Zülkarneyn Kıssası
Kehf Suresi'nde anlatılan Zülkarneyn'in doğuya ve batıya seferleri, Ye'cûc ve Me'cûc'e karşı yaptığı set, kimliği hakkındaki görüşler ve dersler.
- Kıssanın Kur'an'daki Yeri
- Kendisine Verilen İmkânlar
- Batıya Seferi
Kıssanın Kur’an’daki Yeri
Zülkarneyn kıssası Kehf Suresi’nde yer alır (18/83-98). Ayet, “Sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım” diye başlar (Kehf Suresi, 18/83). Tefsir kaynaklarında, Mekkeli müşriklerin Yahudi âlimlerin tavsiyesiyle Hz. Peygamber’i sınamak için ona Ashâb-ı Kehf, ruh ve dünyayı dolaşan bir adam hakkında sorular sorduğu ve bu ayetlerin buna cevap olarak indiği nakledilir. Kehf Suresi’nde Ashâb-ı Kehf, iki bahçe sahibi, Mûsâ ile Hızır ve Zülkarneyn kıssaları; iman, servet, ilim ve iktidar imtihanlarını anlatan dört büyük kıssa olarak dikkat çeker.
“Zülkarneyn” iki boynuz sahibi demektir. Müfessirler bu lakabı doğunun ve batının iki ucuna ulaşması, iki devre yaşaması, başında iki örgü veya boynuzlu bir miğfer bulunması gibi farklı şekillerde yorumlamıştır.
Kendisine Verilen İmkânlar
Kur’an, Allah’ın ona yeryüzünde iktidar verdiğini ve her şey için bir yol (sebep) verdiğini bildirir (Kehf Suresi, 18/84). Yani ona hem güç hem de bu gücü kullanabileceği bilgi ve vasıtalar verilmişti. Zülkarneyn bu imkânları kullanarak üç sefer yapmıştır.
Batıya Seferi
Zülkarneyn güneşin battığı yere ulaşınca onu kara, balçıklı bir suda batıyor gibi görmüştür. Orada bir kavim bulmuş, Allah ona bu kavme azap etmek veya iyi davranmak konusunda seçim hakkı vermiştir. O da “Zulmedeni cezalandıracağız, sonra Rabbine döndürülecek ve O da onu şiddetli bir azapla cezalandıracak. İman edip salih amel işleyene ise en güzel mükâfat vardır ve ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz” demiştir (Kehf Suresi, 18/86-88). Güneşin bir suda battığı ifadesi, müfessirlere göre Zülkarneyn’in gözüne öyle göründüğünü anlatır; bir okyanus kıyısında güneşin batışını izleyen birinin görüşüdür.
Doğuya Seferi
Sonra güneşin doğduğu yere ulaşmış, onu kendileri için güneşe karşı bir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğarken bulmuştur (Kehf Suresi, 18/89-91). Bu kavmin kimler olduğu ve nerede yaşadığı Kur’an’da belirtilmez.
Ye’cûc ve Me’cûc’e Karşı Set
Üçüncü seferinde iki dağ arasına ulaşmış ve orada neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir kavim bulmuştur. Onlar, “Ey Zülkarneyn! Ye’cûc ve Me’cûc yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir set yapman şartıyla sana bir vergi verelim mi?” demişlerdir (Kehf Suresi, 18/93-94). Zülkarneyn ücret almayı reddetmiş, “Rabbimin bana verdiği imkân daha hayırlıdır. Siz bana güç ile yardım edin” demiştir (18/95). Demir kütleleri getirtmiş, iki dağ arasını doldurmuş, körükle ateşi yakmış ve üzerine erimiş bakır dökerek sağlam bir set yapmıştır. Ye’cûc ve Me’cûc seti aşamamış ve delememiştir (18/96-97).
Zülkarneyn bu büyük başarıyı kendine değil, Allah’a nispet etmiştir: “Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir.” (Kehf Suresi, 18/98). Ye’cûc ve Me’cûc’ün kıyamete yakın çıkacağı Enbiyâ Suresi’nde (21/96) ve sahih hadislerde bildirilir (Müslim, Fiten). Onların boyları, kulakları ve sayıları hakkında anlatılan olağanüstü tasvirler ise İsrâilî rivayetlerde geçer, Kur’an’da yoktur.
Kimliği Hakkındaki Görüşler
Zülkarneyn’in kim olduğu Kur’an’da açıklanmaz ve bu konuda çok farklı görüşler vardır:
- Büyük İskender: Eski müfessirlerin bir kısmı onu Makedonyalı İskender ile özdeşleştirmiştir. Ancak İbn Kesîr gibi âlimler, İskender’in putperest olması ve hocası Aristo’nun felsefesi gibi sebeplerle bu görüşü zayıf bulmuştur.
- Pers hükümdarı Kûreş (Cyrus): Özellikle son dönem âlimlerinden bazıları, tevhid inancına yakınlığı, adaletli yönetimi ve Tevrat’taki iki boynuzlu koç tasviri gibi gerekçelerle onu Kûreş olarak görmüştür.
- Yemenli bir Himyerî hükümdar: Bazı Arap kaynakları onun Güney Arabistanlı bir kral olduğunu söyler.
Onun peygamber olup olmadığı da tartışmalıdır; âlimlerin çoğu onu salih ve adil bir hükümdar olarak kabul eder. Setin yeri konusunda da Kafkasya’daki Derbent geçidi başta olmak üzere çeşitli yerler gösterilmiştir. Kur’an’ın bu ayrıntılara girmemesi, kıssanın asıl amacının tarih değil, ibret olduğunu gösterir.
Kıssa, Kur’an’da bir yöneticinin nasıl olması gerektiğine dair özlü bir tablo çizer: Allah’ın verdiği imkânları tanıyan, adaletle hükmeden, zayıfı koruyan ve başarısını Allah’a bağlayan bir önder.
Alınacak Dersler
- Güç ve iktidar, Allah’ın bir emanetidir ve adaletle kullanılmalıdır.
- İyiye mükâfat, zalime ceza ilkesi adil yönetimin temelidir.
- Güçsüz topluluklara karşılık beklemeden yardım etmek, erdemli yöneticinin vasfıdır.
- Başarıyı kendine değil Allah’a nispet etmek, kibirden korur.
- İnsan eliyle yapılan en sağlam eser bile ebedî değildir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kehf Suresi (18/83-98); Enbiyâ Suresi (21/96-97); Müslim, Fiten (Ye'cûc ve Me'cûc hadisleri); İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ ve el-Bidâye ve'n-Nihâye, "Zülkarneyn" bahsi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zülkarneyn" ve "Ye'cûc ve Me'cûc" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Kehf 83-98 tefsiri
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kehf Suresi (18/83-98); Enbiyâ Suresi (21/96-97)
- Müslim, Fiten (Ye'cûc ve Me'cûc hadisleri)
- İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ ve el-Bidâye ve'n-Nihâye, "Zülkarneyn" bahsi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zülkarneyn" ve "Ye'cûc ve Me'cûc" md.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Kehf 83-98 tefsiri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.