🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
🌸

Kadın ve Oruç

Özel haller, hamilelik, emzirme ve kadının Ramazan ibadetleri. 166 soru ve cevap.

Kadın ve Oruç: Özel Haller, Hamilelik ve Emzirme

Kadın ve oruç konusu, adet ve lohusalık gibi özel hallerde orucun hükmünü, hamile ve emziren kadınların ruhsatlarını ve kadınların Ramazan ibadetlerine dair soruları kapsar. Adet ve lohusalık halindeki kadın oruç tutmaz ve namaz kılmaz; bu günlerin orucunu sonradan kaza eder, namazlarını ise kaza etmez. Hz. Âişe validemiz bu uygulamanın Peygamber Efendimiz döneminde de böyle olduğunu bildirmiştir (Müslim).

Hamile veya emziren kadın, oruç tutması kendisine ya da bebeğine zarar verecekse orucunu erteleyebilir ve daha sonra kaza eder. Hanefî mezhebine göre bu durumda fidye gerekmez. Zararın varlığı, kişinin tecrübesi veya güvenilir bir hekimin tavsiyesiyle belirlenir. Anne ve bebeğin sağlığı öncelikli olarak gözetilmelidir.

Gün içinde adet başlayan kadının orucu bozulur, o günü sonradan kaza eder. İmsaktan önce temizlenen kadın ise gusül abdestini sonraya bıraksa bile o günün orucuna niyet edebilir. Adeti geciktiren ilaç kullanımı dinen yasak değildir, ancak sağlık açısından hekime danışılması tavsiye edilir. Özel hal süresince Kur'an okunmaz; fakat dua, zikir, tesbih ve salavat getirmek serbesttir.

Bu bölümde teravih, mukabele, itikâf ve Kadir gecesini değerlendirme gibi konularda kadınlara özgü soruların cevaplarını da bulabilirsiniz. Özel hal nedeniyle tutulamayan oruçların kazası için belirli bir süre sınırı yoktur, ancak bir sonraki Ramazan'dan önce tamamlanması tavsiye edilir. Kadınlar Ramazan'ın manevi atmosferinden uzak kalmamak için özel günlerinde de iftar sofrası hazırlamak, oruçluya iftar ettirmek, sadaka vermek ve dua etmekle sevap kazanmaya devam edebilir. Bu dönemde sahura kalkıp aileyle birlikte olmak da güzel bir davranıştır.

  • Adet ve lohusalıkta oruç tutulmaz, sonra kaza edilir.
  • Hamile ve emziren kadın, zarar söz konusuysa orucu erteleyebilir.
  • Özel halde dua ve zikir yapılabilir.
  • İmsaktan önce temizlenen kadın oruca başlayabilir.

Sık Sorulan Sorular

İtikâfa giremeyen kadın son on günü nasıl değerlendirebilir?

Ev ve iş hayatının içinde de son on günü manevi olarak ihya edebilir. Bazı öneriler:

  • Her gün kısa süreli nafile itikâfa niyet ederek namaz yerinde vakit geçirmek.
  • Gece bir süre kalkıp namaz, dua ve istiğfar etmek.
  • Hz. Âişe’nin öğrendiği “Allahümme inneke afüvvün…” duasını sıkça okumak.
  • Sadaka vermek, küslükleri gidermek.
  • Televizyon ve telefon kullanımını azaltmak.

Peygamberimiz son on günde ailesini de ibadet için uyandırırdı; aile hep birlikte bu günleri değerlendirebilir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan gündüzü doğum yaptım, o günün orucu ne olur?

Doğumdan sonra lohusalık kanı başladığı için o günün orucu bozulur ve sonradan kaza edilir; kefaret gerekmez. Doğum, kadının iradesi dışında gerçekleşen bir durumdur ve Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Doğum öncesi saatlerde oruçlu kalmaya çalışmak da zorunlu değildir; hamile kadın kendisine veya bebeğine zarar gelmesinden endişe ederse oruç tutmayabilir. Lohusalık bitince, sağlık durumunuz elverdiğinde kazalarınızı tamamlarsınız.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın kabir ziyaretine gidip Yâsin okuyabilir mi?

Kabir ziyaretine gidebilir, ancak Hanefî mezhebine göre Yâsin’i Kur’an okuma niyetiyle okuyamaz. Ziyaret sırasında selam verebilir, dua ve istiğfar edebilir, Fâtiha’yı ve kısa ayetleri dua niyetiyle okuyabilir, salavat getirebilir. Yâsin okunmasını isterse yanındaki bir yakınından okumasını rica edebilir veya temizlendikten sonra evde okuyup sevabını bağışlayabilir. Kabir ziyareti ölümü hatırlatır ve ahireti düşündürür; bu yönüyle âdetli kadın için de faydalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Emziren anne iftar ile sahur arasında ne kadar su içmeli?

Kesin bir miktar dinî bir hüküm değildir; ihtiyacı hekiminiz belirler, ancak genellikle normalden fazla sıvı gerekir. Emzirme vücudun sıvı ihtiyacını artırır. Suyu iftarda bir anda değil, iftardan sahura kadar parça parça içmek daha faydalıdır. Çorba, ayran, sulu meyve ve sebzeler de sıvı alımına katkı sağlar. Çay ve kahve gibi idrar söktürücü içecekleri sınırlamak iyi olur. İdrar renginin koyulaşması veya baş ağrısı susuz kaldığınızın işareti olabilir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

İtikâfa girecek kadın evdeki sorumluluklarını nasıl düzenlemeli?

İtikâftan önce aileyle konuşup iş bölümü yapmalı ve ihtiyaçları önceden hazırlamalıdır. Yemeklerin bir kısmını önceden pişirmek, çocukların bakımı için eşten veya yakınlardan destek istemek, ödenmesi gereken faturaları ve alışverişleri halletmek itikâfın huzurla geçmesini sağlar. Bakıma muhtaç bir yakını olan kadının onun hakkını ihmal ederek uzun itikâfa girmesi doğru değildir; bu durumda kısa nafile itikâf tercih edilmelidir. İbadetin aile içinde yük değil, bereket olarak hissedilmesi önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

İki yıl emzireceğim, iki Ramazan boyunca oruç tutmayabilir miyim?

Her iki Ramazan’da da zarar korkusu varsa evet; yoksa tutmanız gerekir. Kur’an emzirme süresini tam iki yıl olarak anar, ancak ruhsat emzirme süresine değil, orucun anneye ya da bebeğe verdiği zarara bağlıdır. Bebek büyüdükçe bu zarar ihtimali azalabilir; o hâlde anne oruç tutar. Ertelenen günler, emzirme bitip güç yerine gelince kaza edilir. Birikebilecek günleri yazılı olarak kaydetmek unutmamanıza yardımcı olur. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadının itikâfı için oruç şart mı?

İtikâfın türüne göre değişir. Hanefî mezhebinde adak itikâfında oruç şarttır; Ramazan’ın son on günündeki sünnet itikâf zaten Ramazan orucuyla birlikte yapılır. Nafile itikâfta ise oruç şart değildir. Bu kural kadın ve erkek için aynıdır. Şâfiî mezhebinde ise hiçbir itikâf türünde oruç şart değildir. Dolayısıyla hastalık, hamilelik veya emzirme gibi sebeplerle oruç tutamayan kadın, nafile itikâf yaparak bu ibadetin sevabından mahrum kalmaz.

Soruya git ve paylaş →

Spiral taktırdıktan sonra düzensiz kanamam var; oruç tutabilir miyim?

Kanamanın niteliğine göre değişir. Hanefî ölçülerine göre en az üç gün sürüp on günü geçmeyen ve önceki temizlik on beş günü doldurmuş kanama âdettir; bu günlerde oruç tutulmaz. Bu şartları taşımayan ara kanamalar ve lekelenmeler özür kanıdır; oruç tutulur, her namaz vakti için abdest alınır. Spiralin kendisi orucu etkilemez. Kanama uzun ve düzensizse hem sağlığınız hem de ibadetlerinizin düzeni için kadın doğum hekimine başvurmanız önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın Ramazan’da ezberden veya telefondan Kur’an okuyabilir mi?

Hanefî mezhebine göre hayır; hayızlı kadın ezberden de, ekrandan da Kur’an’ı tilavet niyetiyle okuyamaz. Ancak Fâtiha ve dua anlamı taşıyan ayetleri dua niyetiyle okuyabilir, Kur’an dinleyebilir, meal ve tefsir okuyabilir. Mâlikî mezhebinde ise unutma endişesi veya öğretim gibi ihtiyaçlarla hayızlı kadının Kur’an okumasına izin verilmiştir. Kur’an öğreticisi olan veya hafızlığını kaybetme korkusu taşıyan kadınlar bu görüşle amel edebilir. Kesin bilgi için müftülüğe veya Alo 190’a danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Doğum kontrol hapına bağlı ara kanamalar orucu engeller mi?

Üç günden kısa süren veya önceki âdetten sonra on beş günlük temizlik dolmadan başlayan ara kanamalar Hanefî mezhebine göre özür kanıdır ve orucu engellemez. Bu kanamalar sırasında oruç tutulur, namaz kılınır. Hap kullanımı sırasında ilaç arasında gelen düzenli kanama ise şartlarını taşıyorsa âdet sayılır. Hormon ilacının kanama düzenini etkilemesi hükmü değiştirmez; belirleyici olan kanın süresi ve iki kanama arasındaki temizliktir. İlaç değişikliği için hekime danışın.

Soruya git ve paylaş →

Emzirirken yeniden hamile kaldım, oruç tutmam gerekir mi?

Hayır, bu durumda ruhsatınız daha da güçlüdür. Hem emzirme hem de hamilelik anne vücudundan ciddi besin ve sıvı ister. İki hâlin bir arada bulunması, çoğu zaman oruç yüzünden anneye veya bebeklere zarar gelmesi ihtimalini artırır. Hekiminizin görüşüne göre orucu erteleyip daha sonra kaza edebilirsiniz. Kaza borcunuz birikirse, güç yetirdiğiniz ilk uygun dönemde ödemeye başlayın. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdet geciktirici hap kullanırken lekelenme olursa orucum geçerli mi?

Lekelenme üç gün sürmezse veya önceki âdetten sonra on beş gün geçmeden gelmişse özür kanı sayılır ve orucunuz geçerlidir. Leke üç günden fazla sürer ve şartları taşırsa âdet hükmündedir; o günlerin orucu kaza edilir. Diyanet, sağlığa zarar vermemek kaydıyla âdet geciktirici kullanımını caiz görür, ancak bunun zorunlu olmadığını ve ruhsatla amel etmenin de makbul olduğunu hatırlatır. Hap kullanımına mutlaka hekim kontrolünde karar verin.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın hatim grubundaki cüzünü nasıl tamamlar?

Hanefî görüşüne göre kendisi okuyamayacağı için cüzü başka birine devredebilir veya temizlendikten sonra okuyabilir. Hatim gruplarında cüz alırken âdet dönemini hesaba katmak ve buna göre az cüz almak pratik bir çözümdür. Âdet başladığında grup yöneticisine haber verip cüzünü bir başkasına bırakmakta utanılacak bir şey yoktur. Bu günlerde kadın, cüzünü sesli bir kayıttan veya birinin okumasından dinleyerek manevi olarak hatme katılmaya devam edebilir.

Soruya git ve paylaş →

Emzirme bitmeden kaza oruçlarımı tutmak zorunda mıyım?

Hayır, özrünüz devam ettikçe kazayı erteleyebilirsiniz. Hanefî mezhebine göre kaza orucu vakitle sınırlı değildir; mümkün olan ilk fırsatta tutmak daha faziletli olsa da gecikme hâlinde ayrıca fidye gerekmez. Emzirmeye rağmen zorlanmadan tutabildiğiniz kısa kış günleri varsa kazaları o günlerde tutmak kolaylık sağlar. Önemli olan borcu unutmamak ve imkân bulunca ödemektir. Şâfiî mezhebinde ise mazeretsiz olarak bir sonraki Ramazan’a bırakılan kaza için fidye de gerekir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli günlerinde kadın Ramazan’ın sevabından mahrum mu kalır?

Hayır, mahrum kalmaz. Âdet, Allah’ın kadınlara takdir ettiği bir hâldir ve bu günlerde namaz ile oruç kadından düşer; bu yüzden günahkâr olmaz. Hadiste, hastalık veya yolculuk gibi bir mazeret yüzünden ibadetini yapamayan kişiye, sağlıklıyken yaptığı amellerin sevabının yazılacağı bildirilmiştir. Kadın bu günlerde dua, zikir, istiğfar, salavat, Kur’an dinleme, sadaka ve iftar ettirme gibi pek çok ibadetle meşgul olabilir. Ramazan’ın rahmeti bu günleri de kapsar.

Soruya git ve paylaş →

Menopoz döneminde görülen düzensiz kanama âdet sayılır mı?

Hanefî mezhebinde âdetten kesilme yaşı konusunda farklı görüşler vardır; yaygın görüş elli beş yaş civarıdır. Bu yaştan sonra görülen kan, önceki âdet renginde ve düzeninde değilse özür kanı kabul edilir ve oruç tutulur. Menopoz öncesi geçiş döneminde ise kanamalar üç-on gün ve on beş günlük temizlik ölçülerine göre değerlendirilir. Menopoz sonrası beklenmedik kanama, ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğinden ihmal edilmemeli, vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Şâfiî mezhebine göre hamile ve emzikli kadın kazanın yanında fidye de verir mi?

Şâfiî mezhebinde duruma göre evet. Şâfiîlere göre hamile veya emzikli kadın yalnızca kendi sağlığı ya da hem kendisi hem bebeği için korkarak oruç tutmazsa sadece kaza eder. Sırf bebeğe zarar gelmesinden korkarak tutmazsa, kazanın yanında her gün için bir fidye de verir. Hanefî mezhebinde ise her durumda yalnızca kaza gerekir, fidye gerekmez. Türkiye’de Diyanet Hanefî görüşünü esas alır; Şâfiî olanlar kendi mezheplerine göre amel eder. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın sahura kalkmalı mı?

Kalkması gerekmez; oruç tutmadığı için sahur ona sünnet değildir. Ancak ailesiyle birlikte sahur sofrasına katılması, onlara yardımcı olması ve seher vaktinde dua ve istiğfar etmesi güzeldir. Seher vakti duaların kabule yakın olduğu bir zamandır. Ayrıca kanın gece kesilme ihtimali varsa kadının kontrol etmesi önemlidir; imsaktan önce temizlenen kadın sahur yapıp o gün oruca niyet eder. Kendisi için uyku ve dinlenme ihtiyacı varsa uyumasında sakınca yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Hamile kadın nafile oruç tutabilir mi?

Evet, sağlığına zarar vermiyorsa tutabilir. Hamilelik, nafile orucun sahih olmasına engel değildir. Ancak Ramazan orucunu bile zarar korkusuyla erteleme ruhsatı olan anne adayının, kendisini zorlayarak nafile oruç tutması uygun olmaz. Önceliği varsa kaza borcuna vermesi daha doğrudur. Başladığı nafile orucu sağlık sebebiyle bozarsa, Hanefîlere göre o günü sonra kaza eder. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kızım ilk âdetini Ramazan’da gördü; oruç artık farz mı?

Evet, ilk âdet ergenliğin işaretidir ve bu andan itibaren oruç kızınıza farz olur. Âdetli olduğu günlerde oruç tutmaz; temizlendikten sonra kalan Ramazan günlerini tutar, âdet günlerini ise Ramazan’dan sonra kaza eder. Ergenlikten önceki günlerin kazası gerekmez. Bu dönemde kızınıza hayız ve temizlik hükümlerini sade, utandırmadan ve şefkatle öğretmek anne babanın önemli bir görevidir. Gerekirse kadın hocalardan veya müftülükten destek alabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın Ramazan’da başkalarının yanında yiyip içebilir mi?

Yiyip içmesi caizdir; ancak oruçluların yanında açıkça yememesi edep açısından tavsiye edilir. Fıkıh kitaplarında Ramazan gündüzü mazeret sebebiyle oruç tutmayanların Ramazan’ın saygınlığına riayet ederek oruçluların önünde yemekten kaçınmaları uygun görülmüştür. Bu, kadının aç kalması gerektiği anlamına gelmez. Kendi evinde, özel alanında rahatça yiyip içebilir. Evdeki aile fertleri durumu biliyorsa aralarında gizlemeye gerek yoktur; kimse ona mazeretini sormamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hamileyken adadığım oruçları doğumdan sonraya bırakabilir miyim?

Evet, belirli bir gün adamadıysanız bırakabilirsiniz. Adak orucu vaciptir; belli bir gün belirlenmemişse ömür boyu herhangi bir vakitte yerine getirilebilir. Belirli günlere adanan oruç ise o günlerde sağlık sebebiyle tutulamazsa daha sonra kaza edilir. Hamilelik boyunca kendinizi zorlamanıza gerek yoktur. Adaklarınızı unutmamak için not almanız faydalı olur. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdet süremin alışkanlığı değişti; hangi günleri esas almalıyım?

Hanefî mezhebinde yeni bir düzen bir kez tekrar ettiğinde alışkanlık değişmiş kabul edilir. Örneğin âdeti altı gün süren kadın bir ay sekiz gün görürse ve kan on günü aşmamışsa, sekiz günün tamamı hayızdır ve yeni alışkanlığı sekiz gün olur. Kan on günü aşarsa önceki alışkanlığı olan altı gün hayız sayılır, fazlası özür kanıdır ve o günlerin oruçları kaza edilir. Düzen değişikliklerini kaydetmek, doğru hesap için çok faydalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hamileyken oruç tutmadığım için çevremden laf işitiyorum, ne yapmalıyım?

Dinen size tanınan bir ruhsatı kullandığınızı bilin ve baskıya göre hareket etmeyin. Hamile ve emzikli kadının zarar korkusuyla oruç tutmaması Kur’an ve sünnetle sabit bir kolaylıktır. Bu kolaylığı kullanan kişiyi kınamak doğru değildir. Başkalarının önünde yiyip içmemek ve Ramazan’ın saygınlığını gözetmek güzel bir edeptir. Yakınlarınıza kararınızın hekim önerisine dayandığını nazikçe açıklayabilirsiniz. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadının iftar hazırlığı ibadet sayılır mı?

Evet, Allah rızası gözetilerek yapıldığında ibadet sevabı kazandırır. Peygamberimiz bir oruçluya iftar ettirenin, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevap kazanacağını bildirmiştir. Ailesine ve misafirlerine iftar hazırlayan kadın bu müjdeye dahildir. Ayrıca hadislerde kişinin ailesine yaptığı harcamaların ve hizmetin sadaka yerine geçtiği ifade edilmiştir. Bu yüzden mutfakta geçen saatler, niyet güzel olduğunda Ramazan ibadetlerinin bir parçasıdır. Aile fertlerinin yardımı da aynı sevaba ortak olmalarını sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Hamile eşimin oruç tutmasını istemiyorum, engel olabilir miyim?

Ramazan orucu bir farzdır; eş, sağlık gerekçesi olmadan buna engel olamaz. Ancak eşinizin veya bebeğin sağlığı konusunda gerçek bir endişe varsa, bunu sevgiyle konuşmak ve birlikte hekime danışmak en doğru yoldur. Karar, eşinizin kendi sağlığı ve hekim görüşüyle verilmelidir. Nafile oruçlarda ise Hanefî fıkhında kadının eşinin rızasını gözetmesi tavsiye edilir. Bu dönemde eşine destek olmak, sahur ve iftarı kolaylaştırmak güzel bir davranıştır. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

İki kanama arasında on beş günden az temizlik varsa ikinci kanama âdet mi?

Hayır, Hanefî mezhebine göre iki âdet arasındaki temizlik en az on beş gündür. Önceki âdet bittikten sonra on beş gün geçmeden başlayan kanama âdet değil özür kanıdır; bu günlerde oruç tutulur ve namaz kılınır. Örneğin âdeti biten kadın on gün sonra yeniden kan görürse, bu kan temizlik süresi dolana kadar istihâzedir. Bu hesap karmaşık görünebilir; günleri bir takvime işaretleyip gerektiğinde müftülüğe veya Alo 190’a danışmak en sağlıklı yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Mutfakta çalışırken zikir ve dua etmek sevap mı?

Evet, zikir için özel bir yer ve vakit şartı yoktur. Kur’an’da akıl sahiplerinin ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı andıkları övülmüştür. Yemek yaparken “sübhânallah, elhamdülillah, Allahu ekber” demek, salavat getirmek, istiğfar etmek veya dua etmek kolay ve sevaplı bir ibadettir. Peygamberimiz Hz. Fâtıma’ya ev işlerinin yorgunluğuna karşı yatmadan önce tesbih, tahmid ve tekbir getirmesini öğütlemiştir. Âdetli kadınlar da zikir ve duayı rahatlıkla yapabilir.

Soruya git ve paylaş →

Âdetin sonunda gelen sarı veya bulanık akıntı âdetten mi sayılır?

Hanefî mezhebine göre âdet süresi içinde görülen sarı ve bulanık akıntı âdetten sayılır; temizlik ancak akıntı tamamen berraklaşınca veya kesilince gerçekleşir. Hz. Âişe’ye kadınlar pamuk gönderir, o da saf beyazı görmeden acele etmemelerini söylerdi. Bu nedenle sarı akıntı devam ederken oruca başlanmaz. Ancak Ümmü Atıyye’nin rivayetine göre temizlikten sonra görülen sarı ve bulanık akıntı âdet hükmünde değildir; bu durumda oruç tutulur.

Soruya git ve paylaş →

Hamile kadın teravihi oturarak kılabilir mi?

Evet, kılabilir. Teravih sünnet bir namazdır ve nafile namazlar özür olmasa bile oturarak kılınabilir; ayakta kılmanın sevabı daha fazladır. Ayakta uzun süre durmak, bel ağrısı veya bacaklarda ödem yapan anne adayı teravihi oturarak kılabilir, rükû ve secdeyi de gerekirse işaretle yapabilir. Yorulduğunda teravihin bir kısmını kılması da mümkündür. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadın, kadınlara mukabele okuyabilir mi?

Evet, okuyabilir. Kur’an’ı güzel ve doğru okuyan kadınların, kadınlardan oluşan topluluklara mukabele okuması güzel bir gelenektir. Camilerin kadın bölümlerinde, Kur’an kurslarında ve evlerde yapılan kadın mukabeleleri Türkiye’de yaygındır. Okuyanın tecvide dikkat etmesi, dinleyenlerin de mushaftan takip etmesi faydalıdır. Mukabelede âdetli olan kadınlar okuyamaz; ancak dinleyerek katılabilirler. Bu meclisler aynı zamanda kadınların Kur’an eğitimi için önemli fırsatlardır.

Soruya git ve paylaş →

Âdetten temizlendiğimi nasıl anlarım?

Temizlik, kanın ve renkli akıntının tamamen kesilmesiyle anlaşılır. Kadın, temiz bir pamuk veya bez ile kontrol ettiğinde hiç renk görmüyorsa ya da saf beyaz bir akıntı görüyorsa temizlenmiş sayılır. Kontrolü yatmadan önce ve imsaktan önce yapmak, o günün oruç durumunu belirlemede yardımcı olur. Kan imsaktan önce kesilmişse gusül sonraya kalsa bile o gün oruç tutulur. Şüphe devam ediyorsa acele etmeden bir süre beklemek ve tekrar kontrol etmek uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Kadının okuduğu mukabeleyi erkeklerin duyması sakıncalı mı?

Kadın sesi fıkhen avret sayılmaz; ancak Kur’an’ı yabancı erkeklere yönelik makamlı ve cazibeli bir sesle okuması hoş görülmemiştir. Âlimlerin çoğunluğu kadın sesinin kendi başına haram olmadığını, fitne endişesi bulunan durumlarda ise ölçülü davranmak gerektiğini belirtir. Bu nedenle kadınların mukabeleyi kendi aralarında ve seslerini kadın bölümüyle sınırlı tutarak okumaları daha uygun görülür. Eğitim amaçlı kayıtlar ve Kur’an kursu faaliyetleri ise ölçülü olduğu sürece sakıncalı değildir.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutamayan hamile kadın Ramazan’ı nasıl değerlendirebilir?

Oruç dışındaki ibadetlerle Ramazan’ın bereketinden pay alabilir. Kur’an okumak veya dinlemek, meal okumak, dua ve zikir, teravih ve teheccüd, sadaka vermek, oruçluya iftar ettirmek bunların başında gelir. Peygamberimiz bir oruçluya iftar ettirenin, oruçlunun sevabı kadar sevap kazanacağını bildirmiştir. Ruhsatla oruç tutmayan kişi, niyeti ve özrü sebebiyle Allah katında mahrum kalmaz. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Gelen kanın âdet olduğundan emin değilim; orucu bırakmalı mıyım?

Beklenen âdet zamanında ve âdet vasfında bir kan geldiyse, Hanefî mezhebine göre görüldüğü andan itibaren hayız kabul edilir ve oruç bozulmuş olur. Ancak kan üç günden önce kesilirse bunun özür kanı olduğu anlaşılır; bu durumda açılan günlerin oruçları kefaretsiz kaza edilir. Âdet zamanı dışında gelen belirsiz lekelenmelerde ise, özellikle temizlik on beş günü doldurmamışsa, oruca devam etmek daha ihtiyatlıdır. Tekrarlayan şüphelerde bir kadın hocaya veya müftülüğe danışın.

Soruya git ve paylaş →

Kadınlar camide vaaz ve Ramazan sohbetlerine katılabilir mi?

Evet, katılabilirler ve bu teşvik edilen bir davranıştır. Peygamberimiz döneminde kadınlar mescitteki derslere katılmış, hatta kendilerine özel bir gün ayrılmasını istemişler ve Peygamberimiz onlara ayrı bir gün tahsis etmiştir. Bugün de camilerde kadın vaizlerin verdiği Ramazan sohbetleri düzenlenmektedir. Kadınların dinî bilgilerini artırması hem kendileri hem de ailelerinin din eğitimi için önemlidir. Sohbetlere katılırken kadın bölümünü kullanmak ve cami adabına uymak yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Hamilelikte diş etim kanıyor, oruçluyken yutarsam orucum bozulur mu?

Kan tükürükten fazlaysa ve yutulursa oruç bozulur; azsa bozulmaz. Hamilelikte hormon değişiklikleri nedeniyle diş eti kanaması sık görülür. Hanefî mezhebine göre ağızdaki kan tükürüğe baskın veya eşitse ve yutulursa oruç bozulur, sadece kaza gerekir. Tükürük baskınsa, yani kan çok azsa bozulmaz. Kanama olduğunda tükürüp ağzı suyu yutmadan çalkalamak en iyisidir. Diş fırçalarken macunu yutmamaya özen gösterin. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadın Ramazan gecesinde namaza kalkarken eşini de uyandırmalı mı?

Uyandırması güzel ve sevaplı bir davranıştır. Hadiste, geceleyin kalkıp namaz kılan ve eşini de uyandıran kadına Allah’ın rahmet etmesi için dua edilmiştir; aynı övgü eşini uyandıran erkek için de yapılmıştır. Peygamberimiz Ramazan’ın son on gecesinde ailesini ibadet için uyandırırdı. Ancak eş yorgun, hasta veya ertesi gün ağır işte çalışacaksa ısrarcı olmamak, nazik bir dille teklif etmek gerekir. Birlikte kılınan gece namazı aile bağlarını da güçlendirir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken âdet oldum; bir şey yemesem de orucum bozulmuş mu olur?

Evet, âdet başladığı anda oruç kendiliğinden bozulur; yiyip içmeseniz de o gün oruçlu sayılmazsınız. Aç kalmaya devam etmenin bir faydası yoktur, dilerseniz yiyip içebilirsiniz; ancak oruçluların yanında olmamaya özen göstermek edebe uygundur. Bu günü Ramazan’dan sonra kaza edersiniz, kefaret gerekmez. Hanefî mezhebine göre akşama kadar yemekten kaçınma (imsak) hayızlı kadın için gerekli değildir, çünkü onun için orucun sıhhat şartı ortadan kalkmıştır.

Soruya git ve paylaş →

Âdet günlerimi kaydetmem dinen gerekli mi?

Farz değildir, ancak kuvvetle tavsiye edilir. Âdetin başlangıç ve bitiş zamanlarını bilmek; hangi günlerde oruç tutulacağını, hangi günlerin kaza edileceğini, kanın hayız mı özür kanı mı olduğunu belirlemek için gereklidir. Özellikle düzensiz kanaması olan kadınlar için bu kayıtlar, hem ibadetlerin doğru yapılmasını hem de hekime doğru bilgi verilmesini sağlar. Telefon uygulamaları veya basit bir takvim bu iş için yeterlidir. Böylece kaza borcu da kolayca hesaplanır.

Soruya git ve paylaş →

Hamileyken uzun yolculuğa çıkacağım, orucu erteleyebilir miyim?

Evet, erteleyebilirsiniz; bu durumda iki ayrı ruhsat bir arada bulunur. Sefer mesafesi (yaklaşık 90 km) ve üzeri yolculuğa çıkan herkes Ramazan’da oruç tutmayıp sonra kaza edebilir. Hamile kadın ise buna ek olarak zarar korkusuyla da orucu erteleyebilir. Yolculuk, sarsıntı ve sıcaklık anne adayını daha çok yorabileceği için yolda bol sıvı almak ve mola vermek önemlidir. Uzun yol öncesi hekiminize danışın. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadınlar Ramazan’da cuma namazına gidebilir mi?

Evet, gidebilirler; kıldıkları cuma namazı geçerlidir ve o günün öğle namazı yerine geçer. Cuma namazı kadınlara farz değildir, ancak katılmaları caizdir. Ramazan’daki cuma günleri ayrı bir manevi atmosfer taşıdığından, uygun kadın bölümü olan camilerde kadınlar hutbe dinleyip cemaatle namaz kılabilir. Cumaya katılamayan kadın ise evinde öğle namazını kılar. Hutbeleri dinlemek kadınların da dinî bilgisini ve toplumla bağını güçlendirir.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın ezanı dinleyip ezan duası okuyabilir mi?

Evet, âdetli kadın ezanı dinleyebilir, ezanın cümlelerini tekrar edebilir, ezandan sonra salavat getirip ezan duasını okuyabilir. Bu dualar Kur’an ayeti olmadığı için hayız hâli bunlara engel değildir. Hz. Peygamber, ezanı işitenin müezzinin söylediklerini tekrarlamasını, sonra salavat getirip vesîle duasını okumasını tavsiye etmiştir. İftar ezanı vaktinde yapılan dualara da âdetli kadın katılabilir; dua her hâlde yapılabilen bir ibadettir.

Soruya git ve paylaş →

Ayakta çalışan hamile kadın oruç tutmak zorunda mı?

Zorlanıyorsa zorunda değildir. Uzun süre ayakta kalmak, sıcak ortamda ya da fiziksel güç gerektiren işlerde çalışmak, oruçlu anne adayını kısa sürede yorabilir. Böyle durumlarda oruç kendisine veya bebeğe zarar verecekse ertelenir ve sonra kaza edilir. Mümkünse Ramazan boyunca iş yükünü hafifletmek, izin veya rapor kullanmak için hekime danışmak da seçenekler arasındadır. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Kadın kendi parasıyla iftar verebilir mi?

Evet, kadının kendi malı üzerinde tasarruf hakkı vardır ve kendi parasıyla iftar verebilir, sadaka dağıtabilir. İslam’da evli kadının mülkiyeti eşinin mülkiyetinden ayrıdır. Maaşı, mirası veya kendi birikimiyle yaptığı iftar ve hayırların sevabı kendisine aittir. Hz. Hatice ve diğer sahabe hanımlarının mallarını hayır yolunda harcadıkları bilinmektedir. Evde iftar verecekse, aile düzenini ilgilendirdiği için eşiyle istişare etmesi güzel geçim açısından yerinde olur.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadının namaz vakitlerinde seccadeye oturup zikretmesi sünnet mi?

Bu bir sünnet değil, bazı Hanefî fakihlerin tavsiye ettiği güzel bir uygulamadır. Namaz vakitlerinde abdest alıp namaz kılınan yerde bir süre oturarak tesbih ve dua etmek, kadının ibadet alışkanlığını korumasına yardımcı olur. Abdest burada temizlik hükmü taşımaz, yalnızca bir hazırlık ve alışkanlık vesilesidir. Zorunlu olmadığı için yapmayana bir sorumluluk yoktur. Ramazan’da özellikle iftar ve teravih vakitlerinde bu şekilde zikir yapmak manevi atmosferi korur.

Soruya git ve paylaş →

Kadın Ramazan’da eşinin malından sadaka verebilir mi?

Örfen eşin razı olacağı küçük miktarlarda ve israf etmeden verebilir; büyük miktarlar için eşinin izni gerekir. Hadiste, kadın evinin yiyeceğinden israf etmeden sadaka verirse kendisine sevap yazılacağı, kazandığı için kocasına da sevap yazılacağı bildirilmiştir. Kapıya gelen bir ihtiyaç sahibine yemek vermek veya komşuya iftarlık göndermek bu kapsamdadır. Eşin açıkça karşı çıktığı durumlarda ise onun malından harcama yapılmamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutan hamile kadın iftarı nasıl açmalı?

Hafif başlayıp yavaş yemek en uygunudur. Peygamberimiz orucunu hurma ile, bulamazsa su ile açardı; bu sünnete uyarak iftarı su ve bir iki hurma ile açmak, ardından çorbaya geçip kısa bir ara vermek mideyi yormaz. Çok tatlı, kızartma ve ağır yemekler hamilelikte mide yanması ve kan şekeri dalgalanması yapabilir. Protein, sebze ve tam tahıl içeren dengeli bir tabak tercih edilmelidir. Beslenme planını hekiminiz veya diyetisyeninizle yapın. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın cami avlusunda verilen iftara katılabilir mi?

Evet, katılabilir. Cami avlusu, bahçesi, iftar çadırları ve lokaller mescit hükmünde değildir; âdetli kadının buralarda bulunmasında sakınca yoktur. Hanefî mezhebinde hayızlı kadının namaz kılınan mescit bölümüne girmesi caiz görülmez. Bu yüzden iftar sonrası camide kılınan akşam namazı veya teravih için içeri girmemelidir. Toplu iftarlarda paylaşılan sofra, sohbet ve hizmet, âdetli günlerde de kadının Ramazan’ın bereketine ortak olmasını sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Hamilelikte yeterince kilo alamıyorsam oruç tutmalı mıyım?

Hayır, bu durumda oruç tutmamanız daha uygundur. Anne adayının yeterli kilo alamaması veya bebeğin gelişiminin geri kaldığının tespit edilmesi, beslenmenin kesintiye uğramaması gerektiğini gösterir. Böyle bir tabloda oruç tutmak zarar ihtimalini artırır; hamile kadın ruhsattan yararlanır ve doğumdan sonra kaza eder. Hekim takibinden ayrılmayın. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan gecelerinde âdetli eşle birlikte olmak caiz mi?

Hayır, âdet hâlinde cinsel birleşme Ramazan’da da diğer zamanlarda da haramdır. Kur’an, eşlere hayız döneminde bu bakımdan uzak durmalarını emreder. Ramazan gecelerinde eşlerin birlikte olması normalde serbest olsa da hayız yasağı ayrı bir hükümdür. Eşler bu dönemde birbirlerine sevgi ve şefkat göstermeye, sohbet etmeye, birlikte ibadet ve dua etmeye devam edebilir. Hata yapılmışsa samimi tövbe edilmeli, Hanefîlere göre sadaka vermek tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Âdeti biten kadın gusül almadan eşiyle birlikte olabilir mi?

Hanefî mezhebine göre, kan on günün tamamında kesilmişse gusülden önce birleşme caizdir, ancak önce gusletmek daha uygundur. Kan on günden önce kesilmişse, kadın gusletmedikçe veya üzerinden bir namaz vakti geçmedikçe birleşme caiz değildir. Şâfiî ve diğer mezheplerde ise âdetten sonra gusül alınmadan birleşme her durumda caiz görülmez. İhtiyatlı ve temizliğe en uygun yol, Ramazan gecelerinde de önce gusül almaktır.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın Ramazan’da dua kitabı ve ilmihal okuyabilir mi?

Evet, okuyabilir. Dua kitapları, ilmihaller, siyer, hadis ve dinî sohbet kitapları Kur’an hükmünde değildir; bunları okumak ve bunlara dokunmak âdetli kadın için caizdir. İçinde ayet geçen sayfalarda ayetlerin yazılı olduğu yere doğrudan dokunmamak edep açısından tavsiye edilir. Meal ve tefsir kitaplarında ise açıklama kısmı Kur’an metninden fazla olduğu için bunlara dokunmak Hanefî âlimlerinin çoğuna göre caizdir. Bu günler, dinî bilgiyi artırmak için değerlendirilebilir.

Soruya git ve paylaş →

Hamilelikte kansızlığım var, oruç tutabilir miyim?

Hekiminizin değerlendirmesine bağlıdır; belirgin kansızlıkta genellikle önerilmez. Gebelikte demir eksikliği yaygındır ve yorgunluk, baş dönmesi, çarpıntı yapabilir. Hafif düzeyde olup ilaçları gece alınabilen anne adayları oruç tutabilirken, belirtileri yoğun olanlar zarar korkusu kapsamında değerlendirilir. Oruç tutmayan günler doğumdan sonra kaza edilir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın iftar duası ve ezan duası okuyabilir mi?

Evet, okuyabilir. Âdetli kadının dua etmesine, zikir yapmasına ve ezanı dinleyip ardından ezan duasını okumasına hiçbir engel yoktur. İftar duası da bir dua olduğu için oruç tutmasa bile iftar sofrasında ailesiyle birlikte dua edebilir, yemeğe besmeleyle başlayabilir. Peygamberimiz Hz. Âişe’ye hac sırasında âdet görünce, Kâbe’yi tavaf dışında hacıların yaptığı her şeyi yapmasını söylemiştir. Bu da dua ve zikrin bu hâlde serbest olduğunu gösterir.

Soruya git ve paylaş →

Âdetli kadın oruçluya iftar ettirerek oruç sevabı kazanabilir mi?

Evet, kazanabilir. Hz. Peygamber, bir oruçluya iftar ettirenin, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin onun kadar sevap alacağını müjdelemiştir. Bu müjde âdetli kadını da kapsar. Oruç tutamadığı günlerde ailesine veya komşularına iftar hazırlamak, bir ihtiyaç sahibine iftarlık göndermek ya da iftar organizasyonlarına destek olmak, onu Ramazan’ın bereketinden mahrum bırakmaz. Sadaka ve infak da her hâlde yapılabilen, Ramazan’da sevabı artan ibadetlerdendir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken karnımda kasılmalar oluyor, orucu bozmalı mıyım?

Kasılmalar sık, düzenli veya ağrılıysa evet, bozun ve hekime başvurun. Hamilelikte zaman zaman görülen düzensiz ve ağrısız alıştırma kasılmaları çoğu zaman zararsızdır; ancak susuz kalmak bu kasılmaları artırabilir. Kasılmalar sıklaşıyor, kanama veya sıvı gelmesi eşlik ediyorsa bu erken doğum belirtisi olabilir. Böyle bir durumda su içmek ve sağlık kuruluşuna gitmek önceliklidir. Bozulan orucun yalnızca kazası gerekir, kefaret gerekmez. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Âdet başlamadan önceki sancılar için oruçluyken ağrı kesici içebilir miyim?

Ağızdan ağrı kesici almak orucu bozar; bu yüzden katlanılabilir sancıda ilacı sahur veya iftara bırakmak daha uygundur. Sancı dayanılmaz hâle gelir ve hastalık derecesine ulaşırsa ilaç alıp orucu bozmak caizdir; bu durumda o gün kefaretsiz kaza edilir. Sahurda uzun etkili bir ilaç almak, sıcak kompres uygulamak ve gün içinde yorucu işlerden kaçınmak sancıyı hafifletebilir. Her ay şiddetli sancı yaşıyorsanız Ramazan öncesinde hekiminizle bir plan yapmanız önerilir.

Soruya git ve paylaş →

Kadınlar Ramazan’da evde toplu hatim veya dua meclisi düzenleyebilir mi?

Evet, düzenleyebilirler; Kur’an okumak ve dua etmek için bir araya gelmek güzeldir. Hadiste, Allah’ın evlerinden birinde toplanıp Kur’an okuyan ve onu aralarında müzakere edenlere sekinet ineceği ve rahmetin onları kuşatacağı bildirilmiştir. Bu meclislerde gösterişten, israfa varan ikramlardan ve dedikodudan kaçınılmalıdır. Sahih kaynağı olmayan uygulamalara, belirli sayılara bağlanan ve dinî gereklilik gibi sunulan âdetlere dikkat edilmelidir. Sade ve ihlaslı meclisler en hayırlısıdır.

Soruya git ve paylaş →

Önceki hamileliğin kazasını bitirmeden yeniden hamile kaldım, günah mı?

Hayır, günah değildir. Hanefî fıkhında kaza orucu belirli bir süreye bağlı değildir; özür devam ettiği sürece ertelenmesi günah sayılmaz. Yeni hamilelik de ayrı bir özür olduğundan borcunuz bir süre daha ertelenebilir. Önemli olan, sağlığınız el verdiğinde kazaları ödemeye başlamak ve borcu unutmamaktır. Ömür boyu kaza edemeyecek duruma düşmeden vasiyet etmek de tavsiye edilir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Eski kaza borcumu hamileyken tutabilir miyim?

Evet, sağlığınıza zarar vermiyorsa tutabilirsiniz ve geçerlidir. Hamilelik kaza orucuna engel değildir. Ancak zorlanıyorsanız kazayı doğum ve emzirme sonrasına bırakmanız dinen sakıncalı değildir. Kaza oruçlarını ardışık tutmak şart olmadığından, kendinizi iyi hissettiğiniz günlerde tek tek tutmak mümkündür. Başladığınız kaza orucunu sağlık sebebiyle bozarsanız o gün yeniden kaza edilir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken hijyenik tampon kullanmak orucu bozar mı?

Hayır, Diyanet’in çağdaş değerlendirmesine göre kuru tampon kullanmak orucu bozmaz. Diyanet İşleri Başkanlığı, kadınların ön mahalline konulan fitil, merhem ve benzeri tıbbi maddelerin mideye ulaşmadığı gerekçesiyle orucu bozmadığı görüşündedir; tampon da bu kapsamda değerlendirilir. Klasik Hanefî kaynaklarında ise ıslak madde yerleştirmenin orucu bozacağı yönünde görüşler bulunur. Oruçlu olunan günlerde tampon genellikle özür kanı veya akıntı için gündeme gelir; âdet günlerinde zaten oruç tutulmaz.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da kadının ibadet için ev işlerini aksatması doğru mu?

Farz görevleri ve ailenin temel haklarını ihmal etmeden, nafile ibadetlere daha fazla zaman ayırmak güzeldir. İslam dengeyi öğütler; Peygamberimiz ibadete aşırı dalıp ailesinin hakkını ihmal eden sahabeyi uyarmıştır. Öte yandan ev işlerinin yükünü sadece kadına bırakmak da doğru değildir; Peygamberimiz evinde ailesine yardım ederdi. Aile fertlerinin iş bölümü yapması, yemekleri sadeleştirmek ve israfı azaltmak, kadının da Ramazan ibadetlerine vakit ayırmasını sağlar.

Soruya git ve paylaş →

Hamile ve emzikli kadının oruç ruhsatı hangi hadise dayanır?

Enes b. Mâlik el-Ka’bî’den rivayet edilen hadise dayanır. Bu hadiste Peygamberimiz, Allah Teâlâ’nın yolcudan orucu ve namazın yarısını, hamile ve emzikli kadından da orucu kaldırdığını bildirir. Âlimler bunu orucun tamamen düşmesi değil, ertelenmesi şeklinde anlamış; Bakara Suresi’ndeki hasta ve yolcunun başka günlerde tutması hükmüne kıyasla kaza gerektiğini söylemiştir. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Lohusa kadın kırk gün boyunca evden çıkmamalı ve yalnız bırakılmamalı mı?

Hayır, bunun dinî bir dayanağı yoktur. Lohusalığın kırk gün olarak bilinmesi, kanın en çok süresiyle ilgili fıkhî bir sınırdır; kadının bu sürede evden çıkamayacağı anlamına gelmez. Al basması, kırk basması, lohusanın yalnız kalınca zarar göreceği gibi inanışlar halk kültürüne aittir, sahih kaynağı yoktur. Bununla birlikte doğum sonrası dönemde annenin dinlenmesi, desteklenmesi ve ruh sağlığının gözetilmesi hem tıbben hem ahlaken önemlidir. Kan kesilince kadın oruç ve namazına döner.

Soruya git ve paylaş →

Lohusa kadın Ramazan’da hangi ibadetleri yapabilir?

Namaz, oruç, Kur’an tilaveti ve camiye girmek dışında pek çok ibadeti yapabilir. Lohusa kadın için yapılabilecekler şunlardır:

  • Zikir, tesbih, salavat ve istiğfar.
  • Dua etmek, iftar ve sahur dualarını okumak.
  • Kur’an dinlemek, meal ve dinî kitap okumak.
  • Sadaka ve fitre vermek, iftar ettirmek.
  • Bebeğini emzirmek ve bakmak; bunu da ibadet niyetiyle yapmak.

Tutamadığı Ramazan oruçlarını lohusalık bittikten sonra kaza eder, namazlarını ise kaza etmez.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar