İbn Battûta Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Bilime Katkıları
İbn Battûta (1304-1368/69) kimdir? Tanca'dan çıkıp Afrika, Asya ve Anadolu'yu gezen seyyahın yolculukları, kadılık görevleri ve Rıhle eseri ile tartışmalı yönleri anlatılıyor.
- Tanca'da yetişmesi
- Mısır, Hicaz ve Doğu
- Anadolu, Karadeniz ve Orta Asya
İbn Battûta (1304-1368/69), Fas’ın Tanca şehrinde doğan, 1325’ten itibaren yaklaşık yirmi dokuz yıl boyunca İslam dünyasını ve çevresini gezen seyyah ve kadıdır. Anlattığı yolculuklar Rıhle adlı eserde toplanmış, 14. yüzyıl dünyası için önemli bir kaynak olmuştur.
Tanca’da yetişmesi
Ebû Abdillâh Muhammed b. Abdillâh el-Levâtî et-Tancî, 1304’te Tanca’da, Berberî Levâte kabilesinden bir kadılar ailesinde doğdu. Gençliğinde Mâlikî fıkhı eğitimi aldı ve kadılık için hazırlandı. Kendi anlatımına göre 1325’te, yirmi iki yaşında, hac ibadetini yerine getirmek için memleketinden ayrıldı. Hedefi Mekke’ydi; ancak yolculuk sırasında ilim ve gezi merakı onu daha ileri götürdü. Bu bilgilerin çoğu Rıhle’deki kendi anlatımına dayanır.
Yolculuk boyunca fıkıh bilgisi ona geçim ve itibar sağladı. Birçok şehirde kadı, hoca veya sultanların misafiri olarak karşılandı. Seyahat etmek, ilim talebi geleneğinin bir parçası olarak da kabul edilirdi; bu geleneğin genel çerçevesi için rıhle edebiyatı yazısı okunabilir.
Mısır, Hicaz ve Doğu
İbn Battûta, Kuzey Afrika kıyısı boyunca ilerleyerek Kahire’ye ve Şam’a ulaştı; 1326’da Mekke’de haccını yaptı. Ardından Irak ve İran’a geçti, Bağdat, Şîraz ve Tebriz’i gördü. Daha sonra Mekke’ye döndü ve bir süre orada kaldı. Kızıldeniz kıyısından Aden’e gitti; oradan Doğu Afrika sahillerine, Mogadişu ve Kilwa gibi limanlara ulaştı. Basra Körfezi ve Umman’ı da gezdi. Bu yolculuklarda Hint Okyanusu ticaretini ve limanlarını gözlemledi. Bu limanlar ve denizcilik geleneği için pusula ve denizcilik yazısı okunabilir.
Anadolu, Karadeniz ve Orta Asya
1330’larda Anadolu’yu gezdi. Alanya, Antalya, Konya, Kayseri, Sivas ve Erzurum gibi şehirlerde Ahî teşkilatının misafirperverliğini anlatır. Rıhle, Anadolu beylikleri dönemi için değerli bir kaynaktır; şehirlerin yapıları, Ahî zaviyeleri ve beyliklerin yönetimi hakkında bilgi verir. Daha sonra Karadeniz’in kuzeyine, Altın Orda topraklarına geçti. Kırım, Saray ve Harezm gibi yerleri anlattı. Orta Asya’da Buhara, Semerkant ve Horasan’dan geçerek Hindistan’a ulaştı. Konstantiniyye gezisi ise tartışmalıdır.
Hindistan ve Maldivler
1333 civarında Sind’e ulaşan İbn Battûta, Delhi Sultanı Muhammed b. Tuğluk’un sarayına geldi ve kadı olarak atandı. Yaklaşık sekiz yıl bu görevde kaldı. Sultanla yakınlaşması ve sonra sultanın şüphesine uğraması gibi olaylar anlatılır. 1341’de sultan tarafından Çin’e elçi olarak görevlendirildi; ancak yolculuk sırasında yaşanan bir kaza ve gemi kayıpları sebebiyle görevi tamamlayamadı. Bunun ardından Maldivler’e gitti ve burada kadılık yaptı. Sultan tarafından evlendirilen İbn Battûta, yerel siyasetteki gerginlikler sebebiyle adalardan ayrıldı.
Seylan, Bengal, Sumatra ve muhtemelen Çin kıyılarını gezdiğini anlatır. Çin gezisinin ayrıntıları, tartışılmasının başlıca nedenlerinden biridir. Eserdeki bazı Çin bilgileri başka seyyahlardan alınmış olabilir. Hindistan ve Güneydoğu Asya anlatıları ise çoğunlukla güvenilir bulunur.
Dönüş, Endülüs ve Mali
1349’da Tanca’ya döndüğünde annesinin vefat ettiğini öğrendi. Kısa süre sonra Endülüs’e gitti, Gırnata’yı ziyaret etti. 1352’de Sahra’yı geçerek Mali İmparatorluğu’na gitti; Mansa Süleyman’ın sarayında kaldı. Sahra ticareti, tuz ve altın, Mali’de İslam’ın yaşantısı ve şehir hayatı hakkında bilgi verdi. Bu gezi 1354-55’te sona erdi ve Fas’a döndü. Ardından Fas Sultanı Ebû İnân’ın isteğiyle gezi anlatısı yazıya geçirildi.
Rıhle’nin yazılışı
1356’da İbn Cüzey, İbn Battûta’nın anlattıklarını yazıya geçirdi. Yazıcı, ayrıntıları düzenledi ve eski seyyahlardan (özellikle İbn Cübeyr) bazı pasajları ekledi. Bu yüzden eserin bütün cümleleri İbn Battûta’ya ait sayılamaz. Eserin tam adı Tuhfetü’n-nüzzâr fî garâibi’l-emsâr ve acâibi’l-esfâr‘dır (Şehirlerin Harikaları ve Yolculukların Acayipleri Hakkında Gözlemcilere Armağan). Eser, ağırlıklı olarak yer yer tarih, dini hayat, şehir betimlemesi ve gündelik gözlemlerden oluşur.
Rıhle’nin içeriği ve değeri
Rıhle’de şehir betimlemeleri, camiler, zaviyeler, pazarlar, saray törenleri, yemekler, kıyafetler ve yerel âdetler ayrıntılarla anlatılır. İbn Battûta, gittiği yerlerde karşılaştığı alimleri, sufileri ve yöneticileri anar; hangi mezhebin yaygın olduğunu, hangi dilin konuşulduğunu ve ticaretin nasıl yürüdüğünü not eder. Eser bu nedenle sadece bir gezi hikâyesi değil, 14. yüzyıl İslam dünyasının sosyal tarihi için bir kaynaktır. Hindistan’da sultanın kadısı olarak yaşadığı saray hayatı, Maldivler’deki hukuk uygulamaları ve Mali’deki gelenekler, başka kaynaklarda az bulunan bilgilerdir.
Eserin bilimsel bir coğrafya kitabı olmadığı akılda tutulmalıdır. Enlem, boylam ve mesafe bilgileri sınırlıdır; yazar, seyahat deneyimini anlatıya dönüştürür. Bu özelliği, onu İdrîsî gibi sistematik coğrafyacılardan ayırır. İdrîsî’nin yaklaşımı için İdrîsî’nin dünya haritası ve coğrafya bilgisi yazısı okunabilir.
Kaynak eleştirisi
İbn Cüzey’in editoryal müdahalesi ve İbn Battûta’nın hafızasına dayanması nedeniyle Rıhle’de hatalar bulunur. Bazı tarihler tutarsızdır ve bazı olayların sıralaması karışıktır. Çin bölümleri ve Konstantiniyye ziyareti hakkında yapılan eleştiriler, anlatının bir kısmının duyuma dayandığı yönündedir. Buna karşılık Hindistan, Maldivler, Anadolu ve Mali bölümleri başka kaynaklarla doğrulanabildiği ölçüde güvenilir kabul edilir. Bu yüzden Rıhle’yi okurken her bilginin ayrı ayrı sınanması gerekir. Tarih yazıcılığı açısından bu eleştirel yaklaşıma tarih yazıcılığı ve İbn Haldûn’un Mukaddime’si yazısı da ışık tutar.
Son yılları
İbn Battûta Fas’ta kadılık yaptı ve 1368 veya 1369’da vefat etti; bazı kaynaklar 1377 tarihini verir. Kendi çağında geniş çapta tanınmadığı, eserinin ancak 19. yüzyılda Avrupalı şarkiyatçılarca keşfedilince ünlendiği belirtilir. Katkıları ve etkisi için İbn Battûta’nın buluşları ve bugüne etkisi yazısı okunabilir. Aynı coğrafya geleneğinin başka bir temsilcisi olan İdrîsî için İdrîsî’nin hayatı yazısına bakılabilir. Daha önceki gezgin İbn Cübeyr için seyahatnameler geleneği yazısı bağlam sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
İbn Battûta ne kadar yol gitti?
Yaklaşık yirmi dokuz yıl süren yolculuklarında, geleneksel hesaplara göre yaklaşık 120.000 kilometre yol kat ettiği söylenir. Bu rakam kesin bir ölçüm değil, tahmindir.
Yolculuğuna neden çıktı?
1325’te hac farizasını yerine getirmek için Tanca’dan yola çıktı. Yolculuk sırasında Müslüman dünyanın büyük bölümünü gezmeye karar verdi ve bunu yirmi dokuz yıl sürdürdü.
Rıhle’yi kim yazdı?
İbn Battûta’nın anlatılarını, Fas Sultanı Ebû İnân’ın isteğiyle Endülüslü edip İbn Cüzey 1356’da yazıya geçirdi. Bu yüzden eser, seyyah ile yazıcının ortak ürünüdür.
Anlatıları güvenilir mi?
Genelde değerli bir kaynaktır; ancak bazı yolculuklarının (özellikle Çin ve Konstantiniyye gezilerinin) gerçekleşip gerçekleşmediği veya başka kaynaklardan kopyalanıp kopyalanmadığı tartışılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Battûta" maddesi; İbn Battûta, Tuhfetü'n-nüzzâr fî garâibi'l-emsâr ve acâibi'l-esfâr; Ross E. Dunn, The Adventures of Ibn Battuta, 1986; H. A. R. Gibb (çev.), The Travels of Ibn Battuta, 1958-71
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İbn Battûta" maddesi
- İbn Battûta, Tuhfetü'n-nüzzâr fî garâibi'l-emsâr ve acâibi'l-esfâr
- Ross E. Dunn, The Adventures of Ibn Battuta, 1986
- H. A. R. Gibb (çev.), The Travels of Ibn Battuta, 1958-71
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.