🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Evlat Edinmek: İslam’da Koruyucu Ailelik

Nikâh, Evlilik ve Boşanma FıkhıGüncelleme: 15 Ağustos 202610 dk okuma

İslam'da evlat edinmek ve koruyucu ailelik: Ahzâb Suresi hükümleri, nesebin değişmemesi, mahremiyet, miras, kimsesiz çocuğa sahip çıkmanın sevabı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Cahiliye Dönemindeki Evlat Edinme
  • Ahzâb Suresi'nin Getirdiği Hükümler
  • Yetime ve Kimsesize Bakmanın Fazileti

İslam’da yetim ve kimsesiz çocuğa bakmak, onu yetiştirmek ve sevgiyle büyütmek çok büyük bir hayırdır; ancak çocuğu nesep bakımından kendi çocuğunuz gibi göstermek, ona soyadı vererek mirasçı yapmak ve mahremiyet hükümlerini değiştirmek caiz değildir. Çözüm, koruyucu ailelik ve vasiyet gibi meşru yollardır.

Cahiliye Dönemindeki Evlat Edinme

İslam öncesi Arap toplumunda “tebenni” adı verilen bir uygulama vardı: Bir kimse başkasının çocuğunu evlat edinir, ona kendi adını verir, onu mirasçı yapar ve bütün hukuki sonuçlarıyla öz çocuğu gibi kabul ederdi. Peygamber Efendimiz’in kendisi de Zeyd b. Hârise’yi evlat edinmiş, Zeyd uzun süre “Zeyd b. Muhammed” diye anılmıştır. Ahzâb Suresi’nin 4 ve 5. ayetleri bu uygulamayı kaldırmıştır: “Evlatlıklarınızı sizin öz oğullarınız kılmadı… Onları babalarına nispet ederek çağırın; Allah katında en doğrusu budur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır” (33/4-5). Böylece soy bağının doğru korunması ilkesi getirilmiş, Zeyd tekrar kendi babası Hârise’nin adıyla anılmaya başlamıştır.

Ahzâb Suresi’nin Getirdiği Hükümler

Ahzâb 37. ayetinde, Peygamber’in, evlatlığı Zeyd’in boşadığı Zeynep bint Cahş ile evlenmesi anlatılır. Bu evlilik, evlatlığın eski eşiyle evlenmeyi engelleyen cahiliye anlayışının kaldırıldığını ve evlatlık ile evlat edinen arasındaki ilişkinin gerçek bir nesep ilişkisi olmadığını göstermiştir. Dolayısıyla İslam hukukuna göre evlatlığın mahrem kabul edilmesi, miras alması veya babanın soyadını kullanması söz konusu değildir. Evlat edinen kişinin, çocuğun mahremiyet hükümlerine uyması gerekir: Bu hükümlerin ayrıntıları için, süt emzirme yoluyla oluşan mahremiyet ayrı bir konudur ve bu bağlamda ele alınabilir.

Yetime ve Kimsesize Bakmanın Fazileti

Her ne kadar evlat edinme nesep açısından kaldırılmış olsa da, yetime sahip çıkmak İslam’ın en çok teşvik ettiği davranışlardandır. Bakara Suresi’nde yetimler hakkında sorulduğunda “Onların durumunu düzeltmek (işlerini düzene koymak) daha hayırlıdır” (2/220) buyrulur. Peygamber Efendimiz, “Ben ve yetimin bakımını üstlenen kişi cennette şöyle (işaret ve orta parmağını birleştirerek) yanyanayız” buyurmuştur (Buhârî, Talâk/Edeb). Bu müjde, bir çocuğa sevgiyle sahip çıkmanın değerini gösterir. Bu durumda çocuğu “kendi çocuğu” olarak değil, “emanet olarak bakılan çocuk” gibi görmek ve gerçek kökenini bilmesine imkân tanımak esastır.

Koruyucu Aile Modeli

Günümüzde Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koruyucu aile sistemini yürütmektedir. Bu sistemde çocuk, kendi biyolojik ailesine dönebilecek hale gelene veya bağımsız bir yetişkin olana kadar geçici bir aile ortamında yetişir. Nesep değişmez, soyadı korunur, koruyucu aile bakım ve sevgi verir. Bu model dinî ilkelerle büyük ölçüde uyumludur; zira çocuğun soyu korunur, fakat bakım, şefkat ve eğitim hakkı güvence altına alınır. Koruyucu aile olanlar, çocuğa biyolojik ailesini ve kimliğini saklamamalı, uygun yaşta gerçeği anlatmalıdır.

Mahremiyet ve Süt Anneliği

Evlatlık çocuk büyüyüp ergenliğe ulaştığında, koruyucu ailenin üyeleriyle arasında mahremiyet yoktur. Bu nedenle başörtüsü, evde bulunma, yalnız kalma gibi konularda gerekli hassasiyetler gözetilir. Bu sorunu çözmek için bazı fakihler, çocuk daha bebekken, uygun kadın tarafından emzirilirse süt akrabalığı oluşabileceğini, böylece mahremiyetin sağlanabileceğini belirtmişlerdir. Süt emzirme yoluyla mahremiyet, İslam’da kesin ölçülere (iki yıl içinde, belirli sayıda emzirme gibi mezhep tartışmaları) bağlıdır. Bu usullerin ayrıntısı için müftülüğe danışılması gerekir.

Miras ve Vasiyet Çözümü

Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olmaz; çünkü İslam miras hukuku nesep, nikâh ve velâ bağına dayanır. Buna karşılık, kişi malının üçte birine kadar vasiyet yoluyla yetim çocuğa mal bırakabilir. Bu yöntem hem dinî hükmü bozmaz hem de çocuğun geleceğini güvence altına alır. Ayrıca hayattayken bağış (hibe) yoluyla da çocuğa destek olunabilir. Mirasçıların haklarına zarar vermemeye dikkat etmek gerekir.

Çocuğun Gerçek Kimliği ve Psikolojik Sağlığı

Psikologlar, evlatlık veya koruyucu aile çocuğunun gerçek kökenini yaşına uygun şekilde öğrenmesinin ruh sağlığı için önemli olduğunu vurgular. İslam’ın “babalarına nispet edin” emri, bu açıdan çocuğun haklarına hizmet eder. Gerçeklerin saklanması hem ileride yaşanabilecek şoku büyütür hem de çocuğun güvenini sarsabilir. Sevgi, ilgi ve şefkat vermek ile kökenini inkâr etmek arasındaki fark, bu konudaki en önemli ayrımdır.

Çocuksuz Çiftler İçin Değerlendirme

Çocuk sahibi olamayan çiftlerin bir yetime koruyucu aile olması, hem merhamet hem sevap yönünden değerli bir alternatif olabilir. Tedavi imkânları için tüp bebek ve taşıyıcı annelik ve sperm bağışı yazılarında ayrı hükümler anlatılmıştır. Koruyucu ailelik ise bu yöntemlerden bağımsız bir şefkat yoludur. Kürtaj gibi acı tecrübelerde de doğum sonrası bebeklerin korunması düşünülebilir; bu açıdan kürtaj ve çocuk aldırmak yazısı faydalı olabilir. Evlilik ve boşanma hukukuna dair başka sorular için talak nasıl gerçekleşir yazısına da bakılabilir.

Pratik Adımlar ve Dikkat Edilecek Hususlar

Koruyucu aile olmak isteyenlerin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine başvurması, değerlendirme ve eğitim sürecinden geçmesi gerekir. Bu süreçte aile ortamı, ekonomik durum, sağlık ve ahlaki uygunluk incelenir. Başvuran çiftlerin, çocuğa duygusal olarak bağlanma ve gerektiğinde onu biyolojik ailesine teslim edebilme hazırlığı yapmaları önemlidir. Çocuğun dinî eğitimi konusunda ise kendi dini kimliği korunarak, yaşına uygun şekilde, bilgilendirme ve örnek olma yoluyla ilerlemek en sağlıklı yoldur.

Peygamber Efendimiz’in yetime şefkati, bu konuda en güzel örnektir. Kendisi de çocukluğunda yetim büyümüş, ailesinin ve dedesinin himayesinde yetişmiştir. Ayrıca kimsesiz çocuk için hayır yapmak, sadece koruyucu aile olmakla sınırlı değildir; yetim kuruluşlarına destek vermek, eğitim bursu sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak da aynı amaca hizmet eder.

Sık Yapılan Yanlışlar

Toplumda evlat edinme ile ilgili birkaç yaygın yanlış vardır. İlki, çocuğa gerçeğin hiç söylenmemesidir; bu hem dinen hem psikolojik olarak sorun doğurur. İkincisi, evlatlığı “öz çocuk” gibi nüfusa kaydetmek ve nesebini değiştirmektir; bu hukuken ve dinen sorunludur. Üçüncüsü, mahremiyet kurallarının göz ardı edilmesidir; ergenlik çağına gelen çocukla ev içindeki hükümlerin yeniden düşünülmesi gerekir. Dördüncüsü ise, çocuğun maddi geleceğinin düşünülmemesidir. Bu hususlarda dikkatli olunursa, yetime verilen emek hem dünyada hem ahirette güzel karşılık bulur.

Sıkça Sorulan Sorular

İslam’da evlat edinmek caiz midir?

Çocuğu kendi soyundan gibi nesebine katmak (hukuki anlamda evlat edinme) caiz değildir. Ancak yetim ve kimsesiz bir çocuğa bakmak, onu yetiştirmek büyük sevaptır.

Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur mu?

Hayır. Nesep bağı bulunmadığı için mirasçılık doğmaz; ancak vasiyet yoluyla malın üçte birine kadar bağış yapılabilir.

Evlatlık ile evlenmek caiz mi?

Evet. Süt emme ilişkisi yoksa, evlatlık nesep bakımından mahrem olmadığı için evlilik engeli de oluşmaz.

Koruyucu aile olmak dinen uygun mu?

Evet, teşvik edilir. Yetimi koruyup gözetmek hadislerde büyük sevap olarak anlatılır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Evlât Edinme" ve "Yetim" maddeleri; Kur'an-ı Kerim, Ahzâb Suresi (33/4-5, 33/37) ve Bakara Suresi (2/220); Buhârî, Edeb ve Talâk bölümleri (yetime bakmanın fazileti)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Evlât Edinme" ve "Yetim" maddeleri
  2. Kur'an-ı Kerim, Ahzâb Suresi (33/4-5, 33/37) ve Bakara Suresi (2/220)
  3. Buhârî, Edeb ve Talâk bölümleri (yetime bakmanın fazileti)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.