🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Teşrik Günleri: Neden “Yeme-İçme ve Zikir Günleri” Denir?

Mübarek ZamanlarGüncelleme: 20 Haziran 202614 dk okuma

Hamile ve Emziren Kadınlar Oruç Tutar mı? Kaza ve Fidye Hükmü

Teşrik günleri hangi günlerdir, neden bu adı almıştır, bu günlerde oruç neden tutulmaz? Sahih hadislerle teşrik günlerinin hükmü, değerlendirilmesi ve sık hatalar.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Teşrik Kelimesinin Anlamı
  • Kur’an ve Sahih Hadislerdeki Yeri
  • Tarihçe: Mina’dan Müslüman Toplumlara

Kısa cevap: Teşrik günleri, Kurban Bayramı’nın birinci gününden sonra gelen üç gündür; yani Zilhicce’nin 11, 12 ve 13. günleri. Peygamberimiz bu günler için “yeme, içme ve Allah’ı anma günleridir” buyurmuştur (Müslim, Sıyâm). Bu nedenle teşrik günlerinde oruç tutmak Hanefî mezhebine göre tahrîmen mekruhtur; bayramın birinci günüyle birlikte bu dört gün oruç yasağı kapsamındadır. Bu günler kurban eti yemek, ikramda bulunmak, akrabayı ziyaret etmek ve tekbir ile zikri çoğaltmak için değerlendirilir.

Teşrik Kelimesinin Anlamı

“Teşrik”, Arapça “şark” (doğu, güneş doğuşu) kökünden gelir. İki temel açıklaması vardır. Birincisine göre Araplar kurban etlerini dilimleyip güneşte kuruturdu; etlerin güneşe serilmesine teşrik denirdi. İkincisine göre bayram namazı güneş doğduktan sonra kılındığı için “güneşin doğuşuyla ilgili” anlamında bu ad verilmiştir. Bazı âlimler de kelimenin “tekbir getirmek” anlamında kullanıldığını söylemiştir. Hangi açıklama esas alınırsa alınsın, kavram kurban, bayram ve zikirle doğrudan bağlantılıdır.

Fıkıh dilinde “teşrik günleri” (eyyâm-ı teşrik) çoğunluğa göre bayramın birinci gününden sonraki üç gündür. Bunun yanında “teşrik tekbiri” ifadesi arefe sabahından bayramın dördüncü günü ikindisine kadar getirilen tekbirler için kullanılır; yani teşrik tekbirinin süresi teşrik günlerinden daha geniştir.

Kur’an ve Sahih Hadislerdeki Yeri

“Sayılı günler”

Bakara Suresi’nde “Sayılı günlerde Allah’ı anın. Kim iki gün içinde acele edip dönerse ona günah yoktur; kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bu, Allah’tan sakınanlar içindir” buyrulur (Bakara, 2/203). İbn Abbas başta olmak üzere müfessirlerin çoğunluğu “sayılı günler”i teşrik günleri olarak açıklamıştır. Ayette geçen “iki gün içinde acele etmek”, hacıların Mina’dan 12 Zilhicce’de ayrılabilmesine işaret eder.

“Yeme, içme ve zikir günleri” hadisi

Nübeyşe el-Hüzelî’nin rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Teşrik günleri yeme, içme ve Allah’ı zikretme günleridir” (Müslim, Sıyâm). Bu kısa hadis, teşrik günlerinin hem hükmünü hem ruhunu özetler: Bedenin ihtiyacı ile ruhun ihtiyacı aynı günde buluşur. Kurban eti yenir, ikram edilir; aynı zamanda dil tekbir ve zikirle meşgul olur.

Oruç yasağı

Hz. Âişe ve İbn Ömer’den nakledildiğine göre teşrik günlerinde oruç tutmaya, kurban bulamayan hacı (hedy kesemeyen temettu veya kırân haccı yapan) dışında kimseye izin verilmemiştir (Buhârî, Savm). Bu rivayet, Mâlikî ve Şâfiî mezheplerinde bazı görüşlerin dayanağıdır. Hanefî mezhebi ise teşrik günlerinde orucu genel olarak yasak kabul eder; hedy kesemeyen hacının oruçlarını bu günlerden önce veya sonra tutması gerektiğini söyler. Görüş farkı bulunduğu bilinmelidir; Türkiye’de Diyanet Hanefî görüşü esas alır.

Tarihçe: Mina’dan Müslüman Toplumlara

Teşrik günleri ilk olarak Mina’da yaşanan hac günleridir. Hacılar bu günlerde Mina’da kalır, her gün cemrelere taş atar ve kurbanlarını keserdi. Peygamberimiz Veda Haccı’nda bu günlerde Mina’da kalmış, hutbe vermiş ve taşlarını atmıştır (Müslim, Hac; Ebû Dâvûd, Menâsik). Hac yapmayan Müslümanlar ise bu günleri kendi şehirlerinde bayram sevinci, kurban, ikram ve tekbirle geçirmiştir. Böylece teşrik günleri, hacıların Mina’daki ibadeti ile bütün ümmetin bayram sevincini birbirine bağlayan bir zaman dilimi haline gelmiştir. Osmanlı toplumunda “bayramın ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri” olarak anılan bu günlerde akraba ziyaretleri ve kurban etinin dağıtımı yoğun biçimde sürerdi.

Teşrik Günleri Nasıl Değerlendirilir? Adım Adım

  1. Oruç tutmayın: Nafile, kaza ve adak orucu dahil, bu günlerde oruç tutulmaz. Kaza borcunuzu bayramdan sonraya planlayın.
  2. Kurbanınızı vaktinde kesin: Hanefî mezhebine göre kurban kesim vakti bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadardır; yani teşrik günlerinin ilk ikisi kesim vakti içindedir, üçüncüsü değildir. Ayrıntılar için kurban kesim vakti yazısına bakınız.
  3. Etten yiyin ve ikram edin: Kurban etinden yemek, komşu ve akrabaya ikram etmek, ihtiyaç sahiplerine dağıtmak bu günlerin ruhuna uygundur.
  4. Teşrik tekbirini aksatmayın: Bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farz namazın ardından bir defa tekbir getirin.
  5. Serbest zikri çoğaltın: “Allahu ekber, lâ ilâhe illallah, elhamdülillah” zikirlerini gün içinde tekrar edin.
  6. Dua edin: Bakara Suresi’nde hac ibadetini anlatan ayetlerin ardından geçen “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr” duası bu günlerde çokça okunur (Bakara, 2/201).
  7. Akraba ve komşuları ziyaret edin: Sıla-i rahim bayramın ve bu günlerin önemli bir parçasıdır.

Sık Yapılan Hatalar ve Uydurma Rivayetler

  • Hata: Bayram günlerini “oruç borcumu kapatayım” diye kaza orucuyla geçirmek. Hanefî mezhebine göre bu günlerde tutulan oruç tahrîmen mekruhtur ve kaza borcu bu şekilde ödenmiş sayılmaz görüşü esastır; bayram sonrasına ertelemek gerekir.
  • Hata: Teşrik günlerini yalnızca “tatil” olarak görüp zikri ve namazı ihmal etmek. Hadis yeme-içmeyi zikirle birlikte anmaktadır.
  • Hata: Bayramın dördüncü gününü de kurban kesim günü sanmak. Hanefî mezhebinde kesim üçüncü günün akşamında sona erer; Şâfiî mezhebinde dördüncü gün de kesim vakti sayılır. Görüş farkı vardır.
  • Hata: Aşırı yemek ve israf. “Yeme-içme günleri” ifadesi ölçüsüzlüğe izin değildir; Kur’an israfı yasaklar (A‘râf, 7/31).
  • Uydurma: “Teşrik günlerinde bir lokma ikram edene cennette bir köşk verilir” gibi belirli amellere sayısal ödüller bağlayan sözler. Bunların sahih bir kaynağı yoktur.
  • Zayıf ile sahihi karıştırmak: Bu günlerin değeri için Müslim’deki sahih hadis yeterlidir; zayıf rivayetlere dayanarak ek fazilet anlatmaya gerek yoktur.

Yeme-İçme ile Zikrin Bir Arada Anılmasının Hikmeti

Hadiste yeme ve içmenin zikirle birlikte anılması, İslam’ın beden ile ruh arasındaki dengeye verdiği önemi gösterir. Bazı ibadetler bedeni bir şeylerden alıkoyar; oruç bunun en açık örneğidir. Teşrik günleri ise bunun tersine, bedenin helal nimetlerden yararlanmasının bir ibadet bilinciyle yaşandığı günlerdir. Kurban eti, Allah’ın bir ikramıdır ve onu yemek, misafire sunmak, yoksula ulaştırmak bu ikrama şükrün bir parçasıdır.

Âlimler bu günlerde orucun yasaklanmasını, “Allah’ın ziyafetini geri çevirmemek” şeklinde açıklamıştır. Bayram, Allah’ın kullarına sunduğu bir sevinç günüdür; bu günlerde aç kalmayı tercih etmek, bu ziyafete kayıtsız kalmak gibi görülmüştür. Kur’an, kurban etlerinden “yiyin, kanaatkâr yoksula ve isteyene yedirin” buyurur (Hac, 22/36). Bu ayet, yemeyi hem bireysel bir hak hem de toplumsal bir paylaşım olarak tanımlar.

Zikir yeme-içmeyi nasıl dönüştürür?

Yemeğe besmele ile başlamak, sonunda “Elhamdülillah” demek, sofrada nimetin kaynağını hatırlamak gündelik bir eylemi ibadete dönüştürür. Peygamberimiz yemek yiyip hamd eden, su içip hamd eden kuldan Allah’ın razı olduğunu bildirmiştir (Müslim, Zikir). Teşrik günlerinde bu sünnetler daha bilinçli bir şekilde uygulanabilir. Kurban etinin paylaşıldığı kalabalık sofralar, aile büyüklerinin çocuklara ve gençlere besmele, hamd ve sofra adabını öğrettiği ortamlar haline getirilebilir.

Paylaşmanın önemi

Teşrik günleri, kurban etinin dağıtıldığı günlerdir. Diyanet’in de belirttiği gibi kurban etinin üçte birini yoksullara, üçte birini akraba ve komşulara vermek, üçte birini de evde bırakmak müstehaptır; bu bir zorunluluk değil, tavsiyedir. Eti dağıtırken ihtiyaç sahiplerini önceliklendirmek, kurbanın sosyal amacına uygundur. Ayrıca et dağıtırken insanların onurunu kırmamaya, kalabalıkta bekletip mahcup etmemeye dikkat etmek gerekir.

İsraf ve ölçü

“Yeme-içme günleri” ifadesi, ölçüsüzlüğe kapı aralamaz. Kur’an “Yiyin, için; fakat israf etmeyin” buyurur (A‘râf, 7/31). Etin bozulmasına yol açacak kadar çok stoklamak, artan yemekleri çöpe atmak ve sağlığı bozacak şekilde aşırı yemek bu günlerin ruhuna aykırıdır. Özellikle kalp, tansiyon ve şeker hastalarının bayram sofralarında ölçülü olması gerekir. Böylece teşrik günleri hem bedenin hem ruhun sağlıklı biçimde nimetlendiği günler olur.

Son olarak bu günlerde dua ve zikirden uzak kalmamak, bayramın neşesini gaflete dönüştürmemek önemlidir. Tekbirle başlayan bayram sabahının ruhu, teşrik günlerinin sonuna kadar sürmelidir.

Güncel Sorular

Bayram tatilinde yolculuğa çıkan kişi zikri nasıl sürdürür?

Yolculukta da farz namazlardan sonra teşrik tekbiri getirilir. Yolculuk sırasında dil zikirle meşgul edilebilir. Seferi olan kişinin kurban yükümlülüğü ise Hanefî mezhebine göre düşer.

Bayram tarihleri her yıl neden değişir?

Hicrî takvim ay esaslıdır ve miladi takvime göre yaklaşık on bir gün kısadır. Kesin tarihler için dini günler takvimine bakınız.

Çalışanlar teşrik günlerini nasıl değerlendirir?

Bayramın bazı günlerinde çalışmak zorunda olan kişiler de teşrik günlerinin ruhundan uzak kalmak zorunda değildir. Farz namazların ardından teşrik tekbirini getirmek, iş arkadaşlarıyla kurban etini veya bayram ikramını paylaşmak, mola anlarında kısa bir zikir yapmak, akşam saatlerinde ailesini ve akrabalarını ziyaret etmek veya telefonla aramak bu günleri değerlendirmenin yollarıdır. Nöbetçi sağlık çalışanları, güvenlik görevlileri ve ulaşım personeli gibi toplumun düzeni için görev yapanların emeği de bu günlerin bereketine dahildir; onları hatırlamak ve onlara ikramda bulunmak güzel bir davranıştır.

Bayram ziyaretlerinde yaşlıları, hastaları ve yalnız yaşayanları öncelemek, teşrik günlerinin paylaşım ruhunu en güzel biçimde yansıtır. Uzakta olan akrabaları aramak, küs olanlarla barışmak ve çocukları bayram sevincine ortak etmek de bu günlerin güzel gelenekleri arasındadır; bunlar hem sıla-i rahim hem de gönül alma ibadetidir.

Sık Sorulan Sorular

Teşrik günleri hangi günlerdir?

Çoğunluğa göre Kurban Bayramı’nın birinci gününden sonraki üç gündür: Zilhicce’nin 11, 12 ve 13. günleri.

Teşrik günlerinde oruç tutulur mu?

Hayır. Hanefî mezhebine göre bu günlerde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur. Bayramın birinci günü ise oruç tutmak haramdır.

Teşrik günleri ile teşrik tekbiri aynı şey mi?

Hayır. Teşrik günleri 11-13 Zilhicce’dir. Teşrik tekbiri ise arefe sabahından 13 Zilhicce ikindisine kadar farz namazlardan sonra getirilir.

Hacılar teşrik günlerinde ne yapar?

Mina’da kalır, her gün üç cemreye taş atar. 12 Zilhicce’de Mina’dan ayrılmak caizdir; 13’ünde de kalıp taş atmak daha faziletlidir. Ayrıntılar için şeytan taşlama yazısına bakabilirsiniz.

Teşrik günlerinde kurban kesilebilir mi?

Hanefî mezhebine göre 11 ve 12 Zilhicce’de kesilebilir; 13 Zilhicce kesim vakti değildir.

Bu günlerde hangi dua okunur?

Belirli bir dua şart değildir. “Rabbenâ âtinâ…” duası, tekbir, tehlil ve tahmid tavsiye edilir. Bayramla ilgili diğer yazılar için Ramazan ve bayramlar bölümüne bakabilirsiniz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/201, 2/203); A‘râf Suresi (7/31); Müslim, Sıyâm (Nübeyşe el-Hüzelî hadisi); Buhârî, Savm (Hz. Âişe ve İbn Ömer rivayeti); Müslim, Hac; Ebû Dâvûd, Menâsik; Diyanet İlmihali, c. 1, Oruç ve Kurban bölümleri; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Teşrik” maddesi

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 12 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/201, 2/203)
  2. A‘râf Suresi (7/31)
  3. Müslim, Sıyâm (Nübeyşe el-Hüzelî hadisi)
  4. Buhârî, Savm (Hz. Âişe ve İbn Ömer rivayeti)
  5. Müslim, Hac; Ebû Dâvûd, Menâsik
  6. Diyanet İlmihali, c. 1, Oruç ve Kurban bölümleri
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Teşrik” maddesi

İlgili Yazılar