Ziyaret Adabı: İzin İsteme ve Ziyaret Süresi
Ziyaret adabı nedir? İzin isteme, selam verme, ziyaret süresi, ziyaret edilen kişinin hakkı ve hasta, akraba ve komşu ziyaretlerinin ayet.
- İzin istemenin ayet ve hadisteki dayanağı
- Kapıda nasıl durulur?
- Selam, tebessüm ve ziyaret süresi
Ziyaret adabının temeli izin istemektir. Nûr Suresi’ne göre başkalarının evine izin istemeden ve selam vermeden girilmez. Hadise göre izin üç kez istenir; cevap gelmezse dönülür. Ziyaret ev sahibini yormayacak ölçüde kısa tutulur ve güler yüzle yapılır.
İzin istemenin ayet ve hadisteki dayanağı
Nûr Suresi’nin 27. ayetinde müminlere “kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp ev halkına selam vermedikçe girmeyin” buyrulur. Aynı bölümde evde kimse bulunmazsa izin verilinceye kadar girilmemesi, “Dönün” denirse geri dönülmesi ve bunun “daha temiz” olduğu bildirilir (24/28). Bu hükümler evin dokunulmazlığını ve ev halkının özel hayatını korur.
Buhârî ve Müslim’de Ebû Mûsâ el-Eş’arî’den nakledilen bir rivayete göre Hz. Ömer’e üç defa izin isteyen Ebû Mûsâ cevap alamayınca dönmüş, Peygamber Efendimiz’in “üç defa izin istenir; izin verilirse girilir, verilmezse dönülür” buyurduğunu aktarmıştır. Bu olay, adabın sahabe tarafından ciddiyetle uygulandığını gösterir.
Kapıda nasıl durulur?
Ebû Dâvûd’un rivayet ettiği bir hadise göre Peygamber Efendimiz kapıya gelen kişinin kapının tam karşısında durmamasını, sağında ya da solunda durmasını tavsiye etmiştir; çünkü o dönemde kapılarda perde bulunmayabilirdi. Bugünkü karşılığı, zili çaldıktan sonra kapıdan geri çekilmek, içeriyi görmeye çalışmamak ve kimliğini açıkça söylemektir. “Ben” diye cevap vermek, hadiste hoş karşılanmamış; isim söylemek öğütlenmiştir.
Selam, tebessüm ve ziyaret süresi
Ev sahibine verilen selam, ziyaretin ilk adabıdır. Selamın nasıl verileceği konusunda selamlaşmanın adabı yazımızda ayrıntı vardır. Girişte ayakkabıları düzgünce çıkarmak, ev halkının hâline göre davranmak, oturacak yeri ev sahibinin göstermesini beklemek de güzel davranışlardır.
Ziyaretin süresi için kesin bir ölçü yoktur; ilke, ev sahibini ve ailesini ihtiyaçlarından alıkoymamaktır. Hasta ziyaretinde, hastanın rahatı ve dinlenmesi gözetilerek kısa kalınması tavsiye edilir. Genel ziyaretlerde de yemek, namaz ve dinlenme vakitlerine denk gelmemek makuldür. Ev sahibinin esnemesi, saate bakması ya da yorgun görünmesi nazik bir uyarı sayılır.
Ev sahibinin ve ziyaretçinin karşılıklı hakları
- Ev sahibi ziyaretçiyi güler yüzle karşılar, imkânı ölçüsünde ikram eder (misafirperverlik).
- Ziyaretçi, sunulana razı olur, ikramı yadırgamaz ve ev halkını rahatsız edecek konulara girmez.
- Gördüğü ve duyduğu özel meseleleri başkalarına anlatmaz; emanet gibi korur.
- Ev sahibinin evinin mahremiyetine saygı gösterir, odaları ve eşyaları kurcalamaz.
Hasta ziyareti, akraba ziyareti ve komşu ziyareti, farklı hükümler taşısa da aynı ilkelere dayanır. Ayrıntı için hasta ziyareti adabı ve akrabalık ilişkileri yazılarına başvurulabilir.
Haber vermeden gitmek ve çağdaş uygulama
Telefon ve mesajlaşma çağında istizan, önceden haber vermek biçimine dönüşmüştür. Haber vermeden gelmek, yakın akrabalar arasında hoş görülebilse de ev sahibinin hazırlıksız yakalanması rahatsızlık doğurabilir. Bir hadiste, kişinin bir evi izinsiz gözetlemesinin ev halkına göz çıkarma hakkı verecek kadar ağır olduğuna işaret edilir; bu söz mahremiyetin korunmasındaki hassasiyeti vurgular. Bugün bu ilke, başkasının telefonuna, evine ya da özel alanına izinsiz bakmamak olarak anlaşılabilir.
Sonuç olarak ziyaret adabı, karşılıklı saygının küçük ama etkili bir ifadesidir. İzin, selam, ölçülü süre ve nezaket, ziyareti sevaba dönüştürür; ihlal edildiğinde ise küslük ve kırgınlıklara yol açabilir.
Ziyarette sık yapılan hatalar
Ziyarette en sık görülen hatalar, ev sahibinin durumunu gözetmeden uzun oturmak, ev halkının özel meselelerini sormak, çocukların eşyalara zarar vermesine ses çıkarmamak ve başka evlerde duyulanları aktarmaktır. Bir de ziyaretin ev sahibine yük olacak şekilde sık tekrarlanması vardır; Hz. Peygamber’e atfedilen bir sözde “ziyareti seyrek yap ki sevgi artsın” anlamına gelen ifade yaygın olarak bilinir, ancak sahih bir hadis olarak kabul edilmesi tartışmalıdır. Yine de aşırı sıklığın usandırabileceği genel bir gözlem olarak ifade edilebilir. Ziyaretçinin hediye götürmesi ise sevgiyi artıran güzel bir âdettir.
Ziyaretçi, ev sahibinin ibadet vaktine denk gelmişse ona zaman tanır; kadın ve erkeklerin birlikte bulunduğu ortamlarda ise ev halkının mahremiyetine ve şer’î sınırlara dikkat eder. Böylece ziyaret hem keyifli hem de dinî ölçülere uygun olur.
Kapı açıldığında ev sahibi hazır değilse, ziyaretçinin ısrar etmemesi ve ertesi bir vakit istemesi en güzel tavırdır. Ev sahibi de izin vermediğinde bunu kişisel bir reddediş değil, kendi mahremiyetini koruma hakkı olarak görmelidir. İki tarafın da bu inceliği göstermesi, ilişkilerin uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlar. Sağlık sorunu, misafir ağırlama gücü ya da aile içi bir mesele gibi sebepler, izni geri çevirmeye yeterli gerekçedir; bu gerekçenin ayrıca açıklanması beklenmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Eve girmeden önce kaç defa izin istenir?
Hadise göre üç defa izin istenir. Cevap gelmezse geri dönülür; bu durum ev sahibini kırmak olarak görülmez.
Ziyaret ne kadar sürmeli?
Kesin bir süre belirlenmemiştir; ölçü ev sahibini yormamak ve ihtiyacından alıkoymamaktır. Hasta ziyaretinde kısa kalmak, genel olarak ziyaretlerde de makul bir süreyle yetinmek tavsiye edilir.
Ev sahibi “şimdi uygun değil” derse ne yapılır?
Nûr Suresi’nde “Dönün” denilirse geri dönmenin daha temiz olduğu bildirilir. Gücenmeden ayrılmak ve başka bir zaman denemek gerekir.
Telefonla izin almak ziyaret adabına dahil mi?
Günümüzde haber vermeden gitmemek, istizan ilkesinin çağdaş karşılığı olarak görülebilir; önemli olan ev sahibini hazırlıksız yakalamamaktır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Nûr Suresi (24/27-29); Buhârî, İsti'zân; Müslim, Âdâb; Ebû Dâvûd, Edeb; TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstizan" ve "Ziyaret" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Nûr Suresi (24/27-29)
- Buhârî, İsti'zân; Müslim, Âdâb
- Ebû Dâvûd, Edeb
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İstizan" ve "Ziyaret" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.