🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Haset ile Gıpta Arasındaki Fark Nedir? Kıskançlığın Ölçüsü

Ahlak ve ManeviyatGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Haset ile Gıpta Arasındaki Fark Nedir? Kıskançlığın Ölçüsü

Haset ile gıpta arasındaki fark nedir? Hangi imrenme caizdir, hangisi günahtır? Ayet ve hadislerle kıskançlığın ölçüsünü ve hasedin çaresini ele aldık.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Haset Nedir?
  • Gıpta Nedir?
  • Haset ile Gıptayı Ayıran Ölçüler

Haset, bir başkasındaki nimetin onun elinden gitmesini istemektir; gıpta ise o nimetin ondan gitmesini istemeden, benzerinin kendisinde de olmasını arzulamaktır. Haset haramdır ve kalbi kemiren bir hastalıktır; gıpta ise caizdir, hatta hayırlı işlerde teşvik edilmiştir. Aradaki farkı belirleyen soru çok basittir: “O nimet onda kalsın mı, gitsin mi istiyorum?”

Haset Nedir?

Haset, yalnızca “bende de olsun” demek değildir. Hasetçi, karşısındakinin sahip olduğu maldan, makamdan, ilimden, itibardan veya aile saadetinden rahatsızlık duyar ve o nimetin yok olmasını temenni eder. Bazen nimet kendisine geçmese bile, sırf ötekinin elinden çıkması onu rahatlatır. Bu yönüyle haset, aslında Allah’ın taksimine bir itirazdır. Kur’an bu noktaya şöyle işaret eder: “Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için insanlara haset mi ediyorlar?” (Nisâ Suresi, 4/54).

Kur’an’da hasedin yol açtığı felaketler de anlatılır. Hz. Âdem’in iki oğlundan birinin diğerini öldürmesi (Mâide Suresi, 5/27-30) ve Hz. Yûsuf’un kardeşlerinin onu kuyuya atması (Yûsuf Suresi, 12/8-10) kıskançlığın insanı nereye sürükleyebileceğinin ibretlik örnekleridir. Felak Suresi’nde ise “haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden” Allah’a sığınmamız öğretilir (113/5).

Gıpta Nedir?

Gıpta, imrenmektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Yalnız iki kişiye gıpta edilir: Allah’ın kendisine mal verip onu hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kimse ile Allah’ın kendisine hikmet (ilim) verip onunla hükmeden ve onu öğreten kimse” (Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268). Hadisin Arapça metninde “haset” kelimesi geçer; ancak âlimler burada kastedilenin, nimetin zevalini istemeyen imrenme yani gıpta olduğunda birleşmişlerdir.

Kur’an da hayırda yarışmayı teşvik eder: “Hayırlarda yarışın” (Bakara Suresi, 2/148). Bir kardeşinin güzel Kur’an okuyuşuna, cömertliğine, güzel ahlakına imrenip ona benzemeye çalışmak insanı yükseltir. Dünyalık konularda gıpta mubahtır; ancak aşırıya varınca kalbi meşgul ettiği ve şükrü azalttığı için sakınmak daha güzeldir. Nitekim Nisâ Suresi’nde “Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri temenni etmeyin… Allah’tan lütfunu isteyin” buyurulur (4/32).

Haset ile Gıptayı Ayıran Ölçüler

  • Nimetin akıbeti: Hasette nimetin gitmesi istenir; gıptada kalması istenir.
  • Kalpteki duygu: Haset sahibi karşısındakinin başarısına üzülür, başına gelen sıkıntıya içten içe sevinir. Gıpta eden sevinir ve dua eder.
  • Dile yansıması: Haset gıybete, küçümsemeye, iftiraya kapı açar. Gıpta takdir ve tebrik doğurur.
  • Sonuç: Haset sahibini yer bitirir; gıpta çalışmaya sevk eder.

Hasedin Zararları

Resûlullah (s.a.v.), “Birbirinize haset etmeyin, birbirinize kin tutmayın, birbirinize sırt çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun” buyurmuştur (Buhârî, Edeb 57; Müslim, Birr 23). Haset önce sahibine zarar verir: huzurunu, uykusunu, şükür duygusunu alır. Halk arasında çok bilinen “Ateşin odunu yediği gibi haset de iyilikleri yer” rivayeti Ebû Dâvûd’da (Edeb 44) yer almakla birlikte, hadis âlimleri senedinin zayıf olduğunu belirtmişlerdir. Bununla birlikte hasedin amelleri tehlikeye attığı, gıybet ve kul hakkı gibi günahlara yol açması bakımından açıktır.

Haset Neden Doğar?

Ahlak âlimleri hasedin birkaç kökü olduğunu söyler: düşmanlık ve kırgınlık, kendini üstün görme ve başkasının kendisini geçmesine tahammül edememe, makam ve itibar tutkusu, bir de sebepsiz yere başkasının iyiliğini çekememe şeklindeki ruh darlığı. Dikkat edilirse haset çoğunlukla birbirine yakın kimseler arasında görülür: kardeşler, akrabalar, meslektaşlar, komşular. Çünkü insan kendini ulaşamayacağı kimselerle değil, aynı zeminde bulunduğu kimselerle kıyaslar. Bu yüzden hasetle mücadele, en yakınlarımızın sevincine ortak olmayı öğrenmekle başlar.

Kalbe Gelen Kıskançlık Duygusundan Sorumlu muyuz?

İnsanın elinde olmadan kalbine gelen bir kıskançlık duygusu ile bu duyguyu benimseyip ona göre davranmak aynı şey değildir. Âlimler, kişinin içinden geçen ama hoşlanmadığı, söze ve davranışa dökmediği duygudan dolayı günahkâr olmayacağını belirtirler. Nitekim Peygamberimiz, ümmetinin içinden geçirdiği şeylerden, onları söylemedikçe veya yapmadıkça sorumlu tutulmayacağını haber vermiştir (Buhârî, Talâk 11; Müslim, Îmân 201-202). Mesele, o duyguyu besleyip beslememektir.

Hasetten Kurtulmanın Yolları

  1. Taksimin Allah’a ait olduğunu düşünmek: “Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık” (Zuhruf Suresi, 43/32).
  2. Haset edilen kişiye dua etmek: Nefse en ağır gelen, en etkili ilaçtır. Kıskandığınız kişinin nimetinin artması için dua edin.
  3. Onu övmek ve iyilik etmek: Hasedin gerektirdiğinin tersini yapmak, duyguyu zamanla söndürür.
  4. Kendi nimetlerini saymak: “Kendinizden aşağıdakilere bakın” tavsiyesi şükrü canlı tutar (Müslim, Zühd 9).
  5. Karşılaştırmayı azaltmak: Özellikle sosyal medyada başkalarının hayatlarının vitrinine uzun süre bakmak kıskançlığı besler.

Sık Sorulan Sorular

Birinin arabasına, evine imrenmek günah mıdır?

Onun elinden çıkmasını istemeden, “Allah bana da nasip etsin” demek günah değildir; bu gıptadır. Ancak bu duygu sürekli hâle gelip şükürsüzlüğe ve huzursuzluğa yol açıyorsa kalbi yorar; ölçülü olmak gerekir.

Hasetçinin şerrinden korunmak için ne okunur?

Peygamberimiz sabah akşam İhlâs, Felak ve Nâs surelerinin üçer defa okunmasını tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 116). Felak Suresi doğrudan hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmayı öğretir.

Kardeşler arasındaki kıskançlık da haset sayılır mı?

Çocukluktaki kıskançlık gelişimin doğal bir parçasıdır ve eğitimle yönlendirilir. Yetişkinlikte kardeşin nimetinin gitmesini istemek ise hasettir. Hz. Yûsuf kıssası bu konuda en güçlü uyarıdır; anne babaların da evlatlar arasında adaleti gözetmesi gerekir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nisâ Suresi (4/32, 4/54); Felak Suresi (113/5); Yûsuf Suresi (12/8-10); Zuhruf Suresi (43/32); Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268; Buhârî, Edeb 57; Müslim, Birr 23; Ebû Dâvûd, Edeb 44 (senedi zayıf); Müslim, Zühd 9

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Nisâ Suresi (4/32, 4/54)
  2. Felak Suresi (113/5)
  3. Yûsuf Suresi (12/8-10)
  4. Zuhruf Suresi (43/32)
  5. Buhârî, İlim 15; Müslim, Müsâfirîn 268
  6. Buhârî, Edeb 57; Müslim, Birr 23
  7. Ebû Dâvûd, Edeb 44 (senedi zayıf)
  8. Müslim, Zühd 9

İlgili Yazılar