Özel Durumlar
Yurt dışı, kutuplar, uçak, vardiya, sporcular, öğrenciler. 407 soru ve cevap.
Özel Durumlarda Oruç: Yurt Dışı, Uçak, Vardiya ve Diğerleri
Özel durumlar, yurt dışında yaşamak, kutup bölgelerine yakın ülkelerde uzun günler, uçak yolculuğu, gece vardiyası, ağır işlerde çalışmak, sporculuk ve sınav dönemleri gibi sıra dışı şartlarda oruç ve Ramazan ibadetlerinin nasıl yerine getirileceğini açıklayan başlıktır. Dinin temel ilkesi kolaylıktır: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez" (Bakara Suresi 2/185).
Yurt dışında yaşayan Müslümanlar, bulundukları yerin imsak ve iftar vakitlerine göre oruç tutar. Günün çok uzadığı veya gecenin hiç oluşmadığı kutup bölgelerine yakın yerlerde, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıkladığı hesaplama yöntemleri esas alınır. Uçak yolculuğunda iftar, uçağın bulunduğu konumda güneşin batmasıyla yapılır; yüksekte güneş daha geç battığı için yer vakti değil, görülen durum dikkate alınır.
Ağır işlerde çalışan kimse, önce işini hafifletme veya iznini Ramazan'a denk getirme yollarını aramalıdır. Buna rağmen oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokuyorsa, o gün orucunu bozabilir ve sonradan kaza eder. Sporcular ve öğrenciler için sınav veya müsabaka tek başına geçerli bir mazeret sayılmaz; ancak sağlığı tehlikeye düşüren somut bir durum varsa hekime ve müftülüğe danışılmalıdır.
Bu bölümde farklı ülkeler arasında seyahat, gün sayısının 28 veya 31 olması, askerlik, cezaevi ve hastane gibi özel şartlara ilişkin soruların cevapları yer almaktadır. Farklı saat dilimlerine yapılan yolculuklarda kişi, bulunduğu yerin vaktine göre orucunu tamamlar. Batıdan doğuya giderken gün kısalır, doğudan batıya giderken uzar; her iki durumda da güneşin battığı an esas alınır. Yolculuk nedeniyle eksik kalan günler, Ramazan'ın 28 gün tutulması gibi durumlarda bayramdan sonra kaza edilir. Bu gibi durumlarda en doğrusu Diyanet'in yayımladığı ilgili açıklamaları takip etmektir.
- Oruç, bulunulan yerin vakitlerine göre tutulur.
- Kutup bölgeleri için Diyanet'in hesaplama yöntemi esas alınır.
- Uçakta iftar, güneşin fiilen batmasıyla yapılır.
- Sağlığı tehlikeye düşüren ağır iş ruhsat sebebi olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Çalışırken oruç tutan biri namazlarını kılamazsa orucu kabul olur mu?
Oruç, namazdan bağımsız bir farzdır ve namaz kılınmasa da geçerli olur; ancak namazı terk etmek ayrı bir büyük günahtır. Namaz ile oruç, İslam’ın iki ayrı şartıdır ve biri diğerinin geçerlilik şartı değildir. Fakat namazı ihmal eden kişi, orucun kazandırmak istediği takva bilincinden de uzaklaşmış olur. Çalışanlar için namaz vakitleri geniştir; öğle ve ikindi namazları kısa bir molada, işyerinde temiz bir köşede kılınabilir. Kılınamayan namazlar kaza edilmelidir.
Hastane veya huzurevinde son günlerini yaşayan yakınımın yanında Ramazan’da ne okumalıyım?
Yâsîn başta olmak üzere Kur’an’dan bildiğiniz sureleri okuyabilir, kelime-i tevhidi yumuşak bir sesle telkin edebilir ve onun için dua edebilirsiniz. Peygamberimiz, ölmek üzere olanlara “Lâ ilâhe illallah” sözünü hatırlatmayı tavsiye etmiştir; bu, hastaya söylemesi için ısrar edilmeden, yanında söylenerek yapılır. Yâsîn okunmasına dair rivayetin sıhhati tartışmalıdır, ancak Kur’an okumak her durumda sevaptır. Hastanın huzurunu bozmamak, sessiz ve sakin bir ortam sağlamak, helalleşmek ve güzel sözler söylemek bu anların en değerli hizmetleridir.
Oruç tutamayan engelli kişi Ramazan’ın manevi havasından nasıl pay alır?
Dua, zikir, Kur’an dinleme, sadaka ve güzel ahlak gibi yollarla Ramazan’ın bereketinden tam olarak pay alabilir. Oruç tutamamak kişinin Ramazan’dan mahrum kaldığı anlamına gelmez. Allah, özrü nedeniyle ibadet edemeyenin niyetini bilir ve karşılığını verir. Kadir gecesini ihya etmek, iftar vaktinde dua etmek, fidyesini gönül hoşluğuyla vermek, dilini gıybetten korumak ve etrafındakilere güler yüz göstermek de Ramazan’ın özüdür. Oruç tutanlara saygı olarak onların yanında yiyip içmemek güzel bir incelik olur, ancak zorunlu değildir.
Ramazan’da hasta olan gayrimüslim komşu veya akrabayı ziyaret etmek sevap mı?
Evet, hasta ziyareti insani bir görevdir ve Müslüman olmayan hastayı ziyaret etmek de sevaplıdır. Hz. Peygamber, hastalanan Yahudi bir gencin evine giderek onu ziyaret etmiştir. Oruçlu olan kişi, ziyaret sırasında ikramları nazikçe geri çevirebilir; ziyaretin kısa tutulması ve hastayı yormamak adaba uygundur. Hasta için şifa dilemek, ailesine yardım teklif etmek güzel davranışlardır. Böyle ziyaretler, Ramazan’ın merhamet ve paylaşma ruhunu somut olarak yaşatır.
Ramazan’da en sık yapılan hatalar nelerdir?
Ramazan’da sık rastlanan bazı hatalar şunlardır:
- Sabah ezanını imsak vakti sanıp ezan okunurken yemeye devam etmek,
- İftarı gereksiz yere geciktirmek veya başka şehrin vaktiyle açmak,
- Sahuru terk etmek ya da gece yarısı yapıp yatmak,
- İftarda aşırı yiyip teravihi zorlaştırmak,
- Oruçluyken öfkelenmek, gıybet etmek,
- Yemek israfı ve gösterişli iftarlar,
- Fitreyi bayram namazından sonraya bırakmak.
Tereddüt edilen konularda müftülüğe veya Alo 190 hattına danışılabilir.
Sınav sonucumu öğrenmek için fal baktırmak veya burç yorumuna bakmak günah mı?
Evet, gaybı bildiği iddia edilen fal ve benzeri yollara başvurmak dinen yasaklanmıştır. Gaybı Allah’tan başkası bilemez. Peygamberimiz bir falcıya gidip ona bir şey soranın kırk gün namazının kabul edilmeyeceğini bildirmiştir. Eğlence olarak okunan burç yorumlarına da inanarak kıymet vermek bu kapsamda değerlendirilir. Sonuçları beklerken kaygıyı hafifletmek için dua etmek, hayırlısını dilemek ve sabırlı olmak en doğru yoldur.
Uçakta saat farkını hesaba katmadan imsakten sonra yemek yedim; kefaret gerekir mi?
Hayır, kefaret gerekmez; imsak girmedi zannıyla yenen yemek orucu bozar ama sadece kaza gerektirir. Hanefî fıkhında hata ile orucu bozan kişi o günü kaza eder. Oruç bozulmuş olsa da Ramazan’a saygı gereği günün geri kalanında yemeden içmeden durmak (imsak) gerekir. Yolcu olduğunuz için o günü tutmak zorunda da değildiniz; ancak kazası yine gerekir. Uçuş öncesi rota üzerindeki imsak saatini öğrenmek bu tür hataları önler.