🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Kadına Dokunmak Abdesti Bozar mı? Mezhep Görüşleri

Temizlik, Abdest ve Gusül FıkhıGüncelleme: 26 Haziran 20268 dk okuma

Kadına dokunmak abdesti bozar mı? Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin Mâide 6 ve Nisâ 43'teki "lems" ifadesine yaklaşımı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Meselenin Ayetteki Kaynağı
  • Hanefî Mezhebi: Dokunma Abdesti Bozmaz
  • Şâfiî Mezhebi: Mahrem Olmayan Kadına Dokunmak

Kadına dokunmak abdesti bozar mı sorusunun cevabı mezhebe göre değişir ve dört mezhep farklı sonuçlara varır. Hanefîlere göre dokunmak tek başına abdesti bozmaz. Şâfiîler mahremi olmayan kadına dokunmanın abdesti bozduğunu söyler; Mâlikî ve Hanbelîler ise dokunmanın arzu ile olması durumunda abdestin bozulacağı görüşündedir.

Meselenin Ayetteki Kaynağı

İhtilafın kaynağı Nisâ Suresi’nin 43. ve Mâide Suresi’nin 6. ayetlerinde geçen “lâmestümü’n-nisâe” ifadesidir. Kelimenin kökü olan “lems”, sözlükte dokunmak, elle yoklamak anlamına gelir; Arap dilinde cinsel birleşme için de kinaye olarak kullanılır. Ayetin bağlamında abdestsizlik halleri sıralanırken “ya biriniz def-i hâcetten gelirse ya da kadınlara dokunursanız su bulamazsanız teyemmüm edin” buyrulur. Bu ifade, sahabe döneminden itibaren iki biçimde yorumlanmıştır: Abdullah b. Mes’ûd ve Abdullah b. Ömer’e nispet edilen görüş dokunmayı kast eder; Abdullah b. Abbas’tan nakledilen görüş ise cinsel birleşmeyi kast eder. Mezhepler bu iki yorum çizgisinden birini tercih etmiştir.

Hanefî Mezhebi: Dokunma Abdesti Bozmaz

Hanefîler, ayetteki ifadenin cinsel birleşme anlamına geldiğini kabul eder. Bu yorumu Hz. Âişe’den gelen bir rivayet destekler: Hz. Peygamber hanımlarından birini öper ve abdest almadan namaza çıkardı (Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce). Bu rivayetin senedi hakkında hadis âlimleri arasında tartışma olmuştur; Hanefîler yine de sahabenin pek çoğundan benzer anlayışı nakleder. Ayrıca Hz. Âişe’nin, Hz. Peygamber’in secdeye varırken ayağına dokunduğunu ve namazını sürdürdüğünü anlattığı rivayetler de delil olarak gösterilir (Buhârî, Müslim). Mübaşeret-i fâhişe adı verilen, ereksiyon halinde çıplak vücutların temasıyla mezi çıkma ihtimali bulunan durumlarda ise Hanefî kaynakları abdestin bozulabileceğini belirtir. Abdesti bozan hallerin tamamı için abdesti bozan durumlar yazısına bakılabilir.

Şâfiî Mezhebi: Mahrem Olmayan Kadına Dokunmak

Şâfiîler ayetteki kelimeyi dokunma anlamında alır ve mahrem olmayan bir kadına (ya da kadının erkeğe) deri teması halinde abdestin bozulacağını söyler. Gerekçe, lemsin hakikat anlamının dokunma olması ve ayetin zahirinin bu yönde olmasıdır. Şâfiî mezhebinde mahrem akrabalar, küçük çocuklar, saç, diş ve tırnağa dokunma ve elbise üzerinden temas bu hükmün dışında kalır. Bu görüşün bir sonucu olarak Şâfiîler, evlilik kapsamındaki eşler için de kural aynı olduğundan kısa temasta bile abdestin yenilenmesi gerektiğini belirtir. Bu görüşün usul yönü için Ebû Hanîfe ile İmam Şâfiî’nin usul farkları okunabilir.

Mâlikî ve Hanbelî Mezhepleri: Arzu Ölçüsü

Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde meşhur görüş orta bir yoldur: Dokunma şehvetle olursa abdesti bozar, şehvet yoksa bozmaz. Bu görüş, iki farklı delil grubunu uzlaştırma çabasından doğmuştur: Dokunma ayeti ve Hz. Âişe’nin rivayeti. Mâlikîlerde ayrıca dokunan kişi arzu hissetmese bile, karşı tarafın arzu duyabilecek durumda olması (örneğin güzel genç kadın) hükmü etkileyebilir; çocuğa ve mahrem akrabaya dokunmada arzu yoksa abdest bozulmaz. Hanbelî mezhebinde bir görüşe göre dokunmak hiç bozmaz. Tüm bunlar, mezhep içi görüş çeşitliliğine örnektir.

Günümüz Uygulaması ve Pratik Çözümler

Toplu taşımada, sağlık hizmetlerinde veya aile içinde dokunmaların kaçınılmaz olduğu durumlarda Şâfiî mezhebine mensup kişiler için güçlük doğar. Fıkıh kaynakları bu tür durumlarda zorluk (meşakkat) ilkesine işaret eder: Şâfiî mezhebi içinde de Mâlikî veya Hanefî mezhebinin hükmüyle amel etmenin darlıkta caiz olduğu görüşü bulunur. Türkiye’de Diyanet, Hanefî mezhebine göre dokunmayı abdesti bozucu saymaz. Kişi şüpheye düştüğünde abdestin devamı esastır; abdestte vesvese için vesvese yazısına göz atılabilir. Mezhepler arası geçiş ve taklit hükümleri için mezhep taklidi yazısı da faydalıdır.

Hz. Peygamber’in Uygulaması ve Tartışmalı Rivayetler

Konudaki en önemli rivayet, Hz. Âişe’nin Hz. Peygamber’in eşlerinden birini öpüp abdest almadan namaza çıktığını anlattığı hadistir. Tirmizî bu rivayeti nakleder ve senedindeki kesinti nedeniyle Buhârî’nin onu zayıf bulduğunu kaydeder. Şâfiî çizgisindeki âlimler bu sebeple rivayeti delil kabul etmez; Hanefîler ise rivayetin farklı tarikleri bulunduğunu söyleyerek delil sayar. Sonuç olarak mezhepler, elde tek ve kesin bir hüküm olmaması nedeniyle ictihadla farklı sonuçlara varmıştır. Bu durumda hadisin sıhhat değerlendirmesi, ayetin lügavî yorumu ve sahabe görüşleri belirleyici olmuştur.

Abdestin Diğer Bozucuları ile Kıyas

Dokunma meselesi, abdesti bozan sebepler arasında en çok tartışılanlardan biridir. Bunun nedeni, nassın tek bir kelimenin iki anlamı arasında kalmasıdır. Kan çıkması, uyku ve kahkaha gibi diğer meselelerde de benzer bir yorum çeşitliliği vardır; kan çıkmasının abdeste etkisi ayrı yazıda ele alınmıştır. Müslüman, hangi mezhebi izliyorsa onun ölçüsünü gözetmeli, başkasını itham etmemelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşe dokunmak Hanefîlere göre abdesti bozar mı?

Hanefî mezhebine göre kadına dokunmak tek başına abdesti bozmaz. Ancak cinsel organların temasıyla ya da şehvetle mezi çıkması hâlinde abdest bozulur.

Şâfiî mezhebinde kadına dokunma hükmü nedir?

Şâfiîler, mahremi olmayan bir kadına dokunmanın abdesti bozduğunu söyler. Mahrem kadınlara, çocuklara ve dokunmanın sadece saç, tırnak, diş gibi kısımlara olması durumunda bozulmaz.

Mâlikî ve Hanbelîler ne diyor?

Bu iki mezhepte meşhur görüş, şehvet veya arzu varsa dokunmanın abdesti bozduğu, arzu yoksa bozmadığıdır.

Kalabalıkta kazara dokunmak abdesti bozar mı?

Kazara ve arzusuz dokunma hiçbir mezhebe göre sorunlu değildir; Şâfiî mezhebinde bile dokunmanın kasıtlı olması bazı kaynaklarda ayrıntıdır. Şüphe halinde abdestin devam ettiği esas alınır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/43) ve Mâide Suresi (5/6); Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî, Taharet bölümleri; İbn Kudâme, el-Muğnî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lems" ve "Abdest" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur'an-ı Kerîm, Nisâ Suresi (4/43) ve Mâide Suresi (5/6)
  2. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî, Taharet bölümleri
  3. İbn Kudâme, el-Muğnî
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Lems" ve "Abdest" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.