🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mevlevilik: Kuruluşu, Mevlevihaneler ve Erkânı

TarikatlarGüncelleme: 23 Haziran 20269 dk okuma

Mevlevilik: kuruluşu, mevlevihaneler ve erkânı. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin öğretisi, Sultan Veled'in teşkilatlandırması, çile, sema ayini ve Mevlevî adabı hakkında tarafsız bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mevlânâ'nın Hayatı
  • Sultan Veled ve Teşkilatlanma
  • Öğreti: Sevgi ve Hoşgörü Vurgusu

Mevlevilik, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin (604-672/1207-1273) öğretisine nispet edilen ve oğlu Sultan Veled tarafından kurumsallaştırılan tasavvuf yoludur. Mesnevî, sema ayini, çile, mukabele ve mevlevihane gibi unsurlarla tanınır; 1925’te tekkelerin kapatılmasından sonra kültürel gelenek olarak yaşatılmaktadır. Bu yazı tarafsız ve akademik bir bakışla hazırlanmıştır.

Mevlânâ’nın Hayatı

Mevlânâ Celâleddîn Muhammed, 604/1207’de Belh’te (bugünkü Afganistan) doğdu. Babası Bahâeddin Veled, âlim ve vaizdi. Moğol istilası tehlikesi nedeniyle ailesiyle batıya göç etti; Hac yolculuğu ve Anadolu’ya yerleşme sürecinden sonra Konya’ya gelindi. Mevlânâ, babasının vefatından sonra medresede müderrislik yaptı. Hayatında dönüm noktası, 642/1244’te Şems-i Tebrîzî ile karşılaşması kabul edilir. Bu karşılaşma sonrasında Mevlânâ’nın şiir ve musiki ile ifade edilen manevî hayatı belirginleşti. Şems’in ayrılığı ve ölümü, Mevlânâ’nın şiirlerinde önemli temalardandır. Mevlânâ’nın başlıca eserleri Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr‘dir. 672/1273’te Konya’da vefat etti; türbesi Mevlânâ Müzesi olarak ziyaret edilir.

Sultan Veled ve Teşkilatlanma

Mevlânâ’nın hayatında kurumsal bir tarikat teşkilatı oluşturduğu kabul edilmez. Mevlevîlik, Mevlânâ’nın vefatından sonra, halifesi Hüsâmeddin Çelebi ve oğlu Sultan Veled (ö. 712/1312) tarafından teşkilatlandırıldı. Sultan Veled, babasının öğretisini ve ayinlerini sistemleştirdi, tarikatın kurumsal yapısını kurdu ve “Çelebi” unvanı ile gelenek devam etti. Mevlânâ’nın soyundan gelen kişiler “Çelebi” olarak anıldı ve Konya’daki Mevlânâ Dergâhı’nın başı olan “Çelebi Efendi”, tarikatın en yüksek makamı sayıldı. Anadolu’da ve Osmanlı coğrafyasında Mevlevî dergâhları (mevlevihaneler) açıldı. Bu dergâhlar eğitim, musiki ve edebiyat merkezleri oldu. Mevlevihane ağı için mevlevihaneler: Konya, Galata ve diğerleri yazısı okunabilir.

Öğreti: Sevgi ve Hoşgörü Vurgusu

Mevlânâ’nın öğretisinin merkezinde ilahî aşk, insanın kendini tanıması ve ahlaki olgunlaşma temaları bulunur. Mesnevî’de hikâyeler yoluyla bu konular işlenir. “Ne olursan ol, yine gel” şeklinde ona nispet edilen söz (bu sözün Mevlânâ’ya aitliği tartışmalıdır) hoşgörü vurgusu için sık anılır. Mevlânâ, Sünnî çizgide, Hanefî mezhebine bağlı bir âlimdi; fıkıh eğitimi almış ve medresede ders vermişti. Mevlevîlik, tasavvufî düşüncenin sema ve musiki yoluyla ifadesini öne çıkarır. Mevlevîler için ney, kudüm ve rebab gibi sazlar kutsal sayılmaz ancak ayinin ayrılmaz unsurlarıdır. Mevlevîliğin bu yönü, diğer bazı tarikatlardan belirgin farkıdır.

Çile ve Eğitim

Mevlevî dergâhına talip olan kişi, önce bir süre gözlenir; kabul edildiğinde “çile” adı verilen 1001 günlük bir eğitim sürecine girer. Bu süre boyunca matbah-ı şerîf (mutfak) hizmetlerinde bulunur, dergâh adabını öğrenir, ibadet ve musiki eğitimi alır. Çile, nefis terbiyesinin sembolik süresi olarak kabul edilir. Çile sonrasında dede unvanı ve semazen olma yolu açılır. Mevlevî adabı, şeyh veya dedelere saygı, derviş arkadaşlarına hizmet ve gösterişten kaçınmayı içerir. Bu eğitim sistemi, Mevlevîliğin disiplin yönünü gösterir.

Sema Ayini ve Mukabele

Mevlevîliğin en bilinen ayini sema’dır. Semazenler, tennure ve sikke giyerek, ney ve kudüm eşliğinde dönerek ayini icra eder. Ayinin bölümleri ve sembolleri ayrı bir yazıda ele alınmıştır: Mevlevî sema ayini. Sema ayini, UNESCO tarafından 2008’de İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Başyapıtları listesine alınmıştır. Mevlevîlerde mukabele, Mesnevî okuma ve sema ayini ile gerçekleştirilir. Fıkhî açıdan sema ve musiki konusu, İslam âlimleri arasında tartışmalı bir mesele olup, bu tartışma farklı görüşlerle sürmüştür.

Osmanlı’da Mevlevilik

Mevlevîlik, Osmanlı dönemi boyunca saray ve toplum çevrelerinde saygın bir yere sahipti. Bazı padişahlar ve devlet adamları Mevlevîliğe yakınlık duymuş, Mevlevî musikişinas ve şairler Osmanlı kültürüne katkıda bulunmuştur. Itrî, Dede Efendi gibi büyük bestekârlar Mevlevî çevresiyle ilişkilendirilir. Mevlevîlik, Türk-İslam sanatları ve edebiyatında kalıcı iz bıraktı. 1925’te tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla Mevlevî dergâhları resmî varlığını yitirdi; Konya’daki dergâh müzeye dönüştürüldü. Bugün Mevlevî kültürü, kültürel kuruluşlar ve ilgili dernekler aracılığıyla yaşatılmaktadır. Tarikatın genel yapısı için tarikat nedir? Tarikatların ortaya çıkışı ve yapısı yazısı okunabilir.

Mevlânâ’nın Çevresi ve Kaynaklar

Mevlânâ’nın hayatına ilişkin başlıca kaynaklar arasında oğlu Sultan Veled’in İbtidânâme‘si ve Ahmed Eflâkî’nin Menâkıbü’l-ârifîn adlı eseri bulunur. Eflâkî’nin eseri, menkıbevî anlatıları yoğun biçimde içerir; bu sebeple tarihî açıdan eleştirel değerlendirme gerektirir. Şems-i Tebrîzî’nin Makâlât adlı derlemesi ise Şems’in sözlerini aktarır. Mevlânâ’nın mektupları ve Fîhi mâ fîh adlı eseri, onun söylediği sohbetlerden derlenmiştir. Bu eserler, Mevlânâ’nın fikirlerini anlamak için başvurulan temel kaynaklardandır. Araştırmacılar, bu metinlerin tarihî bağlamını göz önünde bulundurarak Mevlânâ’nın düşünce dünyasını incelemektedir.

Değerlendirme

Mevlevîlik, tasavvuf tarihinde sanat ve edebiyatla iç içe gelişen bir yol olarak öne çıkar. Bu yazıda hiçbir yola yönelik övgü veya kötüleme yapılmamış, akademik ve tarafsız bir dil esas alınmıştır. Okuyucular, ayrıntılı bilgi için TDV İslâm Ansiklopedisi ve Mevlevîlik üzerine yapılmış akademik çalışmalara başvurabilir. Diğer yollar için Rifailik yazısı da okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mevlevilik kim tarafından kuruldu?

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye nispet edilir. Tarikat teşkilatı, oğlu Sultan Veled (ö. 712/1312) tarafından Mevlânâ’nın vefatından sonra kuruldu.

Mevlânâ ne zaman yaşadı?

Mevlânâ, 604/1207’de Belh’te doğdu, 672/1273’te Konya’da vefat etti. Yaşamının büyük bölümünü Anadolu’da geçirdi.

Çile nedir?

Mevlevî dergâhında yeni girenin 1001 gün süren eğitim ve hizmet dönemidir. Bu süre içinde mutfak hizmetleri ve adab eğitimi gibi uygulamalar yer alır.

Mevlevilik hâlâ var mıdır?

Türkiye’de tekke ve zaviyeler 1925’te kapatıldı. Mevlevî sema ayinleri bugün kültürel ve dinî bir gelenek olarak sürmektedir; Mevlânâ Müzesi de ziyaret edilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlevîlik" ve "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" maddeleri; Mevlânâ, Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr; Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn; Abdülbâki Gölpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik; Sultan Veled, İbtidânâme

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlevîlik" ve "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" maddeleri
  2. Mevlânâ, Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr
  3. Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn
  4. Abdülbâki Gölpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik
  5. Sultan Veled, İbtidânâme

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.