Hz. İdrîs’in Yaşadığı Yer, Dönemi ve Kavmi Hakkında Bilinenler
Hz. İdrîs hangi dönemde, nerede ve kimlerin arasında yaşadı? Babil, Mısır ve Menfis rivayetleri, Nûh'tan önce mi sonra mı tartışması ve Hanok-Hermes özdeşleştirmesi.
- Kur'an'ın Bildirdiği ve Bildirmediği
- Nûh'tan Önce mi, Sonra mı?
- Yaşadığı Yer: Babil, Mısır ve Menfis Rivayetleri
Hz. İdrîs’in yaşadığı yer ve dönem konusunda Kur’an ve sahih hadisler bilgi vermez. İslam kaynaklarında genellikle Nûh’tan önce, Âdem’in soyundan gelen nesiller arasında yaşadığı kabul edilir; yaşadığı yer olarak Babil ve Mısır (Menfis) çevresi anılır. Bu bilgiler büyük ölçüde rivayet ve İsrâiliyat kaynaklıdır, kesinlik taşımaz.
Kur’an’ın Bildirdiği ve Bildirmediği
Kur’an, İdrîs’i iki yerde zikreder: Meryem 19/56-57 ve Enbiyâ 21/85-86. Bu ayetlerde ne kavminin adı, ne yaşadığı şehir, ne de yaşadığı dönem belirtilir. Sadece sıddîk bir nebî olduğu, sabrettiği ve yüce bir makama yükseltildiği haber verilir. Dolayısıyla “İdrîs’in kavmi kimdir?” sorusunun yanıtı, Kur’an açısından “bilinmiyor”dur. Kur’an kıssaları, tarih yazımı için değil ibret için aktardığından, bu belirsizlik doğaldır.
Müslüman bir okurun bu noktada izleyeceği yol, kesin bilgiyi rivayetten ayırmaktır. Kur’an’ın açıkça bildirdiği iman esaslarındandır; tarihî rivayetler ise kaynağına ve senedine göre değerlendirilir. Hz. İdrîs hakkındaki ayetlerin dökümünü Hz. İdrîs Kur’an’da nerede geçer? yazısında bulabilirsiniz.
Nûh’tan Önce mi, Sonra mı?
Kaynaklarda İdrîs’in Âdem ile Nûh arasında yaşadığı görüşü yaygındır. Taberî ve İbn Kesîr, soy zincirini Âdem → Şît → Enûş → Kaynan → Mehlâîl → Yered → İdrîs → Metûşelah → Lemek → Nûh şeklinde aktarır. Bu listeye göre İdrîs, Nûh’un büyük dedesi olur. Tevrat’taki liste de benzerdir ve İdrîs, Hanok ile özdeşleşir. Buna rağmen bazı âlimler İdrîs’in Nûh’tan sonra yaşadığını ileri sürmüştür; İbn Kesîr bu görüşü, Mi’rac hadisinde İdrîs’in Hz. Peygamber’e “salih kardeş” demesine dayandırarak açıklar: Eğer İdrîs Nûh’un atası olsaydı, “salih oğul” demesi beklenirdi. Fakat bu argüman da kesin değildir.
Bu karşıt iki görüş, konunun ne kadar belirsiz olduğunu gösterir. İbn Kesîr’in kendisi bu hususta kesin bir hüküm vermeyip, “Allah en iyisini bilir” der.
Yaşadığı Yer: Babil, Mısır ve Menfis Rivayetleri
İslam tarih kaynaklarında İdrîs’in doğum yeri olarak Babil’in anıldığı görülür. Rivayetlerde, kavmi arasında sapkınlığın yayılması üzerine hicret ettiği ve Mısır’a gittiği anlatılır. Mısır’da Menfis şehrini kurduğu ve orada insanlara ilim ve zanaat öğrettiği de bazı kaynaklarda geçer. Bu, Hermes ile ilgili Mısır geleneğinin etkisiyle şekillenmiş bir anlatım olabilir. Çünkü Yunan-Mısır geleneğinde Hermes Trismegistus, Mısır’ın bilgelik tanrısı Thoth ile özdeşleştirilir. İslam dünyasına bu gelenek Helenistik kaynaklarla geçmiş, İdrîs de bu geleneğin bir halkası olarak anılmıştır.
- Babil rivayeti: Doğum ve ilk yaşantı yeri olarak anılır.
- Mısır (Menfis) rivayeti: Hicret yeri ve ilim merkezi olarak anılır.
- Yer belirsiz: Birçok âlim, kesin yer göstermeksizin “Allah en iyisini bilir” demeyi tercih eder.
Kavminin Durumu ve Davet
Rivayetlere göre İdrîs, Âdem ve Şît’ten sonra insanlar arasında dağılma ve sapmaların ortaya çıktığı bir dönemde yaşamıştır. Kavmini tevhide, adalete ve ilme davet ettiği, bazılarının kendisine uyduğu, bazılarının ise karşı çıktığı anlatılır. Ancak bu anlatımlar, diğer peygamberlerde olduğu gibi Kur’an’da ayrıntılandırılmamıştır. Bu yüzden onların toplumsal bağlamı hakkında kesin bilgi vermek mümkün değildir.
Peygamberlerin kavimlerine yaklaşımını anlamak için Kur’an’da daha ayrıntılı anlatılan peygamber kıssalarına bakmak faydalıdır. Mesela Hz. Hûd’un kavmi ve Hz. Sâlih’in kavmi yazıları, peygamber-kavim ilişkisinin Kur’an’daki anlatımına örnek verir.
Hanok, Hermes ve İdrîs Özdeşleştirmesi
Tevrat’ta Hanok (Enok) hakkında oldukça kısa bir anlatım vardır: Hanok 365 yıl yaşadı, Allah ile yürüdü ve “Allah onu aldığı için yok oldu” (Tekvin 5:21-24). Yahudi geleneğinde ona atfedilen “Hanok Kitabı” gibi apokrif eserler bulunur. Hıristiyan ve Yahudi mistik geleneklerinde Hanok’un cennete alındığı ve gizli bilgilere sahip olduğu inancı yaygındır.
Kur’an’daki “yüce bir makama yükselttik” ifadesi, Hanok’un “alınması” ile benzer görülmüştür. İslam bilginlerinin bir kısmı bu benzerlikten hareketle ikisini aynı kişi saymıştır. Hermes ile özdeşleştirme ise Helenistik dönemdeki Hermetik literatürden gelir. İbn Cülcül, Şehristânî ve Sâid el-Endelüsî gibi isimler bu görüşü benimsemiştir. Ancak İslam akaidinde peygamberlerin kimliği, nass olmadan kesinleştirilemez. Bu yüzden bu özdeşleştirme, ilim tarihindeki bir yorum olarak kalır.
Bu Bilgilerden Nasıl Yararlanılır?
Zamanı ve mekânı belirsiz olsa bile İdrîs’in hayatı, ilim ve ahlak açısından örnek alınabilir. Peygamberlerin zamanı ve yeri, ibret çıkarmayı engellemez. Bu yüzden İdrîs’in şahsiyetini sıddîk ve sabırlı bir kul olarak tanımak, tarihî detaylardan daha değerlidir. Hayatından çıkarılacak dersler için Hz. İdrîs hayatından dersler, mezarı ve yükseltilme meselesi için ise Hz. İdrîs’in kabri nerede? yazısına bakabilirsiniz. Aile ve soy ağacı için Hz. İdrîs’in soyu ve ailesi sayfası da yararlıdır.
Kısaca Özet
Özetle: Kur’an İdrîs’in yaşadığı yeri ve dönemini belirtmez; Nûh’tan önce yaşadığı görüşü yaygın, ancak kesin değildir; Babil ve Mısır anlatımları rivayete dayanır; Hanok ve Hermes ile özdeşleştirme ise tarihî bir yorumdur. Bu çerçevede iman açısından önemli olan, onun sıddîk bir peygamber olduğunu kabul etmektir.
Peygamberlik Zincirinde İdrîs’in Yeri
İslam inancına göre Allah her millete bir peygamber göndermiştir: “Her ümmetin bir peygamberi vardır” (Yûnus 10/47) ve “Hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın” (Fâtır 35/24). Bu ayetlere göre İdrîs, adı bilinen peygamberlerden biri olarak, kendi çağındaki insanlara hitap etmiştir. Kur’an’da adı geçen 25 peygamberin çoğunun yaşadığı dönem ve coğrafya ayrıntılı bilinirken İdrîs, Âdem’den sonra gelen ilk peygamberlerden biri olması bakımından bu bilgilerin sınırlı olduğu isimler arasındadır. Ebû Zer hadisi diye bilinen zayıf rivayette de İdrîs’in Âdem ve Şît’ten sonra üçüncü peygamber olduğu söylenir.
Bu rivayetin zayıf olması sebebiyle, peygamberlerin sırasını kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Ancak genel kabul, İdrîs’in ilk dönem peygamberlerinden olduğu yönündedir. Bu durum, insanlık tarihinin erken dönemlerinde de Allah’ın hidayetinin insanlarla birlikte olduğunu gösterir.
Medeniyet Tarihi Açısından Önemi
İslam medeniyetinde İdrîs, zamanla “ilim ve hikmet peygamberi” olarak tanınmıştır. Bu sebeple astronomi, tıp ve felsefe ile uğraşan Müslüman bilginler eserlerinde İdrîs’e atıfta bulunmuştur. Hz. İdrîs’in bu şekilde anılmasının sebebi, tarihî bir vakıadan çok, ilim ve hikmet arayışının peygamberlik geleneğinde kökleşmiş olmasıdır. Müslüman okurlar için burada önemli olan, ilmin ve ahlakın birleşmesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hz. İdrîs hangi kavme gönderildi?
Kur’an kavmini belirtmez. Rivayetlerde Babil ve Mısır (Menfis) gibi yerler anılır; bu rivayetler kesin değildir ve çoğu İsrâiliyat kaynaklıdır.
İdrîs, Nûh’tan önce mi yaşadı?
Cumhura göre İdrîs Nûh’tan önce yaşamıştır ve Nûh’un büyük dedelerindendir; ancak bazı âlimler bunun aksini söylemiştir. Kesin bir nass bulunmaz.
İdrîs ile Hanok aynı kişi midir?
Bazı İslam bilginleri Tevrat’taki Hanok ile özdeşleştirir. Bu görüş yaygın olmakla birlikte kesin delile dayanmaz; Allah en iyisini bilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "İdris" md.; Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-nihâye
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İdris" md.
- Taberî, Târîhu'r-rusül ve'l-mülûk
- İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-nihâye
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.