🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Niyazi Mısri ve Divanı (Tarihi, Görüşleri ve Etkisi)

Tasavvuf Kavramları ve SûfîlerGüncelleme: 18 Ekim 20268 dk okuma

Niyazi Mısrî; Soma'dan Limni'ye uzanan hayatı, Halvetî-Mısriyye kolu, Divân'ı ve şiirleri, sürgünleri, görüşleri ve Osmanlı tasavvuf tarihindeki yeri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hayatı
  • Sürgünler
  • Divân ve Şiiri

Niyâzî-i Mısrî (1618-1694), Halvetiyye’nin Mısriyye kolunun kurucusu, şair ve mutasavvıftır. Divân’ındaki şiirleri ve çeşitli sürgünlerle dolu hayatıyla Osmanlı tasavvuf tarihinin dikkat çekici şahsiyetlerindendir. Divânı ve sürgünleriyle Osmanlı tasavvuf tarihinin ilgi çekici şahsiyetlerindendir; şiirleri bugün de ilahi olarak okunur. Halvetî-Mısriyye kolunun kurucusu olarak anılır.

Hayatı

Niyazi Mısrî, Malatya’da doğmuştur; bir kaynağa göre Soma ile anılır. Gençliğinde Malatya ve Elazığ çevresinde eğitim görmüş, sonra Halvetî şeyhi Ûşşâkîzâde İbrahim Efendi ile bağlantı kurmuştur. Mısır’da uzun süre kalmış, Ebu’l-Mevâhib el-Bekrî’den tasavvuf ve Halvetî terbiyesi aldığı için “Mısrî” mahlasını kullanmıştır. Daha sonra Bursa’ya yerleşmiş ve çevresinde bir müridan topluluğu oluşturmuştur.

Sürgünler

Niyazi Mısrî’nin ifadeleri ve vaazları, bazı çevrelerce kınanmış ve devlete şikâyet edilmiştir. Osmanlı yönetimi onu Limni, Rodos ve Gelibolu gibi yerlere sürgüne göndermiştir. Sürgünün sebepleri arasında bazı sözlerinin şeriata aykırı görülmesi ve toplumda kışkırtıcı sayılması gösterilir. Bu olaylar, tarikat–devlet ilişkilerinin ve tasavvuf-fıkıh gerilimlerinin bir örneğidir (Osmanlı’da tarikatlar ve devlet ilişkisi). 1694’te Limni’de vefat etmiş, orada defnedilmiştir.

Divân ve Şiiri

Niyazi Mısrî’nin Divân’ı tasavvufi şiirin güzel örneklerindendir. Şiirleri aşk, fena, vahdet ve nefis terbiyesi temalarını işler; dil nispeten sadedir. Divân’da “Mısrî” mahlasıyla yazılan şiirler yanında “Niyâzî” mahlaslı olanlar da bulunur. Şiirlerinin bir kısmı ilahi olarak bestelenmiş ve tekkelerde okunmuştur (Tekke musikisi).

  • Divân: Tasavvufi şiirler, ilahiler.
  • Mevâidü’l-irfân: Tasavvufi sohbetler.
  • Risâleler: Tasavvuf kavramları üzerine kısa eserler.

Halvetî-Mısriyye Kolu

Mısriyye, Niyazi Mısrî’nin müridleri tarafından devam ettirilen Halvetî koludur. Osmanlı’da Bursa, İstanbul ve bazı Rumeli şehirlerinde tekkeleri bulunmuştur. Tarikat, Halvetî esma usulünü sürdürmüş ve edebiyata önem vermiştir (Halvetî esma usulü). Gülşenî çevresiyle ilişkileri de araştırmacılarca ele alınmıştır (Gülşenilik).

Görüşleri ve Tartışmalar

Niyazi Mısrî’nin vahdet-i vücûd temalı bazı şiirleri farklı yorumlara açıktır. Ehl-i Sünnet âlimleri bu tür ifadeleri tevil yoluyla değerlendirmeyi veya temkinli yaklaşmayı önermiştir (Vahdet-i vücûd ve panteizm arasındaki fark). Mısrî’nin sürgünleri hem tasavvufu savunanlar hem eleştirenler tarafından farklı biçimlerde yorumlanmıştır.

Şiirlerinden Anlaşılan Dünya Görüşü

Niyazi Mısrî’nin şiirlerinde ilahi aşk, kalbin arınması ve kendini bilme (nefsini bilen Rabbini bilir) temaları belirgindir. Şairin dili, tasavvuf geleneğinin sembolleriyle zenginleşmiş, ancak okunması nispeten kolaydır. Bu özellik, şiirlerinin tekke çevresinde yaygın biçimde okunup bestelenmesini sağlamıştır. Birçok ilahisi bugün de Türk din musikisi repertuvarında yer alır.

Mısrî hakkında yazılan menkıbeler, onun halk arasındaki saygınlığını yansıtır. Ancak tarihî belgelerle menkıbeleri ayırmak gerekir. Gölpınarlı’nın hazırladığı Divân neşri ve TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi, güvenilir başvuru kaynakları arasındadır. Okur, şiirlerdeki ifadeleri tasavvuf geleneğinin sembolik diliyle birlikte değerlendirmeli ve itikadi hükümler için güvenilir âlimlere başvurmalıdır (Şath).

Mısrî’nin Tasavvufi Öğretisi ve Eserleri

Niyazi Mısrî’nin öğretisinde tevhid, nefis terbiyesi, aşk ve vahdet temaları merkezidir. Mevâidü’l-irfân adlı eserinde tasavvufi sohbetleri ve nasihatleri bulunur; bazı bölümleri Kur’an ayetlerinin tasavvufi tefsirine ayrılmıştır. Ayrıca Hacı Bayram, Halvetîlik ve diğer tarikatlar hakkındaki yorumları da eserlerinde geçer. Yazılarında Hz. Peygamber sevgisi, ehl-i beyte muhabbet ve sünnete bağlılık vurgulanır; bu da onun Ehl-i Sünnet çizgisinde bir sûfî olarak değerlendirilmesini sağlar. Ancak bazı ifadelerinin yoruma açık olması, hakkında ihtilaf doğurmuştur.

Mısrî’nin şiirlerinin dili, kendi döneminin diğer divan şairlerine göre daha doğrudan ve sade olarak değerlendirilir. “Ben ey Mısrî, hevâ-yı nefsimle ey yârân, ziyân ettim” gibi tevbe ve pişmanlık içeren şiirleri de vardır. Bu şiirler tasavvufun nefis muhasebesi yönünü gösterir. Mısrî’nin şiirleri yaygın olarak ilahi olarak okunmuş, Bursa ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tekke çevrelerinde ezberlenmiştir.

Bursa ve Mısrî Çevresi

Mısrî, hayatının önemli bir bölümünü Bursa’da geçirmiş, Ulucami çevresinde sohbetler yapmış ve müridler yetiştirmiştir. Bursa’daki tekkesi ve çevresindeki dinî-kültürel faaliyetler, şehrin tasavvuf mirasının bir parçası olmuştur. Kabri Limni adasındadır; ancak bazı kaynaklarda kabrin yerine dair farklı anlatılar bulunabilir. Mısrî’nin sürgün sonrası hayatı, tarikat şeyhlerinin devlet ve toplum arasındaki zorlu konumunu yansıtır. Bu tarihî örnek, tasavvuf ve siyaset ilişkisini anlamak için de önemlidir (Osmanlı’da tarikatlar).

Niyazi Mısrî’nin Tarikat Çevresine Etkisi

Mısrî’nin çevresinde yetişen müridler arasında Bursa ve İstanbul’da tanınan şeyh ve şairler bulunur. Onun öğretisini sürdüren Mısriyye kolu, XVIII. yüzyılda Halvetî tekkeleri arasında önemli bir yer tutmuştur. Mısrî’nin şiirleri hem tekkelerde okunmuş hem de şiir ve musiki meclislerinde bestelenmiştir. Bu ilahilerin bir kısmı bugün de Türk din musikisi topluluklarının repertuvarında yer alır. Dolayısıyla onun mirası, dinî öğreti kadar sanatsal bir etki de bırakmıştır. Divânı üzerine yapılan akademik çalışmalar ve notalı yayınlar, bu mirasın günümüze aktarılmasını sağlamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Niyazi Mısrî kimdir?

1618’de Malatya’da doğan, 1694’te Limni adasında vefat eden, Halvetiyye’nin Mısriyye kolunu kuran şair ve mutasavvıftır.

Neden sürgüne gönderildi?

Bazı sözleri ve vaazları nedeniyle şikâyet edilmiş, Osmanlı yönetimi tarafından birkaç kez Limni, Rodos gibi adalara sürgüne gönderilmiştir.

Niyazi Mısrî’nin eserleri nelerdir?

Divân, Mevâidü’l-irfân, Risâle-i Mısrî gibi eserleri vardır; şiirleri sade bir dille tasavvufi öğretileri işler.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Niyâzî-i Mısrî" md.; Abdülbâki Gölpınarlı, Niyâzî-i Mısrî Divânı; Mustafa Kara, Türkiye'de Tarikatlar ve Tekkeler

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Niyâzî-i Mısrî" md.
  2. Abdülbâki Gölpınarlı, Niyâzî-i Mısrî Divânı
  3. Mustafa Kara, Türkiye'de Tarikatlar ve Tekkeler

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.