Kitâb-ı Bahriye ve Osmanlı Haritacılığının Gelişimi
Pîrî Reis'in Kitâb-ı Bahriye eseri, Osmanlı portolan haritaları, Matrakçı Nasuh'un mekân tasvirleri ve deniz haritacılığı geleneğinin kısa bir tarihi.
- Osmanlı haritacılığının arka planı
- Pîrî Reis ve Kitâb-ı Bahriye
- Eserin içeriği ve özellikleri
Kitâb-ı Bahriye, Osmanlı denizcisi Pîrî Reis tarafından yazılmış, Akdeniz’in kıyılarını, limanlarını ve seyir bilgilerini anlatan resimli bir rehberdir. 16. yüzyıl Osmanlı haritacılığının en tanınmış eseri olarak, hem coğrafi bilgiyi hem de denizcilik uygulamasını aynı kitapta toplar.
Osmanlı haritacılığının arka planı
Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarından itibaren harita yapımı, doğrudan bir bilim dalı olarak değil, seferler, vergi kayıtları ve ulaşım ihtiyaçları içinde gelişti. Anadolu ve Rumeli’de yol tarifleri ve menzil kayıtları yazılı biçimde tutulurdu. Denizcilik alanında ise Osmanlılar, Akdeniz’deki Venedik ve Ceneviz geleneğiyle ilişkili portolan haritalarını tanıyor ve kullanıyordu.
Müslüman coğrafya geleneği ise daha eskiye uzanır. İdrîsî’nin dünya haritası, iklimlere göre bölünmüş betimleyici bir coğrafya örneğidir. Bu miras, Osmanlı haritacılığına doğrudan değil, dolaylı biçimde zemin hazırladı. Ayrıca seyahatnameler geleneği gözleme dayalı coğrafya bilgisini besledi.
Pîrî Reis ve Kitâb-ı Bahriye
Pîrî Reis, 15. yüzyılın sonlarında Gelibolu’da doğmuş, amcası Kemal Reis’in yanında denizciliğe başlamış bir kaptan ve haritacıdır. Akdeniz’in her yerini gezmiş, yer yer savaşlara katılmış, çeşitli limanları bizzat görmüştür. Eserini yazarken kendi gözlemlerine ek olarak Portekizli, İtalyan ve Arap kaynaklarından da yararlandığını belirtir.
Kitâb-ı Bahriye’nin ilk şekli 1521 civarında, genişletilmiş ikinci şekli ise 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman’a sunuldu. Kitabın ilk bölümünde denizcilik teorisi, rüzgâr ve pusula bilgisi, deniz akıntıları ve yıldızlar anlatılır. Ardından Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Ege, Adriyatik, Akdeniz’in doğu ve batı kıyılarını kapsayan bölümler gelir. Her bölümde bir limanın giriş yönü, derinliği, korunaklı yerleri, tatlı su kaynakları ve tehlikeleri tarif edilir.
Eserin içeriği ve özellikleri
Kitaptaki haritalar, kıyı çizgilerini ve adaları renkli çizimlerle gösterir. Bunlar portolan haritalarına benzer ancak kıyının görünümünü ve önemli yapıları da içerir. Eser, manzum bir giriş bölümüyle başlar; amaç, denizcilerin ezberleyebileceği kısa bilgiler sunmaktır. Böylece eser yalnızca resmî bir sunuş kopyası değil, okuyan denizciye yön veren bir kılavuzdu.
Nüshaların sayısı oldukça fazladır ve farklı kütüphanelerde bulunur. Bu nüshaların bir kısmı resim içeriğinin zenginliğiyle, bir kısmı ise sadece metniyle öne çıkar. Nüshalar arasındaki farklar, kitabın yüzyıllar boyunca okunduğunu ve kopyalandığını göstermesi bakımından önemlidir.
Pîrî Reis’in haritaları
Pîrî Reis’in adı çoğu zaman 1513 tarihli dünya haritasıyla anılır. Bu haritanın Atlantik’in batısını ve Amerika’yı gösteren bölümü günümüze ulaşmıştır. Haritanın kaynakları ve yorumları konusunda geniş bir literatür vardır; bu literatürün ayrıntıları Pîrî Reis Haritası: Gerçekler ve Abartılar başlıklı yazıda ele alınmıştır. Burada vurgulanması gereken, haritanın Kitâb-ı Bahriye’den ayrı bir eser olması ve iki çalışmanın farklı amaçlarla hazırlanmasıdır.
Matrakçı Nasuh ve menzil resimleri
Osmanlı görsel haritacılığının bir başka önemli temsilcisi Matrakçı Nasuh’tur. Kanuni’nin Irakeyn Seferi’ni (1534-1536) anlatan Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn adlı eserinde, güzergâh üzerindeki şehirler, konaklama yerleri ve yapılar, kuşbakışı ve cepheden karışık bir tarzda çizilmiştir. Bu çizimler yalnızca sanat eseri değildir; aynı zamanda yol tarifi ve şehir kayıtları işlevi görür.
Menzil resimleri, harita ile resim sanatı arasında bir geçiş türüdür. İstanbul, Tebriz, Bağdat gibi şehirlerin tasvirleri bugün şehir tarihçileri için önemli kaynaklardır. Bu sebeple Osmanlı haritacılığı, bilim kadar sanat geleneğiyle de ilişkilidir.
Kâğıt, pusula ve sanayi altyapısı
Haritaların ve kitapların üretimi, kâğıt, mürekkep, boya ve ciltçilik gibi zanaatlara dayanır. Bu zincirin başlangıcını anlamak için kâğıt üretiminin tarihi okunabilir. Seyir bilgisinin teknik tarafı ise pusula ve Müslüman denizcilerin bilgisi yazısında anlatılır. Rüzgâr ve su gücü gibi doğal enerji kaynakları için yel değirmenleri ve su çarkları yazısı da tamamlayıcıdır.
Okuyucu ve kullanım
Kitâb-ı Bahriye’nin ikinci nüshası padişaha sunulmak üzere hazırlandığından, süslü minyatürler ve cilt işçiliğiyle saray kitabı kimliği taşır. İlk nüshalar ise daha çok pratik kullanıma yönelikti ve denizcilerin elinde dolaştığı düşünülür. Bu iki kullanım biçimi, eserin hem resmî sunuş hem de gündelik kılavuz işlevi gördüğünü gösterir. Aynı limanın farklı nüshalarda farklı ayrıntılarla anlatılması da kitabın zamanla güncellendiğine işaret eder.
Dil ve üslup
Eserin metni, Türkçenin 16. yüzyıldaki sade denizcilik diliyle yazılmıştır. Kitapta rüzgâr adları, yön terimleri ve liman tasvirlerinde kullanılan kelimeler, dönemin denizcilik terminolojisini yansıtır. Pîrî Reis’in manzum kısımlarda öğretici bir tavır kullanması, bilgilerin ezberlenmesini kolaylaştırmak içindir. Eserin dil özellikleri, Türkçe bilim dilinin gelişimi açısından da dikkate değerdir.
Değerlendirme
Kitâb-ı Bahriye, Osmanlı denizciliğinin yüksek düzeyde bir yazılı birikim ürettiğini gösterir. Bununla birlikte Osmanlı haritacılığı, 16. yüzyıldan sonra devlet eliyle sürekli bir kurum hâline gelmedi; bu konunun nedenleri araştırmacılar arasında tartışılır. Bazıları askerî öncelikleri, bazıları ise merkezî bir harita dairesinin kurulmamasını işaret eder. Bu tartışma, aynı zamanda İslam biliminin neden duraksadığı sorusunu ele alan geniş literatürle de ilişkilidir.
Sonuç olarak Kitâb-ı Bahriye, bir denizcinin yaşam boyu gözleminden doğmuş, zamanının teknik düzeyini yansıtan ve sonraki kuşaklara yol gösteren özgün bir kılavuzdur. Eser, bugün hem tarihçiler hem de harita meraklıları için değerli bir kaynak olmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kitâb-ı Bahriye nedir?
Kitâb-ı Bahriye, Pîrî Reis’in Akdeniz kıyılarını, limanlarını, adalarını ve seyir kurallarını anlattığı eserdir. 1521 civarında ilk hâlini yazmış, 1526 dolaylarında genişletilmiş bir nüshayı Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur.
Portolan harita ne demek?
Portolan, Orta Çağ’da Akdeniz’de kullanılan ve pusula yönlerinden çıkan çizgi ağı ile kıyı ve liman bilgisini gösteren deniz haritası türüdür. Kıyılar ayrıntılı, iç kısımlar sade çizilirdi.
Osmanlı’da harita yapımı sadece denizcilikle mi sınırlıydı?
Hayır. Denizcilik haritalarının yanı sıra sefer güzergâhlarını gösteren seferî haritalar, şehir tasvirleri ve fetih albümleri de hazırlandı. Matrakçı Nasuh’un menzil resimleri bu çizgideki önemli bir örnektir.
Kitâb-ı Bahriye kaç nüshadır?
Eserin onlarca el yazması nüshası olduğu bilinir; bunlar içerik, resim sayısı ve düzen bakımından birbirinden farklıdır. Hangi nüshanın hangi tarihte hazırlandığı konusunda araştırmacılar ayrıntılı çalışmalar yapmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Pîrî Reis" ve "Kitâb-ı Bahriye" maddeleri; Svat Soucek, Piri Reis and Turkish Mapmaking after Columbus, 1996; Ayşe Afet İnan, Piri Reis ve Kitab-ı Bahriye; Kitâb-ı Bahriye, Pîrî Reis (el yazması nüshaları)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Pîrî Reis" ve "Kitâb-ı Bahriye" maddeleri
- Svat Soucek, Piri Reis and Turkish Mapmaking after Columbus, 1996
- Ayşe Afet İnan, Piri Reis ve Kitab-ı Bahriye
- Kitâb-ı Bahriye, Pîrî Reis (el yazması nüshaları)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.