Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Kimdir? Hayatı, Mesnevî ve Mesajı
Mevlânâ kimdir, Şems ile nasıl tanıştı, Mesnevî neyi anlatır? Belh'ten Konya'ya uzanan hayatını, eserlerini ve Şeb-i Arûs'un anlamını kaynaklara dayanarak anlatıyoruz.
- Belh'ten Konya'ya göç
- Medrese hocası Mevlânâ
- Şems-i Tebrîzî ile karşılaşma
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, hicrî 604 (1207) yılında bugünkü Afganistan sınırları içindeki Belh’te doğmuş ve 672 (17 Aralık 1273) yılında Konya’da vefat etmiş âlim, mutasavvıf ve şairdir. Asıl adı Muhammed, lakabı Celâleddin’dir. “Efendimiz” anlamındaki Mevlânâ unvanı kendisine duyulan saygıyı, Anadolu’ya nisbet bildiren Rûmî ise ömrünün büyük kısmını geçirdiği diyarı ifade eder. Yaklaşık yirmi altı bin beyitlik Mesnevî‘si, yüzyıllardır İslam dünyasında Kur’an ve hadisten sonra en çok okunan eserler arasındadır.
Belh’ten Konya’ya göç
Babası Bahâeddin Veled, “âlimlerin sultanı” anlamında Sultânü’l-ulemâ diye anılan, hem medrese ilimlerinde hem tasavvufta söz sahibi bir âlimdi. Aile, Mevlânâ henüz çocukken Belh’ten ayrıldı. Bu göçün sebebi olarak yaklaşan Moğol tehlikesi ve Bahâeddin Veled’in dönemin yönetimi ve bazı âlimleriyle yaşadığı anlaşmazlıklar gösterilir.
Kafile Nîşâbur ve Bağdat üzerinden hacca gitti; dönüşte Şam, Malatya, Erzincan ve Akşehir yoluyla Lârende’ye (Karaman) ulaştı ve burada birkaç yıl kaldı. Mevlânâ Karaman’da Gevher Hatun ile evlendi; oğlu Sultan Veled burada doğdu, annesi Mümine Hatun burada vefat etti. Aile nihayet Selçuklu sultanı Alâeddin Keykubad zamanında Konya’ya yerleşti. Bahâeddin Veled hicrî 628 (1231) yılında vefat edince Mevlânâ babasının kürsüsüne geçti.
Medrese hocası Mevlânâ
Babasının öğrencisi Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî Konya’ya gelerek Mevlânâ’nın manevi eğitimini üstlendi. Onun tavsiyesiyle Halep ve Şam’a giden Mevlânâ, buralarda fıkıh, tefsir, hadis ve Arap dili alanlarındaki eğitimini derinleştirdi. Konya’ya döndüğünde medreselerde ders veren, fetva soran halkın başvurduğu saygın bir Hanefî fakihi ve vaizdi. Onu yalnızca bir şair olarak görmek bu yüzden eksik bir değerlendirmedir; şiiri, sağlam bir ilim zemininden yükselmiştir.
Şems-i Tebrîzî ile karşılaşma
Hicrî 642 (1244) yılında Konya’ya gelen gezgin derviş Şems-i Tebrîzî ile karşılaşması Mevlânâ’nın hayatında dönüm noktası oldu. Bu karşılaşmanın nasıl gerçekleştiğine dair kaynaklarda farklı menkıbeler anlatılır. Kesin olan, Mevlânâ’nın Şems’in sohbetinde ilahî aşkı ve coşkuyu tanıdığı, ders ve vaaz düzenini bırakarak uzun süre onunla halvete çekildiğidir.
Bu durum öğrencileri ve çevresindekiler arasında kıskançlığa yol açtı. Şems önce Şam’a gitti; Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled’i göndererek yaptığı ısrarlı davet üzerine geri döndü. Hicrî 645 (1247) yılı civarında ise bir daha görünmemek üzere ortadan kayboldu; öldürüldüğüne dair rivayetler de vardır. Bu ayrılık Mevlânâ’da büyük bir yangın uyandırdı ve Dîvân-ı Kebîr‘deki coşkulu gazellerin çoğu bu dönemde söylendi. Şems’ten sonra Mevlânâ, kuyumcu Selâhaddin Zerkûb’u, onun vefatından sonra da Hüsâmeddin Çelebi’yi kendisine yakın dost edindi.
Mesnevî nasıl yazıldı?
Rivayete göre Hüsâmeddin Çelebi, dervişlerin Senâî ve Attâr’ın eserlerini okuduklarını belirterek Mevlânâ’dan benzer tarzda bir eser yazmasını rica etti. Mevlânâ sarığının arasından, ney’in ayrılık şikâyetini anlatan ilk on sekiz beytin yazılı olduğu kâğıdı çıkarıp verdi. Geri kalan beyitleri Mevlânâ söyledi, Hüsâmeddin Çelebi yazdı. Altı cilt tutan eser böylece yıllar içinde tamamlandı.
Mesnevî, iç içe geçmiş hikâyeler aracılığıyla ayet ve hadisleri yorumlar; nefis terbiyesi, tevekkül, sabır, ihlas, kibir ve riya gibi konuları işler. Mevlânâ eserinin önsözünde onu dinin asıllarının asılları ve Kur’an’ın keşfedicisi olarak niteler. Kendisine nisbet edilen bir rubâîde de yaşadığı sürece Kur’an’ın kölesi ve Hz. Muhammed’in yolunun toprağı olduğunu, bundan başka bir söz nakledenden şikâyetçi olduğunu söyler.
Eserleri
- Mesnevî: Farsça, altı cilt, yaklaşık yirmi altı bin beyit.
- Dîvân-ı Kebîr: Gazel ve rubâîlerinin toplandığı hacimli divan.
- Fîhi mâ fîh: Sohbetlerinden derlenen mensur eser.
- Mecâlis-i Seb’a: Yedi vaazının metni.
- Mektûbât: Devlet adamlarına ve yakınlarına yazdığı mektuplar.
Şeb-i Arûs ve Mevlevîlik
Mevlânâ ölümü bir yok oluş değil, Rabbine kavuşma olarak gördüğü için vefat gecesi Şeb-i Arûs (düğün gecesi) diye anılır. Cenazesine Konya’nın her kesiminden insanların, hatta gayrimüslimlerin de katıldığı nakledilir. Mevlevîlik tarikatı onun sağlığında kurulmamış; oğlu Sultan Veled ve torunu Ulu Ârif Çelebi döneminde teşkilatlanmıştır. Semâ âyini de bugünkü düzenli biçimini sonraki yüzyıllarda almıştır.
Yaygın bir yanlış: “Gel, ne olursan ol gel”
Halk arasında Mevlânâ’ya ait diye bilinen bu rubâînin, araştırmacıların tespitine göre onun eserlerinin güvenilir nüshalarında yer almadığı, daha önce yaşamış başka bir sûfî şaire ait olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte tövbe kapısının herkese açık olduğu fikri Mevlânâ’nın genel mesajıyla uyumludur. Onun hoşgörüsü, “her şey mubahtır” anlamına gelmez; bir ayağı şeriatta sabit duran pergel benzetmesi bu dengeyi anlatır.
Sık Sorulan Sorular
Mevlânâ Türkçe mi yazdı?
Eserlerinin dili Farsçadır; o dönemde Anadolu’da edebiyat dili olarak Farsça yaygındı. Divanında az sayıda Türkçe, Arapça ve Rumca ifade de bulunur.
Mesnevî’yi okumaya nasıl başlanır?
Şerhli bir Türkçe çeviri tercih edilmeli, hikâyeler bağlamından koparılmadan, sonundaki dersle birlikte okunmalıdır. Tâhirü’l-Mevlevî ve Abdülbaki Gölpınarlı’nın çalışmaları yaygın olarak kullanılır.
Mevlânâ’nın türbesi nerededir?
Konya’da, “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adıyla bilinen yapının altındadır. Bugün müze olarak ziyarete açıktır; babası, oğlu Sultan Veled ve yakınlarının kabirleri de buradadır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" maddesi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mesnevî" maddesi; Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlânâ Celâleddin
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mesnevî" maddesi
- Abdülbaki Gölpınarlı, Mevlânâ Celâleddin
İlgili Yazılar
Siyer ve İslam TarihiAbdülkādir Geylânî Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Öğütleri
Abdülkādir Geylânî kimdir, neden Gavs-ı Âzam denir? Kādiriyye'nin pîrinin ilim hayatını, vaazlarını, eserlerini ve doğruluk kıssasını anlatıyoruz.
Siyer ve İslam TarihiRâbiatü’l-Adeviyye Kimdir? Hayatı ve İlahi Sevgi Anlayışı
Râbiatü'l-Adeviyye kimdir, neden ilahi sevginin sembolü sayılır? Basralı kadın velinin hayatını, sözlerini ve efsane ile tarihi ayırarak anlatıyoruz.
Siyer ve İslam TarihiŞâh-ı Nakşibend Kimdir? Hayatı ve Nakşibendîliğin On Bir Esası
Bahâeddin Nakşibend kimdir, on bir esas nedir? Buharalı büyük mutasavvıfın hayatını, gizli zikir anlayışını ve "halk içinde Hak…
Siyer ve İslam TarihiAnadolu Selçuklu Döneminde Din Hayatı: Medrese, Tekke ve Vakıf
Anadolu Selçuklu döneminde din hayatı nasıldı? Konya, Kayseri ve Sivas'taki medreseler, darüşşifalar, tasavvuf çevreleri ve Anadolu'nun İslamlaşması.
Ahlak ve ManeviyatZühd Nedir? Dünyayı Terk Etmek mi, Kalpten Çıkarmak mı?
Zühd ne demektir, dünyayı tamamen terk etmek midir? Kur'an, sünnet ve âlimlerin tanımlarıyla doğru zühd anlayışı ve günlük…
Siyer ve İslam TarihiHacı Bektâş-ı Velî Kimdir? Makâlât ve Dört Kapı Kırk Makam
Hacı Bektâş-ı Velî kimdir, Anadolu'ya nereden geldi? Makâlât adlı eserini, dört kapı kırk makam öğretisini ve hakkındaki menkıbeleri…