Özel Durumlar
Yurt dışı, kutuplar, uçak, vardiya, sporcular, öğrenciler. 407 soru ve cevap.
Özel Durumlarda Oruç: Yurt Dışı, Uçak, Vardiya ve Diğerleri
Özel durumlar, yurt dışında yaşamak, kutup bölgelerine yakın ülkelerde uzun günler, uçak yolculuğu, gece vardiyası, ağır işlerde çalışmak, sporculuk ve sınav dönemleri gibi sıra dışı şartlarda oruç ve Ramazan ibadetlerinin nasıl yerine getirileceğini açıklayan başlıktır. Dinin temel ilkesi kolaylıktır: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez" (Bakara Suresi 2/185).
Yurt dışında yaşayan Müslümanlar, bulundukları yerin imsak ve iftar vakitlerine göre oruç tutar. Günün çok uzadığı veya gecenin hiç oluşmadığı kutup bölgelerine yakın yerlerde, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıkladığı hesaplama yöntemleri esas alınır. Uçak yolculuğunda iftar, uçağın bulunduğu konumda güneşin batmasıyla yapılır; yüksekte güneş daha geç battığı için yer vakti değil, görülen durum dikkate alınır.
Ağır işlerde çalışan kimse, önce işini hafifletme veya iznini Ramazan'a denk getirme yollarını aramalıdır. Buna rağmen oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokuyorsa, o gün orucunu bozabilir ve sonradan kaza eder. Sporcular ve öğrenciler için sınav veya müsabaka tek başına geçerli bir mazeret sayılmaz; ancak sağlığı tehlikeye düşüren somut bir durum varsa hekime ve müftülüğe danışılmalıdır.
Bu bölümde farklı ülkeler arasında seyahat, gün sayısının 28 veya 31 olması, askerlik, cezaevi ve hastane gibi özel şartlara ilişkin soruların cevapları yer almaktadır. Farklı saat dilimlerine yapılan yolculuklarda kişi, bulunduğu yerin vaktine göre orucunu tamamlar. Batıdan doğuya giderken gün kısalır, doğudan batıya giderken uzar; her iki durumda da güneşin battığı an esas alınır. Yolculuk nedeniyle eksik kalan günler, Ramazan'ın 28 gün tutulması gibi durumlarda bayramdan sonra kaza edilir. Bu gibi durumlarda en doğrusu Diyanet'in yayımladığı ilgili açıklamaları takip etmektir.
- Oruç, bulunulan yerin vakitlerine göre tutulur.
- Kutup bölgeleri için Diyanet'in hesaplama yöntemi esas alınır.
- Uçakta iftar, güneşin fiilen batmasıyla yapılır.
- Sağlığı tehlikeye düşüren ağır iş ruhsat sebebi olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Engelli bireylere iftar vermek ve Ramazan’da onlara yardım etmek ayrıca sevap mı?
Evet, oruçluya iftar ettirmek zaten büyük sevaptır; ihtiyaç sahibi engelli kardeşlerimizi gözetmek bu sevabı daha da anlamlı kılar. Peygamberimiz, bir oruçluya iftar ettirenin, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevap alacağını bildirmiştir. Engelli bireylerin sofraya erişimini kolaylaştırmak, onlara evlerinde iftar götürmek, ulaşım sağlamak ve Ramazan etkinliklerine katılımlarını desteklemek hem sadaka hem de sıla ve komşuluk hakkıdır. Bu yardımları gösterişten uzak ve onurlarını gözeterek yapmak esastır.
Gayrimüslim birinin Ramazan tebrikine nasıl karşılık verilir?
Teşekkür edip güzel bir iyi dilekle karşılık vermek en uygun davranıştır. Kur’an, bir selamla karşılanan kişinin ondan daha güzeliyle veya aynısıyla karşılık vermesini öğütler. Müslüman olmayan birinin Ramazan’ınızı kutlaması, saygı ve dostluk göstergesidir. “Teşekkür ederim, size de sağlık ve huzur dilerim” gibi bir cevap hem nazik hem de uygundur. Merak ederse Ramazan’ın anlamını kısaca anlatmak, iftara davet etmek de güzel bir karşılık olur.
Huzurevindeki yaşlı cemaatle namazda sandalye kullanabilir mi?
Evet, ayakta durmakta veya secdeye varmakta zorlanan yaşlı sandalyede oturarak namaz kılabilir. Ayakta durabiliyor ama secde edemiyorsa Hanefîlere göre oturarak işaretle kılması daha uygundur. Rükû ve secdeleri başıyla işaret ederek yapar; secde için başını rükûdan biraz daha fazla eğer. Cemaatle kılarken sandalyeyi safın kenarına veya arkasına, başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde yerleştirmek, sandalyenin arka ayaklarını saf hizasına getirmek edebe uygundur. Kolaylık, dinin temel ilkelerindendir.
Oruçluyken dedikodu yapmak orucu bozar mı?
Hayır, dedikodu fıkhen orucu bozmaz, kaza gerekmez; ama orucun sevabını ciddi şekilde azaltır. Peygamberimiz, yalan sözü ve onunla amel etmeyi bırakmayan kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı olmadığını buyurmuştur. Oruç yalnızca midenin değil, dilin, gözün ve kulağın da orucudur. Gıybet, yalan, kaba söz ve kalp kırmaktan uzak durmak, orucun asıl hedefi olan takvâya ulaştırır.
Ramazan’da kutup bölgesine kısa süreli geziye giden kişi hangi vakte uyar?
Kısa süreli gezide bulunan kişi sefer mesafesinde yolcu olduğu için oruç tutmayıp sonra kaza edebilir; tutmak isterse takdir yoluyla belirlenen vakitlere uyar. Hanefîlere göre gidilen yerde 15 günden az kalacak kişi yolcudur. Güneşin batmadığı bir yerde oruç tutmak istiyorsa, çoğunlukla kendi memleketinin veya en yakın normal şehrin vakitleri esas alınır. Güneşin battığı bir mevsimde gidilmişse yerel vakitler geçerlidir.
Sınıfta tebeşir veya kitap tozu yutmak orucu bozar mı?
Hayır, kendi isteğiniz dışında boğaza kaçan toz orucu bozmaz. Fıkıh kitaplarında sokak tozu, un tozu veya duman gibi sakınılması mümkün olmayan şeylerin istemeden boğaza ulaşmasının orucu bozmadığı belirtilir. Tahtayı silerken, eski kitapları karıştırırken veya kütüphanede istemeden solunan toz bu kapsamdadır. Ancak tozu bilerek ve isteyerek yutmak veya koklayıp içe çekmek orucu bozar. Mümkünse maske takmak veya ortamı havalandırmak iyi olur.
Gayrimüslim komşu ve arkadaşların dinî bayramlarını tebrik etmek caiz mi?
Onların inancını onaylama anlamı taşımayan, iyi dilek içeren nezaket ifadeleri caiz görülmüştür; ancak ibadet ve ayinlerine katılmak uygun değildir. Kur’an, Müslümanlara düşmanlık etmeyenlere iyilik ve adaletle davranmayı yasaklamaz. Bu nedenle komşuya, iş arkadaşına veya akrabaya bayramlarında sağlık, mutluluk ve huzur dilemek, sosyal ilişkilerin bir gereği olarak görülebilir. Kişi, kendi inancına aykırı dinî sembollerden ve ifadelerden kaçınarak bu nezaketi gösterebilir. Tereddüt hâlinde müftülüğe danışılabilir.
Görev gereği oruç tutmamam istenirse günaha girer miyim?
Görevin gerçekten oruçla yürütülemeyeceği bir zorunluluk varsa, örneğin harekât veya hayati bir görev, orucu erteleyip sonra kaza etmek günah olmaz. Dinimiz zaruret hâllerinde kolaylık tanır ve kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Burada niyet ve samimiyet önemlidir: kişi orucu hafife almadan, zorunluluk sebebiyle ertelemiş olur. Ancak ortada gerçek bir zaruret yoksa, yalnızca keyfî bir baskı sebebiyle orucu bozmak doğru değildir. Böyle bir durumda saygılı bir dille durumunuzu anlatmanız ve imkân istemeniz uygun olur.
Huzurevinde oruçlu personel oruç tutmayan yaşlılara gündüz yemek servisi yapabilir mi?
Evet, ruhsatlı olarak oruç tutmayan yaşlılara yemek servisi yapmak hem caizdir hem de hizmet olarak sevaptır. Yaşlılık veya hastalık nedeniyle oruç tutmayan kişi dinen mazurdur; ona yemek hazırlamak ve yedirmek, günaha yardım değil bakım görevidir. Oruçlu personelin yemeğin tadına bakmaması, yalnızca zaruret hâlinde dilinin ucuyla tadıp tükürmesi gerekir; bu da mekruh sayılmakla birlikte orucu bozmaz. Oruç tutmayan yaşlıyı yemek yediği için ayıplamak ise asla doğru değildir.
Kas sertliği (spastisite) için yapılan botoks iğnesi orucu bozar mı?
Hayır, kasa yapılan ve besin değeri taşımayan tedavi iğneleri orucu bozmaz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşüne göre gıda ve enerji vermeyen, kas içi veya deri altı yapılan iğneler orucu etkilemez. Serebral palsi, inme veya omurilik hasarı sonrası uygulanan botulinum toksini de bu kapsamdadır. Yine de uygulama sonrası ağrı veya halsizlik yaşanabileceği için mümkünse iğnenin iftardan sonraki bir saatte ya da Ramazan dışında yapılması planlanabilir. Tedavinin zamanlamasını hekiminizle konuşun.
Oruçluyken dizi veya film izlemek orucu bozar mı?
Hayır, izlemek orucu bozmaz. Ancak içeriği önemlidir: müstehcen, çirkin veya kötülüğü özendiren içerikler orucun manevi değerini zedeler; bu tür içerikler Ramazan dışında da uygun değildir. Vakti yalnızca ekran başında geçirmek yerine Kur’an okumak, sohbet dinlemek veya aileyle vakit geçirmek Ramazan’ın bereketini artırır. Dengeli olmak ve zamanı değerlendirmek tavsiye edilir.
Saat farkı olan ülkeye gidince ilaç saatimi oruca göre nasıl ayarlarım?
İlaç saatlerini kendi başınıza değiştirmeyin; yolculuktan önce hekiminize danışarak yeni saat dilimine ve iftar-sahur vakitlerine uygun bir plan yapın. Özellikle insülin, kalp, tiroid ve doğum kontrol ilaçları gibi belli aralıklarla alınması gerekenlerde birkaç saatlik kayma sorun yaratabilir. İlacın düzenli alınamaması sağlığı tehdit ediyorsa, oruç ertelenip sonra kaza edilir; bu bir ruhsattır. Yolculuk sırasında zaten yolcu ruhsatınız da bulunmaktadır.
Sahurdan sonra ders çalışıp sabah namazını kılmadan uyursam ne olur?
Sabah namazı vakti girdiyse onu kılmadan yatmak doğru değildir; uyuyup vakit çıkarsa namazı kaza etmeniz gerekir. Sahurdan sonra imsak vaktinden itibaren sabah namazının vakti başlamış olur. Bu yüzden sahuru bitirdikten sonra namazı kılıp çalışmaya devam etmek ya da yatmak en güvenli yoldur. Uyku ile vakit kaçırmanın kasıtlı bir terk gibi görülmemesi için alarm kurmak gibi tedbirler almak gerekir.
Anne babayı huzurevine yerleştirmek günah mı?
Kendi başına günah değildir; önemli olan anne babanın ihtiyaçlarının karşılanması, rızalarının gözetilmesi ve ilginin kesilmemesidir. Kur’an, anne babaya iyilik etmeyi ve özellikle yaşlandıklarında onlara “öf” bile dememeyi emreder. Evde bakım imkânı olmayan, tıbbi takip gerektiren durumlarda profesyonel bir kuruma başvurmak, yaşlının sağlığı için daha iyi olabilir. Ancak huzurevine yerleştirip ziyareti, telefonu ve maddi desteği kesmek vefasızlıktır. Mümkünse bu karar onlarla birlikte ve onların gönlü alınarak verilmelidir.
Askerde tutamadığım oruçları terhisten sonra nasıl kaza ederim?
Tutamadığınız her gün için bir gün kaza orucu tutarsınız; bu oruçların ardışık olması gerekmez. Kaza orucu için geceden, hangi günün kazası olduğunu belirterek niyet etmek gerekir; birden fazla Ramazan’dan borç varsa “üzerimdeki ilk kaza orucuna” diye niyet edilebilir. Hanefî mezhebine göre kazayı ertelemek fidye gerektirmez, ancak borcu en kısa sürede ödemek tavsiye edilir. Kaç gün tuttuğunuzu kesin bilmiyorsanız, en güçlü tahmininize göre hareket eder ve ihtiyatlı davranırsınız. Pazartesi ve perşembe gibi günleri seçmek kolaylık sağlayabilir.
Dünyada en uzun ve en kısa oruç nerede tutulur?
Ramazan yaza denk geldiğinde en uzun oruç kuzeydeki yüksek enlemlerde, en kısa oruç ise güney yarımkürenin uç bölgelerinde tutulur. Örneğin İzlanda, Norveç ve Finlandiya’nın kuzeyinde oruç 20 saati aşabilirken, aynı dönemde Şili’nin veya Yeni Zelanda’nın güneyinde 10 saatin altına inebilir. Ramazan her yıl yaklaşık on bir gün geriye kaydığı için bu tablo yıllar içinde tersine döner. Her Müslüman kendi yerel vaktine göre sorumludur.
Öğrenci yurdunun mescidinde itikâfa girilebilir mi?
Hanefîlere göre erkeklerin itikâfı, beş vakit namazın cemaatle kılındığı bir mescitte olmalıdır. Yurt mescidinde vakit namazları düzenli olarak cemaatle kılınıyorsa orada itikâf yapılabilir. Kadınlar ise evlerinde namaz için ayırdıkları bir yerde itikâfa girebilirler; yurtta kalan kız öğrenciler için odalarında namaza ayrılmış bir köşe bu amaçla kullanılabilir. Ders ve sınav zorunluluğu olanlar, sünnet itikâf yerine birkaç saatlik nafile itikâfa niyet edebilir.
Oruçlu gün boyu uyursa orucu geçerli mi?
Evet, geçerlidir. Uyku orucu bozmaz ve niyet ederek oruca başlayan kişi günü uyuyarak geçirse de orucu sahih olur. Ancak gün boyu uyuyarak namazları kaçırmak büyük bir kusurdur; vakit namazları vaktinde kılınmalıdır. Ayrıca orucun sabır, farkındalık ve ibadet boyutu bu şekilde zayıflar. Makul ölçüde kaylûle (öğle uykusu) sünnettir ve orucu kolaylaştırabilir.
Ramazan’da gayrimüslim bir arkadaşa Kur’an meali hediye edilir mi?
Evet, İslam’ı tanımak isteyen birine meal hediye etmek caizdir ve güzel bir davettir. Meal, Kur’an’ın anlamını aktaran bir tercüme olduğundan, Arapça mushafın taşıdığı bazı özel hükümler ona aynen uygulanmaz. Arapça mushafı ise ona saygı göstereceği umulan, merak eden kişilere vermekte âlimler sakınca görmemiştir. Hediye ederken kitabın değerini nazikçe anlatmak, üstüne eşya koymama gibi saygı kurallarından bahsetmek uygun olur. Hediyenin baskı değil, dostluk havası içinde verilmesi önemlidir.
Vücuda yerleştirilmiş ilaç pompası (baklofen pompası) olan kişi oruç tutabilir mi?
Evet, bu pompanın çalışması orucu bozmaz; kişinin genel sağlığı elveriyorsa oruç tutabilir. Omurga çevresine sürekli az miktarda ilaç veren pompalar gıda vermez ve sindirim yolu dışında çalışır. Fakihlerin besleyici olmayan ve mide yoluyla alınmayan ilaçlar hakkındaki görüşüne göre orucu etkilemez. Pompa doldurma işlemi de aynı şekilde değerlendirilir. Ancak bu pompayı kullanan kişilerin çoğu ciddi nörolojik hastalığa sahip olduğundan, oruç tutmanın diğer tedavilere ve sıvı dengesine etkisi hekimle görüşülmelidir.
Gayrimüslimler camideki veya belediyenin iftar sofrasına katılabilir mi?
Evet, katılabilirler. Genel iftar sofraları herkese açık birer ikram ve paylaşma ortamıdır; Müslüman olmayanların da bu sofralarda ağırlanması misafirperverliğin gereğidir. Özellikle yurt dışındaki camilerde düzenlenen açık iftarlar, farklı inançlardan insanların oruç ve Ramazan kültürünü tanımasına vesile olur. Misafirlere sofra adabını ve iftar vaktinin anlamını kısaca anlatmak, onların kendilerini rahat hissetmesini sağlar. Bu tür ikramlar sadaka ve iyilik sevabı kazandırır.
Harçlığım az; bir hurma veya bir bardak su ile iftar ettirmek sevap mı?
Evet, az bir şeyle iftar ettirmek de oruçluyu iftar ettirmenin sevabına vesile olur. Peygamberimiz bir oruçluyu iftar ettirenin, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevap kazanacağını bildirmiştir. Bu fazilet için ziyafet sofrası kurmak şart değildir. Yurtta veya kütüphanede yanınızdaki arkadaşa bir hurma, bir su ya da bir simit ikram etmek de bu kapsama girer. Önemli olan samimi niyettir.
Huzurevinde yaşlılarla iftar programı düzenlemek için nelere dikkat edilmeli?
Kurum idaresinden izin almak, yaşlıların diyet ve sağlık kısıtlamalarını öğrenmek ve onları yormayacak bir program yapmak gerekir. Menüde tuz, şeker ve yağ oranının düşük olması, yumuşak ve kolay çiğnenebilir yemekler seçilmesi uygun olur. Programın kısa tutulması, gürültüden kaçınılması ve yaşlılarla birebir sohbet edilmesi, gösterişli bir sofradan daha değerlidir. Fotoğraf çekmeden önce izin almak ve yaşlıların mahremiyetini korumak önemlidir; onları sosyal medyada teşhir etmek kul hakkına girebilir.
İftar sofrasında çok çeşit yemek hazırlamak israf mı?
İhtiyacın çok ötesinde hazırlanıp artanın çöpe gittiği sofralar israftır ve Ramazan’ın ruhuna aykırıdır. Misafire ikram etmek güzeldir; ancak ölçü, yenebilecek kadarını hazırlamak ve artanı değerlendirmektir. Kur’an israfı açıkça yasaklar. Gösteriş amaçlı iftarlar yerine, sade sofralar kurup ihtiyaç sahiplerine iftar ikram etmek çok daha büyük sevap kazandırır. Peygamberimiz, oruçluya iftar verene oruçlunun sevabı kadar sevap verileceğini bildirmiştir.
Kullandığım ilaçlar yüzünden sahura kalkamıyorum; oruç tutabilir miyim?
Evet, sahur sünnettir, orucun şartı değildir; geceden niyet etmişseniz sahursuz da oruç tutabilirsiniz. Ramazan orucu için niyet, akşamdan ertesi gün kuşluk vaktine kadar yapılabilir. Yatmadan önce niyet edip hafif bir gece öğünü almak sahurun yerini kısmen tutabilir. Ancak ilacınızın aç karnına veya gün içinde alınması gerekiyorsa, ilaç düzeninizin oruçla uyumlu hâle getirilip getirilemeyeceğini hekiminize sorun. Uyarılabilecek biri varsa sahura kaldırılmak da tercih edilebilir.
Tatbikat günü asker orucunu bozabilir mi?
Tatbikat tek başına bozma sebebi değildir; ancak yoğun fiziksel efor sırasında sağlığı ciddi tehlikeye girerse asker orucunu bozup sonradan kaza edebilir. Tatbikat, gerçek savaştan farklı olarak planlanmış bir eğitimdir. Bu yüzden önce oruçla katılmak, zorluk dayanılmaz hâle gelirse ruhsattan yararlanmak esastır. Tatbikat alanı sefer mesafesinde ve orada kalış on beş günden az ise asker yolcu da sayılabilir. Böyle günlerde sahurda bol sıvı almak ve tuz dengesini gözetmek önemlidir.
Yüksek enlemlerde kullanılan “gecenin yedide biri” yöntemi nedir?
Gece süresini yediye bölüp, akşamdan sonraki ilk yedide birin sonunu yatsı, son yedide birin başını imsak kabul eden bir hesaplama yöntemidir. Şafağın kaybolmadığı yaz gecelerinde gerçek işaretler oluşmadığı için vakit hesaplayıcıları bu tür yaklaşımlara başvurur. Benzer amaçla “gece yarısı” ve “açı tabanlı” yöntemler de kullanılır. Bu teknik hesaplardır; kişinin bunları kendisi seçmesi yerine, bölgesindeki güvenilir kurumun benimsediği takvime uyması tavsiye edilir.
24 saat nöbet tutan doktor oruç tutmak zorunda mı?
Evet, nöbet tutmak orucu düşürmez; ancak nöbet sırasında hastaların hayatını riske atacak kadar dikkat ve güç kaybı olursa orucu bozup sonradan kaza edebilir. Nöbetçi doktorun işi gece de devam ettiği için sahur ve iftar vakitlerinde genellikle uyanıktır. Kısa aralarda su içmek ve hafif yemek yemek, sahuru imsak öncesine denk getirmek faydalıdır. Başkalarının hayatına dokunan meslekler bakımından dikkatin korunması büyük önem taşır. Doktorun sağlığı da bir emanettir; aşırı yorgunluk hâlinde ruhsattan yararlanmak meşrudur.
Bakım merkezinde kalan zihinsel engelli bireye oruç farz mı?
Ağır zihinsel engeli nedeniyle aklî yeterliliği bulunmayan kişiye oruç farz değildir. Dinî sorumluluğun temel şartı akıldır; Peygamberimiz akıl hastası iyileşinceye kadar kalemin ondan kaldırıldığını bildirmiştir. Bu kişi için kaza veya fidye de gerekmez. Hafif düzeyde zihinsel engeli olan ve orucun anlamını kavrayabilen kişi ise gücü yetiyorsa oruçla sorumludur. Bakım personelinin, isteyen bireylerin oruç tutmasına imkân tanıması, istemeyenleri ise zorlamaması uygun olur.
Geçmiş yıllarda sınav yüzünden tutmadığım oruçlar için ne yapmalıyım?
Tutamadığınız her gün için bir gün kaza orucu tutmanız gerekir. Sağlıklı ve oruç tutmaya gücü yeten biri için fidye vermek kazanın yerine geçmez; fidye sadece iyileşme ümidi olmayan hastalar ve çok yaşlılar içindir. Gün sayısını tam hatırlamıyorsanız, en çok ihtimal verdiğiniz sayıyı esas alın. Hanefîlere göre geciken kaza için ek fidye gerekmez; Şâfiîlere göre her bir gecikmiş gün için ayrıca fidye verilir. Kazalara bir plan dahilinde başlamak ve tövbe etmek yerinde olur.
Müslüman olmayan biri oruç tutarsa sevap alır mı?
İslam fıkhına göre iman, ibadetin geçerlilik şartı olduğundan bu oruç ibadet sayılmaz. Bununla birlikte Allah hiç kimsenin iyiliğini zayi etmez; kişinin niyeti ve akıbeti hakkında hüküm Allah’a aittir. Hz. Peygamber, Müslüman olmadan önce çeşitli iyilikler yapan Hakîm b. Hizâm’a, önceki hayırlarıyla birlikte Müslüman olduğunu bildirmiştir. Bu nedenle oruç tutan gayrimüslim birinin bu tecrübesi, onun İslam’ı tanımasına vesile olabilir. Ona saygıyla yaklaşmak en güzel tutumdur.
Oruç tutamayan kişi Ramazan’da herkesin önünde yiyebilir mi?
Özrü olan kişi yiyip içebilir; ancak Ramazan’ın saygınlığı ve oruçluların duyguları gözetilerek bunu açıkta ve gösterişli biçimde yapmaması edebe uygundur. Hasta, yolcu, hamile veya özel hâldeki kadın için tutmamak meşru bir ruhsattır ve kimse bu kişileri yargılamamalıdır. Özrü olmadan orucu terk etmek ise büyük günahtır; bunu açıkça yapmak günahı ağırlaştırır.
Vakit hesabında “gece yarısı yöntemi” ne demektir?
Akşam ile güneşin doğuşu arasındaki süreyi ikiye bölerek, yatsının en geç bu orta noktada, imsakın ise en erken bu noktada gireceğini kabul eden bir hesap yöntemidir. Şafağın gece boyunca kaybolmadığı bölgelerde yatsı ve imsak vakitlerini belirlemek için kullanılır. Bu yöntem, orucun çok uzamasını da bir ölçüde sınırlar. Farklı yöntemler farklı saatler verir; tutarlılık için tek bir güvenilir takvimi takip etmek gerekir.
Yürüyemeyen engelli kişiye bayram namazı vacip mi?
Hayır, camiye kendi başına gidemeyen engelli kişiye bayram namazı vacip değildir. Bayram namazı, cuma namazı gibi yürüyebilen, sağlıklı erkeklere vaciptir. Kendisini götürecek biri olsa bile, başkasının yardımına muhtaç kişiye Hanefî mezhebinde gitmek gerekmez. Ancak imkân bulursa bayram sevincine katılmak için camiye gitmesi güzel olur. Evde bayram namazının yerine iki veya dört rekât nafile namaz kılmak da tavsiye edilmiştir. Bayram tekbirlerini getirmek ve bayramlaşmaya katılmak ise her zaman mümkündür.
Gayrimüslimle aynı kaptan yemek veya aynı bardaktan içmek caiz mi?
Evet, caizdir. İnsan, dini ne olursa olsun bedenen temizdir; Müslüman olmayan birinin kullandığı kap ve bardak, üzerinde bir necaset bulunmadıkça temiz kabul edilir. Hz. Peygamber’in Ehl-i kitaptan kişilerin ikramını kabul ettiği bilinmektedir. Kapta şarap veya domuz eti gibi haram bir şey bulunmuşsa, yıkanarak temizlendikten sonra kullanılır. Bu konuda aşırı titizlik göstermek, insanları kırabilir ve dinin kolaylık ilkesine uymaz.
İmsakiyelerde geçen “18 derece” veya “açı tabanlı” hesap ne demek?
Güneşin ufkun kaç derece altında olduğuna bakarak fecir ve yatsı vaktini belirleyen hesaplama yöntemidir. Genel kabule göre güneş ufkun yaklaşık 18 derece altına geldiğinde gökyüzünde ilk aydınlık (fecr-i sâdık) belirir; bazı kurumlar 15 veya 17 derece gibi farklı değerler kullanır. Yüksek enlemlerde güneş yazın bu açıya hiç inmediği için açı tabanlı hesap yetersiz kalır ve takdir yöntemlerine geçilir. Diyanet takvimleri kendi belirlediği ölçütlerle hazırlanır.
Kalabalık ve gürültüden rahatsız olan otizmli yakınımı iftar davetlerine götürmek zorunda mıyım?
Hayır, iftar davetlerine katılmak dinî bir zorunluluk değildir; yakınınızın huzuru ve sağlığı önceliklidir. Davete icabet sünnettir, ancak geçerli bir mazeret varsa katılmamak kusur sayılmaz. Otizmli bireyler için kalabalık, yüksek ses ve düzensizlik ciddi sıkıntı yaratabilir. Ev sahibine durumu nazikçe anlatmak, daha sakin bir saatte kısa bir ziyaret yapmak veya küçük bir aile iftarı düzenlemek güzel çözümlerdir. Davet edenlerin de bu hassasiyeti anlayışla karşılaması Ramazan ahlakına yakışır.
Kimsesi olmayan huzurevi sakinlerine Ramazan’da nasıl destek olunur?
Düzenli ziyaret, telefonla hatır sorma, ihtiyaç duyduğu küçük eşyaları temin etme ve bayramda yalnız bırakmama en etkili desteklerdir. Kimsesiz yaşlılar için en büyük eksik çoğu zaman maddi değil, ilgi ve sohbettir. Kurumla iletişime geçerek bir yaşlıyla gönüllü olarak ilgilenmek, ona Kur’an okumak, dua etmek veya hatıralarını dinlemek büyük bir sevaptır. Peygamberimiz yaşlılara saygı göstermeyenin kendisinden olmadığını buyurmuştur. Destek sürekliliği önemlidir; tek seferlik ziyaret sonrası kaybolmak yaşlıyı üzebilir.
Ramazan’da nikâh kıyılır mı, düğün yapılır mı?
Evet, Ramazan’da nikâh kıyılabilir; dinen bir engel yoktur. Ancak eşler oruçlu oldukları gündüz saatlerinde cinsel ilişkiden uzak durmalıdır; iftardan imsağa kadar serbesttir. Düğün yapılacaksa Ramazan’ın manevi havasına ve oruçluların durumuna uygun, israftan ve haramdan uzak olmasına dikkat edilmelidir. Halk arasında Ramazan’da evlenmenin uğursuz olduğu inancı vardır; dinî bir dayanağı yoktur.
Saatler süren ameliyata giren cerrah oruçlu olarak çalışabilir mi?
Çalışabilir; ancak oruç, ameliyatın güvenliğini tehlikeye atacak bir yorgunluk veya dikkat kaybına yol açıyorsa cerrahın orucu bozması ve sonradan kaza etmesi gerekir. Hastanın hayatı söz konusu olduğunda kişinin kendi ibadetini, başkasının canını korumaktan öne alması doğru değildir. Birçok cerrah, uzun ameliyatları sabah saatlerine planlayarak veya ekip düzenlemesi yaparak oruçla işini birlikte yürütebilmektedir. Kişinin kendi bedenini tanıması ve dürüst bir değerlendirme yapması gerekir. Bozulan gün için kefaret gerekmez.
Sınava abdestli girmek sünnet mi?
Sınava özel bir sünnet değildir; ancak her zaman abdestli bulunmak güzel ve faziletli bir davranıştır. Peygamberimiz abdestin korunmasını müminin alameti saymıştır. Abdestli olmak kişiye huzur verir ve güne manevi bir hazırlıkla başlamayı sağlar. Sınava abdestle girmek, besmele ile başlamak ve kısa bir dua etmek bu açıdan güzel alışkanlıklardır. Ancak bunları başarıyı garantileyen ritüeller olarak görmemek gerekir.
Gayrimüslim kasaptan alınan etle iftar yemeği yapılır mı?
Etin helal kesilmiş olduğundan emin olunması gerekir; aksi hâlde yenmemesi daha doğrudur. Kur’an, Ehl-i kitabın yiyeceklerini helal kılar; ancak âlimler bunun, hayvanın dinin kabul ettiği usulle kesilmesi şartına bağlı olduğunu belirtir. Diyanet’in çizgisine göre, Allah’ın adı anılmadan veya şoklama gibi yöntemlerle öldürülerek kesildiği bilinen etler yenmez. Bu nedenle yurt dışında güvenilir helal sertifikası taşıyan ürünleri tercih etmek, emin olunamadığında sebze ve balık yemeklerine yönelmek ihtiyatlıdır.
Gece nöbetinden çıkan hemşire gündüz uyurken orucunu tutmuş olur mu?
Evet, geceden niyet edip imsaktan iftara kadar yemeyen, içmeyen kişi gündüzü uyuyarak geçirse de orucu geçerlidir. Uyku orucu bozmaz ve orucun sevabını ortadan kaldırmaz. Gece çalışan sağlık personeli için gündüz uyumak, bedenin toparlanması açısından gereklidir. Ancak bu sırada öğle ve ikindi namazlarını kaçırmamak için alarm kurmak veya namazı vaktin sonuna yakın kılmak önemlidir. Nöbet sırasında imsaktan önce sahur yapmak ve eve dönüşte hemen yatmak, düzeni kolaylaştırır.
Güneşi kovalayan uçuşta gündüz 24 saati aşarsa oruç nasıl tamamlanır?
Bu durumda oruç, yolculuk ruhsatı kullanılarak bozulabilir veya kalkış yerinin vaktine göre takdirle tamamlanabilir. Batıya yapılan çok uzun uçuşlarda güneş neredeyse hiç batmayabilir. Âlimler bu tür olağanüstü durumlarda, kişiyi aşırı zorluğa sokmamak için ya ruhsatla orucu açıp sonra kaza etmeyi ya da normal bir gün süresini esas almayı önermiştir. Yolcu için ruhsatı kullanmak daha kolay ve güvenli yoldur.
Huzurevinde zaman kavramını karıştıran yaşlı iftarı erken açarsa ne olur?
Yaşlı kişi vaktin girdiğini sanarak erken açmışsa orucu bozulur ve kaza gerekir; kasıt olmadığı için kefaret gerekmez. Ancak unutkanlık ve zaman kavramındaki karışıklık ilerlemiş bir bunama belirtisiyse, kişi zaten dinî sorumluluk sınırının dışına çıkmış olabilir; bu durumda oruç ve kaza yükümlülüğü söz konusu olmaz. Bu ayrımı yaparken hekimin değerlendirmesi önemlidir. Personel ve aile, yaşlıyı suçlamak yerine nazikçe yönlendirmeli; iftar vaktini sesli olarak hatırlatmak işini kolaylaştırır.
Ramazan’da kafede çalışan öğrenci gündüz müşterilere yemek servis edebilir mi?
Evet, helal yiyecek ve içecekleri servis etmekte bir sakınca yoktur. Müşterilerin bir kısmı hasta, yolcu, özel hâlde veya Müslüman olmayan kişiler olabilir; kimin neden oruç tutmadığını bilmek mümkün değildir. Çalışan öğrenci kendi orucunu tutar ve işini yapar. Ancak alkollü içki gibi haram olan şeylerin servisinden kaçınmak gerekir. İşvereninizle konuşarak iftar ve namaz vakitleri için kısa molalar ayarlamanız da iş hayatını kolaylaştırır.
Ramazan’a nasıl hazırlanılır?
Ramazan’a hazırlık, Receb ve Şaban aylarından başlar. Peygamberimizin Şaban ayında çokça oruç tuttuğu rivayet edilir. Hazırlık için şunlar yapılabilir:
- Varsa kaza oruçlarını tamamlamak,
- Kafein ve uyku düzenini yavaş yavaş ayarlamak,
- Günlük Kur’an okuma planı yapmak,
- Fitre ve zekât hesabını önceden çıkarmak,
- Küs olunanlarla barışmak.
Ramazan’ı bir alışkanlık değil, bir yenilenme fırsatı olarak karşılamak önemlidir.
Ailemden uzakta ilk Ramazan’ımı geçiriyorum; yalnızlık hissiyle nasıl baş ederim?
Çevrenizdeki topluluklarla bağ kurmak, bu hissi hafifletmenin en etkili yoludur. Yakınınızdaki camilerde teravihe katılmak, üniversitelerin veya belediyelerin iftar etkinliklerine gitmek, öğrenci arkadaşlarınızla ortak iftarlar düzenlemek Ramazan’ın paylaşma ruhunu hissettirir. Ailenizle görüntülü iftar yapmak da güzel bir çözümdür. Yalnızlık hissi ağır bir kederle birlikte sürüyorsa, üniversitenizin psikolojik danışma biriminden destek almaktan çekinmeyin.
Huzurevinde kalan yaşlıya zekât verilebilir mi?
Nisap miktarı malı yoksa verilebilir; huzurevinde kalmak zekât almaya engel değildir. Zekât, kişinin kendisine temlik edilmesi gereken bir ibadettir; bu nedenle huzurevi kurumuna genel bağış olarak verilen para zekât yerine geçmez, doğrudan ihtiyaç sahibi yaşlıya verilmelidir. Zekât verilecek kişi, vericinin anne babası, dedesi veya ninesi olmamalıdır; çünkü onların bakımı zaten evlada düşer. Yaşlının ilaç, giyecek veya kişisel ihtiyaçları için zekât vermek güzel bir yardım yoludur.
İtfaiyeci yangına müdahale ederken orucunu bozabilir mi?
Evet, yangın gibi aşırı sıcak ve ağır şartlarda sağlığı veya görevi tehlikeye giren itfaiyeci orucunu bozabilir; sonradan yalnızca kaza gerekir. İtfaiyecilerin işi hem kendi hayatlarını hem de kurtarmaya çalıştıkları insanların hayatını ilgilendirir. Yoğun ısı, duman ve ağır ekipman kısa sürede ciddi sıvı kaybına yol açar. Böyle bir durumda susuzluğu gidermek zaruret hâlidir. Yangına müdahale sırasında istemeden solunan duman ise orucu bozmaz. Can kurtarmak, en faziletli amellerden biridir.
Paralimpik sporcu Ramazan’da antrenman ve yarışma nedeniyle orucunu erteleyebilir mi?
Sadece antrenman veya yarışma, tek başına orucu erteleme mazereti sayılmaz; ancak ciddi sağlık riski doğuyorsa hasta hükmü söz konusu olabilir. Sporcunun ilk yapması gereken, antrenmanları iftardan sonraya veya sahura yakın saatlere kaydırmak ve yüklenmeyi azaltmaktır. Tekerlekli sandalye veya protezle yapılan yoğun sporlar, sıcakta sıvı kaybını ve cilt yaralarını artırabilir. Hekim, oruçla birlikte bu yükün tehlikeli olacağını söylüyorsa kişi o günlerde tutmayıp sonra kaza edebilir. Ayrıntı için müftülüğe danışılmalıdır.
Ramazan’da hatim indirmek şart mı?
Hayır, şart değildir; ama çok faziletli bir uygulamadır. Kur’an Ramazan ayında indirilmiştir ve Cebrâil her Ramazan Peygamberimizle Kur’an’ı karşılıklı okurdu (mukabele). Günde bir cüz okuyan kişi ayı bir hatimle tamamlar. Hatim yetiştiremeyen kişi okuduğu kadarının sevabını alır. Anlamını da okumak için meal eşliğinde okumak tavsiye edilir. Az ama devamlı okumak, bir defada çok okuyup bırakmaktan iyidir.
Uzun uçuşta oruçlu olmak susuz kalma açısından tehlikeli mi?
Sağlıklı biri için genellikle tehlikeli değildir; ancak kabin havası kuru olduğundan susuzluk daha çabuk hissedilebilir. Baş dönmesi, çarpıntı, bayılma hissi gibi belirtiler ortaya çıkarsa yolcu ruhsatını kullanıp su içmek hem caiz hem de gereklidir. Kronik hastalığı olanlar, yaşlılar ve hamileler uzun uçuşta oruç konusunda önceden hekime danışmalıdır. Uçuş öncesi sahurda yeterli sıvı almak ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmak faydalı olur.
Yurtta gayrimüslim oda arkadaşımla Ramazan’ı nasıl geçirebilirim?
Karşılıklı saygı ve önceden yapılan bir konuşmayla, Ramazan’ı her iki taraf için de rahat geçirmek mümkündür. Sahura kalkarken ışık ve sesi azaltmak, alarmı titreşimde kullanmak ve mutfakta sessiz olmak oda arkadaşınızın hakkını korur. Sizin de onun gündüz yemek yemesine anlayış göstermeniz gerekir; bu orucunuza zarar vermez. Merak ederse orucun anlamını kısaca anlatmak, onu bir iftara davet etmek güzel bir dostluk vesilesidir. Uyku düzeni için kulak tıkacı veya göz bandı gibi basit önlemler de işe yarar.
Deprem bölgesindeki arama kurtarma görevlisi oruç tutmalı mı?
Arama kurtarma görevlisi, görevinin gerektirdiği güç ve dikkati korumak için orucu tutmayabilir veya bozabilir; tutamadığı günleri sonra kaza eder. Enkaz altındaki bir insanı kurtarmak için gereken fiziksel ve zihinsel güç çok büyüktür. Bir canı kurtarmak, Kur’an’da bütün insanlığı kurtarmak gibi değerlendirilmiştir. Bu görevlilerin çoğu zaman sefer mesafesinden gelmiş olmaları da yolculuk ruhsatını gündeme getirir. Zorluk yoksa ve görevi aksatmayacaksa oruç tutmak da câizdir. Önemli olan, can kurtarma görevinin aksamamasıdır.
Gayrimüslim işverenimden Ramazan’da mesai düzenlemesi istemek doğru mu?
Evet, işi aksatmayacak makul bir düzenleme istemek meşru ve uygundur. Birçok ülkede çalışanların dinî ihtiyaçlarına makul ölçüde uyum sağlanması yaygın bir uygulamadır. Öğle arasını kısaltıp iftara yakın çıkmak, cuma namazı için esnek saat veya bayram günü için yıllık izin kullanmak gibi talepler açık ve nazik bir dille iletilebilir. Bununla birlikte işin hakkını vermek, verimliliği düşürmemek ve iş sözleşmesine sadık kalmak da dinî bir sorumluluktur. Kul hakkına dikkat etmek, orucun ruhuna uygundur.
Görme engelli kişi kurbanlık hayvanın kusurlarını nasıl kontrol eder?
Güvendiği ve kurbanlık şartlarını bilen birine hayvanı kontrol ettirmesi yeterlidir. Kurbanlığın gözü, kulağı, bacakları ve dişlerinin kurbana engel kusurlardan uzak olması gerekir. Bunları görerek inceleyemeyen kişi, bir yakınını veya satıcı dışında tarafsız bir bilirkişiyi vekil tayin edebilir. Vekâlet yoluyla güvenilir bir kuruma kurban bağışlamak da seçenekler arasındadır. Kusurlar sonradan ortaya çıkarsa, kişi dikkatli davranmışsa sorumluluğu yoktur; kusurun kurbana engel olup olmadığı ise müftülüğe sorulabilir.
Hafızayı güçlendiren özel bir dua veya yiyecek var mı?
Hafızayı kesin olarak güçlendirdiği sahih kaynaklarla sabit özel bir dua ya da yiyecek yoktur. Halk arasında belirli yiyeceklerin veya sayılı duaların hafızayı açtığına dair anlatılar yaygındır, ancak bunların sahih bir dayanağı yoktur ve tıbbi vaat olarak görülmemelidir. Rabbi zidnî ilmâ gibi Kur’an duaları ilmin artması için okunabilir. Yeterli uyku, düzenli tekrar ve dengeli beslenme öğrenmeyi destekleyen genel önerilerdir; özel bir durumunuz varsa hekime danışın.
Huzurevine yapılan bağış sadaka-i câriye sayılır mı?
Kalıcı ve uzun süre fayda sağlayan bağışlar sadaka-i câriye niteliği taşıyabilir. Örneğin huzurevine tekerlekli sandalye, hasta yatağı, mescit için halı veya kütüphane için kitap bağışlamak, kullanıldıkça sevabı devam eden hayırlardandır. Peygamberimiz insan ölünce amelinin kesildiğini, ancak sadaka-i câriye, faydalı ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat bulunmasının bundan müstesna olduğunu bildirmiştir. Bağıştan önce kurumun gerçek ihtiyacını sormak, kullanılmayacak şeylerin israfını önler. Bu tür genel bağışlar zekât yerine geçmez.
Ramazan’da kabir ziyareti yapılır mı?
Evet, kabir ziyareti her zaman olduğu gibi Ramazan’da da yapılabilir. Peygamberimiz kabir ziyaretinin ölümü ve ahireti hatırlattığını bildirmiş, ziyareti tavsiye etmiştir. Ziyarette ölüler için dua edilir, Fâtiha ve İhlâs gibi sureler okunabilir. Ancak Ramazan’a veya bayram sabahına özgü zorunlu bir kabir ziyareti yoktur. Kabirlerde mum yakmak, bez bağlamak gibi uygulamalar dinî dayanaktan yoksundur.
Yaşadığım ülkede camiler Ramazan’a farklı günlerde başlıyor; hangisine uymalıyım?
Bağlı olduğunuz ya da düzenli gittiğiniz caminin cemaatine uymanız uygundur; hangisini seçerseniz seçin, ilan ettikleri bayrama da uymalısınız. Hadiste orucun ve bayramın toplulukla birlikte olduğu bildirilir. Bir gruba göre başlayıp diğerine göre bayram etmek, oruç sayısının eksik ya da fazla olmasına yol açabilir. Türkiye kökenli kuruluşların çoğu Diyanet takvimini uygular. Eksik kalan gün olursa bayramdan sonra kaza edilir.
Gayrimüslim bir arkadaş “Neden oruç tutuyorsun?” diye sorarsa nasıl anlatmalıyım?
Sade, kısa ve samimi bir dille, orucun Allah’a yakınlaşma ve kendini terbiye etme amacı taşıdığını anlatmak en iyisidir. Kur’an, orucun takva kazanmak için farz kılındığını ve önceki ümmetlere de farz kılındığını bildirir. Açlığı hissederek ihtiyaç sahiplerini anlamak, sabır ve irade kazanmak, dili ve davranışları kontrol etmek gibi yönler anlaşılır örneklerdir. Tartışmacı değil, hikmetli ve güzel bir üslup benimsenmelidir. Sağlık vaatlerinde bulunmamaya, bilmediğiniz konularda “araştırıp söylerim” demeye özen gösterin.
Güneşin batmadığı bölgelerde bayram namazı ne zaman kılınır?
Bayram namazı, takdir yoluyla belirlenen güneş doğuşundan yaklaşık 45-50 dakika sonra (kerahat vakti çıktıktan sonra) ile öğle öncesi arasında kılınır. Normalde bayram namazının vakti güneşin doğup bir mızrak boyu yükselmesiyle başlar. Güneşin hiç batmadığı veya doğmadığı dönemlerde bu vakit, kullanılan takvimin gösterdiği doğuş saatine göre belirlenir. Bölgedeki camiler genellikle ortak bir saat ilan eder.
Huzurevindeki yaşlı eski yıllardan kalan kaza oruçlarını nasıl öder?
Gücü yetiyorsa uygun günlerde tutarak, artık oruç tutma gücü kalmamışsa her gün için fidye vererek öder. Kaza borcu yaşlılıkla düşmez; ancak kalıcı olarak oruç tutamayacak duruma gelen kişi için fidye bir kolaylıktır. Kaç günlük borç olduğu bilinmiyorsa ihtiyatlı bir tahminle sayı belirlenir. Fidyeyi ödeyecek imkânı olmayan yaşlı, imkân bulursa ödemeyi niyet eder ve ölümünden sonra verilmesini vasiyet edebilir. Yaşlının kendini suçluluk duygusuyla yıpratmaması, tövbe ve dua ile Allah’ın rahmetine sığınması önemlidir.
Mahalle ve cami iftarlarında engellilerin katılımı için neler yapılmalı?
Mekânın erişilebilir olmasına, oturma düzenine ve iletişim ihtiyaçlarına dikkat edilmesi Ramazan’ın paylaşma ruhuna uygundur. Rampa, geniş geçiş alanı ve tekerlekli sandalyeye uygun masa ayarlamak; görme engelliler için yemekleri tanıtmak ve servis yardımı yapmak; işitme engelliler için duyuruları yazılı veya işaret diliyle aktarmak basit ama anlamlı adımlardır. Kur’an, âmâ olduğu için bir sahâbîye yeterli ilgi gösterilmemesini uyarıyla anlatır. Toplumsal ibadetlerde kimsenin dışarıda kalmaması hepimizin sorumluluğudur.
Ramazan’da ölen kişi sorgusuz cennete girer mi?
Bu konuda halk arasında yaygın olan “Ramazan’da ölen sorgusuz cennete gider” inancının sahih bir dayanağı yoktur. Ramazan’da cennet kapılarının açıldığı ve şeytanların bağlandığı sahih hadislerde bildirilmiştir; ancak bu, ölen herkesin hesaptan muaf olacağı anlamına gelmez. Hesap ve af Allah’ın takdirindedir. Mümin için önemli olan, her an Allah’ın rızasına uygun yaşamaya gayret etmektir.
Sıcakta saatlerce trafik görevi yapan polis oruç tutabilir mi?
Evet, tutabilir ve tutması gerekir; görev sırasında sağlığını tehlikeye atan bir durum oluşursa orucu bozup sonra kaza edebilir. Güneş altında uzun süre ayakta kalmak zor olsa da tek başına ruhsat sebebi değildir. Gölgelik, dönüşümlü görev ve dinlenme araları gibi önlemler orucu kolaylaştırır. Baş dönmesi veya sıcak çarpması belirtileri görülürse hem kişinin hem de çevresindekilerin güvenliği için orucu bozmak gerekir. Görev nedeniyle iftara evde yetişemeyen polisler, yanlarında su ve hurma bulundurarak vaktinde iftar edebilir.
Sınav için hacet namazı kılınır mı?
Evet, bir ihtiyacı için Allah’a yönelmek isteyen kişi iki rekât nafile namaz kılıp dua edebilir. Hacet namazına dair rivayetin senedinde zayıflık bulunduğu belirtilmiştir; ancak namaz kılıp ardından dua etmek genel olarak dinimizde teşvik edilen bir davranıştır. Kur’an da sabır ve namazla yardım dilemeyi tavsiye eder. Kerahat vakitleri dışında, istediğiniz bir zamanda kılabilirsiniz. Bu namaz sınava hazırlığın yerini tutmaz.
Engellilik günahların veya ailenin günahlarının cezası mıdır?
Hayır, engelliliği kişinin ya da ailesinin günahlarına bağlayan bir dinî hüküm yoktur; bu yanlış ve kırıcı bir inanıştır. Kur’an, kimsenin başkasının günah yükünü taşımayacağını bildirir. Peygamberlerin de hastalık ve sıkıntılarla imtihan edildiği bilinmektedir. Peygamberimiz, Allah’ın insanların dış görünüşüne değil kalplerine ve amellerine baktığını haber vermiştir. Engelli birey, Allah katında diğer insanlarla eşit değerdedir; sabrı ve çabası kendisi için sevaptır. Ramazan’da bu tür sözlerle kalp kırmaktan özellikle sakınmak gerekir.
Geceleri denize açılan balıkçı oruç tutmak zorunda mı?
Evet, günübirlik veya gece açılıp sabah dönen balıkçı yolcu sayılmaz ve oruç tutmakla yükümlüdür. Gece avı yapan balıkçı, yeme içme serbest olan saatlerde çalıştığı için sahuru teknede, imsaktan önce yapabilir. Gündüzü dinlenerek geçirmek oruçla işi dengelemesini kolaylaştırır. Gündüz ağır hava şartlarında ve güneş altında çalışmak zorunda kalıp sağlığı tehlikeye girerse orucu bozup kaza edebilir. Sefer mesafesini aşan ve günlerce süren açık deniz seferlerinde ise yolculuk ruhsatı gündeme gelir.
Huzurevinde Ramazan’da mukabele programı yapılabilir mi?
Evet, idarenin izniyle huzurevinde mukabele programı düzenlemek hem mümkün hem de faydalıdır. Okuyamayan veya gözleri zayıflamış yaşlılar, dinleyerek mukabeleye katılabilir; Kur’an dinlemek de sevaptır. Oturumların kısa tutulması, yaşlıların dinlenme ve ilaç saatlerine dikkat edilmesi gerekir. Büyük puntolu mushaflar temin etmek, okumak isteyen yaşlılara kolaylık sağlar. Mahalle camisinin hafızı veya gönüllü okuyucularla işbirliği yapılabilir; müftülükler de bu tür programlara destek verebilir.
Ramazan’da gayrimüslim bir tanıdığın cenaze veya düğünü için kiliseye girilebilir mi?
Sosyal bir görevi yerine getirmek amacıyla, ayinlere katılmadan bulunmak caiz görülmüştür. Önemli olan, başka bir dinin ibadetine iştirak etmemek, onların inancını onaylama anlamı taşıyan hareketlerde bulunmamaktır. Taziye ve tebrik, İslam’ın insani ilişkilere verdiği önemin bir parçasıdır. Oruçlu iken bu tür törenlerde yiyecek-içecek ikramını nazikçe geri çevirmek yeterlidir. Hassasiyeti olanlar, törenden sonra aileyi evinde ziyaret ederek de bu görevi yerine getirebilir. Tereddüt hâlinde müftülüğe danışılabilir.
Ramazan’da şeytanlar bağlıysa neden hâlâ günah işleniyor?
Hadiste Ramazan girince şeytanların bağlandığı bildirilir; âlimler bunu şeytanın etkisinin azalması, oruçlulara vesvesesinin zayıflaması şeklinde yorumlamışlardır. Günahların tamamen ortadan kalkması anlamına gelmez; çünkü insanın nefsi, kötü alışkanlıkları ve çevresi de günaha sebep olabilir. Ramazan’da günahların azaldığı toplumca da gözlemlenir. Bu hadis, iradenin güçlendiği bu ayı nefsi terbiye etmek için değerlendirmeye bir teşviktir.
Uçuşta aynı gün içinde iki kez güneşin doğuşunu görürsem kaç oruç tutmuş olurum?
Bir oruç tutmuş olursunuz; oruç, niyet edip imsaktan güneşin batışına kadar kesintisiz uzak durduğunuz her gün için bir sayılır. Doğuya yapılan uzun uçuşlarda gece kısalır ve kısa sürede ikinci bir gün doğumu yaşanabilir. Güneş battığında orucunuzu açar, yeni gün için ayrıca niyet edip sahur yaparsanız ikinci oruca başlamış olursunuz. Oruç sayınızı, kendi yaşadığınız gündüzlere göre hesaplamanız gerekir.
Üniversite tercihi için istihare yapılır mı?
Evet, önemli bir karar öncesinde istihare yapmak sünnettir. Peygamberimiz sahâbeye her işte istihare yapmayı Kur’an’dan bir sure öğretir gibi öğretmiştir. İstihare, iki rekât nafile namazdan sonra istihare duasını okuyarak Allah’tan hayırlı olanı dilemektir. Rüya görmek şart değildir; istihareden sonra kalbin yöneldiği ve işlerin kolaylaştığı tarafa gidilir. Tercih yaparken rehber öğretmenlere danışmak ve bilgi toplamak da istiharenin tamamlayıcısıdır.
İskelede veya yüksekte çalışan işçi oruçluyken dikkatini kaybederse ne yapmalı?
Düşme veya iş kazası tehlikesi doğuracak dikkat kaybı ve baş dönmesi oluşursa orucunu bozmalı, sonradan kaza etmelidir. Yüksekte çalışmak, küçük bir dikkat kaybının bile hayati sonuç doğurabileceği bir iştir. İslam, canın korunmasını dinin temel amaçlarından biri sayar. Bu yüzden böyle bir durumda orucu sürdürmek için ısrar etmek doğru değildir. Mümkünse Ramazan’da yüksekte yapılacak işleri sabahın erken saatlerine almak, sık mola vermek ve iş güvenliği kurallarına titizlikle uymak gerekir.
Kefaret borcu olan engelli kişi 60 gün oruç tutamazsa ne yapar?
Sağlığı nedeniyle art arda 60 gün oruç tutamayan kişi, 60 fakiri birer gün doyurur veya her birine bir fitre miktarı verir. Kur’an ve sünnette kefaretin sıralaması böyledir: köle azadı, bu mümkün değilse 60 gün peş peşe oruç, buna da gücü yetmeyen için 60 yoksulu doyurmak. Engeli veya kronik hastalığı nedeniyle uzun süreli oruca dayanamayacağı hekimce belirlenen kişi doğrudan fakir doyurma seçeneğine geçer. Bu da maddi imkânı olanlar içindir; tamamen yoksul olan kişi imkân buluncaya kadar tevbe ve istiğfarla yetinir.
Oruçluyken gayrimüslim biriyle tokalaşmak orucu veya abdesti bozar mı?
Hayır, bozmaz. Bir insanın eline dokunmak, o kişinin dini ne olursa olsun, orucu da abdesti de bozmaz. Hanefî mezhebine göre karşı cinse dokunmak da abdesti bozmaz; Şâfiî mezhebinde ise mahrem olmayan karşı cinsle tene dokunmak abdesti bozar, ama bu hüküm kişinin dininden bağımsızdır. Müslüman olmayanların necis olduğu şeklindeki düşünce yanlıştır; ayette geçen ifade manevi bir durumu anlatır. Karşı cinsle tokalaşma konusundaki ayrı hassasiyetler ise ayrıca değerlendirilir.
Ramazan’da huzurevinde vefat eden kimsesiz yaşlının cenaze namazını kim kıldırır?
Kimsesiz bir Müslümanın cenaze işlemleri, belediye ve müftülüğün sorumluluğunda yürütülür; cenaze namazını genellikle bölgedeki din görevlisi kıldırır. Cenaze namazı farz-ı kifayedir; o bölgedeki Müslümanlardan bir kısmı kılarsa diğerlerinin üzerinden sorumluluk kalkar, kimse kılmazsa hepsi sorumlu olur. Kimsesiz birinin cenazesine katılmak, onun için dua etmek ve defnine yardım etmek büyük sevaptır. Tanıyanların helalleşmesi ve arkasından hayırla anması da güzel bir vefa örneğidir.
Saat farkları yüzünden kaç gün oruç tuttuğumu karıştırdım; ne yapmalıyım?
Emin olduğunuz sayıyı esas alıp şüpheli günleri kaza etmeniz ihtiyata uygundur. Fıkıhta şüphe durumunda kesin bilinene göre hareket edilir. Örneğin 27 ile 28 gün arasında tereddüt ediyorsanız 27 kabul edilir; bayram sonrasında eksik kalan günler tutulur. Uzun seyahatlerde tutulan günleri telefonunuza veya bir deftere not almak, bu karışıklığı baştan önler.
Sınav yoğunluğu yüzünden Ramazan’da ibadetlerim azaldı; günah mı?
Farzları aksatmadığınız sürece nafile ibadetlerin azalması günah değildir. Oruç ve beş vakit namaz gibi farzlar önceliklidir; teravih, hatim, nafile namaz ve zikir gibi ibadetler ise imkân ölçüsünde yapılır. Kısa bir zikir, birkaç sayfa Kur’an veya iftar öncesi dua da değerlidir. Sınav dönemi bittikten sonra Ramazan’ın son günlerini daha yoğun değerlendirmek mümkündür. Kendinizi suçlamak yerine niyetinizi taze tutun.
Gayrimüslim birinin Ramazan’da camiye veya iftar organizasyonuna bağışı kabul edilir mi?
Evet, helal kaynaktan gelen ve bir şart ya da baskı içermeyen bağışlar kabul edilebilir. Hz. Peygamber, Müslüman olmayan bazı kişilerin hediyelerini kabul etmiştir. Âlimler, gayrimüslimlerin cami, iftar sofrası veya yardım faaliyetlerine yaptığı bağışların, dinî bir müdahale veya siyasi bir çıkar içermediği sürece alınabileceğini belirtmiştir. Ancak bu bağış zekât veya fitre yerine geçmez; bunlar Müslümanlara ait ibadetlerdir. Bağış yapan kişiye teşekkür etmek güzel bir davranıştır.
Hayvanlarıyla yaylada dolaşan çoban yolcu sayılır mı?
Hayır, yayla ve mera arasında dolaşan çoban genellikle yolcu sayılmaz; oruç tutmakla yükümlüdür. Yolculuk ruhsatı, sefer mesafesindeki belirli bir yere gitmek niyetiyle yola çıkmaya bağlıdır. Hayvanları otlatmak için bölgede dolaşmak bu kapsama girmez. Yaylaya taşınıp orada on beş gün veya daha fazla kalacak olan kişi de orada mukim olur. Ancak sefer mesafesindeki başka bir yaylaya göç yolculuğu sırasında yolculuk hükümleri uygulanabilir. Sıcakta aşırı zorlanma olursa orucu bozup kaza etme ruhsatı saklıdır.
Kutup bölgesinde Şevval veya arefe gibi nafile oruçlar da takdirle mi tutulur?
Evet, güneşin doğup batmadığı dönemlerde nafile oruçlar da Ramazan orucunda olduğu gibi takdir yoluyla belirlenen vakitlere göre tutulur. Farz ile nafile oruç arasında vakit bakımından fark yoktur. Ancak nafile oruç zorunlu olmadığından, gündüzün aşırı uzun olduğu dönemlerde bu oruçları günlerin normal olduğu zamanlara bırakmak da mümkündür. Şevval orucu ise Şevval ayı içinde tutulmalıdır.
Oruç tutamadığı için üzülen huzurevindeki yaşlıya ne söylenebilir?
Ona oruç tutamamasının bir kusur olmadığını, Allah’ın ruhsat verdiği bir durum olduğunu nazikçe hatırlatmak gerekir. Peygamberimiz, hastalanan veya yolculuğa çıkan kulun, sağlıklı ve evdeyken yaptığı amellerin sevabının onun için yazılmaya devam edeceğini bildirmiştir. Fidye vermek, dua etmek, zikir yapmak, Kur’an dinlemek ve çevresine güzel sözler söylemek de Ramazan’ı değerlendirme yollarıdır. Yaşlıyı dinlemek, üzüntüsünü küçümsememek ve ona değer verdiğini hissettirmek, bu konuda en önemli destektir.
Özel hâldeki kız öğrenci okulda herkesin önünde yemek yemek zorunda mı kalır?
Hayır, özel hâlde oruç tutulmaz ama bunu herkese göstermek zorunda değildir. Âdet dönemindeki kadın oruç tutamaz ve bu günleri sonradan kaza eder. Ramazan’ın saygınlığı gereği oruçlu insanların önünde yemekten kaçınmak edep ve nezaket olarak güzeldir, ancak farz değildir. Kız öğrenci ihtiyacını sakin bir yerde gidermeyi tercih edebilir. Özel hâlini kimseye açıklamak zorunda değildir; durumunu soranlara kısa bir cevap vermesi yeterlidir.
Ramazan neden her yıl 11 gün önce gelir?
Çünkü Ramazan, ayın hareketlerine dayanan kamerî (hicrî) takvime göre belirlenir. Kamerî yıl yaklaşık 354-355 gündür; güneş yılından 10-11 gün kısadır. Bu yüzden Ramazan her yıl miladi takvimde yaklaşık 11 gün geriye kayar ve yaklaşık 33 yılda bütün mevsimleri dolaşır. Böylece Müslümanlar ömürleri boyunca orucu hem uzun yaz günlerinde hem kısa kış günlerinde tutma imkânı bulur. Kur’an, ayların hesabını hilallerle bildirmiştir.
Sağlıklıyken adak orucu adamıştım, şimdi engelim nedeniyle tutamıyorum; ne yapmalıyım?
İyileşme umudu varsa adağı ertelersiniz; kalıcı olarak tutamayacaksanız her gün için fidye verirsiniz. Hanefî mezhebine göre adanan oruç, vacip bir oruç hükmündedir. Geçici bir sağlık sorunu varsa, iyileştiğinizde adağınızı yerine getirirsiniz. Kalıcı engel nedeniyle hiç tutamayacak durumdaysanız, Ramazan orucunda olduğu gibi her gün için bir fidye ödersiniz. Adak belirli günlere bağlanmışsa bile, mazeret sebebiyle başka günlere kaydırmak mümkündür. Durumunuzu müftülüğe veya Alo 190’a danışarak netleştirebilirsiniz.
Bayramda huzurevinde nöbet tutan çalışan bayram namazını kılamazsa günahkâr olur mu?
Hayır, bakıma muhtaç yaşlıların yalnız bırakılamayacağı zorunlu bir görev nedeniyle bayram namazını kılamayan kişi mazur sayılır. Hanefîlere göre bayram namazı vacip olmakla birlikte, geçerli bir mazeret kişiyi bu sorumluluktan kurtarır ve kazası da yoktur. Mümkünse çalışanlar arasında nöbet değişimi yaparak herkesin namaza gitmesine imkân tanımak güzeldir. Namazı kaçıran kişi bayram sabahı nafile olarak kuşluk namazı kılabilir. Yaşlılara bu günde gösterilen hizmet de bayramın ruhuna uygun büyük bir sevaptır.
Gayrimüslim birine iftar yemeği ısmarlamak iftar ettirme sevabı kazandırır mı?
Hadiste geçen iftar ettirme sevabı, oruçlu bir kişiye iftar ettirmekle ilgilidir; gayrimüslim oruçlu olmadığı için bu özel sevap söz konusu değildir. Ancak ona yemek ikram etmek, misafirperverlik ve iyilik olarak ayrıca sevaplıdır. Kur’an, yemeği yoksula, yetime ve esire sevgiyle yedirenleri övmüştür; o dönemde esirlerin çoğunun Müslüman olmadığı bilinir. Ayrıca bu davet, gayrimüslimin Ramazan’ı ve İslam’ı güzel bir ortamda tanımasına vesile olur.
Gün boyu telefonla konuşan çağrı merkezi çalışanının ağız kuruluğu orucu etkiler mi?
Hayır, çok konuşmak ve ağız kuruluğu orucu bozmaz. Kişi ağız kuruluğunu gidermek için su içmemeli, ancak ağzını az suyla çalkalayıp tükürebilir; bunu gereksiz yere sık yapmak mekruhtur. Kendi tükürüğünü yutmak ise orucu hiçbir şekilde etkilemez. Sahurda bol su içmek, çay ve kahve gibi idrar söktürücü içecekleri azaltmak ağız kuruluğunu hafifletir. Oruçlu kişinin konuşmalarında da sabırlı ve nazik olması, orucun ahlaki boyutunun bir parçasıdır.
Güneşin batmadığı yerde Kadir gecesi nasıl ihya edilir?
Kadir gecesi, takvimde o geceye denk gelen saatlerde, takdir yoluyla belirlenen akşam ile imsak arasında ihya edilir. Gökyüzünün aydınlık olması gecenin faziletini ortadan kaldırmaz. Bu saatlerde namaz kılmak, Kur’an okumak, dua ve tövbe etmek, Kadir gecesi için tavsiye edilen “Allâhümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî” duasını okumak yerinde olur. Son on geceyi bir bütün olarak değerlendirmek en güzelidir.
Kampüsteki ücretsiz iftar çadırında öğrencinin yemek yemesi uygun mu?
Evet, herkese açık olarak sunulan iftar sofrasına katılmak caizdir. Bu tür iftarlar genellikle ihtiyaç ayırt etmeksizin tüm oruçlulara ikram edilir; ikram eden de oruçluları doyurmanın sevabını kazanmayı amaçlar. Oraya gitmek, ikram edene bu fırsatı sunmak anlamına da gelir. Ancak yalnızca ihtiyaç sahiplerine ayrılmış bir sofra ise durumunuz iyiyse yerinizi daha muhtaç birine bırakmanız inceliktir. Artık yemekleri israf etmemeye özen gösterin.
Oruçlu kadın yemeğin tuzuna bakabilir mi?
Zaruret varsa bakabilir; yutmamak şartıyla orucu bozulmaz. Hanefî mezhebine göre ihtiyaç olmadan yemeğin tadına bakmak mekruhtur; ancak huysuz bir eş veya satın alınacak bir gıdanın kalitesi gibi bir ihtiyaç bulunduğunda dilin ucuyla tadıp hemen tükürmek caizdir. Tattıktan sonra ağzı çalkalamaya gerek yoktur, ama boğaza bir şey kaçarsa oruç bozulur ve kaza gerekir. Mümkünse tuzu ölçüyle ayarlamak daha ihtiyatlıdır.
Yetişkin bezi kullanan engelli kişi Ramazan’da namazlarını nasıl kılar?
Namaz vaktinde gücü yettiği kadar temizlenir, mümkünse bezi değiştirir, abdestini alır ve namazını kılar; özür sahibi olduğu için bu yeterlidir. Namaz kılarken üzerinin ve elbisesinin temiz olması gerekir, ancak kişinin gücü dışındaki durumlar affedilmiştir. Her namaz vakti bezini değiştirmek zor ise, değiştirmeden kılar ve namazı geçerli olur. Abdest almakta zorlanan teyemmüm edebilir. Bez kullanmak orucu hiçbir şekilde etkilemez. Bakımını üstlenen yakınları da bu konuda kendisine yardımcı olmalıdır.
Ağır işte çalışan Ramazan için yıllık izin kullanmalı mı?
Zorunlu değildir; ancak ağır işte çalışan ve oruçla işini birlikte yürütmekte zorlanan kişinin imkânı varsa izin kullanması güzel bir tercihtir. Âlimler, ağır işte çalışan ve iş değiştirme veya ara verme imkânı olan kişinin Ramazan’da oruç tutabileceği bir düzen kurmaya çalışmasını tavsiye eder. Yıllık izni Ramazan’ın bir bölümüne, özellikle son on güne denk getirmek hem orucu hem de ibadeti kolaylaştırır. İzin imkânı olmayanlar ise daha önce belirtilen ölçülere göre hareket eder ve gerektiğinde kaza eder.
İşyerinde oruçlu olmadığını söylemek zorunda mıyım?
Hayır, oruçlu olup olmadığınızı başkalarına açıklamak zorunda değilsiniz. İbadet kul ile Allah arasındadır ve özrünüzden dolayı tutmuyorsanız sebebini herkese anlatmanız gerekmez. Kutsi hadiste orucun Allah için olduğu ve karşılığını bizzat O’nun vereceği bildirilir; bu, orucun gösterişten uzak bir ibadet olduğuna işaret eder. Bununla birlikte işyerinde oruçluların iftar ve namaz ihtiyaçlarına karşılıklı saygı göstermek güzeldir.
Oruçluyken ders çalışırken müzik dinlemek orucu bozar mı?
Hayır, müzik dinlemek orucu fıkhen bozmaz. Orucu bozan şeyler vücuda bir şeyin girmesi ve cinsel ilişki gibi belirli durumlardır; ses ve müzik bunlar arasında değildir. Ancak müstehcen veya günaha teşvik eden sözler içeren şarkılar orucun manevi değerini zedeler. Ramazan’da Kur’an tilavetini, ilahileri veya odaklanmayı kolaylaştıran sakin sesleri tercih etmek hem oruca hem derse daha uygun olabilir.
Yakınlarının baskısıyla huzurevindeki yaşlıya oruç tutturmak doğru mu?
Hayır, sağlığı elvermeyen yaşlıyı oruç tutmaya zorlamak doğru değildir; dinin tanıdığı ruhsatı engellemek olur. Allah, dinde kimseye güçlük çıkarmadığını ve kolaylık dilediğini bildirmiştir. Oruç tutma kararı yaşlının kendi iradesine, gücüne ve hekimin değerlendirmesine göre verilmelidir. Yakınlar ise yaşlının sağlığına zarar verecek bir baskı yapmamalı, onun tutamadığı günler için fidye vermesine yardımcı olmalıdır. Yaşlı kendisi oruç tutmak istiyorsa ve hekim uygun görüyorsa, gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.
Yalnız yaşayan engelli komşuma sahur ve iftarda yardım etmenin fazileti nedir?
Bu, hem komşuluk hakkını gözetmek hem de oruçluya iftar ettirmek bakımından büyük sevap taşıyan bir iyiliktir. Peygamberimiz komşu hakkı üzerinde o kadar durmuştur ki, Cebrâil’in komşuyu mirasçı kılacak gibi tavsiyede bulunduğunu bildirmiştir. Yalnız yaşayan engelli bir komşuya sahur hazırlamak, onu vaktinde uyandırmak, iftarlık götürmek veya alışverişine yardım etmek Ramazan’ın paylaşma ruhunu yaşatır. Yardım ederken kişinin mahremiyetine ve bağımsızlığına saygı göstermek, onu küçük düşürmemek gerekir.