Oruç Fidyesi Nedir? Kimler Verir, Ne Kadar ve Kime Verilir?
Oruç tutamayan yaşlı ve kronik hastaların fidye hükmü: Fidye kimlere gerekir, miktarı nasıl belirlenir, kime ve ne zaman verilir, iyileşen ne yapar?
- Fidye Kimlere Gerekir?
- Fidye Kimlere Gerekmez?
- Fidyenin Miktarı
Oruç fidyesi, oruç tutmaya gücü yetmeyen ve ileride tutabilme ümidi de kalmayan kimsenin, tutamadığı her gün için bir yoksulu doyurmasıdır. İleri yaştaki kişiler ile iyileşme ümidi bulunmayan kronik hastalar bu kapsamdadır. Dayanağı şu ayettir: “Oruca gücü zor yetenler üzerine bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir” (Bakara Suresi, 2/184). Bir günlük fidyenin miktarı bir fitre (sadaka-i fıtır) kadardır ve her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından asgari tutar ilan edilir.
Fidye Kimlere Gerekir?
- Pîr-i fânî denilen yaşlılar: Yaşlılık sebebiyle oruç tutmaya güç yetiremeyen ve gücü günden güne azalan kimseler.
- İyileşme ümidi olmayan hastalar: Hekimlerin oruç tutmasını sürekli olarak sakıncalı gördüğü; ileri böbrek yetmezliği, kontrolsüz diyabet, ileri kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkları bulunanlar.
İbn Abbas (r.anhümâ) bu ayetin, oruç tutmaya güç yetiremeyen yaşlı erkek ve kadınlar hakkında geçerli olduğunu, bunların her gün için bir yoksulu doyuracaklarını söylemiştir (Buhârî, Tefsîr, Bakara 25).
Fidye Kimlere Gerekmez?
Geçici bir mazereti olan kimse fidye vermez, kaza eder. Ameliyat olan, geçici bir hastalık geçiren, hamile veya emzikli olan, yolculuk yapan kişi ileride oruç tutabilecek durumdadır. Bu kişilerin fidye vererek oruç borcundan kurtulması Hanefî mezhebine göre mümkün değildir. “Param var, fidyesini veririm” düşüncesi, sağlığı yerinde olan kimse için geçerli bir yol değildir; oruç bedenî bir ibadettir ve gücü yeten bizzat tutar.
Fidyenin Miktarı
Bir fidye, bir kişinin bir günlük (sabah-akşam iki öğün) yiyecek ihtiyacını karşılayacak miktardır. Klasik kaynaklarda bu; buğday, arpa, hurma ve kuru üzüm üzerinden belirlenmiştir. Günümüzde nakit olarak verilmesi hem daha kolay hem de yoksulun ihtiyacına daha uygundur. Din İşleri Yüksek Kurulu her Ramazan öncesi asgari fitre tutarını açıklar; fidye de bu tutar üzerinden hesaplanır.
- Tutulamayan gün sayısı belirlenir (Ramazan 29 çekerse 29, 30 çekerse 30 gün).
- O yıl açıklanan fitre tutarı ile çarpılır.
- Açıklanan tutar asgari ölçüdür; imkânı olan kimsenin kendi yaşam standardına göre daha fazlasını vermesi daha faziletlidir.
Fidye Kime Verilir?
Fidye, zekât ve fitre verilebilecek kimselere, yani dinen yoksul sayılanlara verilir. Kişi fidyesini kendi usulüne (anne, baba, dede, nine) ve fürûuna (çocuk, torun) ve eşine veremez. Kardeş, amca, hala, teyze, dayı, yeğen gibi yoksul akrabalara verilebilir; hatta onları gözetmek hem sadaka hem sıla-i rahim sevabı kazandırır.
Bir aylık fidyenin tamamı tek bir yoksula verilebileceği gibi, farklı yoksullara da dağıtılabilir. Hanefî mezhebine göre her iki şekil de geçerlidir.
Ne Zaman Verilir?
Fidye Ramazan’ın başında, içinde veya sonunda verilebilir. Ramazan başında bütün ayın fidyesini toptan vermek caizdir. Yoksulun bayram öncesi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için geciktirmemek güzel olur. Geçmiş yıllardan kalan fidye borçları da hatırlandığı zaman hemen ödenmelidir.
Fidye Verdikten Sonra İyileşen Kişi
Fidyenin geçerli olmasının şartı, mazeretin ölünceye kadar devam etmesidir. Fidye verdikten sonra sağlığına kavuşan ve oruç tutabilecek duruma gelen kimsenin verdiği fidyeler nafile sadakaya dönüşür; tutamadığı oruçları kaza etmesi gerekir. Bu, fidyenin orucun asıl bedeli değil, acizlik hâlinde tanınan bir kolaylık olduğunu gösterir.
Fidye Verecek Gücü Olmayan Ne Yapar?
Hem oruç tutamayan hem de fidye verecek maddi imkânı bulunmayan kimse Allah’tan af diler; üzerine başka bir yükümlülük gerekmez. “Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez” (Bakara Suresi, 2/286). İleride imkân bulursa öder.
Vefat Eden Yakının Oruç Borcu
Oruç borcu olduğu hâlde kaza etmeye fırsat bulup da etmeden vefat eden kimse, fidye verilmesini vasiyet etmişse mirasının üçte birinden bu vasiyet yerine getirilir. Vasiyet etmemişse mirasçıların fidye verme zorunluluğu yoktur; ancak kendi istekleriyle verirlerse bunun kabul edileceği ümit edilir. Hastalığı hiç iyileşmeden vefat eden, yani kaza etme imkânı bulamayan kimsenin ise borcu yoktur.
Halk arasında yaygın olan ve cenazenin ardından yapılan “devir” ve “ıskat” uygulamalarının namaz borçları bakımından Kur’an ve sahih sünnette açık bir dayanağı yoktur. Oruç fidyesi ise ayetle sabit olduğundan, vefat edenin oruç borcu için fidye verilmesi bu uygulamalardan ayrı değerlendirilir.
Fidye ile Fitre ve Kefaret Arasındaki Fark
Bu üç kavram sıkça karıştırılır. Fitre (sadaka-i fıtır), Ramazan’ın sonuna ulaşan ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan her Müslümanın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu küçük çocukları için verdiği sadakadır; oruç tutup tutmamakla ilgisi yoktur. Fidye, oruç tutamayan yaşlı ve hastanın tutamadığı her gün için verdiği bedeldir. Kefaret ise Ramazan orucunu mazeretsiz ve kasten bozmanın cezasıdır. Oruç tutamayan yaşlı bir kimse, maddi durumu elveriyorsa hem otuz günlük fidyesini hem de kendi fitresini verir; biri diğerinin yerine geçmez.
Fidye verirken niyet etmek gerekir. Parayı verirken veya ayırırken “oruç fidyesi” olduğunu kalben belirlemek yeterlidir; alan kişiye bunun fidye olduğunu söylemek şart değildir. Yoksulun onurunu incitmeyecek bir üslupla, hediye verir gibi vermek en güzelidir.
Sık Sorulan Sorular
Yaşlı annem oruç tutamıyor, fidyesini ben verebilir miyim?
Evet. Annenizin bilgisi ve rızasıyla onun adına fidyesini ödeyebilirsiniz. Asıl sorumluluk kendisine aittir; ancak maddi imkânı yoksa evladın bunu üstlenmesi güzel bir iyiliktir.
Fidye yerine yoksula yemek yedirmek olur mu?
Olur. Bir yoksulu sabah ve akşam olmak üzere iki öğün doyurmak bir günlük fidye yerine geçer. Ayetin lafzı da zaten “yoksulu doyurmak” şeklindedir.
Fidyeyi hayır kurumlarına verebilir miyim?
Fidyeyi vekâleten yoksullara ulaştıran güvenilir kurumlara verebilirsiniz. Önemli olan paranın fidye niyetiyle verilmesi ve dinen yoksul sayılan kişilere ulaştırılmasıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/184, 286); Buhârî, Tefsîr, Bakara 25; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I, Oruç bölümü; Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (Oruç bölümü)
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Bakara Suresi (2/184, 286)
- Buhârî, Tefsîr, Bakara 25
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I, Oruç bölümü
- Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetvalar (Oruç bölümü)
İlgili Yazılar
Mübarek ZamanlarYolculukta Oruç Tutulur mu? Seferîlik Ruhsatı ve Şartları
Yolcu oruç tutmak zorunda mı? Seferîlik mesafesi, yola çıkılan gün orucun durumu, uçak yolculukları ve tutmak mı tutmamak…
AileYaşlı Anne Babayı Huzurevine Vermek Caiz mi? Dini Bakış
Yaşlı anne babayı huzurevine veya bakımevine yerleştirmek günah mı? Evladın bakım sorumluluğu, mazeretler, dikkat edilecekler ve ziyaret görevi.
Kur'an ve TefsirRamazan’da Günde Kaç Sayfa Okumalı? Kolay Hatim Planı Önerileri
Ramazan'da hatim için günde kaç sayfa okumak gerekir? Namazlara bölünmüş planlar, çalışanlar ve yeni başlayanlar için esnek Kur'an…
Mübarek ZamanlarYeni Müslümanın İlk Ramazanı: Oruç İçin Bilinmesi Gerekenler
İlk kez oruç tutacak yeni Müslümanlar için sahur, iftar, orucu bozan şeyler, iş ve aile hayatında oruç ve…
AileYaşlılıkta Namaz ve Oruç: Oturarak Kılmak, Fidye ve Ruhsatlar
Yaşlılar namazı nasıl kılar, oruç tutamayan yaşlı fidye verir mi? Sandalyede namaz, ima ile kılış, abdest kolaylıkları ve…
İbadet RehberiOruca Niyet Ne Zamana Kadar Edilir? Niyetsiz Oruç Olur mu?
Ramazan orucuna niyet vakti ne zaman biter, sahura kalkmayan ne yapar? Niyetin şartları, oruç türlerine göre niyet vakti…