Mes’ûdî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Bilime Katkıları
Mes'ûdî (yaklaşık 896-956) kimdir? Bağdat'ta doğup geniş coğrafyalarda dolaşan tarihçi ve coğrafyacının hayatı, Murûcü'z-zeheb ve diğer eserleri tarafsız biçimde anlatılıyor.
- Bağdat'tan yolculuklara
- Eserleri
- Yöntem ve bakış
Mes’ûdî (yaklaşık 896-956), Bağdat’ta doğup geniş bir coğrafyada gezen, tarih ve coğrafyayı birlikte işleyen Arap tarihçidir. Murûcü’z-zeheb adlı eseriyle Abbâsî dönemi tarih yazıcılığının önemli bir temsilcisi olarak kabul edilir.
Bağdat’tan yolculuklara
Ebü’l-Hasan Alî b. el-Hüseyn el-Mes’ûdî, 10. yüzyılın başında Bağdat’ta doğdu. Bağdat, o dönemde ilim ve ticaretin merkeziydi ve dönemin önde gelen âlimlerini barındırıyordu. Mes’ûdî burada hadis, fıkıh, kelâm, tarih ve edebiyat eğitimi aldı; dönemin tarihçilerinden ve kelâmcılarından etkilendiği söylenir. Gençliğinden itibaren seyahate meraklıydı ve bilgi toplamak için çok sayıda şehre gitti.
Seyahatlerini hayatı boyunca sürdürdü. İran’ın çeşitli şehirlerini, Horasan’ı, Hindistan kıyılarını (Multan, Mansura, Kambay), Seylan’ı, Umman’ı ve Zengibar kıyılarını gezdiği kendi eserlerinde anlatılır. Ayrıca Hazar Denizi çevresini, Kafkasya’yı, Suriye ve Filistin’i dolaştı. Hayatının sonlarına doğru Mısır’a yerleşti. Gezi anlatılarının doğruluğu ve ayrıntıları konusunda tarihçiler dikkatli davranır.
Eserleri
Mes’ûdî çok sayıda eser yazdığını belirtir; bunların bir kısmı günümüze ulaşmamıştır. En büyük eseri, otuz ciltlik Ahbâru’z-zamân (Zamanın Haberleri) adlı dünya tarihidir ve kayıptır. Bu eserin özeti niteliğindeki Kitâbü’l-Evsat da kayıptır. Günümüze ulaşan en önemli eseri Murûcü’z-zeheb ve meâdinü’l-cevher (Altın Çayırlar ve Cevher Madenleri) adlı kitaptır. Eser 947’de yazıldı ve 956’da gözden geçirildi. Ayrıca et-Tenbîh ve’l-işrâf (Uyarı ve Gözden Geçirme, 956) adlı kronoloji ve coğrafya eseri günümüze ulaşmıştır.
Murûcü’z-zeheb, yaradılıştan başlayarak peygamberlerin, İran, Hint, Yunan, Roma, Çin ve diğer ülkelerin hükümdarlarının ve İslam tarihinin Abbâsî dönemine kadar olan bölümünün anlatımını içerir. Anlatımı kronolojik yıl yıl değil, konulara ve hükümdarlara göre düzenlenmiştir. Bu yöntem, Taberî’nin kronolojik yıl yıl anlatımından farklıdır. Ayrıca coğrafya, deniz ve kıtalar, halkların özellikleri, dinler, bitki ve hayvanlar gibi konulara geniş yer verir. Tarih yazıcılığındaki gelenek için tarih yazıcılığı ve İbn Haldûn’un Mukaddime’si yazısı okunabilir.
Yöntem ve bakış
Mes’ûdî, tarihi yalnızca siyasi olaylar zinciri olarak görmez; farklı halkların âdetlerini, inançlarını, bilimlerini ve doğal çevresini de anlatır. Farklı milletlerin görüşlerini kendi kaynaklarından aktarmaya çalışır. Bu bakış, kültürel çeşitliliğe ilgi gösteren bir yaklaşımdır. Eserinde dinî ve mezhebi tartışmalara da yer verir; mezhebi eğilimi araştırmacılar arasında tartışmalıdır ve farklı görüşleri de aktarır. Tarafsızlığı konusunda araştırmacılar ihtiyatlı değerlendirme yapar.
Mes’ûdî’nin anlatımı genellikle hikâyeler, rivayetler ve gözlemlerle zenginleşir. Bu tarz, tarihçinin eleştirel mesafesini azaltabilir; bazı anlatılar abartılıdır veya duyuma dayanır. Bu özellik, kaynak eleştirisinin önemini gösterir. Ayrıca Mes’ûdî, önceki tarihçilerin eksiklerini eleştirir ve yeni bilgiler eklemeye çalıştığını belirtir.
Coğrafya ve doğa gözlemleri
Mes’ûdî’nin eserinde Hint Okyanusu, Hazar Denizi, Karadeniz, Nil ve diğer büyük su sistemleri hakkında ayrıntılı bilgiler vardır. Ayrıca rüzgârlar, gelgitler ve deniz akıntıları hakkında gözlemlerini aktarır. Seistan bölgesindeki rüzgâr değirmenlerine yaptığı atıflar da bilinir. Bu bilgiler Orta Çağ doğa gözlemleri ve teknik tarihi bakımından değerlidir. Rüzgâr değirmenleri hakkında yel değirmenleri ve su çarkları yazısı okunabilir.
Halkların ve dinlerin tasviri
Murûcü’z-zeheb’de İran, Hint, Çin, Bizans, Frank, Slav, Türk ve Afrika halkları hakkında bölümler bulunur. Mes’ûdî, bu halkların hükümdar listelerini, inançlarını, bilimlerini ve ibadet yerlerini anlatır. Hindistan bölümünde Hint inançları ve rakamlarla ilgili bilgiler; Bizans bölümünde imparator listeleri; Türk ve Hazar bölümlerinde ise bu halkların siyasi örgütlenmesi yer alır. Bu bilgiler, kendi dönemlerinde başka halkların nasıl algılandığını da gösterir. Anlatımın bir kısmı gözlem, bir kısmı duyuma dayanır; bu yüzden yanlışlar ve abartılar içerir.
Müslüman dünyadaki bu kültürlerarası merak, Bîrûnî’nin Hindistan çalışmasıyla daha sistemli bir hâle geldi. Bu geleneğin gelişimi için Bîrûnî’nin hayatı yazısı okunabilir. Ayrıca halkların tarihine yaklaşımda tarafsızlık ilkesi, tarih yazıcılığı açısından önemli bir tartışmadır.
Kaynaklar ve eleştiri
Mes’ûdî’nin kaynakları arasında Taberî, İbn Kuteybe gibi tarihçiler, Yunanca ve Farsça eserlerin Arapça çevirileri, hükümdarlık listeleri ve şifahi anlatılar yer alır. Kendisi bazı kaynaklarına isim verir, bazılarını anonim bırakır. Eleştirmenler, Mes’ûdî’nin olağanüstü hikâyeleri sorgulamadan aktardığı noktalarda tarihçilik titizliğinin zayıfladığını belirtir. Ancak bu hikâyeler de dönemin zihniyetini anlamak için değerlidir. Tarihçilik açısından eleştirel yaklaşım sonraki yüzyıllarda İbn Haldûn tarafından sistemleştirildi; İbn Haldûn Mes’ûdî’nin eserini Mukaddime’de eleştirir ve bazı abartılarına dikkat çeker.
Son yılları ve vefatı
Mes’ûdî, hayatının son yıllarında Suriye ve Mısır’da bulundu ve 956 civarında Fustat’ta (Kahire yakınında) vefat etti. Ölüm tarihi bazı kaynaklarda 345 Hicrî olarak verilir. Eserlerinin pek çoğu kaybolduğu için bütün bilgisinin ölçüsünü değerlendirmek zordur.
Çağdaşları ve çevresi
Mes’ûdî’nin yaşadığı 10. yüzyıl, Abbâsî halifeliğinin siyasi gücünü yitirdiği, ama bilim ve edebiyatın canlı kaldığı bir dönemdi. Fârâbî, Râzî ve Battânî gibi bilginler aynı yüzyılda çalışmaktaydı. Bu çevrenin felsefi yönü için Fârâbî’nin hayatı, bilimsel yönü için ise Râzî’nin hayatı yazıları okunabilir.
Değerlendirme
Mes’ûdî’nin eserleri, İslam tarih ve coğrafya yazımında kültürlerarası bakışın örnekleridir. Katkıları ve etkisi için Mes’ûdî’nin buluşları ve bugüne etkisi yazısı okunabilir. Aynı coğrafya geleneğinin Sicilya’daki temsilcisi İdrîsî için İdrîsî’nin hayatı yazısına bakılabilir. Seyyahlar için İbn Battûta’nın buluşları yazısı bağlam sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
Mes’ûdî nerede doğdu?
Bağdat’ta, yaklaşık 896 civarında doğdu. Adı, Hz. Peygamber’in sahâbîlerinden Abdullah b. Mes’ûd soyuna nispet edilir. Kesin doğum tarihi bilinmez.
Nerelere seyahat etti?
İran, Hindistan, Seylan, Umman, Doğu Afrika sahilleri, Hazar çevresi, Suriye ve Mısır’a gittiği anlatılır. Bazı seyahatlerinin kapsamı tartışmalıdır.
Murûcü’z-zeheb nedir?
Mes’ûdî’nin yaklaşık 947’de yazdığı ve sonradan genişlettiği tarih-coğrafya eseridir. Dünya tarihini, halkların ve coğrafyanın özellikleriyle birlikte anlatır; “Altın Çayırlar” olarak da bilinir.
“Arapların Herodotos’u” ne demektir?
Mes’ûdî’nin tarih ile coğrafyayı birleştiren, farklı kültürler hakkında merak gösteren geniş anlatımı nedeniyle verilen modern bir benzetmedir. Bu benzetme kesin bir eşdeğerlik iddia etmez.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mes'ûdî" maddesi; Mes'ûdî, Murûcü'z-zeheb ve meâdinü'l-cevher; Mes'ûdî, et-Tenbîh ve'l-işrâf; Tarif Khalidi, Islamic Historiography: The Histories of Mas'udi, 1975
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mes'ûdî" maddesi
- Mes'ûdî, Murûcü'z-zeheb ve meâdinü'l-cevher
- Mes'ûdî, et-Tenbîh ve'l-işrâf
- Tarif Khalidi, Islamic Historiography: The Histories of Mas'udi, 1975
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.