Eşler Arasında Küslük ve Barışma Adabı
Eşler arasındaki küslük ne kadar sürebilir? Peygamber örneği, üç gün kuralı, barışmanın adımları, hakem yolu ve kırgınlıkları aşma yöntemleri.
- Üç gün kuralı ve eşler arası küslük
- Peygamber örneği: ayrılık ve sükûnet
- Barışmanın adımları
Eşler arasında küslük olabilir; fakat uzun sürmesi ve ilişkiyi kesmesi dinin hoşuna gitmez. Hadiste bir müminin kardeşine üç günden fazla küsmesi doğru bulunmaz; ilk adımı atan ise daha hayırlıdır. Barışma, güzel söz, özür, hediye ve gerektiğinde arabulucu ile yapılır.
Üç gün kuralı ve eşler arası küslük
Hadiste, “Bir müminin, kardeşine üç günden fazla küsmesi helal değildir. İki kişi karşılaşır, biri bir tarafa, diğeri diğer tarafa yüz çevirir; bunların hayırlısı selama önce başlayandır” buyrulur (Buhârî, Edeb; Müslim, Birr). Bu hadis genel bir kardeşlik ilkesi koyar; âlimler eşler arasında da barışma çabasının gecikmemesini tavsiye eder. Buna karşılık bazı kaynaklar, eşler arasında öfke ve soğukluğun makul bir sakinleşme süresi gerektirebileceğini, küslüğün ise ilişkiyi yıpratan bir bekleme olmaması gerektiğini söyler. Hadisin kapsamını ve istisnalarını görmek için eşler arasındaki küslük ve barıştırma yolları yazısı faydalıdır.
Peygamber örneği: ayrılık ve sükûnet
Buhârî’de, Peygamberimiz’in eşlerinin nafaka konusundaki taleplerinden dolayı bir ay boyunca onlardan ayrı kaldığı bildirilir (Buhârî, Nikâh ve Mezâlim). Bu süre sonunda Efendimiz eşlerini serbest bıraktı, onlar da Allah ve Resulünü tercih etti. Bu olay, evlilikte kırgınlık ve sakinleşme sürecinin olabileceğini, ancak nihayetinde diyalog ve sevgiyle çözüme ulaşıldığını gösterir. Hz. Âişe’nin, kızdığı zamanlarda bile adaba dikkat ettiği ve Peygamberimiz’e olan sevgisini koruduğu rivayetleri de bilinir. Peygamberimizin tutumunun öne çıkardığı ilke şudur: öfkeyi içte büyütmemek ve sevgi bağını korumak. Daha fazla örnek için eşler arası iletişimde Peygamber örnekliği yazısına bakılabilir.
Barışmanın adımları
- Öfke sakinleşsin. Peygamberimiz, öfkelenen kişiye susmayı, abdest almayı ve oturmayı tavsiye etmiştir (Ebû Dâvûd, Edeb). Ağır sözler söylemeden önce kendinize zaman tanıyın.
- Önce niyeti düzeltin. Kazanmak değil, ilişkiyi korumak hedefi olsun.
- İlk adımı atın. Haklı olsanız bile selam vermek, ortamı yumuşatan bir cümle kurmak.
- Sorunu somut ve nazik anlatın. “Sen hep…” yerine “Ben şu davranışta üzüldüm” dili kullanın.
- Özür dileyin ve af edin. Hatanızı kabul etmek barışın anahtarıdır. Af, yalnızca söz değil, ilişkideki tutuma yansıyan bir karardır.
- Küçük jestler yapın. Hediye, yemek, güzel bir mesaj ya da birlikte dua etmek soğukluğu çözer. Hediyenin kalpleri yumuşattığı hadiste de vardır.
- Gerekirse üçüncü kişi. Nisâ 4/35 gereğince hakem ya da güvenilir bir aile büyüğü arabuluculuk edebilir.
Kur’an’da sulh ve af
Nisâ Suresi’nin 128. ayeti, eşlerin kendi aralarında bir uzlaşma yoluna gitmesinde bir sakınca olmadığını, “sulhun daha hayırlı olduğunu” bildirir. Aynı şekilde Nûr Suresi’nin 22. ayeti, affetmeyi ve hoşgörülü olmayı teşvik eder. Kin tutmak ve affetmenin fazileti yazısı bu temeli genişletir. Bu ayetler, evliliğin bazen fedakârlık ve ödün gerektirdiğini gösterir; ancak kişinin tamamen haklarından vazgeçmesi ya da şiddet karşısında susması beklenmez.
Küslüğü büyüten davranışlar
- Sessizlik cezası: günlerce konuşmamak, ilişkiyi cezalandırma aracı yapmak.
- Başkalarını araya sokmak: aileye, arkadaşlara şikâyet etmek, onları taraf yapmak.
- Eski olayları sürekli yüze vurmak.
- Çocukları araya almak ya da onların yanında tartışmak.
- Sosyal medyada ima yoluyla sitem etmek.
Bu davranışlar öfkeyi büyütür, barışmayı zorlaştırır. Bunun yerine küskünlüğü bilinçli bir “mola” olarak yönetmek mümkündür: kısa bir süre ayrı kalıp sakinleşmek, ardından konuşmak.
Örnek senaryo: hafta sonu tatili tartışması
Serkan ve Elif hafta sonu tatilini nereye gideceklerini tartışırken sesler yükseldi ve iki gün konuşmadılar. Üçüncü gün sabahı Serkan, kahvaltıda Elif’in sevdiği peyniri koydu ve “Dün çok sert konuştum, özür dilerim” dedi. Elif de ilk günkü tonuna üzüldüğünü söyledi. İkisi birlikte bir sonraki tatil için kararı sırayla verme kuralı koydu. Basit bir özür ve küçük bir jest, iki günlük soğukluğu bitirdi. Böyle durumlarda hakkı kimde olursa olsun, ilk adım hayırlı davranıştır.
Sorun tekrarlıyorsa
Küslük döngüsü sürekli tekrarlanıyorsa, altta yatan bir iletişim ya da ihtiyaç sorunu olabilir. Bu durumda evlilik danışmanından destek almak, yeni iletişim yöntemleri öğrenmek yerinde olur. Evlilikte iletişim ve çatışma çözümü yazısı ek yöntemler sunar.
Barıştıktan sonra: aynı kavgayı tekrarlamamak
Barışmak, sorunun konuşulması ve çözülmesiyle tamamlanır; yalnızca “bir daha olmasın” demek yetmez. Çiftler, kavgaya yol açan konuyu yazıp somut bir uygulama kararı alabilir: örneğin ev işleri tablosu, harcama limiti veya ziyaret programı. Bu karar, eşlerin ikisinin de rızasıyla belirlenmelidir. Her kavga sonrası “hatamızdan ne öğrendik?” sorusunu sormak, evliliği zamanla daha dayanıklı kılar. Böyle bir uygulamanın faydası, kırgınlığı kalıcı bir kin haline gelmeden önce çözmektir.
Çocuk varsa özel dikkat
Çocukların yanında yüksek sesle tartışmak ve küslükten sonra birbirleriyle konuşmamak, çocukların huzurunu bozar. Çocuklara annenin ve babanın bir kavga yaşasa da birbirini sevdiğini, sorunun çözüleceğini göstermek gerekir. Barışmayı çocukların önünde, nazik ve sade bir şekilde yapmak, onlara çatışma çözümü örnek olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşler birbirine ne kadar küsebilir?
Hadis genel olarak üç günden fazla küsmeyi uygun görmez. Eşler arasında da barışmayı geciktirmemek tavsiye edilir.
İlk adımı kim atmalı?
Hadise göre selama önce başlayan daha hayırlıdır. Haklı olan taraf da ilk adımı atabilir.
Küs olunca ayrı yatmak caiz mi?
Kısa süreli ve sakinleşme amaçlı ayrı kalmak olabilir; ancak bunu uzun süreli ceza haline getirmek tavsiye edilmez. Nisâ 34’te yatakta ayrılma, belirli bir ıslah aşaması olarak anılır.
Barışamazsak ne yapmalıyız?
Önce aileden güvenilir bir hakem ya da aile danışmanıyla görüşmek gerekir. Hakem tayini Kur’an’da önerilen bir yoldur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Edeb ve Nikâh; Müslim, Birr; Nisâ Suresi 35 ve 128. ayetler (Diyanet Meali); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sulh" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Edeb ve Nikâh; Müslim, Birr
- Nisâ Suresi 35 ve 128. ayetler (Diyanet Meali)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sulh" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.