Bulgaristan Müslümanları: Kısa İslam Tarihi ve Önemli Dönemleri
Bulgaristan Müslümanları tarihi: Osmanlı dönemi, 1878 sonrası göçler, komünist rejim, 1984-85 isim değiştirme kampanyası, 1989 göçü ve demokrasi sonrası dönem.
- Osmanlı Dönemi: Müslüman Çoğunluk Bölgeleri
- 1877-78 Savaşı ve Bağımsız Bulgaristan
- İki Savaş Arası Dönem
Bulgaristan Müslümanları tarihi; Osmanlı idaresindeki nüfus çoğunluğundan, 1878’den sonra yaşanan göç ve kayıplara, komünist dönemdeki baskılara, 1989 göçüne ve demokrasi sonrası yeniden yapılanmaya kadar dramatik değişimlerle doludur. Bu yazı süreci tarafsız bir dille özetler. Bu yazı süreçteki başlıca dönemleri sırasıyla ele alır.
Osmanlı Dönemi: Müslüman Çoğunluk Bölgeleri
Osmanlı döneminde Bulgaristan toprakları Rumeli Eyaleti’nin parçasıydı. Şehirlerde Müslüman nüfus ağırlıktaydı; Şumnu, Rusçuk, Silistre, Vidin, Hezargrad ve Filibe canlı ticaret merkezleriydi. Kırsalda Hristiyan köyleri çoğunluktaydı. 19. yüzyılda Tuna vilayeti Midhat Paşa döneminde modern bir idari örnek oluşturdu. Nisan Ayaklanması (1876) ve sonrasında yaşanan olaylar, Müslüman ve Hristiyan nüfus arasında can kayıplarına yol açtı; olayların boyutu ve yorumu tarihçiler arasında tartışmalıdır. İslam’ın bölgeye girişi İslam’la tanışma yazısında anlatılmıştır.
1877-78 Savaşı ve Bağımsız Bulgaristan
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yüz binlerce Müslüman yerinden edildi; çok sayıda insan göç yollarında hayatını kaybetti. 1878 Berlin Antlaşması ile Bulgaristan Prensliği kuruldu, 1908’de bağımsızlığını ilan etti. Kalan Müslüman nüfus azınlık konumuna geçti. Vakıf malları devletleştirildi, birçok cami harap oldu. 1878’den sonraki on yıllarda sürekli bir Türkiye’ye göç hareketi yaşandı. Bu göçler hem ekonomik hem siyasi nedenlere bağlıydı.
İki Savaş Arası Dönem
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Bulgaristan toprak kaybetti. Müslüman azınlık, Neuilly Antlaşması’ndan sonra azınlık hakları güvencesine sahipti, ancak uygulamada sorunlar yaşandı. 1925 tarihli Türkiye-Bulgaristan göç anlaşması ve 1934 tarihli Dostluk Antlaşması çerçevesinde göçler sürdü. Dinî kurumlar Müslüman Meşihatı altında örgütlendi; Sofya’daki Başmüftülük bu yapının merkeziydi.
Komünist Dönem: Baskı ve Göç
1944’ten sonra Bulgaristan komünist yönetime geçti. Köylerde toprakların toplulaştırılması geleneksel hayatı değiştirdi. 1950-51’de yüz binden fazla Türk Türkiye’ye gönderildi. 1960-70’li yıllarda Pomaklara yönelik isim değiştirme kampanyaları uygulandı. Dinî eğitim kısıtlandı, tekkeler ve medreseler kapatıldı. 1968-1978 arasında “Türk” kelimesi resmî dilde bastırıldı. Bu dönemde cami sayısı büyük ölçüde azaldı, birçoğu depo veya müzeye çevrildi.
1984-85: “Yeniden Doğuş Süreci”
1984-85 kışında komünist yönetim Türk azınlığın Müslüman isimlerini zorla Bulgar isimleriyle değiştirdi. Sünnet, Müslüman cenaze törenleri ve Türkçe konuşma yasaklandı. Direniş gösterenler tutuklandı veya çatışmalarda öldü; sayılar kaynaklara göre değişir. Uluslararası kamuoyunda büyük tepki doğdu. Bu kampanya, azınlığın Türkiye’ye göçüne zemin hazırladı.
1989 Göçü ve Rejimin Çöküşü
1989 yazında rejim sınırı açtı ve kısa sürede yaklaşık 300 bin kişi Türkiye’ye geçti. Bunların birçoğu sonradan Bulgaristan’a geri döndü. 10 Kasım 1989’da Todor Jivkov iktidardan düştü. Aralık 1989’da isim değişikliği kararları iptal edildi; 1990’da Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) kuruldu. Müslüman kurumlar yeniden örgütlendi, camiler yeniden açıldı. Bu süreç, Bulgaristan’ın demokratik geçişinin parçasıdır.
2000 Sonrası: AB Üyeliği ve Yeni Sorunlar
Bulgaristan 2004’te NATO’ya, 2007’de AB’ye üye oldu. Müslüman topluluklar siyasi hayatta temsil edildi. Ancak ekonomik güçlükler, gençlerin göçü ve kimlik tartışmaları sürmektedir. Güncel durum için günümüz, gelenekler için kültür ve gelenekler, âlimler için ilim mirası yazıları okunabilir. Benzer bir süreç yaşayan komşu topluluk için Romanya Müslümanları tarihi yazısı da yararlıdır.
Hukuki Çerçeve ve Azınlık Hakları
1991 Bulgaristan Anayasası din özgürlüğünü güvence altına alır ve Ortodoks Kilisesi’ni “geleneksel din” olarak tanırken, diğer dinlere de eşit haklar tanır. Dinî topluluklar Din Yasası (2002) çerçevesinde tescil edilir. Etnik azınlıklara ilişkin Avrupa Konseyi’nin Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi Bulgaristan tarafından onaylanmıştır. Ancak etnik temelli siyasi partilerin yasaklanması gibi anayasal kısıtlamalar uzun süre tartışma konusu oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, çeşitli davalarda Müslüman cemaatin iç işlerine müdahale konusunda Bulgaristan aleyhine kararlar vermiştir.
Vakıf Mallarının İadesi
1878’den sonra devletleştirilen vakıf mallarının iadesi Müslüman cemaatin uzun süredir gündeminde olan bir konudur. 1990’lardan itibaren bazı mülkler iade edilmiş, ancak süreç yavaş ve parçalı ilerlemiştir. Birçok tarihî cami ve han hâlâ devlet veya belediye mülkiyetindedir. Bu mallar üzerindeki hukuki anlaşmazlıklar mahkemelerde sürmektedir. İade süreci, topluluğun kültürel mirasının korunması açısından kritik önem taşır.
Tarih Yazımında Farklı Anlatılar
Bulgar millî tarih yazımında Osmanlı dönemi çoğunlukla “esaret” olarak adlandırılır; Türk ve Müslüman tarih yazımında ise imparatorluk içindeki ortak yaşam vurgulanır. Son yıllarda akademik çalışmalar bu iki uç arasında daha dengeli yaklaşımlar geliştirmiştir. Bu yazı da olayları taraflardan birinin anlatısına bağlanmadan, genel kabul gören tarihsel çerçevede sunmaya çalışmıştır. Yıl ve sayı verilerinin yaklaşık olduğu ve kaynaklara göre değişebileceği unutulmamalıdır.
Bulgaristan’da Müslümanların Siyasi ve Hukuki Mücadelesi
1990’dan sonra Müslüman azınlığın karşılaştığı en önemli konulardan biri, Başmüftülük yönetimi ve cami mülkiyeti konusuydu. Hükûmetler zaman zaman Başmüftülük seçimlerine müdahale etti ve rakip yönetimler ortaya çıktı. Bu durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan davalara yol açtı ve Mahkeme, devletin dinî cemaat işlerine müdahalesi nedeniyle Bulgaristan aleyhine kararlar verdi. Bu hukuki süreç, dinî özgürlük ve cemaat özerkliği açısından önemli bir örnektir.
2000’li yıllarda bazı belediyelerin cami yapımına izin vermemesi, eski camilerin müze veya depo olarak kullanımı da tartışma konusu oldu. Bulgaristan’ın AB üyeliğiyle azınlık haklarına yönelik izleme mekanizmaları da güçlenmiştir.
Sonuç
Özetle Bulgaristan Müslümanlarının tarihi, çoğunluk konumundan azınlık konumuna geçişin, baskı ve direnişin, göç ve geri dönüşün tarihidir. Bugünkü yapı, bu tarihî mirasla ve Avrupa Birliği çerçevesindeki yeni imkânlarla şekillenmektedir. Dinî özgürlük, kimlik ve eşit vatandaşlık konuları önümüzdeki dönemde de gündemde kalacaktır.
Tarihî olayların yorumu Bulgar, Türk ve uluslararası akademik çevrelerde farklılık gösterdiğinden, okurun çok yönlü kaynaklara başvurması önerilir.
Tarih Derslerinde ve Kamuoyunda Hafıza
Bulgaristan’da okullarda Osmanlı dönemi uzun yıllar “esaret” kavramıyla anlatıldı; bu yaklaşım Türk ve Müslüman çocukların kimlik duygusunu zedeledi. 1990’dan sonra ders kitaplarında dengeli bir dil kullanma çabaları görüldü, ancak tartışma sürmektedir. 1984-85 kampanyası ise resmî olarak kınanmış, Meclis 1991’de isim değiştirme uygulamalarını haksızlık olarak tanımıştır. Bununla birlikte mağdurların tazminat ve hafıza talepleri tam olarak karşılanmış değildir. Anma günlerinde ve sivil toplum etkinliklerinde bu hafıza canlı tutulur.
Sıkça Sorulan Sorular
1984-85’te Bulgaristan’da ne oldu?
Komünist yönetim Türk ve diğer Müslüman azınlığın isimlerini zorla Bulgar isimleriyle değiştirme kampanyası yürüttü; din ve kültürel uygulamalar kısıtlandı. Uygulama “Yeniden Doğuş Süreci” adıyla anıldı.
1989 göçü nedir?
1989 yazında yaklaşık 300 bin kişinin Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmesine verilen addır. Birçoğu sonradan geri döndü.
Bulgaristan Müslümanları 1878’de nasıl etkilendi?
Osmanlı-Rus Savaşı ve sonrasında Bulgaristan Prensliği’nin kurulmasıyla büyük bir Müslüman nüfus göç etmek zorunda kaldı veya hayatını kaybetti.
Demokrasiye geçişten sonra neler değişti?
Müslüman isimler geri alındı, camiler yeniden açıldı, Hak ve Özgürlükler Hareketi gibi siyasi örgütler kuruldu ve dinî kurumlar yeniden yapılandı.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bulgaristan" md.; Ali Eminov, Turkish and Other Muslim Minorities in Bulgaria (1997); Richard Crampton, A Concise History of Bulgaria (2005)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Bulgaristan" md.
- Ali Eminov, Turkish and Other Muslim Minorities in Bulgaria (1997)
- Richard Crampton, A Concise History of Bulgaria (2005)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.