Elleri ve Ayakları Olmayan Engellilerin Taharet Durumu
Elleri ve ayakları olmayan engellilerin taharet durumu: eksik organ varsa abdest ve gusül nasıl alınır, yardımcı, protez, teyemmüm ve namaz hükümleri.
- Temel İlke: Güç Yetirilen Kadar Sorumluluk
- Eksik Organlar ve Abdest
- Yardımcıdan Faydalanmak
Elleri veya ayakları olmayan engelli kişiler abdestte bulunan organlarını yıkar; eksik organın yıkanması düşer. Yardımcı biri abdest aldırabilir; yardımcı yoksa teyemmüm yapılır. Namaz ise güç yetirilen biçimde kılınır. Dinde zorluk olmaması ve kişinin gücüyle sorumlu tutulması ilkesi bu hükümlerin temelidir; engellilik ibadetten uzak kalmak için değil, ibadeti kolaylaştırmak için ruhsat sebebidir.
Temel İlke: Güç Yetirilen Kadar Sorumluluk
İslam’da sorumluluk, kişinin gücüyle sınırlıdır. Bakara Suresi’nin 286. ayetinde “Allah hiç kimseyi gücünün üstünde yükle sorumlu tutmaz” buyrulur. Hac Suresi’nin 78. ayeti ise dinde güçlük olmadığını bildirir. Fakihler bu ilkeye dayanarak engelli kişiler için ibadet şartlarını hafifletmiştir. Eksik organı olan kişi, o organa ait farzdan sorumlu değildir; geri kalan organlar için ise farz devam eder. Hz. Peygamber’in İmrân b. Husayn’a verdiği “Ayakta namaz kıl; gücün yetmezse oturarak, yetmezse yan yatarak” tavsiyesi (Buhârî, Taksîru’s-salât) de bu esasın en bilinen örneğidir. Bu ruhsatlar, engellilerin ibadetten uzak kalmasını değil, ibadete kolayca ulaşmasını hedefler. Yaralı ve hasta için ruhsatların ayrıntısı yarası olan kişi nasıl abdest alır yazısında anlatılmıştır.
Eksik Organlar ve Abdest
Abdestin farz organları yüz, eller (dirseklerle birlikte), baş ve ayaklardır. Elin bir kısmı kesikse kalan kısım yıkanır. Kol, dirsekten aşağı kesilmişse, dirsek kemiği varsa dirsek yıkanır; dirsek kemiği de yoksa yıkanacak organ kalmaz ve bu farz düşer. Hanefî kaynaklarında “kolu dirsekten yukarıdan kesilen kişiye, kolun yıkanması gerekmez” hükmü verilir. Ayaklar için de aynı kural geçerlidir: Ayağın bir kısmı varsa yıkanır, topuk kemiği dahil tamamı yoksa yıkama düşer. Elleri ve ayakları olmayan kişi, yüzünü yıkar ve başını meshetmekle abdestini tamamlar; bu hâlde abdest sahihtir. Bu hüküm, İslam hukukunda “ayetin hükmü imkân ölçüsünde yerine getirilir” ilkesinin sonucudur. Abdestin farzları için abdestin farzları yazısı okunabilir.
Yardımcıdan Faydalanmak
Engelli kişi kendi başına abdest alamıyorsa, bir yakını, bakıcısı veya başka güvenilir bir kişi ona abdest aldırabilir. Bu durumda abdest alan kişinin niyeti esastır; yardımcı sadece suyu akıtır ve yıkamayı yapar. Hanefî kaynaklarına göre yardımcı bulamayan ve ücret karşılığı bile birini bulamayan kişi teyemmüm yapar. Teyemmümü de kendisi yapamıyorsa başkası ona yaptırır: Yardımcı, elleri temiz bir yüzeye vurup hastanın yüzünü ve kollarını meshettirir. Avret yeri açılması gerekiyorsa, mümkün olduğunca eşinden veya aynı cinsten bir kişiden yardım alınması esastır. Zorunlu hallerde ise ihtiyaç ölçüsünde ruhsat vardır. Teyemmümün şartları için teyemmümü gerektiren haller yazısı okunabilir.
Protez ve Yardımcı Araçlar
Protez kol ve bacak kullanan kişi için hüküm şöyledir: Protez çıkarılabiliyorsa çıkarılır ve organın kalan kısmı yıkanır. Protez çıkarıldığında yaranın (güdük bölgenin) hasta olması veya çıkarmanın güç olması halinde, protezin üzerine mesh yapılır; bu durum cebire hükmüne benzetilir. Protezin kendisi, organ yerine geçen yapay bir parça olduğundan, yıkanması gereken organ sayılmaz. Mest gibi kalıcı sabit protezler için de benzer değerlendirme yapılır. Cebire hükümleri için sargı ve alçı üzerine mesh yazısı okunabilir. Çağdaş protez teknolojileri kişinin ibadetini kolaylaştırır; kullanıcı bu araçların suya dayanıklı olup olmadığını bilmelidir.
Gusül ve Temizlik
Gusülde engelli kişi, kendi imkânı ölçüsünde bedenini yıkar; ulaşamadığı yerlere yardımcı su akıtır. Kendi başına yıkanamayan kişi için yardımcı gerekirse, mümkünse eşi veya aynı cinsten biri yardım eder. Duş sandalyesi, el duşu ve benzeri araçlar bu konuda pratik çözüm sunar. Tuvalet sonrası temizlik (istinca) imkânı yoksa, kâğıt veya mendille temizlik yeterli olabilir; zorunlu hallerde yardımcı gerekir. Bunlar için ıslak mendil ve tuvalet kâğıdıyla taharet yazısı okunabilir. Gusülün farzları için guslün farzları yazısına bakılabilir.
Namaz Kılma Biçimi
Engelli kişi namazı gücü yettiği şekilde kılar. Ayakta duramıyorsa oturarak, oturamıyorsa yan yatarak veya sırtüstü yatarak kılabilir. Rükû ve secde yapamıyorsa, baş veya göz hareketiyle işaret eder; bu durumda secde için rükûdan daha fazla eğilmek gerekir. Tekerlekli sandalyede oturan kişi, sandalyede oturarak namaz kılabilir. Hanefî kaynaklarında, secde edemeyen kişinin yüksek bir yere secde etmesi yerine işaret etmesi öğütlenir. Namazın vaktinde kılınması esastır; engelli kişi, imkânı ölçüsünde cemaatle de namaz kılabilir ve camilerin erişilebilirliği bunun için önemlidir. Hastaların namazı için ameliyat sonrası kateter ve torba ile abdest yazısı da okunabilir.
Toplumsal Sorumluluk
Engelli bireylerin ibadetini kolaylaştırmak, toplumun ve cami yönetimlerinin sorumluluğudur. Rampa, engelli tuvaleti, uygun abdest alma yerleri ve yardımcı hizmetler bu çerçevede önemlidir. Hz. Peygamber, âmâ sahabi İbn Ümmi Mektûm’a Medine’de müezzinlik görevi vermiş ve toplumsal hayatta engellilerin yer almasını desteklemiştir. Engelli bireylerin yardıma ihtiyacı olduğu hâllerde, onların onurunu zedelemeden destek olmak İslam ahlakının gereğidir. Dini bilgi isteyen engelli bireylere Diyanet’in ilgili birimleri hizmet verir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kolu olmayan kişi abdest nasıl alır?
Yıkanması gereken organın bulunmayan kısmı düşer; kalan kısımlar yıkanır. Kol dirsekten yukarı kesikse yıkanacak yer kalmaz; yüz ve baş meshi ve varsa ayaklar yıkanır.
Abdest alırken yardım alınabilir mi?
Evet. Kişi kendi başına abdest alamıyorsa yardımcı biri abdest aldırır. Yardımcı bulunamıyorsa ve ücretle de sağlanamıyorsa teyemmüm yapılır.
Protez organlar abdeste dahil midir?
Çıkarılabilir protez çıkarılıp yaranın veya organın kalan kısmı yıkanır. Çıkarmak zararlıysa üzerine mesh yapılır. Protezin kendisi yıkanması gereken organ sayılmaz.
Engelli kişi nasıl namaz kılar?
Gücü yettiği şekilde: ayakta, oturarak veya yatarak. Rükû ve secdeyi yapamıyorsa baş ile işaret eder. Hz. Peygamber, İmrân b. Husayn’a “Ayakta kıl; gücün yetmezse oturarak, yetmezse yan yatarak” buyurmuştur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/286), Hac Suresi (22/78) ve Mâide Suresi (5/6); Buhârî, Taksîru's-salât (İmrân b. Husayn hadisi); İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr; Diyanet İşleri Başkanlığı, Engelliler İçin İbadet Rehberi; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özür" ve "Abdest" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/286), Hac Suresi (22/78) ve Mâide Suresi (5/6)
- Buhârî, Taksîru's-salât (İmrân b. Husayn hadisi)
- İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Engelliler İçin İbadet Rehberi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Özür" ve "Abdest" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.