Boşanma Kapsamlı Rehber: Talak, Hul‘, İddet, Nafaka ve Çocukların Durumu
Talak türleri, hul‘, tefviz-i talak, iddet süreleri, nafaka, mehir, velayet ve çocukla ilişki; öfke ve mesajla boşama, resmî-dinî boşanma ilişkisi ve mezhep farkları.
- İslâm’da boşanmanın yeri ve ölçüleri
- Boşanma türleri
- Talakın şartları ve sözleri
Boşanma, evlilik bağının erkeğin talak sözü, tarafların anlaşması (hul‘) ya da mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. İslâm bunu meşru kabul eder ama son çare olarak sınırlar; öncelik barışmaya verilir. Bu rehber talak çeşitlerini, iddeti, nafakayı, mehri, çocukların durumunu ve mezhep farklarını tek yerde toplar.
İslâm’da boşanmanın yeri ve ölçüleri
Kur’an aile birliğini korumayı amaçlar. Nisâ 4/35, eşler arasında ayrılık korkusu varsa erkek ve kadın tarafından birer hakem gönderilmesini ve barışın aranmasını emreder. Bakara 2/229 boşanmanın iki defa olacağını, ardından ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmak gerektiğini bildirir. Talâk Suresi (65) iddet, nafaka ve barınma hükümlerini ayrıntılı biçimde düzenler. Bu hükümler boşanma sürecinde de adaleti ve insanî muameleyi esas alır. Talâk Suresi’nin tanıtımı için Talâk Suresi tanıtımı ve Talâk Suresi: iddet, nafaka ve çıkış yolu yazıları okunabilir.
Peygamberimize nispet edilen “Allah katında helâllerin en sevimsizi talaktır” rivayeti Ebû Dâvûd’da yer alır, ancak senedi mürsel ve zayıf kabul edildiği için hüküm kaynağı olarak değil, ahlâkî uyarı olarak değerlendirilir. Aile içi sorunlarda sabır, istişare, hakem ve aile danışmanlığı yolları önce denenir. Bu süreç için evlilikte kriz dönemleri: hakem usulü ve evlilikte sabır: zor eşle geçinmek yazıları ele alır. Nikâhın temel hükümlerine nikâh ve evlilik kapsamlı rehber yazısından ulaşabilirsiniz. Şiddet söz konusuysa kadının korunması öncelik kazanır; evlilikte şiddet ve kadının korunması ile aile içi şiddet: İslâm’ın tutumu yazıları bu konuyu işler.
Boşanma türleri
Fıkıh literatüründe ayrılık çeşitleri şu şekilde sınıflandırılır:
| Tür | Tarif | Sonuç |
|---|---|---|
| Talak (ric‘î) | Erkeğin ilk veya ikinci talakı | İddet içinde yeni nikâhsız dönülebilir |
| Talak (bâin) | İddet sonunda veya üç talak sonrası | Yeni nikâh gerekir; üç talakta başka bir evliliğe kadar helâl olmaz |
| Hul‘ | Bedel karşılığı anlaşmalı ayrılık | Bâin talak sayılır; yeni nikâhla dönülebilir |
| Tefrik (kazâî ayrılık) | Hâkimin kararı (zarar, ayıp, kayıp vb.) | Hâkim kararıyla evlilik sona erer |
| Fesih | Akdin başından itibaren veya sonradan bozulması | Talak sayılmaz |
| Tefviz-i talak | Kocanın kadına talak hakkı devretmesi | Kadın bu hakkı kullanırsa ayrılık gerçekleşir |
Kadının boşanma hakkı, tefviz-i talak ve hul‘ yolları kadının boşanma hakkı: tefviz-i talak ve hul‘ yazısında anlatılır. Kadın yönünden İslâm hukukunun öngördüğü mahkeme yoluyla ayrılma imkânları, kocanın nafaka vermemesi, kayıp, ağır zarar gibi durumlarda devreye girer.
Talakın şartları ve sözleri
Talakın geçerli olması için boşayanın akıllı, ergen ve iradesinin yerinde olması gerekir. Hanefî mezhebi ayrıca zorla (ikrah) söylenen talakı da geçerli kabul eder; çoğunluk bunu geçersiz sayar. Şaka ile söylenen söz de ciddiyle söylenen gibi hükümlüdür: Hadiste nikâh, talak ve ric‘atin şakası bile ciddi sayılır (Ebû Dâvûd ve Tirmizî). Talak, açık (sarîh) sözlerle yapılabileceği gibi kinaye yoluyla da gerçekleşebilir; kinayede niyet aranır. Ayrıntı için talak ne zaman gerçekleşir: sarih ve kinaye sözler yazısına bakınız.
Öfke hâli ve iradenin durumu sıkça sorulur. Hanefî mezhebi, öfke aklı tamamen kaybettirmedikçe talakı geçerli sayar. İbn Teymiyye ve İbn Kayyim gibi bazı âlimler ise kişinin ne dediğini bilmeyecek derecede öfkelenmesini ikrah gibi değerlendirir. Konunun delilleri öfkeyle boşamak geçerli mi: gazap hâlinde talak yazısında aktarılır. Telefonla, mesajla veya yazıyla boşamanın hükmü de bu çerçevede ele alınır; telefonla, mesajla, yazıyla boşanma geçerli mi yazısı ayrıntılıdır. Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu kararları Hanefî mezhebi esaslarını gözeterek şüphe hâlinde kişilerin müftülüğe başvurmasını önerir.
Sünnete uygun talak
Fakihler talakı sünnete uygun (sünnî) ve bid‘at (bid‘î) olarak ikiye ayırır. Sünnî talak, kadının hayızdan temizlendiği ve ilişki yapılmadığı bir temizlik döneminde tek talak okumaktır. Hayız dönemindeki talak yasaklanmıştır; Abdullah b. Ömer hadisi bunun delilidir (Buhârî ve Müslim, Talâk). Tek bir mecliste üç talak okumak bid‘at kabul edilir; Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin çoğunluğu bunu üç sayar, İbn Teymiyye ve Zâhirî ekol ise tek talak kabul eder. Türkiye’deki uygulama Hanefî çizgisini esas alır.
İddet: bekleme süresi
İddet, talak veya vefat sonrasında kadının yeniden evlenmeden beklemek zorunda olduğu süredir. Hikmeti, gebelik durumunun anlaşılması, barışma imkânı ve eşe saygıdır. Bakara 2/228, Talâk 65/4 ve Bakara 2/234 âyetleri süreleri belirler. Aşağıdaki tablo bu süreleri özetler:
| Durum | İddet süresi |
|---|---|
| Boşanmış ve hayız gören kadın | Üç hayız (Hanefî) veya üç temizlik dönemi (Şâfiî, Mâlikî) |
| Hayız görmeyen (küçük, ileri yaşlı) kadın | Üç ay |
| Hamile kadın (boşanma veya vefat) | Doğum veya düşük ile |
| Kocası ölen kadın | Dört ay on gün |
| Zifaftan önce boşanan kadın | İddet yok (Ahzâb 33/49) |
Boşanma iddetinde kadın kocanın evinde (veya uygun bir barınakta) kalır, nafaka hakkı devam eder. Vefat iddetinde ise kadın yas tutar; ziynet ve süsten kaçınır, ancak çalışmak veya zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıkabilir. Bu hükümleri geniş biçimde işleyen boşanmış kadının iddet süresi ve yükümlülükleri yazısı mezhep farklarını gösterir. İddet bekleyen kadının yeniden evlenmesi ya da nikâhta engel olması nikâha geçici engeller: iddet, ihram, evli olmak yazısında belirtilir.
Üç talak ve hülle meselesi
Üç talaktan sonra eski eş, kadın başka bir erkekle gerçek bir evlilik yapıp o evlilik sona ermedikçe tekrar helâl olmaz (Bakara 2/230). Kadının sırf eski eşine dönebilmek için gösterişte yapılan evlilik (hülle) ise Hz. Peygamber tarafından lanetlenmiştir (Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce, Nikâh). Hanefî mezhebi bu uygulamayı mekruh sayarak sonradan helâlliği kabul etse de diğer çoğunluk mezhepler bunun geçersiz olduğunu savunur. Konunun ayrıntıları hülle ve hile-i şer‘iyye ile evlenmenin hükmü yazısında anlatılmıştır. İslâm bu tür sahte yollarla hukuku dolanmayı onaylamaz.
Mehir, nafaka ve mali haklar
Boşanma sonrası kadının hakları mehir, iddet nafakası ve gerekirse mut‘a (hediye) olarak sayılır. Mehrin muaccel kısmı akit sırasında verilmemişse, boşanma ile birlikte tamamen ödenmesi gerekir. Zifaftan önce boşanmada mehrin yarısı ödenir (Bakara 2/237). Mut‘a ise Bakara 2/236 ve 241 uyarınca boşanan kadına maruf biçimde bir hediye verilmesidir; Hanefî mezhebi zifaftan önce mehir belirlenmemişse vâcip, diğer hâllerde müstehap sayar.
Türk hukukunda yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve mal rejiminin tasfiyesi kanunla düzenlenmiştir. Dinî çerçevede mali hakların uygulanması mahkeme kararı ile uyumlu biçimde yürütülür. Konuya ilişkin boşanma sonrası mehir ve nafaka hakkı ve boşanmadan sonra nafaka ve mal paylaşımı yazıları ayrıntılı kılavuzluk eder. Gelir farkı ve nafaka ilişkisi için evlilikte gelir farkı ve kadının nafaka hakkı yazısı da incelenebilir.
Çocukların durumu: hadane, velayet, nafaka
Boşanma çocuk açısından ağır bir süreçtir. İslâm hukuku çocuğun bakımını (hadane) önceliklikle anneye verir; çünkü annelik şefkati küçük çocuk için en uygun bakım ortamını sağlar. Bir hadiste, kadının oğlunu kocasından alma talebine Peygamberimizin “Sen onunla evlenmediğin sürece ona daha çok hak sahibisin” buyurduğu rivayet edilir (Ebû Dâvûd, Talâk). Hanefî fıkhında bakım hakkı erkek çocukta yedi, kız çocukta dokuz yaşına kadar sürer; sonrasında velayet baba tarafına geçebilir. Çocuğun nafakası, eğitimi, sağlığı ve barınması babanın yükümlülüğündedir. Türk hukuku ise bu konuda çocuğun üstün yararını gözetir ve hâkim her olayda çocuğun yararına göre karar verir.
Anne ve baba ayrıldıktan sonra da çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin sürmesi önemlidir. Çocuğu ebeveyninden koparmak, kin ve öfkenin çocuğa yansıtılması ağır bir sorumluluk gerektirir. Bu konuda boşanmış ailelerde çocukla ilişki ve boşanmış kadının çocukları görme hakkı yazıları rehberlik eder. Çocuk eğitimi hakkındaki geniş çerçeve için çocuk eğitimi kapsamlı rehber yazısı yararlıdır. Annenin ya da babanın yeniden evlenmesi ve üvey ebeveynle ilişkiler ikinci evlilik ve üvey çocuklarla ilişki yazısında ele alınmıştır.
Resmî boşanma ve dinî boşanma
Türkiye’de boşanma mahkeme kararıyla gerçekleşir ve resmî nikâhın sona ermesi için bu karar gereklidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, mahkeme kararının dinen de talak hükmünde kabul edilebileceği görüşündedir; ayrıca eşlerin ayrılığı gerçekten istemeleri ve kararlarını mahkeme önünde dile getirmeleri bu sonucu pekiştirir. Mahkemeden boşanan eşin dinî açıdan da ayrıldığını netleştirmek, kadının iddet beklemesi ve yeniden evlenebilmesi açısından önemlidir. Bu ilişkiyi inceleyen mahkemede boşanma ve dinî boşanmanın ilişkisi yazısı kapsamlıdır. Nikâh ve boşanmaya ilişkin dört mezhebin karşılaştırması ise nikâh ve boşanmada dört mezhebin yaklaşımı yazısında yer alır.
Barışma (ric‘at) ve yeniden evlenme
Ric‘î talakta (bir veya iki talak sonrası) eşler iddet süresi içinde yeni nikâh olmadan, söz veya fiille barışabilir. Hanefî mezhebi ilişki veya şehvetli dokunuş gibi fiillerle de ric‘atı kabul eder; Şâfiî mezhebi ise söz şartını arar. İddet sona erdiğinde ric‘at hakkı düşer ve yeni nikâh, yeni mehir ve şahit gerekir. Bâin talakta ve hul‘de de yeni nikâh akdi yapılır. Barışma sırasında yeni talak hakkı kullanılmış sayılmaz; ancak daha önce okunan talaklar sayıya dahil olduğundan, bir kişi hayatı boyunca toplamda yalnızca üç talak hakkına sahiptir.
Hul‘ ve tefviz-i talak ayrıntıları
Hul‘ olayının kaynağı, Sâbit b. Kays’ın hanımının Peygamberimize gelip “Sâbit’in ahlâkından ve dininden bir şikâyetim yok, ama İslâm’da küfrü hoş görmediğim hâlde birlikte yaşayamayacağım” demesidir. Peygamberimiz ona, Sâbit’in verdiği bahçeyi iade edip etmeyeceğini sordu; kadın kabul edince Sâbit’e “Bahçeyi al ve onu bir talakla boşa” buyurdu (Buhârî, Talâk). Bu olay hul‘ün rızaya dayalı bir ayrılık biçimi olduğunu ve kadının hoşlanmadığı bir evlilikten çıkma imkânı bulunduğunu gösterir. Hanefî mezhebinde hul‘ de, kocanın talak hakkına dayanan bir bâin talaktır; Şâfiî mezhebinde ise tartışmalı olarak fesih sayıldığı görüşü de vardır. Bu nedenle hul‘den sonra eski eşlerin tekrar evlenmesi için yeni akit gerekir.
Tefviz-i talak, evlenirken ya da sonradan kocanın boşama yetkisini kadına devretmesidir. Hanefî ve Mâlikî mezhepleri bunu caiz görür; yetki devri şartlı veya süreli olabilir. Örneğin “ikinci bir eş alırsam, eşim kendisini boşayabilir” şeklinde bir şart nikâh sözleşmesine yazılabilir. Bu uygulama, kadının evlilik içindeki konumunu güçlendiren meşru bir ihtiyat tedbiridir ve modern hukukta nikâh sözleşmesine konulan şartlarla da benzerlik taşır.
Boşanma sürecinde aile ve toplum sorumluluğu
Boşanma yalnızca iki kişiyi değil, iki aileyi, çocukları ve çevreyi etkiler. İslâm ahlâkı, bu süreçte iftira, gıybet ve tarafgirliğin yerine adaleti ve ihsanı koyar. Ayrılan eşlerin birbirinin ailesine ve çevresine karşı saygısını sürdürmesi, nafaka ve çocuk hakları gibi konularda hakkaniyetli davranması beklenir. Kur’an “Aranızdaki fazl ve ihsanı unutmayın” (Bakara 2/237) diyerek ayrılık sırasında dahi iyi davranmayı öğütler. Eşlerden birinin diğerinin özel hayatını ya da ayıplarını sosyal medyada paylaşması, hem gıybet hem iftira ve gizlilik ihlalidir.
Ayrılık kararı verildiğinde çocukların psikolojik yükünü azaltmak için ebeveynlerin ortak bir dil geliştirmesi, çocuğa her iki tarafı da kötülememesi ve düzenli iletişim kurması önerilir. Gerektiğinde bir aile danışmanından veya psikologdan destek almak, ilimle ilgili bir engel değil, İslâm’ın istişareyi ve tedavi aramayı teşvik eden anlayışına uygundur. Hadis, “Allah her derdin devasını da indirmiştir” (Buhârî, Tıb) buyurarak çare aramayı ibadet çerçevesinde değerlendirir.
Boşanmış kadının sosyal hayatı ve yeniden evlenme
İddet sonrasında kadın hayatını yeniden kurmak için özgür iradesiyle hareket edebilir. Nikâh teklifini kabul edip etmemek, çalışmak, eğitim almak ve yeni bir yaşam planlamak tamamen onun hakkıdır. Toplumda boşanmış kadını damgalamak İslâm ahlâkına aykırıdır. Hz. Peygamber’in eşlerinden bazılarının dul olarak evlenmiş olması, dul kadınla evliliğin aşağı görülmediğini ve hatta sosyal sorumluluk olarak teşvik edildiğini gösterir. Dul ve bekâr kadınların toplumdaki yeri için bekâr ve dul kadının toplumdaki yeri yazısı okunabilir.
Yeniden evlenmeyi planlayan kişi, ilk evliliğinde yaşadığı sorunlardan ders çıkarmalı, yeni eşiyle açık iletişim kurmalı ve çocukların rızasını ve ihtiyaçlarını gözetmelidir. Mali konularda önceden anlaşma yapmak (mehir, nafaka, mal rejimi), ileride çıkabilecek ihtilafların önüne geçer. Boşanmış kişilerin yeniden evlenmesi için engel yoktur; yeter ki iddet tamamlanmış, nikâh şartları yerine gelmiş olsun.
Sık yapılan hatalar
- Öfkeyle konuşup sonradan pişman olmak; talak sözünü ağızdan çıkarmadan önce düşünmemek.
- Boşanma sürecinde çocukları karşı tarafa karşı koz olarak kullanmak.
- İddet bekleme süresine dikkat etmemek.
- Mehir ve nafaka haklarını gizlemek ya da zaman aşımına bırakmak.
- Dinî nikâhı resmî boşanmaya uydurmak ya da tam tersini yapmak; yani tek tarafı geçerli saymak.
- Hülle gibi hukuku dolanan yollara başvurmak.
- Boşanmış eşin mahremiyetini ve itibarını sosyal medyada ihlal etmek.
Boşanma süreci kontrol listesi
- Barışma imkânlarını (hakem, aile danışmanlığı, aile büyükleri) denedim mi?
- Talak sözü söylendiyse şüpheli durumlarda müftülüğe başvurdum mu?
- İddet süresini ve bu sürede uyulacak kuralları öğrendim mi?
- Mehir, nafaka ve mal paylaşımı konularında yazılı bir plan yaptım mı?
- Çocukların bakımı, eğitimi ve ebeveynle görüşme düzeni netleşti mi?
- Resmî boşanma kararı ve dinî durumun uyumunu kontrol ettim mi?
- Yeni evlilik düşünülüyorsa iddet bitiminin ve nikâh şartlarının farkında mıyım?
- Duygusal destek için güvendiğim bir danışman veya uzmana başvurdum mu?
Boşanma, tarafların hakkını koruyan bir hukuk süreci olduğu kadar insani bir ayrılık sürecidir. Kur’an, ayrılırken bile “güzellikle bırakmayı” (Bakara 2/229) ve birbirinizin faziletini unutmamayı öğütler. Bu çerçevede hareket eden aile, ayrılığı kin ve intikam yerine adalet ve merhamet zemininde tamamlayabilir.
Talak türleri ve sonuçları: karşılaştırma
| Tür | Tanım | Sonuç |
|---|---|---|
| Ric‘î talak | Birinci ve ikinci boşama, iddet içinde geri dönüş mümkün | İddet içinde nikâh yenilenmeden dönülebilir |
| Bâin talak | İddet bitmiş veya geri dönüşü kapatan boşama | Yeni nikâh ve mehirle dönülebilir |
| Mugallaza (üçüncü talak) | Üçüncü boşama | Kadın başka bir evlilik yapıp o evliliğin sona ermesinden sonra dönüş mümkün olur |
| Hul‘ | Kadının bedel karşılığı ayrılması | Bâin talak hükmündedir |
İslâm hukuku, boşanmayı en sevimsiz helal olarak niteler; bu ifade hadis olarak rivayet edilmekle birlikte senedi tartışmalıdır. Esas olan, aile birliğinin korunması, hakemlik ve uzlaşma yollarının denenmesidir (Nisâ 4/35).
Örnek senaryolar
Anlaşmazlık büyüyen çift
Çift arasındaki problemler çözülemiyorsa önce aile büyükleri veya güvenilir kişilerden oluşan hakemlik süreci denenir. Aile danışmanlığı ve psikolojik destek, günümüzde bu sürecin modern karşılığıdır. Her iki taraf da konuşmaya, sabra ve karşılıklı hakkı gözetmeye çağrılır. Boşanma son çare olarak görülür.
Çocuklu çiftin ayrılması
Ayrılma kararında çocuğun bakımı, eğitimi ve psikolojik durumu öncelikli düşünülür. Çocuğun anne tarafından bakımı (hadane) küçük yaşlarda öne çıkarken, baba nafaka ve eğitim masraflarından sorumlu olur. Resmî mahkeme kararı bu hakları güvence altına alır. Anne babanın çocuğun yanında birbirini kötülememesi, ruh sağlığı açısından önemlidir.
Resmî boşanma yapılmadan dinî ayrılık
Sadece dinî boşama yapılması, hukuken geçerli sonuç doğurmaz. Kadın, nafaka ve velayet gibi haklarını kaybedebilir. Bu nedenle resmî prosedürün takip edilmesi, hem hak hem de kul hakkı bakımından gereklidir.
İddet döneminde kadının ve erkeğin sorumlulukları
İddet süresince kadın evliliğe başlamaz, eşinin evinde veya ona uygun yerde kalır, nafakası ric‘î talakta erkek tarafından karşılanır. Bu süre, barışma ihtimalini canlı tutar ve gebelik durumunun anlaşılmasını sağlar. İddetin süresi, kadının durumuna göre değişir: âdet gören kadında üç âdet dönemi, âdet görmeyen kadında üç ay, hamile kadında doğum yapıncaya kadar. Dul kalan kadında ise dört ay on gündür.
Boşanma sürecinde duygusal ve ruhsal destek
Boşanma, taraflar için yalnızca hukuki bir olay değil, derin bir yas sürecidir. Hem kadın hem erkek öfke, suçluluk, utanç ve belirsizlik duygularını yaşayabilir. Bu dönemde güvenilir bir arkadaş, aile büyüğü, psikolog veya dinî danışman desteği önemlidir. Dua, Kur’an ve namaz, kişiye iç huzur sağlayabilir; ancak bunlar profesyonel desteğin yerini tutmaz. Ayrılık sürecinde çocukların suçlanmaması ve taraflardan birine karşı kullanılmaması esastır.
Nafaka türleri ve hakları
İslâm hukukunda nafaka, barınma, yiyecek ve giyim gibi temel ihtiyaçları kapsar. Evlilik devam ederken kocanın karısına karşı nafaka sorumluluğu vardır. Ric‘î talakta iddet boyunca bu sorumluluk sürer. Çocuk için nafaka ise baba üzerindedir ve çocuk ergenliğe girip kendi geçimini sağlayana kadar devam eder. Resmî hukukta ise iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası gibi farklı türler vardır; bunların şartları mahkeme tarafından değerlendirilir.
Gerçek hayattan bir örnek
Üç çocuklu bir çiftte ayrılık kararı verildiğinde, çocukların okul düzenini bozmadan velayet ve görüşme günlerinin belirlenmesi, haftalık programın yazılı hâle getirilmesi ve masrafların kimin tarafından karşılanacağının açıkça düzenlenmesi, sonraki sürtüşmeleri azaltır. Ebeveynlerin bayram ve özel günlerde çocukların her iki aileyle de bağ kurmasına izin vermesi, çocuğun psikolojisi açısından önemlidir.
Boşanma ve toplumsal damga
Boşanmış kişilere yönelik toplumsal yargılar, dinî öğretiyle bağdaşmaz. Kur’an, boşanmış kadınlar için yeni bir evlilik yolunu açık tutar ve onlara kötü davranılmasını yasaklar. Boşanan kişinin yaşadığı yalnızlık, dedikodu ve dışlanmaya karşı topluluğun destekleyici olması gerekir. Kadının veya erkeğin boşanma nedeniyle ayıplanması yerine, ihtiyaç hâlinde mali ve manevi destek sunulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İslâm’da boşanma serbest midir?
Boşanma helâldir ancak son çare olarak görülür. Bir hadiste Allah katında helâller içinde en sevilmeyenin talak olduğu bildirilir, bu rivayetin senedi tartışmalıdır. Nisâ 4/35 öncelikle hakem yoluyla barıştırmayı önerir. Kur’an boşanmayı da adalet ve ihsan ilkeleriyle sınırlar.
Öfkeyle söylenen boşama sözü geçerli midir?
Hanefî mezhebine göre öfke aklı tamamen gidermedikçe söylenen talak geçerlidir. Sarhoşluk veya aşırı öfke nedeniyle aklını kaybeden kişinin sözü ise sayılmaz. İbn Teymiyye gibi bazı alimler öfke hâlinde söylenen talakı geçersiz kabul eder. Şüpheli durumda müftülüğe danışılması gerekir.
İddet süresi ne kadardır?
Boşanmış ve hayız gören kadında üç hayız süresidir. Hayız görmeyen kadında üç aydır, hamile kadında doğum yapmasıyla biter. Kocası vefat eden kadın için dört ay on gündür; hamile ise yine doğuma kadar sürer. İddet boyunca kadın yeniden evlenemez.
Resmî boşanma yeterli midir, dinî açıdan ayrıca gerekir mi?
Türkiye’de boşanma mahkeme kararıyla gerçekleşir. Diyanet’in yaklaşımı, mahkeme kararının dinen de talak yerine geçtiği yönündedir; ancak eşlerin bir talak niyeti veya söylemi yoksa hükmün şüphesi için müftülüğe danışmak güvenlidir. Nikâhın dinî açıdan sona erip ermediği ayrıca netleştirilmelidir.
Boşanmadan sonra çocuğun velayeti kimdedir?
Dinî kaynaklarda küçük çocuğun bakımı (hadane) öncelikle anneye aittir. Bakım yaşı Hanefî fıkhında erkek çocukta yedi, kız çocukta dokuz olarak geçer. Türk hukukunda velayeti çocuğun yüksek yararı belirler ve hâkim karar verir. Babanın nafaka yükümlülüğü sürer.
Hul‘ nedir?
Hul‘, kadının bir bedel karşılığında kocasından ayrılmayı istemesi ve kocanın bunu kabul etmesiyle gerçekleşen boşanma türüdür. Buhârî’deki Sâbit b. Kays’ın hanımı rivayetine dayanır. Kadın verdiği mehri iade ederek ayrılır. Hul‘ ile gerçekleşen ayrılık bâin talak sayılır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/226-237 ve 2/241, Talâk 65/1-7, Nisâ 4/35 ve 4/128; Buhârî, Talâk bölümü (Sâbit b. Kays’ın hanımı ve hul‘ rivayeti); Müslim, Talâk bölümü; Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce, Talâk bölümleri; TDV İslâm Ansiklopedisi: "Talâk", "Hul‘", "İddet" ve "Nafaka" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Aile bölümü); Türk Medeni Kanunu, Aile Hukuku
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/226-237 ve 2/241, Talâk 65/1-7, Nisâ 4/35 ve 4/128
- Buhârî, Talâk bölümü (Sâbit b. Kays’ın hanımı ve hul‘ rivayeti); Müslim, Talâk bölümü
- Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce, Talâk bölümleri
- TDV İslâm Ansiklopedisi: "Talâk", "Hul‘", "İddet" ve "Nafaka" maddeleri
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Aile bölümü); Türk Medeni Kanunu, Aile Hukuku
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.