🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Yoldan Eziyet Veren Şeyi Kaldırmak: Sünnette Çevre Sağlığı

Sağlık ve YaşamGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Çörek Otu Hadisi: “Ölümden Başka Her Derde Deva” Ne Demek?

Yoldan eziyeti kaldırmak imanın şubesi mi? Sünnette çevre temizliği, gölgeliklere ve su kenarlarına kirletme yasağı ve toplum sağlığı sorumluluğu.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İmanın En Küçük Şubesi, En Büyük Mesajı
  • Yoldaki Dalı Kaldıran Adamın Kıssası
  • Kirletme Yasağı ve Toplum Sağlığı

Kısa cevap: Hz. Peygamber (s.a.v.) yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmayı imanın şubelerinden saymıştır: “İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü ‘Lâ ilâhe illallah’ sözü, en aşağısı da yoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır” (Müslim, Îmân). Ayrıca insanların gelip geçtiği yollara ve gölgelendikleri yerlere pislik bırakmayı lanete sebep olan davranışlar arasında zikretmiştir (Müslim, Tahâre). Bu hadisler, çevre temizliğinin ve toplum sağlığını korumanın İslam’da bir iman meselesi olduğunu gösterir.

İmanın En Küçük Şubesi, En Büyük Mesajı

İmanın şubelerini anlatan hadiste en üst derecede tevhid, en alt derecede ise yoldaki bir engeli kaldırmak yer alır. Bu sıralama, imanın sadece kalpte ve dilde kalmadığını, en basit sosyal davranışlara kadar uzandığını gösterir. Yola atılan bir taşı, cam kırığını veya çöpü kaldırmak, küçük bir hareket gibi görünse de imanın bir tezahürüdür.

Hadisin devamında “Hayâ da imandan bir şubedir” buyrulur. Âlimler, çevresini kirletmekten utanmanın da bu hayâ duygusunun bir parçası olduğunu belirtmişlerdir.

Yoldaki Dalı Kaldıran Adamın Kıssası

Peygamberimiz şöyle anlatmıştır: “Bir adam yolda yürürken yol üzerinde dikenli bir dal buldu ve onu kenara çekti. Allah onun bu davranışından razı oldu ve onu bağışladı” (Buhârî, Ezân; Müslim, Birr). Bir başka rivayette de bu kişinin cennette dolaştığı görülmüştür (Müslim, Birr).

Bu kıssa, Allah katında küçük görülen iyiliklerin ne kadar büyük karşılık bulabileceğini gösterir. Ebû Berze el-Eslemî, Peygamber’e “Bana faydalanacağım bir şey öğret” dediğinde, ona “Müslümanların yolundan eziyet veren şeyleri kaldır” cevabını almıştır (Müslim, Birr).

Kirletme Yasağı ve Toplum Sağlığı

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Lanete sebep olan iki şeyden sakının.” Sahabiler “Onlar nedir?” diye sorunca “İnsanların yoluna veya gölgelendikleri yere def-i hacet etmek” cevabını vermiştir (Müslim, Tahâre). Başka rivayetlerde durgun suya idrar yapmak da yasaklanmıştır (Buhârî, Vudû; Müslim, Tahâre).

O dönemde bu yasaklar, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önleyen son derece önemli halk sağlığı tedbirleriydi. Günümüzde bu hadislerin ruhu, çevre kirliliğinin her türünü kapsayacak şekilde anlaşılabilir:

  • Sokaklara, parklara ve piknik alanlarına çöp atmamak.
  • Denizleri, gölleri ve akarsuları kirletmemek.
  • Evsel atıkları ve tehlikeli maddeleri usulüne uygun şekilde bertaraf etmek.
  • Toplu kullanım alanlarını (camiler, abdesthaneler, tuvaletler) temiz bırakmak.
  • Hayvan dışkısı gibi atıkları ortak alanlarda bırakmamak.

Yolun Hakkı

Peygamberimiz yol kenarlarında oturmaktan sakınmayı tavsiye etmiş; sahabiler buna ihtiyaç duyduklarını söyleyince, “Öyleyse yolun hakkını verin” buyurmuştur. “Yolun hakkı nedir?” diye sorulduğunda şunları saymıştır: “Gözü haramdan sakınmak, eziyet vermemek, selamı almak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak” (Buhârî, Mezâlim; Müslim, Libâs).

“Eziyet vermemek” ifadesi, yol kullanıcılarına zarar verecek her türlü davranışı kapsar. Günümüzde trafikte kurallara uymamak, kaldırımları işgal etmek, gürültüyle rahatsızlık vermek, sigara dumanıyla başkalarının sağlığını tehdit etmek de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Suyu ve Tabiatı Korumak

İslam, tabiatı Allah’ın bir emaneti olarak görür. Kur’an, insanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulmanın ortaya çıktığını bildirir (Rûm Suresi, 30/41). Peygamberimiz akarsu kenarında bile olsa suyu israf etmemeyi tavsiye etmiş, bir ağaç dikmeyi ve ekin ekmeyi sadaka olarak nitelendirmiştir (Buhârî, Hars; Müslim, Müsâkât).

Hatta “Kıyamet kopmak üzereyken birinizin elinde bir fidan varsa, onu dikebilecekse diksin” buyurduğu nakledilir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu rivayet, çevreye katkı sağlamanın her koşulda sürdürülmesi gereken bir değer olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatır.

Pratik Öneriler

  1. Yürürken yolda gördüğünüz cam, taş, çivi gibi tehlikeli nesneleri kenara alın.
  2. Piknik veya gezi sonrasında bulunduğunuz yeri geldiğinizden daha temiz bırakın.
  3. Çocuklarınıza çevre temizliğini bir iman meselesi ve sünnet olarak öğretin.
  4. Cami ve mahalle temizliği gibi ortak faaliyetlere katılın.
  5. Atıkları ayrıştırarak geri dönüşüme katkı sağlayın.
  6. Su ve enerji tüketiminde israftan kaçının.

Camide ve Ortak Alanlarda Temizlik

Peygamberimizin döneminde mescidi temizleyen siyahi bir kadın vefat ettiğinde, onun defnedildiğini sonradan öğrenen Resûlullah kabrini sormuş ve kabri başında cenaze namazı kılmıştır (Buhârî, Salât; Müslim, Cenâiz). Bu olay, ortak alanların temizliği için emek veren insanların Allah ve Resûlü katında ne kadar değerli olduğunu gösterir. Camilerde abdesthaneleri temiz bırakmak, ayakkabılıkları düzenli kullanmak ve mescitte kirlilik gördüğümüzde temizlemek, bu güzel örneğin günümüzdeki karşılığıdır. Ortak alanlar herkesindir; onları korumak da herkesin sorumluluğudur.

Sık Sorulan Sorular

Yere çöp atmak günah mıdır?

Evet. Başkalarına eziyet veren, çevreyi kirleten ve ortak alanları kullanılmaz hâle getiren davranışlar, kul hakkı ve eziyet yasağı kapsamında değerlendirilir. Peygamberimizin yollara pislik bırakmayı lanete sebep olan davranışlar arasında sayması bunun ciddiyetini gösterir.

Yoldan bir engeli kaldırmak sadaka sayılır mı?

Evet. Peygamberimiz yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmanın sadaka olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Mezâlim; Müslim, Zekât). Bu, herkesin her gün kolayca kazanabileceği bir sevaptır.

Çevre temizliği neden iman meselesi olarak görülmüştür?

Çünkü iman, sadece inanç değil, aynı zamanda davranışlarla ortaya konan bir bütündür. Başkalarını düşünmek, zarar vermemek ve ortak alanları korumak, imanın sosyal hayattaki yansımalarıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Müslim, Îmân; Tahâre; Birr; Libâs; Zekât; Buhârî, Ezân; Mezâlim; Vudû; Hars; Rûm Suresi (30/41); Ahmed b. Hanbel, Müsned

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Müslim, Îmân; Tahâre; Birr; Libâs; Zekât
  2. Buhârî, Ezân; Mezâlim; Vudû; Hars
  3. Rûm Suresi (30/41)
  4. Ahmed b. Hanbel, Müsned

İlgili Yazılar