı okunabilir.

Tarih ve coğrafyanın birleşimi

Mes’ûdî için tarih, coğrafya ve doğa bilgisinden ayrı düşünülmezdi. Eserinde denizlerin, nehirlerin, dağların ve iklimlerin anlatımı, halkların tarihini tamamlayan bir çerçeve olarak yer alır. Bu bütüncül bakış, tarihçinin sadece olayları değil, olayların cereyan ettiği ortamı da bilmesi gerektiği fikrine dayanır. İbn Haldûn’un sonraki dönemde coğrafya ve iklimin toplumlara etkisini ele alması, bu geleneğin gelişmiş bir biçimidir. Coğrafyacılar geleneği için İdrîsî’nin buluşları yazısı okunabilir.

Kültürlerarası yaklaşım

Mes’ûdî, kendi inancı dışındaki halkların tarihini, dinini ve bilimini anlatırken mümkün olduğunca onların kendi kaynaklarına başvurmaya çalıştı. Hint, Pers, Yunan, Rum ve Hıristiyan kaynaklarından çevirilerle yararlandığı anlaşılır. Bu yaklaşım, karşılaştırmalı din ve kültür araştırmalarının erken bir örneğidir. Yine de çeviriler ve duyumlar yoluyla aktarılan bilgiler eksik veya yanlış olabilir. Bu yaklaşımın daha sistemli bir uygulaması Bîrûnî’nin Hindistan çalışmasında görülür. Bîrûnî için Bîrûnî’nin buluşları yazısı okunabilir.

Doğa ve teknik gözlemler

Murûcü’z-zeheb’de rüzgâr değirmenleri, gelgitler, volkanlar, depremler ve hayvan türleri gibi doğa olaylarına dair gözlemler yer alır. Bunlar arasında Seistan’daki rüzgâr değirmenlerine yapılan atıf, teknik tarih için değerlidir. Ayrıca Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki gemilerin yapısı, denizcilik pratikleri ve ticaret malları hakkında bilgi verir. Bu bilgilerin hepsi doğrudan gözlem değildir; bir kısmı denizcilerden ve tüccarlardan edinilmiştir. Denizcilik için pusula ve denizcilik yazısı okunabilir.

Eleştiriler ve sınırlar

Mes’ûdî’ye yönelik eleştiriler, kaynak göstermedeki tutarsızlık, efsanevi anlatıları ayıklamadaki zayıflık ve bazen sistematik olmayan bir anlatım üzerinedir. İbn Haldûn, Mukaddime’de Mes’ûdî’nin bazı orduların büyüklüğüne dair sayılarını abartılı bularak eleştirir ve haber eleştirisi için örnek verir. Bu eleştiri, Mes’ûdî’nin değerini azaltmaz; ancak onun eserinin dikkatli okunması gerektiğini hatırlatır. Ayrıca eserin bütünü günümüze ulaşmamıştır ve kaybolan Ahbâru’z-zamân’ın içeriği hakkında yalnızca özetlerden bilgi edinilebilir.

Etkisi ve modern dönemde tanınması

Mes’ûdî’nin eseri, sonraki tarihçilerin ve coğrafyacıların başvurduğu kaynaklardan biri oldu. İbnü’l-Esîr, Makrîzî ve İbn Haldûn gibi yazarlar ondan alıntı yaptı veya onu eleştirdi. Avrupa’da 19. yüzyılda şarkiyatçıların ilgisini çekti. Barbier de Meynard ve Pavet de Courteille’in Fransızca çevirisi 1861-1877 arasında yayımlandı; Charles Pellat bunu 1962-1997 arasında gözden geçirdi. Tarif Khalidi’nin 1975 tarihli çalışması, Mes’ûdî’nin tarih anlayışını bilimsel olarak ele alan önemli bir araştırmadır. Bugün Mes’ûdî, hem Arap tarih yazıcılığının hem de Orta Çağ dünya anlayışının incelenmesinde başvurulan bir kaynaktır.

Edep geleneği ve okuyucu kitlesi

Mes’ûdî’nin eseri, Abbâsî dönemi edep (kültür ve nezaket) geleneğinin bir ürünüdür. Bu gelenekte bilgi, aynı zamanda eğlendirici ve seçkin bir okuyucu kitlesine hitap etmek üzere sunulurdu. Eserdeki hikâyeler, şiirler, fıkralar ve ibretlik anekdotlar bu amaca hizmet eder. Okuyucu, hükümdarların ve vezirlerin çevresindeki yazışmalar, kâtipler ve edipler olabilirdi. Bu nedenle Mes’ûdî’nin üslubu ağır akademik bir dilden çok, akıcı ve çekici bir anlatıdır. Böyle bir üslup, tarihî bilginin geniş kitlelere ulaşmasını sağlarken, bilimsel titizliği ikinci plana atabilir.

Kayıp eserler ve kaynak kaybı

Mes’ûdî’nin otuz ciltlik Ahbâru’z-zamân’ı ve diğer eserleri neden kayboldu? Bu soru net yanıtlanamaz; çünkü Orta Çağ el yazmaları yangınlar, istilalar ve ilgi kaybı gibi nedenlerle yok olabiliyordu. Moğol istilası ve Haçlı savaşları da kütüphanelere zarar verdi. Bu kayıplar, tarihçilerin Mes’ûdî’nin gerçek kapsamını anlamasını zorlaştırır. Elimizdeki iki eser, yazarın bütün çalışmalarının ancak küçük bir kısmını temsil ettiği şeklinde yorumlanır.

Günümüzde okunuşu

Bugün Mes’ûdî, hem Arap edebiyatı hem tarih ve coğrafya araştırmalarında başvurulan bir isimdir. Akademik çalışmalar eserin kaynakları ve yöntemi üzerinde ayrıntılı çözümlemeler yapmaya devam etmektedir.

Eleştirel değerlendirme

“Arapların Herodotos’u” gibi benzetmeler, Mes’ûdî’nin yerini anlatmakta yardımcı olabilir; ancak iki tarihçi farklı çağlarda ve farklı kültürlerde yaşadığı için benzetmenin sınırları vardır. Mes’ûdî, kendi koşullarında, tarihi ve coğrafyayı geniş bir bakışla yazan özgün bir yazardır. Hayatı için Mes’ûdî’nin hayatı yazısına bakılabilir. Sonraki dönem seyyahı İbn Battûta için İbn Battûta’nın hayatı yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mes’ûdî’nin yenilikçi yönü nedir?

Tarihi yıl yıl sıralamak yerine konulara ve hükümdarlara göre düzenlemesi, tarih ile coğrafya ve kültürü birlikte ele almasıdır. Bu geniş perspektif, Orta Çağ tarih yazımında ayrıcalıklı bir yaklaşımdı.

Eserleri güvenilir mi?

Önemli bir kaynaktır ancak bazı anlatılar efsanevi ve abartılıdır. Tarihçiler Mes’ûdî’yi diğer kaynaklarla karşılaştırarak kullanır.

Kendisinden sonraki yazarlara etkisi oldu mu?

Evet. Sonraki tarihçilerin ve coğrafyacıların (örneğin İbnü’l-Esîr, İbn Haldûn) eserlerinde Mes’ûdî’ye atıflar bulunur. İbn Haldûn bazı abartılı anlatılarını eleştirmiştir.

Avrupa’da ne zaman tanındı?

19. yüzyılda Barbier de Meynard ve Pavet de Courteille’in Fransızca çevirisi (1861-77) ile Avrupa’da tanındı. Charles Pellat bu çeviriyi sonradan gözden geçirdi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mes'ûdî" maddesi; Mes'ûdî, Murûcü'z-zeheb; Tarif Khalidi, Islamic Historiography: The Histories of Mas'udi, 1975; Charles Pellat, Les prairies d'or (Fransızca çeviri), 1962-97

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mes'ûdî" maddesi
  2. Mes'ûdî, Murûcü'z-zeheb
  3. Tarif Khalidi, Islamic Historiography: The Histories of Mas'udi, 1975
  4. Charles Pellat, Les prairies d'or (Fransızca çeviri), 1962-97

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.