🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Türkiye’de Şafii Mezhebi: Doğu ve Güneydoğu

Dört Sünnî Fıkıh MezhebiGüncelleme: 20 Ağustos 20269 dk okuma

Türkiye'de Şâfiî mezhebi: Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki yayılışı, medrese geleneği, Kürt âlimler, Şâfiî-Hanefî ilişkisi ve Diyanet'in yaklaşımı tarihî ve akademik bakışla anlatılıyor.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tarihî arka plan
  • Medrese geleneği
  • Cumhuriyet dönemi ve medreselerin kapatılması

Türkiye’de Şâfiî mezhebi, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, Kürt medrese geleneği içinde yüzyıllardır yaşatılmaktadır. Ülkenin çoğunluğu Hanefî olmakla birlikte, Şâfiî nüfus önemli bir dinî topluluk oluşturur. Diyanet İşleri Başkanlığı da Şâfiî vatandaşların ibadet ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşım benimser.

Tarihî arka plan

Anadolu’nun Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde Şâfiî mezhebinin kökleri Eyyûbîler dönemine ve daha öncesine uzanır. Selahaddin Eyyûbî ve ailesinin Kürt kökenli ve Şâfiî-Eş’arî çizgisinde olması, bu çizginin bölgede yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Eyyûbîlerin kurduğu medreseler ve vakıflar, Şâfiî fıkhı ile Eş’arî akaidini yayan kurumlar oldu. Bu dönemde Şâfiîlik Mısır, Şam ve Cezîre bölgesinde güçlü bir konum kazandı. Mezhebin genel tarihi için Şâfiî mezhebi: usulü, yayılışı ve özellikleri yazısı okunabilir.

Osmanlı döneminde Hanefî mezhebi resmî yargı mezhebi olmasına rağmen, Kürt emirlikleri ve bölgesel medreseler Şâfiî geleneği korumaya devam etti. Osmanlı yönetimi bölgedeki mezhep çeşitliliğine genellikle müdahale etmedi ve yerel kadılar bu bölgelerde halkın mezhebine göre hizmet verdi. Osmanlı’da Hanefî fıkıh geleneği yazısında bu duruma da değinilir.

Medrese geleneği

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da medreseler, dinî eğitimin ve fıkhın korunduğu merkezlerdi. Bu medreselerde Arapça dil bilgisi, mantık, fıkıh, hadis, tefsir ve kelam ilimleri okutulurdu. Şâfiî fıkhında Ebû Şücâ’nın Muhtasar’ı, Nevevî’nin Minhâc’ı ve İbn Hacer’in Tuhfe’si gibi eserler okunurdu. Öğrenciler “molla” ya da “talebe” olarak adlandırılır, belirli bir kitap serisini hocalarından icâzetle tamamlardı. Kürt âlimler arasında birçok önemli müderris, hat ve edebiyat konusunda da yetişmiştir.

Medrese müfredatı ve Nevevî gibi âlimlerin etkisi için İmam Nevevî ve Şâfiî mezhebindeki yeri yazısı okunabilir. Hanefî medreselerinin müfredatı ile karşılaştırma için Fıkıh kitaplarının okunma sırası ve medrese müfredatı yazısı faydalıdır.

Cumhuriyet dönemi ve medreselerin kapatılması

1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile medreseler kapatıldı. Bu karar, Doğu ve Güneydoğu’daki geleneksel eğitim yapısını büyük ölçüde etkiledi. Medreseler bir süre gizli ve yarı gizli biçimde devam etti; daha sonra Kur’an kursları ve camiler çevresinde ilim halkaları sürdü. 1950’lerden sonra imam-hatip okulları ve ilahiyat fakülteleri açıldı. Günümüzde Şâfiî fıkhına dair bilgi, hem geleneksel ilim halkalarında hem de akademik kurumlarda aktarılmaktadır.

Diyanet ve Şâfiî vatandaşlar

Diyanet İşleri Başkanlığı, kuruluşundan itibaren Hanefî mezhebini esas almış ancak diğer mezheplerin görüşlerine de ilmihallerde ve fetvalarda yer vermiştir. Doğu ve Güneydoğu’daki camilerde görev yapan imamların bir kısmı Şâfiî mezhebine mensuptur; cemaat de çoğunlukla Şâfiî olduğunda ibadet Şâfiî usulüne göre yapılabilir. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetva ve kararlarında farklı mezheplerin görüşleri değerlendirilir. Bu kurumsal yapı için Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu ve fetva kurumu yazısı okunabilir.

Hanefî-Şâfiî ayrıntı farkları

Gündelik ibadette görülen farklara örnekler: Şâfiîlerde abdestte niyet farzdır; kadınla temasın abdesti bozması; namazda Fâtiha’nın cemaatle kılınan namazda dahi okunması; sabah namazında kunut; yatsı namazından sonra teravih sayısı ve bazı vakit hesapları. Bu ayrıntılar Hanefî ile Şâfiî arasındaki temel farklar yazısında ayrıntılı işlenmiştir. İki mezhebin mensupları arasında karma cemaatlerde bu farklılıklar genellikle ortak saygı ile aşılır. Bu da dört mezhebin ortak noktalarını hatırlatır; ilgili başlık için Dört mezhebin ortak noktaları yazısına bakılabilir.

Kimlik, kültür ve ilişkiler

Şâfiîlik, bazı bölgelerde yerel kültür ve kimlikle iç içe geçmiştir. Mevlid ve zikir meclisleri, tasavvuf (özellikle Nakşibendî ve Kâdirî tarikatları) ve dinî edebiyat, bölgenin zengin kültürel hayatını oluşturur. Mezhep farklılığı, siyasi ve etnik tartışmalarla karıştırılmamalı, dinî bir çeşitlilik olarak ele alınmalıdır. Mezhepler arası saygı ve doğru bilgi için Mezhep imamlarının birbirine saygısı yazısı okunabilir.

Günümüz araştırmaları ve gözlemler

Son yıllarda sosyoloji ve din araştırmaları, Şâfiî topluluklarının dinî hayatını, medrese mirasını ve şehirleşme ile değişen ibadet alışkanlıklarını incelemektedir. Araştırmalar, bu toplulukların Hanefî çoğunlukla bir arada yaşarken gösterdiği uyumu, ama aynı zamanda mezhebe özgü uygulamalarda zaman zaman yaşanan anlaşılma güçlüklerini ortaya koyar. Özellikle büyük şehirlere göç eden ailelerin, camilerde kendi mezheplerine uygun cemaat bulamama sorunları dile getirilir.

Bu tür sorunların çözümü için hem Diyanet hizmetlerinde çeşitliliğin gözetilmesi hem de vatandaşlar arasındaki karşılıklı saygının güçlendirilmesi önerilir. Mezhep farklılığı, ortak inanç esasları ve ibadet birliği içinde bir zenginlik olarak değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de Şâfiî mezhebi hangi bölgelerde yaygındır?

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da (Hakkâri, Şırnak, Siirt, Bitlis, Mardin, Diyarbakır, Batman, Van, Muş ve çevresi) ve bu bölgelerden göç alan şehirlerde yaygındır. Karadeniz’de Rize ve Artvin’in bazı kesimlerinde de Şâfiî mezhebine bağlı topluluklar bulunur.

Şâfiî olanlar Diyanet hizmetlerinden yararlanır mı?

Evet. Diyanet İşleri Başkanlığı Hanefî mezhebini esas almakla birlikte, Şâfiî vatandaşların ibadet hizmetlerini destekler ve ilmihallerde Şâfiî görüşlerine de yer verir.

Şâfiî mezhebi Türkiye’de nasıl yayıldı?

Selahaddin Eyyûbî’nin Kürt kökenli olması ve Eyyûbî dönemi medreseleri, Şâfiî mezhebinin Kürt bölgelerinde kök salmasına katkıda bulunmuştur. Medrese geleneği mezhebi yüzyıllardır yaşatmıştır.

Şâfiî-Hanefî farkları gündelik hayatta sorun mu yaratıyor?

Ayrıntı farkları vardır; ancak komşuluk ve ortak ibadetler genellikle saygı içinde yürütülür. Cemaatle namazda imama uyma gibi konularda farklı uygulamalar olabilir; hoşgörü ve karşılıklı anlayışla çözülür.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şâfiî Mezhebi" ve "Medrese" maddeleri; Martin van Bruinessen, Ağa, Şeyh ve Devlet; Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam İlmihali; Muhammed Hudarî Bey, Tarîhu't-Teşrîi'l-İslâmî

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şâfiî Mezhebi" ve "Medrese" maddeleri
  2. Martin van Bruinessen, Ağa, Şeyh ve Devlet
  3. Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam İlmihali
  4. Muhammed Hudarî Bey, Tarîhu't-Teşrîi'l-İslâmî

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.