İnsanlar Arasını Bulmak: Islah-ı Zatü’l-Beyn
İnsanlar arasını bulmak: Islah-ı zâtü'l-beyn. Hucurât 9-10, namaz ve oruçtan üstün sayılan fazilet, barıştırmanın adabı, iyi niyetli söz.
İnsanlar arasını bulmak, Kur’an’ın emri ve hadislerde namaz, oruç, sadakadan üstün tutulan bir faziletidir. Hucurât 10 “Kardeşlerinizin arasını düzeltin” buyurur. Barıştırırken adalet, gizlilik, iyi niyet ve yumuşak dil esastır; gerektiğinde tarafsız bir hakem tayini de önerilir.
Kur’an’da ıslah emri
Hucurât 9: “Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırsa aralarını düzeltin. Biri diğerine saldırırsa saldıran tarafla Allah’ın emrine dönene kadar savaşın. Dönerse aralarını adaletle düzeltin ve âdil davranın. Allah âdil olanları sever.” Hucurât 10: “Müminler ancak kardeştirler; öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” Nisâ 114’te gizli konuşmaların çoğunda hayır olmadığı, ancak sadakayı, iyiliği ve insanların arasını düzeltmeyi emredenlerin sözlerinin hayır olduğu bildirilir. Nisâ 128’de ise barışmanın hayırlı olduğu belirtilir. Bu ayetler, ıslahı bireysel bir erdem olduğu kadar toplumsal bir sorumluluk olarak da sunar.
Namaz, oruç ve sadakadan üstün
Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de Ebû’d-Derdâ’dan nakledilen hadiste Peygamber Efendimiz “Size oruç, namaz ve sadakadan daha üstün bir derece bildireyim mi?” diye sorar. Sahabe “Evet” deyince “İnsanların arasını düzeltmektir; çünkü insanların arasındaki bozukluk (tıraş eden)dir” buyurur. Bu hadiste ifade edilen “tıraş eden” benzetmesi, aradaki düşmanlığın dini kökünden kazıdığı anlamında yorumlanır. Ayrıca Ebû Dâvûd’da Peygamber’in arasındaki sorunu çözmeyi kendisi de yapması, Küba’da çıkan bir anlaşmazlıkta “Gidelim aralarını düzeltelim” demesi (Buhârî, Sulh) ıslaha öncülük etmenin örnekleridir. Bu hadis, iki kişi arasındaki bir kırgınlığı gidermenin ibadetlerden bile faziletli olabildiğini ifade eder.
Barıştırmanın adabı
- Niyeti halis tutmak; amaç şöhret veya çıkar değil, barıştırmaktır.
- Her iki tarafı da dinlemek; tarafgirlikten kaçınmak, adaletle hareket etmek.
- Gizlilik: Anlaşmazlığı üçüncü kişilere yaymamak, sırları saklamak.
- Yumuşak dil kullanmak, tarafları suçlamadan ortak noktaları vurgulamak.
- Gerekiyorsa güvenilir ve bilgili bir hakem veya büyük devreye sokmak.
- Barıştırdıktan sonra sürece destek olmak, yeniden kırgınlığa fırsat vermemek.
Müslim’de, Ümmü Gülsüm’den “İnsanların arasını bulmak için hayır söyleyen veya hayır nakleden kimse yalancı sayılmaz” rivayeti vardır. Bu, iyi niyetli sözün (örneğin “O sizi iyilikle anıyordu”) yalan sayılmayacağını bildirir; ancak âlimler gerçek dışı sözlerde ihtiyatlı olmayı, tevriye ve genel ifadelerle çıkış aramayı tavsiye eder. Söz taşımak (nemime) ise yasaktır; ıslah, söz taşımanın tam tersidir.
Aile içinde ve toplumda arabuluculuk
Nisâ 35: “Eşlerin arasının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. Eğer ikisi de barış isterlerse Allah aralarını uzlaştırır.” Bu ayet, aile içi çatışmada tarafsız ve iyi niyetli aracıların rolünü belirler. Günümüzde aile danışmanlığı, arabuluculuk merkezleri ve sivil toplum kuruluşları bu işlevi yürütür. Mahalle, iş yeri ve okul gibi ortamlarda da çatışmaların büyümeden çözülmesi için arabuluculuk önemlidir. Gönül kırgınlıklarında barışmak için ilk adımı atmak da bir tür ıslahtır (küslük yazısına bakılabilir). İkiyüzlülük ve taraf tutma ise barıştırma çabasını zayıflatır. Hayırlı işe öncülük eden kişi aynı zamanda barış inşa edicidir; kötülüğe iyilikle karşılık vermek ve güler yüz göstermek ıslahın yumuşak araçlarıdır.
Büyük çatışmalarda ıslah
Toplumlar arası ve devletler arası anlaşmazlıklarda da diplomasi, müzakere ve barış inşası İslam’ın ıslah ilkesine uygundur. Hudeybiye Barışı, kısa vadede kaybedilmiş gibi görünse de müslümanlar için büyük bir zafer sayılmıştır (Fetih 48/1). Barışı tercih etmek, zayıflık değil, uzun vadeli bilgeliktir; Enfâl 61’de “Onlar barışa yanaşırlarsa sen de barışa yanaş” buyrulur. Şiddet ve çatışmayı kışkırtan söylemlerden kaçınmak, barışçı çözümler üretmek her müslümanın sorumluluğudur. Bu yaklaşım başkalarının kusurlarını araştırmama ahlakıyla da desteklenir.
Islah çalışmasında sabır ve zamanlama da önemlidir: Taraflar öfkeliyken müdahale etmek, tartışmayı büyütebilir. Önce soğuma süresi tanımak, sonra ayrı ayrı dinlemek, ortak çıkarları ve ilişkinin değerini hatırlatmak, ardından karşılıklı hak ve sorumlulukları adil biçimde ortaya koymak etkili bir yoldur. Barış yapıldıktan sonra tarafların bu süreci birbirine karşı koz olarak kullanmaması, geçmişi tekrar deşmemesi ve ilişkiyi korumak için küçük iyilik jestleri yapması tavsiye edilir. Arabulucu ise tarafsızlığını bozmamalı, bir tarafa karşı diğerine fazla yakınlaşmamalıdır.
Mahkeme ve resmî mercilere gitmeden önce sulh yoluna başvurmak, hem maddi hem manevi yönden yararlıdır. Kur’an “Sulh daha hayırlıdır” (Nisâ 4/128) buyurur; modern hukukta da arabuluculuk, uyuşmazlıkların hızlı ve barışçıl çözümü için teşvik edilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
İnsanlar arasını düzeltmek ne kadar değerlidir?
Ebû Dâvûd ve Tirmizî’de Peygamber Efendimiz, namaz, oruç ve sadakadan daha üstün bir amel olarak insanların arasını düzeltmeyi bildirir.
Barıştırmak için yalan söylemek caiz mi?
Müslim’de insanlar arasını bulmak için iyi söz söyleyen ve hayır nakleden kişinin yalancı sayılmadığı bildirilir. Âlimler bunu ihtiyatla ve sınırlı yorumlar; tevriye ile çıkış aranır.
Hucurât 9-10 ne anlatır?
İki mümin grup çatışırsa aralarını düzeltmek, birine karşı haddi aşarsa Allah’ın emrine dönene kadar onunla mücadele etmek ve adaletle barıştırmak emredilir; müminler kardeştir.
Aile içinde arabuluculuk nasıl yapılır?
Nisâ 35’e göre eşler arasında geçimsizlik olursa her iki aileden birer hakem gönderilir. İyi niyet, gizlilik ve adalet esastır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Hucurât Suresi (49/9-10), Nisâ Suresi (4/114, 4/128); Ebû Dâvûd, Edeb (ıslah hadisi); Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme; Buhârî, Sulh ve Şehâdât
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur'an-ı Kerîm, Hucurât Suresi (49/9-10), Nisâ Suresi (4/114, 4/128)
- Ebû Dâvûd, Edeb (ıslah hadisi)
- Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme
- Buhârî, Sulh ve Şehâdât
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.