Çok Eşlilik: Kur’an’daki Şartları ve Günümüz
Çok eşlilik İslam'da nasıl düzenlenmiştir? Nisâ 3 ve 129 ayetleri, adalet şartı, tarihî arka plan, mezheplerin görüşleri, çağdaş yaklaşımlar ve Türkiye'deki.
- Tarihî arka plan
- Adalet şartı
- Fıkıh mezhepleri ve yorumlar
İslam’da çok eşlilik, emredilen bir uygulama değil, adalet şartına bağlı sınırlandırılmış bir izindir. Nisâ 3, yetimlerin haklarını gözeten bir bağlamda dört eşe kadar izin verir ve adalet sağlanamayacaksa tek eşle yetinmeyi emreder. Türkiye’de ise çok eşlilik yasaktır.
Tarihî arka plan
İslam öncesi dönemde Araplar, Yahudiler, Hindular ve birçok toplumda eş sayısında sınır yoktu. Kur’an bu uygulamayı sınırlandırmış, sayıyı dörtle kayıtlamış ve adaleti şart koşmuştur. Hadiste Gaylân b. Seleme müslüman olduğunda on eşi vardı; Peygamberimiz ona dördünü seçip diğerlerini ayırmasını emretti (Tirmizî, Nikâh; İbn Mâce, Nikâh; senedi hakkında tartışma vardır). Bu rivayet, sınırlandırmanın tarihî bağlamını gösterir. Uhud Savaşı sonrası çok sayıda erkek şehit olmuş, yetimler ve dullar korunmaya muhtaç kalmıştı. Müfessirler Nisâ 3’ün inişini bu toplumsal duruma bağlar.
Nisâ Suresi’nin 3. ayeti şöyledir: “Yetimler konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer adalet yapamayacağınızdan korkarsanız bir tane ile yetinin ya da sahip olduğunuz (cariyelerle). Bu, haksızlık etmemeniz için daha uygundur.”
Adalet şartı
Ayetin merkezindeki kavram adalettir. Nisâ 129’da ise “Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlayamazsınız. Ama büsbütün meyletmeyin de birini askıda bırakmış gibi bırakmayın” buyrulur. Müfessirler bu iki ayeti birlikte yorumlar: Maddi konularda (nafaka, barınma, vakit) adalet şarttır ve mümkündür; kalbî sevgi ve meyilde eşitlik insanın elinde olmadığı için bunda sorumluluk aranmaz, ancak davranışta haksızlık yapılmamalıdır. Hadiste Peygamberimiz, “Kimin iki karısı olur da birine meyleder (adaletsizlik ederse) kıyamet günü bir tarafı sarkık olarak gelir” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Nikâh; Tirmizî, Nikâh; İbn Mâce, Nikâh). Hadis hasen-sahih kabul edilir.
Peygamberimiz eşleri arasında vakit paylaşımında titizdi ve “Allah’ım, benim elimde olanda adaletim bu; elimde olmayanda (kalpte) beni sorumlu tutma” diye dua ederdi (Ebû Dâvûd, Nikâh; Tirmizî, Nikâh). Bu örnek, adaletin bilinçli çaba gerektirdiğini gösterir.
Fıkıh mezhepleri ve yorumlar
Dört Sünnî mezhep, bir erkeğin aynı anda dört eşe kadar evlenmesini caiz görür; adalet şartı dinî-ahlakî sorumluluk olarak vurgulanır. Hanefî mezhebinde adaletsizlik yapılacağından korkan erkek için ikinci evlilik mekruh veya haram kabul edilir. Fıkıhçılar ikinci evliliğin zorunlu veya tavsiye edilen bir uygulama olmadığını, aksine tek eşliliğin asıl olduğunu belirtir.
Çağdaş dönemde Muhammed Abduh ve Reşid Rıza gibi âlimler, adaleti sağlamanın günümüz şartlarında çok zor olduğunu, çok eşliliğin kanunla kısıtlanabileceğini veya yasaklanabileceğini savunmuştur. Bu görüş, “siyaseten yasaklama” (ulu’l-emrin mübah bir hükmü maslahat için sınırlaması) anlayışına dayanır. Tunus, Türkiye ve başka bazı ülkeler çok eşliliği yasaklamış; bazı ülkeler ise mahkeme izni veya eşin rızası gibi şartlar koymuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’de çok eşliliğin yasal olmadığını, bu nedenle ikinci evliliğin kanuna aykırı ve çoğunlukla kadın haklarını ihlal eden sonuçlar doğuracağını ifade eder.
Peygamberimizin evlilikleri
Peygamberimizin birden fazla hanımla evliliği, genel bir çok eşlilik emrinin örneği değildir. Hz. Hatice ile yaklaşık yirmi beş yıl tek eşli bir hayat sürmüş, Medine döneminde ise çeşitli sebeplerle evlilikler yapmıştır: Dul ve yetim kalanların korunması, kabileler arası ilişkilerin düzeltilmesi, İslam’ın öğretilmesi ve aile hayatının örnek olması gibi. Ahzâb Suresi’nin 50. ayeti ona özel hükümler de içerir. Bu nedenle onun evlilikleri toplumsal ve dinî sebeplerle açıklanır ve genel hüküm olarak sunulmaz.
Mağduriyetler ve toplumsal sonuçlar
Günümüzde resmi nikâhsız ikinci evliliklerde kadınlar miras, nafaka, sosyal güvenlik ve çocuk hakları bakımından mağdur olmaktadır. Aile içi huzursuzluk, çocukların ihmali ve eşlerden birinin ekonomik sıkıntıya düşmesi gibi sorunlar da görülür. Bu sebeple dinî ölçü olan adalet şartı, çoğu durumda yerine getirilememektedir. İslam’ın hedefi ailede huzur, merhamet ve sevgidir (Rûm, 30/21). Bu hedefe uygun olmayan uygulamalar, dinin ruhuna da aykırıdır. Birinci eşin rızası ve haklarının korunması da ahlakî açıdan önemlidir.
Resmî nikâhın önemi için resmî nikâh ile dini nikâh yazısı okunabilir. Zorla evlendirme veya gizli ikinci evlilik gibi durumlar için misyar nikâhı ve gizli nikâh yazısına bakılabilir. Kadının rızası konusu kızın rızası olmadan evlendirilmesi yazısında işlenmiştir.
Dengeli değerlendirme
Çok eşlilik konusunda iki uç yaklaşım görülür: Bazıları bunu sünnet veya ibadet gibi sunar; bazıları ise İslam’ın kadını aşağıladığına dair genelleme yapar. Her ikisi de eksik ve yanlıştır. Doğru yaklaşım, ayetin bağlamını, adalet şartını ve tarihî-toplumsal şartları birlikte değerlendirmektir. Müslüman, hukuk düzenine uymalı ve kadınların haklarını gözetmelidir. Nikâhın şartları için dini nikâhın şartları yazısı okunabilir.
Kadınların rızası ve hakları
Çok eşliliğin dinen geçerli sayıldığı toplumlarda dahi birinci eşin hakları korunmalıdır. Kocanın ikinci evlilik yapması, birinci eşin nafakasını, barınmasını, ilgisini ve saygınlığını azaltmamalıdır. Bazı fıkıh görüşlerine ve ülkelerin hukuklarına göre kadın, nikâh sözleşmesine “kocanın başka eş almaması” şartı koydurabilir. Hanbelî mezhebinde bu tür şartlara cevaz verilir ve bu şartlar bağlayıcı kabul edilir. Bu da kadının kendi haklarını sözleşme yoluyla koruma imkânını gösterir. Bu şart, evlilik öncesinde konuşulup yazılı hâle getirildiğinde bağlayıcı olur.
Dinî ve ahlakî değerlendirme
İslam’ın evlilikte hedefi sevgi, merhamet ve huzurdur. Çok eşlilik, bu hedeflere zarar veriyorsa istenmeyen bir uygulamadır. Birinci eşin kalbini kırmak, çocukları ihmal etmek, ikinci eşi mağdur etmek ve adaletsizlik yapmak dinen büyük vebal getirir. Bu sebeple günümüz Müslümanlarının büyük çoğunluğu tek eşliliği benimsemiştir. Bazı fıkhi ve sosyal gerekçeler (savaş sonrası dul ve yetim çokluğu, kısırlık, hastalık gibi) tarihî olarak çok eşliliği anlamlı kılmış olsa da, modern toplum yapısı ve hukuk düzeni bu koşulları değiştirmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
İslam’da çok eşlilik emredilmiş midir?
Hayır. Nisâ 3 çok eşliliği emretmez; yetimlerin haklarının gözetildiği bir bağlamda, adalet şartıyla dört eşe kadar izin verir. Adalet sağlanamazsa tek eşle yetinmek emredilir.
Adalet şartı ne anlama gelir?
Nafaka, barınma, vakit ayırma ve davranışta eşler arasında eşitliktir. Nisâ 129’da kalbî sevgide eşitliğin mümkün olmadığı belirtilir; ayet bunun tamamen yok sayılmasını (birini yarı askıda bırakmayı) yasaklar.
Türkiye’de çok eşlilik hukuken mümkün müdür?
Hayır. Türk hukukunda tek eşlilik esastır; ikinci evlilik yasaktır ve suçtur. Dinî nikâhla ikinci evliliğe de hukuki koruma sağlanmaz; kadınlar mağdur olabilir.
Çok eşlilik Peygamberimiz için özel mi?
Peygamberimizin evlilikleri sosyal, siyasi ve ailevi sebeplerle açıklanır. Ahzâb 50’de ona özel hükümler de vardır. Bu nedenle onun evlilikleri örnek alınarak genel hüküm çıkarılmaz.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/3, 4/127, 4/129); Buhârî, Nikâh; Müslim, Nikâh; Ebû Dâvûd, Nikâh; Tirmizî, Nikâh; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid; Muhammed Abduh, Tefsîru'l-Menâr; Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Soru Cevap; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Taaddüd-i zevcât" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/3, 4/127, 4/129)
- Buhârî, Nikâh
- Müslim, Nikâh
- Ebû Dâvûd, Nikâh
- Tirmizî, Nikâh
- İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid
- Muhammed Abduh, Tefsîru'l-Menâr
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Dinî Soru Cevap
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Taaddüd-i zevcât" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.