Hz. Nûh (a.s.)
Ulü'l-azm peygamberlerden Hz. Nûh'un kavmine uzun yıllar süren daveti, gemisi, tufan, oğlu ve eşiyle ilgili ayetler, duaları ve dersleri.
- İkinci Âdem
- Kavmine Daveti
- Gemi ve Tufan
İkinci Âdem
Hz. Nûh, ulü’l-azm (azim ve sebat sahibi) denilen beş büyük peygamberin ilkidir (Ahzâb Suresi, 33/7; Şûrâ Suresi, 42/13). Tufandan sonra insanlık onun gemide kurtulan ailesi ve inananlar üzerinden devam ettiği için “ikinci Âdem” diye de anılır. Kur’an’da adı kırktan fazla yerde geçer ve bir sure onun adını taşır. Tarihçiler onun soyunu Hz. İdrîs üzerinden Şît’e ve Âdem’e bağlar; bu soy kütüğü tarih kaynaklarına dayanır.
Kavmine Daveti
Nûh’un kavmi, Allah’ı bırakıp putlara tapan bir toplumdu. Kur’an bu putların Vedd, Süvâ’, Yeğûs, Yeûk ve Nesr olduğunu bildirir (Nûh Suresi, 71/23). Hz. Nûh onları gece gündüz, gizli ve açık, tek tek ve topluca Allah’a çağırmış; istiğfar ettikleri takdirde Allah’ın onlara bol yağmur, mal ve evlat vereceğini haber vermiştir (Nûh Suresi, 71/5-12). Bu ayetler, samimi istiğfarın dünya bereketine de vesile olduğunun delili olarak sıkça zikredilir.
Kavminin ileri gelenleri ise ona uyanların toplumun “en aşağı” tabakasından olduğunu söyleyerek onu küçümsemiş, zayıf müminleri yanından kovmasını istemiştir. Nûh bunu reddetmiş, “Ben inananları kovacak değilim” demiştir (Hûd Suresi, 11/27-29; Şuarâ Suresi, 26/111-114). Kur’an, Nûh’un kavmi arasında bin yıldan elli yıl eksik, yani dokuz yüz elli yıl kaldığını bildirir (Ankebût Suresi, 29/14). Bu kadar uzun bir davete rağmen pek az kişi iman etmiştir (Hûd Suresi, 11/40).
Gemi ve Tufan
Allah, Nûh’a kavminden artık iman edecek kimse kalmadığını bildirmiş ve gözetimi altında bir gemi yapmasını emretmiştir. Kavminin ileri gelenleri yanından geçtikçe onunla alay ediyordu (Hûd Suresi, 11/36-38). Emir gelip “tennûr kaynayınca” Nûh, her canlıdan birer çift, ailesi (hakkında hüküm verilenler hariç) ve inananları gemiye almıştır (Hûd Suresi, 11/40). Gökyüzünün kapıları bol suyla açılmış, yer pınar pınar fışkırmış (Kamer Suresi, 54/11-12), gemi dağlar gibi dalgalar arasında yüzmüştür (Hûd Suresi, 11/42). Sonunda gemi Cûdî üzerine oturmuştur (Hûd Suresi, 11/44).
Geminin ölçüleri, kaç katlı olduğu, hangi ağaçtan yapıldığı, tufanın kaç gün sürdüğü gibi ayrıntılar İsrâilî rivayetlerde geçer, Kur’an’da yoktur. Tufanın bütün yeryüzünü mü yoksa Nûh kavminin yaşadığı bölgeyi mi kapladığı da âlimler arasında tartışılmıştır.
Oğlu ve Eşi
Kıssanın en dokunaklı sahnelerinden biri, Nûh’un inkâr eden oğlunu gemiye çağırmasıdır. Oğlu “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” demiş, aralarına dalga girmiş ve boğulmuştur (Hûd Suresi, 11/42-43). Nûh, “Rabbim, oğlum benim ailemdendir” diye niyaz edince Allah, “O senin ailenden değildir; çünkü o salih olmayan bir iş işlemiştir” buyurmuştur (Hûd Suresi, 11/45-46). Nûh’un eşi de inkârcılardan olmuş ve Kur’an’da Lût’un eşiyle birlikte kötü örnek olarak anılmıştır (Tahrîm Suresi, 66/10).
Duaları
Hz. Nûh’un Kur’an’da nakledilen dualarından bazıları şunlardır:
- “Ennî mağlûbün fenteşır” “Ben yenik düştüm, bana yardım et.” (Kamer Suresi, 54/10)
- “Rabbi enzilnî münzelen mübâraken ve ente hayru’l-münzilîn” “Rabbim, beni bereketli bir yere indir. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’minûn Suresi, 23/29)
- “Rabbiğfir lî ve li-vâlideyye ve li-men dehale beytiye mü’minen ve li’l-mü’minîne ve’l-mü’minât” “Rabbim, beni, anne babamı, evime mümin olarak girenleri, mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla.” (Nûh Suresi, 71/28)
Nûh’un Kur’an’daki Yeri
Kur’an, Nûh kıssasını Mekke döneminde, Hz. Peygamber ve ashabının ağır baskı altında olduğu bir zamanda defalarca anlatır. Bu, müminlere teselli ve sabır aşılamak içindir: Nûh yüzyıllarca davet etmiş, alaya alınmış, fakat sonunda Allah’ın yardımı gelmiştir. Sâffât Suresi’nde “Bütün âlemler içinde Nûh’a selam olsun” buyrulur ve onun soyunun devam ettirildiği bildirilir (Sâffât Suresi, 37/75-79). Hz. Peygamber de kıyamet gününde insanların şefaat için Nûh’a gidip ona “yeryüzüne gönderilen ilk resul” diye hitap edeceklerini haber vermiştir (Buhârî; Müslim).
Nûh’un gemisi, İslam geleneğinde kurtuluşun ve hidayete sarılmanın sembolü olmuştur. Kur’an, geminin ve tufanın âlemlere bir ibret kılındığını bildirir (Ankebût Suresi, 29/15). Nûh’un gemiye binerken söylediği “Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ” (Onun yüzmesi de durması da Allah’ın adıyladır) sözü (Hûd Suresi, 11/41), yolculuğa çıkarken okunan dualar arasında yer almıştır.
Alınacak Dersler
- Tebliğde sabır ve süreklilik esastır; sonuç Allah’a aittir.
- İnsanlar mal ve mevkiye göre değil, iman ve takvaya göre değerlidir.
- Peygamber oğlu veya eşi olmak bile tek başına kurtuluş sebebi değildir; herkes kendi imanıyla kurtulur.
- İstiğfar, manevi arınmanın yanında bereketin de anahtarıdır.
- Alay ve küçümseme, hakikat karşısında inkârcıların değişmeyen tavrıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Nûh Suresi (71/1-28); Hûd Suresi (11/25-49); A'râf Suresi (7/59-64); Mü'minûn Suresi (23/23-30); Şuarâ Suresi (26/105-122); Kamer Suresi (54/9-17); Ankebût Suresi (29/14); Tahrîm Suresi (66/10); İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Nûh" bölümü; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nûh" md.; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Hûd ve Nûh surelerinin tefsiri
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Nûh Suresi (71/1-28); Hûd Suresi (11/25-49); A'râf Suresi (7/59-64); Mü'minûn Suresi (23/23-30); Şuarâ Suresi (26/105-122); Kamer Suresi (54/9-17); Ankebût Suresi (29/14); Tahrîm Suresi (66/10)
- İbn Kesîr, Kısasü'l-Enbiyâ, "Nûh" bölümü
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nûh" md.
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, Hûd ve Nûh surelerinin tefsiri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.