🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. İdrîs Mucizeleri Nelerdir? Kur’an ve Hadislere Göre

Diğer PeygamberlerGüncelleme: 2 Ekim 202610 dk okuma

Hz. İdrîs'in mucizeleri hakkında Kur'an ve hadislerde ne var? Yüce makama yükseltilmesi, sıddîklik, ilim ve yazı rivayetleri ile sıhhat durumu açıklamaları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Mucize Kavramı ve İdrîs
  • "Yüce Bir Makama Yükseltilme"
  • Yazı, İlim ve Zanaat Rivayetleri

Hz. İdrîs’in mucizeleri konusunda Kur’an ve sahih hadisler ayrıntılı bilgi vermez. Kur’an onu “sıddîk bir peygamber” olarak niteler ve “yüce bir makama yükselttik” der (Meryem 19/56-57). Ona atfedilen yazı, terzilik, astronomi ve ilim yönündeki anlatımlar ise sonraki kaynaklarda yer alan rivayetlerdir ve sıhhatleri tartışmalıdır.

Mucize Kavramı ve İdrîs

İslam kelamında mucize, peygamberlik iddia eden kişinin elinde Allah’ın izniyle gerçekleşen, âdet-i ilahiyyeyi aşan ve karşısındakileri meydan okumaya muhtaç bırakan olay olarak tanımlanır. Bir peygamberin mucizeleri, çoğunlukla onun gönderildiği toplumun ilgisi ve yeteneklerine uygun düşer. Mûsâ’ya sihirbazlar çağında asa, Îsâ’ya tıbbın geliştiği dönemde hastaları iyileştirme, Hz. Muhammed’e ise belagat çağında Kur’an verilmiştir. İdrîs için ise Kur’an böyle bir mucize bildirmez. Bu durum onun peygamberliğine halel getirmez; çünkü her peygamberin her mucizesi Kur’an’da zikredilmemiştir.

Kur’an’da adı geçen ancak mucizeleri anlatılmayan peygamberler arasında İdrîs, Zülkifl ve İsmâil gibi isimler yer alır. Bu isimlerin her biri için Kur’an’ın seçtiği sıfatlar, onların şahsiyetlerini anlamamız için yeterlidir. Peygamberlerin genel nitelikleri için peygamberlerin sıfatları yazısı da faydalı olacaktır.

“Yüce Bir Makama Yükseltilme”

İdrîs ile ilgili en dikkat çekici ifade, Meryem Suresi 57. ayetindeki “rafa’nâhu mekânen aliyyâ”dır. Bu ifade, bir mucize olarak bedenen göğe yükseltilme şeklinde de anlaşılmıştır. Bu görüşü savunanlar, Hz. Îsâ’nın yükseltilmesini örnek gösterir (Nisâ 4/158). Ancak Îsâ’nın yükseltilmesi için ayette “Allah onu kendi katına yükseltti” ifadesi daha açıktır; İdrîs için ise “mekânen aliyyâ” yani “yüce bir makam” denmektedir. Bu sebeple birçok müfessir, ifadeyi manevi derece yüceliği olarak yorumlamıştır.

Bedenen yükseltildiğini söyleyen rivayetlerin çoğu Ka’bü’l-ahbâr’a dayanır. Rivayete göre bir melek İdrîs’in arkadaşı olur, onu kanadında göğe çıkarır ve Ölüm Meleği ile karşılaşıp onun ruhunu orada alması sağlanır. Taberî ve İbn Kesîr bu rivayeti nakleder, fakat İbn Kesîr bunun İsrâiliyat’tan geldiğini ve çoğunun kabul edilmeyeceğini belirtir. Sonuç olarak bu rivayeti kesin bir bilgi olarak sunmak doğru olmaz.

Yazı, İlim ve Zanaat Rivayetleri

İslam kaynaklarında İdrîs’e atfedilen en yaygın özellikler şunlardır:

  • İlk kalemle yazan kişi olması,
  • İlk elbise diken (terzilik) ve ölçü ile tartıyı düzenleyen kişi olması,
  • Yıldızların hareketlerini ve hesabı öğrenmesi,
  • Kendisine otuz sahife nazil olması.

Bu bilgilerin bir kısmı Ebû Zer hadisi olarak bilinen uzun bir rivayette yer alır (İbn Hibbân). Ancak hadis bilginleri bu rivayetin senedinde zayıflıklar bulunduğunu belirtir. Yine de bu anlatım, medeniyet tarihinde İdrîs’in “ilim ve sanatın öncüsü” olarak hatırlanmasının kaynağını oluşturur. Orta Çağ İslam dünyasında astroloji, simya ve felsefe ile uğraşanlar da kendilerini İdrîs-Hermes geleneğine nispet etmiştir. Bu durum, İdrîs’in sembolik olarak ilim ve hikmetle özdeşleşmesine sebep olmuştur.

Hermes ve Hanok Özdeşleştirmesi

İbn Sa’îd el-Endelüsî, Şehristânî ve İbn Haldûn gibi bazı bilginler İdrîs’i Hermes ile, Tevrat’taki Hanok ile birleştirir. Yunan-Mısır geleneğindeki Hermes Trismegistus’un (Üç Kere Büyük Hermes) bir tür kâhin-bilge olduğu bilinir. Bu özdeşleştirme, ilim tarihinde ilginç bir çerçeve sunsa da dinî açıdan kesin değildir. İslam akaidinde peygamberler hakkında kesin bilgi, Kur’an ve sahih hadise dayanır. Dolayısıyla bu bilgi, felsefi ve tarihî bir yorum olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç: Asıl Mucize Sıddîklik

Kur’an’ın İdrîs için seçtiği “sıddîk” ve “sabreden” sıfatları, onun hayatındaki asıl mucizenin karakter ve ahlak yüceliği olduğunu gösterir. Mucize çoğu zaman olağanüstü bir olay olarak düşünülse de, hayatı boyunca doğruluktan ayrılmayan ve sabreden bir insan, kendi başına bir mucizedir. Ayetlerin tam listesi için Hz. İdrîs Kur’an’da nerede geçer?, hayatından dersler için Hz. İdrîs hayatından dersler yazısına bakabilirsiniz.

Salihler İçin Keramet ve Peygamberler İçin Mucize

Peygamberlerin elinde görülen olağanüstü olaylara mucize, salih kullara verilen olağanüstü hallere ise keramet denir. İdrîs gibi hakkında ayrıntılı bilgi bulunmayan peygamberlerin hayatındaki olağanüstülükleri bu iki kavram arasında ayırmak, doğru değerlendirme için gereklidir. Mucize, peygamberlik iddiasına eşlik eden ve onu doğrulayan bir delil iken; keramet, bir velinin ya da salih kimsenin hâl ve davranışlarında görülen ikramdır. İdrîs için sonraki kaynaklarda aktarılan anlatımların birçoğu, daha çok keramet veya efsane niteliğindedir.

Bu ayrım, aynı zamanda inanç açısından da önemlidir. Çünkü mucizeler peygamberliğin delili olduğundan Kur’an ve mütevatir haberlerle sabit olmalıdır. Zayıf rivayetlerle bir peygambere mucize isnat etmek, hem ilmî dürüstlüğe aykırıdır hem de dinî bilginin güvenilirliğini zedeler. Bu nedenle İslam alimleri kıssaları aktarırken sıhhat derecesine ayrı bir özen göstermiştir. Peygamber Efendimizin mucizeleri ve delilleri hakkında bilgi edinmek için Peygamber Efendimizin mucizeleri yazısına bakabilirsiniz.

Mi’rac Gecesinde İdrîs ile Buluşma

Sahih hadislerdeki en güvenilir bilgi, Resûlullah’ın Mi’rac gecesi İdrîs ile karşılaşmasıdır. Buhârî ve Müslim’in rivayet ettiği Mi’rac hadisinde Hz. Peygamber, dördüncü kat semada İdrîs ile buluşur; İdrîs onu “salih kardeş ve salih peygamber” diyerek karşılar (Buhârî, Bed’ü’l-halk; Müslim, Îmân). Bu karşılaşma, onun hakkında sahih haberlerle bilinen az sayıdaki bilgiden biridir ve ruhların berzah âleminde yüksek derecelerde bulunduğuna işaret eder. Bu olay bir mucize olarak İdrîs’e değil, Hz. Peygamber’e aittir; fakat İdrîs’in makamını göstermesi bakımından önem taşır.

Kaynakları Okurken Dikkat Edilecek Noktalar

  • Bir bilginin Kur’an’da geçip geçmediğine, hadis ise sıhhat durumuna bakın.
  • İsrâiliyat kaynaklı anlatımların bir kısmı Kur’an’la çelişmiyorsa “naklen” aktarılabilir; ancak inanç esası yapılamaz.
  • İdrîs’in Hermes ve Hanok ile özdeşliği gibi tarihî-felsefi görüşleri, kesin hüküm olarak değil, görüş olarak okuyun.
  • Peygamberlere sonradan eklenmiş abartılı özellikleri ayırt etmek için TDV İslâm Ansiklopedisi gibi güvenilir kaynaklara başvurun.

Bu ilkeler doğrultusunda İdrîs’in en sağlam mucizesi, Allah’ın onu “yüce bir makama yükseltmesi” ve Kur’an’da tek tek övülen vasıflarıdır. Kıssanın günlük hayata yansımaları ve ibretleri için Hz. İdrîs hayatından dersler yazısı yol gösterebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hz. İdrîs’in Kur’an’da bildirilen mucizesi var mı?

Kur’an İdrîs’e ait ayrıntılı bir mucize bildirmez; yalnızca sıddîk bir peygamber olduğunu ve yüce bir makama yükseltildiğini söyler.

İdrîs ilk yazı yazan kişi midir?

Bazı tefsir ve kıssa kitaplarında ilk kalemle yazan ve ilk elbise diken kişi olarak anılır; ancak bu bilgi sahih bir delile dayanmaz, İsrâiliyat kaynaklı rivayetlerdir.

Hermes ile aynı kişi midir?

İslam filozofları ve tarihçilerinin bir kısmı İdrîs’i Hermes ve Hanok ile özdeşleştirmiştir; ancak bu görüş kesin değildir ve tartışmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali (kuran.diyanet.gov.tr); TDV İslâm Ansiklopedisi, "İdris" md.; İbn Kesîr, Kısasü'l-enbiyâ

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali (kuran.diyanet.gov.tr)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "İdris" md.
  3. İbn Kesîr, Kısasü'l-enbiyâ

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.