Parmaklardan Su Akması ve Su Bereketi Mucizeleri
Peygamberimiz'in parmaklarından su fışkırması ve su bereketi mucizelerinin Buhârî ve Müslim'deki rivayetleri, Hudeybiye ve Zevrâ olayları ve değerlendirmesi.
- Enes b. Mâlik'in Rivayeti
- Hudeybiye'de Su Mucizesi
- Sefer Sırasında Su Bereketi
Peygamberimiz’in parmaklarının arasından su fışkırması, sahih hadis kitaplarında birçok sahabîden rivayet edilen en bilinen mucizelerden biridir. Buhârî ve Müslim’de Enes b. Mâlik ve Câbir b. Abdullah’tan nakledilen rivayetlerde, bu olayın su kıtlığı zamanında yüzlerce sahabînin abdest almasına ve içmesine yettiği anlatılır.
Enes b. Mâlik’in Rivayeti
Buhârî’de Enes’ten aktarıldığına göre namaz vakti gelmiş, evi yakın olanlar abdest almak için evlerine gitmiş, geriye kalanlara su bulunamamıştı. Peygamberimiz’e içinde az bir su bulunan taştan bir kap getirildi; kap, elini içine sığdıracak kadar büyük değildi. Peygamberimiz parmaklarını kaba yerleştirdi ve Enes, suyun parmakları arasından fışkırdığını gördü. Orada bulunanların hepsi abdest aldı. Enes’e kaç kişi olduğu sorulunca “Yetmiş ile seksen arası” diye cevap vermiştir (Buhârî, Menâkıb). Başka bir rivayette üç yüz kişi sayısı geçer; sayılardaki farklılık, olayın farklı yerlerde gerçekleşmesine ya da farklı yaklaşımlarla hatırlanmasına işaret eder.
Hudeybiye’de Su Mucizesi
Hudeybiye’de Müslümanlar susuzluk çekmişti. Câbir b. Abdullah’tan gelen rivayete göre yaklaşık bin dört yüz kişi, bir kovada az bir su bulunurken Peygamberimiz’e geldi. Peygamberimiz elini kaba koydu ve suyun parmaklarının arasından kaynadığını Câbir gördü. Herkes içip abdest aldı. Câbir’e kaç kişi olduğu sorulunca “Yüz bin kişi olsaydık yeterdi; biz bin beş yüz kişiydik” şeklinde cevap verdi (Buhârî, Meğâzî; Müslim, İmâre). Bazı rivayetlerde Peygamberimiz Hudeybiye kuyusuna su damlatmış ya da ok atmış, böylece kuyu dolmuştur. Bu rivayetler yer ve sayı bakımından birbirinden farklıdır.
Sefer Sırasında Su Bereketi
Yolculuklarda su bitip Peygamberimiz’den yardım isteyenler olunca, ellerinden su akıtma olayları anlatılır. Müslim’de Muâz b. Cebel’in Tebük Seferi’nde aktardığı rivayette, Tebük’te çeşmeden az bir su akmaktaydı; Peygamberimiz elini suyla yıkadı ve suyu çeşmeye döktü; çeşme gürül gürül akmaya başladı (Müslim, Fezâil). Bu olay da su bereketi mucizeleri arasında anılır.
Âlimlerin Değerlendirmesi
Âlimler bu olayı iki yönlü açıklar: Birincisi, suyun gerçekten parmakların arasından kaynadığı, ikincisi ise az suyun bereketlenerek çoğaldığı. Kâdî İyâz ve İbn Hacer gibi âlimler her iki anlamı da kabul eder. Önemli olan, olayın Peygamberimiz’in kendi gücüyle değil, Allah’ın izniyle gerçekleştiğidir. Hadis âlimleri, birçok sahabî tarafından rivayet edilmesi sebebiyle bu olayın mana bakımından mütevâtir olduğunu söyler.
Sahabenin Tutumu
- Şahitlik: Bu olaylar, kalabalık sahabe grubunun gözü önünde cereyan etmiştir.
- İman ve tevazu: Peygamberimiz mucizeyi gösterişe değil, ihtiyaç anında Allah’a sığınmaya vesile kılmıştır.
- Dayanışma: Su azlığında paylaşma ve birlikte kullanma bilinci.
Su bereketinin tarihî bağlamında Hâcer ve Zemzem yazısı, Peygamberimiz’in mucizelerinin genel listesi için Peygamberimiz’in Mucizeleri, diğer bereket olayları için Yemek Bereketi Mucizeleri, Hannâne Direği ve Gayb Haberleri maddeleri okunabilir.
İbn Mes’ud’un Rivayeti
Buhârî’de Abdullah b. Mes’ud’un anlattığına göre bir sefer sırasında Müslümanlar susuz kalmış, su aranmış, ancak sadece küçük bir kapta biraz su bulunmuştur. Peygamberimiz elini suya koymuş ve “Haydi, mübarek ve temizleyici su başına, bereket Allah’tandır” buyurmuştur. İbn Mes’ud, suyun Peygamberimiz’in parmaklarının arasından fışkırdığını gördüğünü, hatta yemeklerin tesbihini işittiklerini (yemek yenilirken yemeğin tesbih ettiğini) bildirmiştir. İbn Mes’ud ayrıca “Biz mucizeleri bereket sayıyorduk, siz ise korkutma aracı sayıyorsunuz” demiştir; bu söz mucizelerin Müslümanlar için iman ve şükür vesilesi olduğuna işaret eder.
Bu rivayetlerin ortak noktası, olayların kalabalık bir cemaat önünde gerçekleşmesi ve suyun yalnızca ihtiyaç anında, abdest ve içme gibi meşru ihtiyaçlar için kullanılmasıdır. Peygamberimiz mucizeyi hiçbir zaman gösteriş için kullanmamış, bunları genellikle toplum zorda kaldığında Allah’ın yardımı olarak sunmuştur. Müşrikler Mekke’de çeşitli mucizeler istediğinde ise Kur’an’ın “Biz mucizeler göndermekten ancak öncekilerin onları yalanlaması sebebiyle vazgeçtik” ayeti (İsrâ, 17/59) ilkesini hatırlatır.
Su ile ilgili bereket olaylarından birçoğu, Müslümanların ihtiyacı ile Allah’ın lütfu arasındaki ilişkiyi gösterir. Çağdaş okurlar için bu rivayetler, imanın yalnızca mantıksal ispatlarla değil, ihtiyaç anında duyulan güven ve dua ile de beslendiğini hatırlatır. Bu bakış, mucize rivayetlerini tarihî bir merak konusundan öteye taşıyarak manevî bir ders hâline getirir.
Q: Su mucizesi kaç sahabî tarafından rivayet edilir? ## Enes, Câbir, İbn Mes’ud, Muâz b. Cebel gibi pek çok sahabî tarafından aktarılır; bu yüzden mana bakımından mütevâtir sayılır.
Q: Su gerçekten parmaklardan mı çıktı? ## Rivayetlerde “parmaklarının arasından su fışkırıyordu” ifadesi geçer; âlimler hem suyun doğrudan çıkması hem de azın bereketlenmesi anlamını kabul eder.
Q: Hudeybiye’de kaç kişi vardı? ## Câbir’in rivayetine göre yaklaşık bin beş yüz kişi; bazı rivayetlerde bin dört yüz olarak geçer.
Sıkça Sorulan Sorular
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Menâkıb ve Vudû'; Müslim, Fezâil; Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve; Kâdî İyâz, eş-Şifâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûcize" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Menâkıb ve Vudû'
- Müslim, Fezâil
- Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve
- Kâdî İyâz, eş-Şifâ
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûcize" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.