Yeşil Kubbe (Kubbe-i Hadrâ): Tarihi ve Osmanlı’daki Rengi
Medine'deki Mescid-i Nebevî'nin Yeşil Kubbesi ne zaman yapıldı, ne zaman yeşile boyandı? Kalavun'dan Osmanlı'ya kubbenin tarihi ve altındaki Hücre-i Saadet.
- Hücre-i Saadet ve kubbenin konumu
- İlk kubbe: Memlûk dönemi
- Osmanlı dönemi ve yeşil boya
Yeşil Kubbe (Kubbe-i Hadrâ), Medine’deki Mescid-i Nebevî’de Hz. Peygamber’in kabrinin bulunduğu Hücre-i Saadet’in üzerindeki kubbedir. İlk kubbe 1279’da Memlûk Sultanı Kalavun döneminde yapıldı; yeşil renge ise XIX. yüzyılda Osmanlı döneminde boyandığı kabul edilir ve bu renkle tanınır.
Hücre-i Saadet ve kubbenin konumu
Yeşil Kubbe’nin altında, Hz. Âişe’nin odası olan ve Hz. Peygamber’in vefat ettiği yerde defnedildiği Hücre-i Saadet bulunur. Burada Hz. Peygamber’in yanı sıra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’in kabirleri de yer alır. Bu mekân, Mescid-i Nebevî’nin güneydoğu kısmında, mescidin içinde bir bölümdür. Kubbe, bu odanın üstünü örten yapının dışa yansıyan simgesidir.
Başlangıçta Hz. Peygamber’in odası mescidin dışında, bitişik bir yapı olarak duruyordu. Mescidin Emevî halifesi Velîd b. Abdülmelik döneminde genişletilmesiyle (88-91/707-710 civarı) hücreler mescide dâhil edildi. Bu geçiş, kubbenin bulunduğu alanın mescidin bir parçası haline gelmesini sağladı. Hücre-i Saadet’e dair mekânsal tarihçe, Semhûdî’nin Vefâü’l-vefâ eserinde ayrıntılı anlatılır.
İlk kubbe: Memlûk dönemi
Kaynaklara göre Hz. Peygamber’in kabri üzerinde ilk kubbeyi Memlûk Sultanı el-Mansûr Kalavun, hicrî 678 (miladî 1279) yılında yaptırdı. Önceki dönemlerde bu alanın üzeri açık ya da basit bir örtüyle kapalı olduğu belirtilir. Kalavun’un yaptırdığı kubbe ahşap malzemeden yapılmış ve kurşun levhalarla kaplanmıştı. Başlangıçta kubbenin bir kısmının altı kare bir tabana oturur, üstü ise sekizgen bir kasnakla kubbeye geçerdi.
Bu ilk kubbe, zaman içinde birkaç kez yenilendi. Sultan Kayıtbay döneminde (XV. yüzyıl) yıldırım ve yangınların verdiği zarar sonrasında yeniden yapıldığı kaydedilir. Hicrî 886 (1481) yılındaki yangın Mescid-i Nebevî’nin çoğunu tahrip etmişti. Bu yangın sonrasında Kayıtbay’ın yaptırdığı onarımlarda kubbenin yapısı da güçlendirildi.
Osmanlı dönemi ve yeşil boya
Osmanlı devleti Medine’yi Yavuz Sultan Selim döneminde (1517) himayesine aldı. Sonraki padişahlar Mescid-i Nebevî’ye büyük önem verdi, Kanunî Sultan Süleyman döneminde bazı bölümler yenilendi. Kubbe, XIX. yüzyılın başında II. Mahmud döneminde yenilendi; 1837 (hicrî 1253) tarihinde yeşil renge boyandığı ifade edilir. Bu tarihler kaynaklarda yaklaşık olarak aktarılır.
Yeşil Kubbe’nin rengine dair rivayetler farklıdır. Önceki dönemlerde kubbe kurşun gri, beyaz ve mavi tonlarda görülmüştür. Yeşil rengin simgesel olarak cennetle ve Hz. Peygamber’in sevgisiyle ilişkilendirildiği belirtilir; ancak bu yorum tarihî bir gerekçe değil, sonradan yapılmış bir anlamlandırmadır. Dolayısıyla “neden yeşil?” sorusuna kesin bir tarihî cevap yoktur.
Abdülmecid dönemi büyük onarımı
Sultan Abdülmecid (hükümdarlığı 1839-1861) döneminde Mescid-i Nebevî’de kapsamlı bir yenileme yapıldı. Bu yenileme sırasında kubbe ve çevresi onarıldı, Osmanlı mimari dili mescidin iç mekânında belirgin hale geldi. Bu çalışma, Osmanlı döneminin Mescid-i Nebevî’deki en önemli müdahalelerinden biri olarak kabul edilir. Hat levhaları ve çini süslemeler gibi unsurlar bu dönemden kalmıştır.
Osmanlı döneminde Medine’ye yapılan hizmetler sadece mimariyle sınırlı değildi; surre alayları, vakıflar ve hizmetliler yoluyla kutsal beldelere yapılan yardımlar düzenliydi. Bu bağlamda Bursa’daki Emir Sultan Camii gibi dinî mekânların çevresinde oluşan gelenek de Haremeyn hizmeti ile iç içe geçmişti.
Kubbe ve yeşil rengin sonraki tarihi
Suudi Arabistan döneminde, XX. yüzyılda Mescid-i Nebevî defalarca genişletildi ve kubbe çevresinde yeni düzenlemeler yapıldı. Yeşil Kubbe, mescidin yeni bölümleri inşa edilirken de korundu. Günümüzde kubbe, mescidin simgesi olarak kabul edilir ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için ayrı bir önem taşır. Kubbenin kaplamasında kullanılan malzeme zamanla değişmiş, kurşun ve boya katmanları yenilenmiştir.
Ziyaret adabı konusunda Diyanet ve İslam âlimleri, Hücre-i Saadet’i ziyaretin edebine uygun biçimde, aşırılıktan uzak olarak yapılmasını tavsiye eder. Kubbe, bir ibadet nesnesi değil, tarihî bir mimari işarettir. Bu ayrım, ziyaret ve saygı kavramlarının doğru anlaşılması açısından önemlidir.
Kubbe hakkında yanlış bilinenler
Yaygın bir yanlış, kubbenin Hz. Peygamber zamanından beri var olduğudur. Oysa kaynaklara göre kubbe yaklaşık 700 yıl sonra, Memlûk döneminde yapıldı. Başka bir yanlış, kubbenin her zaman yeşil olduğudur. Renk, XIX. yüzyılda yeşile boyandı ve öncesinde farklı tonlarda görülüyordu. Üçüncü bir yanlış ise kubbe ile Hz. Peygamber’in kabri arasında doğrudan bir mekânsal özdeşlik kurmaktır; kubbe, çok daha geniş bir alanı ve hücreleri örter.
Tarihî mekânlara ilişkin bilgileri kaynaklarla sınamak gerekir; İstanbul’daki tarihî camiler rehberinde de aynı yöntem izlenmiştir.
Ziyaret ve çevre düzeni
Günümüzde Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenler Yeşil Kubbe’yi, mescidin güneydoğu bölümünde, Ravza-i Mutahhara’nın bitişiğinde görür. Hücre-i Saadet’in etrafı demir parmaklıklarla çevrilidir ve içeri girilmez; ziyaret, parmaklıkların dışından selam vererek yapılır. İstanbul’daki tarihî camilerin ziyaret rehberi gibi Türkiye’deki mekân anlatımlarıyla karşılaştırıldığında, Medine’deki ziyaret adabının daha sade ve aşırılıktan uzak olması istenir.
Medine’nin Osmanlı dönemindeki hizmetleri hakkında bir başka örnek olarak Hırka-i Şerif Camii anılabilir; burada Hz. Peygamber’e nispet edilen emanetler Osmanlı’nın kutsal emanetlere gösterdiği özenle ilişkilendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yeşil Kubbe ne zaman yapıldı?
İlk kubbe Memlûk Sultanı Kalavun döneminde 1279’da yaptırıldı; sonraki dönemlerde yenilendi.
Ne zaman yeşile boyandı?
XIX. yüzyılda, II. Mahmud döneminde 1837 civarında yeşil renge boyandığı kabul edilir.
Kubbenin altında kimler yatıyor?
Hücre-i Saadet’te Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’in kabirleri bulunur.
Kubbe Hz. Peygamber zamanından kalma mı?
Hayır; ilk kubbe yaklaşık yedi yüzyıl sonra yapılmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kubbetü'l-Hadrâ" ve "Mescid-i Nebevî" md.; Semhûdî, Vefâü'l-vefâ; Ahmed Tevhid, Mescid-i Nebevî tarihi çalışmaları; Diyanet (diyanet.gov.tr)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kubbetü'l-Hadrâ" ve "Mescid-i Nebevî" md.
- Semhûdî, Vefâü'l-vefâ
- Ahmed Tevhid, Mescid-i Nebevî tarihi çalışmaları
- Diyanet (diyanet.gov.tr)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.