🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Güneşin Batıdan Doğması: Tövbe Kapısının Kapanması

Ahiret, Kıyamet ve AlametleriGüncelleme: 18 Temmuz 202610 dk okuma

Güneşin batıdan doğması nedir? En'âm 158. ayet ve hadislere göre bu büyük kıyamet alametinin ardından tövbenin ve imanın kabul edilmeyeceği, ilgili.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hadisteki ifade
  • En'âm Suresi 158. ayet
  • Tövbe kapısının kapanması

Güneşin batıdan doğması, büyük kıyamet alametlerinden biridir. Hadislere göre bu olay gerçekleştiğinde insanlar bunu görecek, ancak daha önce iman etmemiş kişinin imanı veya tövbesi fayda vermeyecektir. Kur’an’da En’âm Suresi’nin 158. ayeti bu yorumun dayanağıdır.

Hadisteki ifade

Ebû Hüreyre’den rivayet edilen sahih hadise göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğunca insanlar bunu görür ve hepsi iman eder. İşte bu, daha önce iman etmemiş ya da imanında bir hayır kazanmamış kimseye imanının fayda vermeyeceği andır” (Buhârî, Tefsîr ve Rikāk; Müslim, Îmân). Bu rivayet, olayın evrensel ve açıkça gözlemlenen niteliğini vurgular.

Ayrıca Ebû Zer’den gelen bir rivayette Peygamberimiz, güneşin her gün batınca arşın altına secdeye vardığını ve doğmaya izin istediğini, sonunda ona “geldiğin yerden doğ” denileceğini bildirir (Buhârî, Bed’ü’l-halk ve Tefsîr; Müslim, Îmân). Bu hadisin yorumunda âlimler, bunun gökbilimsel açıklama olmadığını, ilahî emre tabi oluşu anlatan bir ifade olduğunu belirtirler. Kozmik olaylar dünyevi bilgi ile değil, gaybî haberlerle ilgilidir.

En’âm Suresi 158. ayet

Ayet şöyledir: “Onlar, kendilerine meleklerin gelmesini yahut Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı ayetlerinin geleceği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye imanı fayda vermez.” Hadislerde Peygamberimiz, bu “bazı ayetler”in güneşin batıdan doğması olduğunu bildirmiştir (Tirmizî, Tefsîr; Ahmed b. Hanbel, Müsned). Bu nedenle âlimler ayetin tefsirinde bu hadise dayanır.

Müfessirler, ayette geçen “ba’dı âyâti Rabbik” ifadesini kıyamet alametlerinin büyükleriyle ilişkilendirir ve imanın fayda vermemesini gaybın aşikâr hâle gelmesine bağlar. Çünkü inanç imtihanı, görmeden iman etmeye dayanır.

Tövbe kapısının kapanması

Hadislerde tövbe kapısı hakkında iki mesele geçer. Birincisi, kişinin ölüm anında, ruh gırtlağa gelmeden önce tövbesinin kabul edileceğidir (Tirmizî, Daavât). İkincisi ise küllî olarak güneşin batıdan doğmasıyla tövbe kapısının kapanmasıdır. Bir rivayette Peygamberimiz, “Allah Teâlâ batı tarafında genişliği yetmiş yıllık yürüyüş mesafesi olan bir tövbe kapısı yaratmıştır; güneş batıdan doğmadıkça kapanmaz” buyurmuştur (Tirmizî, Daavât; İbn Mâce, Fiten). Rivayetin sıhhat derecesi hasen olarak değerlendirilmiştir. Bu rivayet, olayın tövbe için son sınır olduğunu bildirir.

Bu bilginin pratik mesajı, tövbeyi ertelememektir. Kapının ne zaman kapanacağı bilinmediği için ve her insanın kişisel kıyameti olan ölüm yaklaşabileceği için, tövbe hemen yapılmalıdır. Kötü sondan korunma açısından sû-i hatime ve korunma yolları yazısı da okunabilir.

Olayın zamanı ve diğer alametlerle ilişkisi

Hadislerde güneşin batıdan doğması ile Dâbbetü’l-arz’ın çıkışının aynı günlerde olacağı, hangisinin önce geleceği konusunda ise belirsizlik bulunduğu anlatılır. Abdullah b. Amr’dan nakledilen rivayete göre ilk alametler güneşin batıdan doğması ve kuşluk vakti insanlara dâbbenin çıkmasıdır; hangisinin önce olduğu bilinmez, ama biri gerçekleşince diğeri hemen arkasından gelir (Müslim, Fiten). Bu nedenle bu iki alamet birlikte düşünülür. Dâbbetü’l-arz yazısında bu bağlantı ayrıca incelenmiştir.

Büyük alametlerin tümü için on alamet hadisi, bir sonraki aşama olan duhan alameti ve nihai olay olan sur’a üfürülmesi yazılarına bakılabilir. Yeniden dirilişle ilgili ba’su ba’de’l-mevt konusu da bunun devamıdır.

Yorum ve dikkat

Bu alametin gerçekleşmesi, tabii bir olay gibi açıklanamaz; mu’cize niteliğinde, evrensel ve ilahî emirle gerçekleşecek bir olaydır. Dünya’nın dönüş yönünün değişmesi gibi bilimsel hipotezlerle açıklanması, hadisin gaybî mesajından uzaklaşmaya götürür. Âlimler, olayın nasıl gerçekleşeceğini sorgulamak yerine, hadisin verdiği mesaja odaklanmayı önerir: İman ve tövbe, vakit varken yapılmalıdır.

Bu alametin yakınlığına dair güncel tahminler yapmak da doğru değildir. Peygamberimiz, “Amellere acele edin” buyurarak bu alametleri hatırlatmanın amacını belirtmiştir. Alametleri hatırlamak, ibadete ve tövbeye yöneltmelidir; korku ve spekülasyon üretmemelidir.

Pratik mesaj

Tövbe, Kur’an’da “nasuh tövbe” olarak emredilir (Tahrîm, 66/8). Nasuh tövbe, günahı bırakmak, pişman olmak ve tekrar etmemeye azmetmekle yapılır. Kul hakkı varsa onu iade etmek de tövbenin şartıdır. Bu rehberlik, güneşin batıdan doğmasından çok önce, her gün hayata geçirilebilecek bir tavırdır. Tövbe kapısının açık olduğu şu anda, ölümden önceki her an, bu fırsat değerlendirilmelidir.

Kelâmî yorumlar

Kelâm âlimleri, imanın geçerliliği için “gayba iman” şartını vurgular. Gayba iman, görülmeyene güvenmektir. Güneşin batıdan doğması gibi olay, herkesin açıkça gözlemleyeceği bir ilahî müdahale olduğundan, bu aşamadan sonra iman ihtiyarî bir imtihan olmaktan çıkar ve “ızdırarî iman” (mecburi iman) hâline gelir. Fir’avn’ın boğulurken söylediği iman sözünün kabul edilmemesi de benzer bir ilkeye dayandırılır (Yûnus, 10/90-91). Fir’avn, azabı görünce iman ettiğini söylemiş, ancak bu iman kabul görmemiştir.

Bu açıklama, olayın adaletle bağdaşmayacağı gibi bir itirazı da cevaplar: Allah, kullarına iman fırsatını yeteri kadar tanımıştır; artık gayb perdesi kalkınca imtihan sona ermiştir.

Bu hadislerin gündelik hayata etkisi

Güneşin batıdan doğması gibi alametler uzak olabilir; ama her insanın kendi “kapısı” ölümüdür. Bu sebeple pratik sonuç şudur: Tövbeyi ertelememek, namazı ve diğer ibadetleri geciktirmemek, hak sahiplerinin haklarını ödemek ve gönülleri kazanmak. Mümin için her gün tövbe vaktidir. Peygamberimiz, günde yüz kez tövbe ettiğini bildirmiştir (Müslim, Zikir). Bu söz, ister kıyamet alametleri ister kişisel ecel olsun, tövbenin güncel bir ihtiyaç olduğunu gösterir.

Bu alamet hakkında kaynakları okuyan kişi, bilgiyi korkutma amacıyla değil, uyarı ve teşvik amacıyla değerlendirmelidir. Allah, kullarının tövbesini kabul etmeyi sever; bunun için kapı açıkken yönelmek en doğru tavırdır.

Ayrıca bu alametin ardından sadece tövbe değil, yeni hayır işleme fırsatının da sona ereceği, ancak önceden iman edip salih amel işleyen kişinin amelinin devam edeceği şeklinde yorumlar yapılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Güneşin batıdan doğması ne anlama gelir?

Kıyamet öncesinde güneşin her zamanki doğuş yerinin tersi olan batıdan doğmasıdır. Hadislerde bu olayın ardından tövbe ve imanın fayda vermeyeceği bildirilir.

Bu olay gerçekleştiğinde tövbe kabul edilir mi?

Hadislere göre hayır. En’âm 158’de bazı Rabb’in ayetleri geldiğinde daha önce iman etmemiş veya iman edip hayır kazanmamış kimseye imanın fayda vermeyeceği bildirilir; âlimler bunu bu olayla yorumlar.

Bu olay gerçekleşti mi?

Hayır. Hiçbir sahih delil bu alametin gerçekleştiğini bildirmez. Güncel gökbilimsel olayları bu alametle ilişkilendirmek doğru olmaz.

Alamet insanların tövbesini neden etkiler?

Bu olay, gaybın artık açıkça görüldüğü bir aşamayı temsil eder. Gayba iman imtihanı sona erdiğinden, görüldükten sonra yapılan iman ve tövbe imtihan sayılmaz. Bu yorum âlimlerin açıklamasıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, En'âm Suresi (6/158); Buhârî, Tefsîr ve Rikāk; Müslim, Îmân ve Fiten; Ebû Dâvûd, Melâhim; Tirmizî, Tefsîr; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Eşrât-ı sâat" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 8 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, En'âm Suresi (6/158)
  2. Buhârî, Tefsîr ve Rikāk
  3. Müslim, Îmân ve Fiten
  4. Ebû Dâvûd, Melâhim
  5. Tirmizî, Tefsîr
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Eşrât-ı sâat" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.