🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zekât Verirken “Bu Zekâttır” Demek Şart mı? Niyet Meselesi

Soru – CevapGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Sabah Namazına Uyanamıyorum: Ne Yapmalıyım, Günahı Var mı?

Zekâtı hediye, harçlık veya bayramlık adıyla vermek caiz midir? Niyetin ne zaman yapılacağını ve fakiri incitmeden zekât vermenin inceliklerini okuyun.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Niyet neden şarttır?
  • Niyet ne zaman yapılır?
  • Fakire söylememenin hikmeti

Kısa cevap: Hayır, zekât verirken alan kişiye bunun zekât olduğunu söylemek şart değildir. Zekâtın geçerli olması için verenin kalbinde niyetin bulunması yeterlidir. Hatta ihtiyaç sahibinin incinmemesi için zekâtı “hediye”, “bayramlık”, “çocuklara harçlık” gibi bir adla vermek daha güzel görülmüştür. Önemli olan, verilen kişinin gerçekten zekât alabilecek durumda olması ve malın onun mülkiyetine geçirilmesidir.

Niyet neden şarttır?

Zekât, malî bir ibadettir. Peygamber Efendimiz “Ameller ancak niyetlere göredir” buyurmuştur (Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1; Müslim, İmâre 155). Niyetsiz verilen para, ne kadar çok olursa olsun, bağış veya sadaka olur; zekât borcunu düşürmez. Örneğin yıl boyunca fakire verdiği yardımları sonradan “bunları zekâtıma sayayım” diyen kimsenin bu niyeti, verdiği mal fakirin elinde hâlâ duruyorsa geçerli olur; mal tüketilmişse geçerli olmaz.

Niyet ne zaman yapılır?

Hanefi mezhebine göre niyetin şu iki zamandan birinde bulunması gerekir:

  • Zekâtı fakire veya vekile teslim ederken,
  • Zekât olarak verilecek malı diğer mallardan ayırırken.

Zekât parasını bir zarfa ayırıp “bu benim zekâtımdır” diye niyet eden kişi, daha sonra bu zarftan fakirlere dağıtırken her seferinde yeniden niyet etmek zorunda değildir. Niyet kalbin işidir; dil ile söylemek gerekmez.

Fakire söylememenin hikmeti

Kur’an-ı Kerim, iffetlerinden dolayı istemeyen yoksulları över: “Bilmeyen kimse, iffetlerinden dolayı onları zengin sanır. Sen onları simalarından tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler” (Bakara Suresi, 2/273). Böyle onurlu insanlara “al, bu zekât” demek onları kırabilir, hatta almaktan vazgeçirebilir. Ayrıca Kur’an, sadakaları başa kakarak ve gönül inciterek boşa çıkarmayı yasaklar (Bakara Suresi, 2/264). Bu sebeple fakihler, zekâtın hediye adı altında verilmesinin caiz ve çoğu zaman daha uygun olduğunu açıkça belirtmişlerdir.

Uygulamadan örnekler

  1. Geçim sıkıntısı çeken bir akrabanın çocuğuna, okul masrafı için verilen para zekât niyetiyle verilebilir. Çocuk küçükse velisinin teslim alması gerekir.
  2. Bayram ziyaretinde yoksul bir komşuya bırakılan zarf, zekât niyetiyle bırakılmışsa zekâttır.
  3. İhtiyaç sahibi bir öğrencinin hesabına “burs” açıklamasıyla gönderilen para zekât olabilir.
  4. Fakir bir ailenin mutfak alışverişini yapıp erzakı onlara teslim etmek de, mal onların mülkiyetine geçtiği için zekât olur.

Nelere dikkat edilmeli?

  • Karşılık beklenmemeli: Bir hizmetin, çalışmanın veya borcun karşılığı olarak verilen para zekât olmaz. Örneğin yardımcınıza maaşına sayarak verdiğiniz para zekât değildir; maaşından ayrı ve fazla olarak, fakir olduğu için verdiğiniz ise olabilir.
  • Örfen zorunlu hediyeler: Düğün takısı gibi karşılıklılık esasına dayanan, sizin de geri almayı beklediğiniz hediyeleri zekâta saymak ibadetin özüne uymaz.
  • Bakmakla yükümlü olduklarınız: Anne, baba, dede, nine, çocuk, torun ve eşe hangi adla verilirse verilsin zekât olmaz.
  • Temlik: Yemek yedirmek, evde misafir etmek gibi mülkiyet devri içermeyen ikramlar Hanefi mezhebinde zekât yerine geçmez; yiyeceğin paketlenip teslim edilmesi ise geçer.

Alan kişi zekât almak istemezse

Bazı yoksullar zekât kabul etmediğini söyleyebilir. Bu durumda, zekât alma ehliyeti bulunduğu sürece, ona hediye adıyla verilen zekât geçerlidir; çünkü geçerlilik için alanın bilgisi değil, verenin niyeti ve alanın ehil olması aranır. Bununla birlikte kişi açıkça “zekâtsa almam, doğru söyle” diye sorarsa yalan söylemek caiz olmaz; böyle bir durumda başka bir ihtiyaç sahibi aramak daha doğrudur.

Niyetle ilgili sık karşılaşılan durumlar

  • Bütün malını sadaka olarak veren: Hanefi kaynaklarına göre kişi, zekâta niyet etmeden malının tamamını fakirlere dağıtırsa zekât borcu da düşmüş olur; çünkü farz olan kısım bunun içindedir. Malının bir kısmını niyetsiz verirse, o kısmın zekâtı düşer, kalanınki durur.
  • Zekât ile nafile sadakayı karıştırmak: Yıl içinde verilen yardımların hangisinin zekât olduğu belirsizse, niyet edilmeyenler nafile sadaka sayılır. Bu yüzden zekât tutarını önceden ayırmak veya verirken kalben belirlemek en güvenli yoldur.
  • Fakire borç verip sonra zekâta saymak: Hanefi mezhebinde alacağı silmek temlik sayılmadığından, bu yol zekât yerine geçmez. Zekât fiilen teslim edilmeli, borçlu da dilerse bununla borcunu ödemelidir.
  • Vekile verirken niyet: Parayı vekile teslim ederken yapılan niyet yeterlidir; vekilin fakire verirken ayrıca niyet etmesi gerekmez.

Kısacası zekâtta söz değil, kalpteki kasıt ve malın doğru kişiye ulaşması belirleyicidir.

Sık Sorulan Sorular

Zekât verdiğim kişinin zengin olduğunu sonradan öğrendim, ne olacak?

Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre, araştırıp fakir olduğuna kanaat getirerek verdiyseniz zekâtınız geçerlidir; yeniden vermeniz gerekmez. Hiç araştırmadan verdiyseniz ihtiyaten yeniden vermeniz uygun olur.

Eşim benim adıma zekâtımı verdi ama ben niyet etmemiştim, olur mu?

Önceden ona vekâlet vermiş ve zekâtınızı ödemesini istemişseniz olur. Bilginiz ve izniniz olmadan yapılan ödeme sizin zekâtınız yerine geçmez; verilen mal henüz fakirin elinde duruyorken onay vermeniz hâlinde geçerli kabul edilmiştir.

Zekâtı alenen vermek riya olur mu?

Zekât farz olduğu için açıktan verilmesinde sakınca yoktur; başkalarını teşvik etme niyeti de taşınabilir. Ancak fakirin teşhir edilmesi, fotoğrafının paylaşılması gibi onur kırıcı davranışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/264, 2/273); Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1; Müslim, İmâre 155; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Kitâbü'z-Zekât; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/264, 2/273)
  2. Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1; Müslim, İmâre 155
  3. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, Kitâbü'z-Zekât
  4. Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar

İlgili Yazılar