Kayrevan Ulu Camii: Kuzey Afrika’nın İlk Büyük Camisi
Tunus'taki Kayrevan Ulu Camii (Sîdî Ukbe) Ukbe b. Nâfi ile kuruluşu, Aglebî dönemi yenilenmesi, kare minaresi, mihrabı ve Kuzey Afrika İslam mimarisindeki yeri.
- Kayrevan şehrinin kuruluşu
- İlk cami ve geçirdiği değişiklikler
- Mimari plan
Kayrevan Ulu Camii (Sîdî Ukbe Camii), Tunus’un Kayrevan şehrinde, 670 yılında Ukbe b. Nâfi tarafından kurulan ve Kuzey Afrika’nın ilk büyük camisi sayılan yapıdır. Bugünkü hali IX. yüzyılda Aglebîler döneminde şekillendi; kare kesitli minaresi dünyanın en eski ayakta minarelerinden biridir.
Kayrevan şehrinin kuruluşu
Kayrevan, Kuzey Afrika’nın fethi sürecinde Emevî komutanı Ukbe b. Nâfi tarafından hicrî 50 (670) yılında kuruldu. Şehrin kuruluş amacı, Bizans ve Berberî direnişine karşı bir askerî üs ve İslam merkezine dönüşecek yerleşim kurmaktı. “Kayrevan” kelimesi, Farsça kökenli “kârevân” (kervan, ordugâh) kelimesinden geldiği kabul edilir. Şehir, sonraki yüzyıllarda İfrîkıyye’nin başkenti ve ilim merkezi oldu.
Ukbe b. Nâfi’nin hayatı ve fethi, tarih kaynaklarında farklı biçimlerde anlatılır. Belâzürî ve İbn Haldun gibi müellifler, onun Atlas Okyanusu’na kadar ulaştığı ve Biskra yakınında şehit düştüğünü aktarır. Kabrinin Sîdî Ukbe kasabasında olduğu bilinmektedir; ancak bu konuda ayrıntılar yerel gelenekle iç içedir.
İlk cami ve geçirdiği değişiklikler
Rivayete göre Ukbe, şehrin merkezine ilk camiyi yaptırdı. Bu ilk yapı basit bir mescit niteliğindeydi. Sonraki yüzyıllarda Emevî valileri ve ardından Abbâsî valileri camiyi birkaç kez yıktırıp yeniden yaptırdı. Hassan b. Nu’mân, Hişâm b. Abdülmelik dönemindeki vali Bişr b. Safvân gibi isimler camiyi genişletti. VIII. yüzyıl başında yapılan düzenlemeler sonucunda cami daha büyük ve kalıcı bir yapı hâlini aldı.
Bugünkü yapı büyük ölçüde hicrî 221 (836) yılında Aglebî emiri Ziyâdetullah I döneminde şekillendi. Aglebîler, yapının mihrap bölümünü, kubbelerini ve ana nefini yeniden tasarladı. Sonraki Zîrîler, Hafsîler ve Osmanlı dönemlerinde de çeşitli onarımlar yapıldı; ancak temel mimari Aglebî dönemini yansıtır.
Mimari plan
Cami, yaklaşık 125 x 75 metre boyutlarında dikdörtgen bir alana oturur. Önünde geniş bir avlu (sahn), çevresinde revaklar, sonunda ise çok nefli bir harim bölümü bulunur. Harimde antik Roma ve Bizans yapılarından alınan devşirme sütunlar kullanılmıştır. Bu devşirme sütunlar, Kayrevan çevresindeki antik yerleşimlerden getirilmiştir ve camiye farklı başlık ve gövde karakterleri kazandırır.
Avluda yağmur suyunu toplayan bir sistem vardır; bu sistem, şehirde su kıtlığına karşı geliştirilmiş bir mühendislik çözümüdür. Çatıdan toplanan su, avludaki mermer bir ağızdan kaynak sarnıcına akıtılır. Bu özellik, İslam dünyasında çevre koşullarına uyum örneklerinden biri olarak anılır. Planın T biçimli harim düzeni, sonraki Mağrib camilerine model oldu.
Minare
Camiin kare kesitli, üç katlı minaresi yaklaşık 31-32 metre yüksekliğindedir. Kaynaklarda minarenin ilk halinin VIII. yüzyıla (Hişâm b. Abdülmelik dönemi, yaklaşık 724-728) ait olduğu belirtilir. Bu tarih doğruysa, minare ayakta kalan en eski minarelerden biridir. Ancak yapının üst katları sonradan eklenmiş olabilir; bu nedenle bütün minarenin tek dönemde yapıldığı söylenemez.
Minare, taş bloklarla örülmüş, hafifçe daralan gövdeli bir kule biçimindedir. Kare kesitli minare formu, Suriye’deki kare kuleli Bizans yapılarıyla ilişkilendirilir ve Mağrib–Endülüs minare geleneğinin başlangıcı sayılır. Minarenin tarihi yazısında bu gelişim genel çerçevede anlatılmıştır.
Mihrap ve minber
Kayrevan Ulu Camii’nin en meşhur unsurları arasında çini lüster mihrabı ve ahşap minberi vardır. Mihrabın etrafı, IX. yüzyılda Bağdat ve Irak’tan getirildiği bilinen lüsterli çinilerle kaplıdır. Bu çiniler, İslam seramik sanatının en erken ve önemli örnekleri arasında sayılır. Mihrabın çevresindeki oyma mermer panolar ise bitkisel desenlerle süslüdür.
Ahşap minber, Hindistan teakından (veya başka bir ağaçtan) yapıldığı söylenen, IX. yüzyıla tarihlenen eşsiz bir eserdir. Geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Bu minberin dünyadaki en eski ahşap minberlerden biri olduğu kabul edilir; menşei konusunda farklı görüşler vardır.
Kubbeler
Camide mihrap önündeki kubbe, Aglebî dönemi yapısının en dikkat çekici bölümlerindendir. Kubbenin altında geçiş yapısı olarak küçük nişlerden oluşan bir sistem vardır. Giriş eksenindeki kubbe ise avludan harime geçişi vurgular. Kubbelerin yapımında kullanılan tuğla ve taş tekniği, Mağrib mimarisinin özgün katkısını gösterir. İki kubbe, ana nefin ekseni boyunca yerleştirilerek mekâna yön verir.
Kayrevan’ın ilim merkezi oluşu
Kayrevan, Mâlikî mezhebinin Mağrib’e yayılmasında kilit rol oynadı. Aglebîler döneminde Sahnûn b. Sa’îd’in el-Müdevvene adlı fıkıh eserini burada yazması, Mâlikî fıkhının sistemleşmesi bakımından önemlidir. Camide verilen dersler, Kuzey Afrika, Endülüs ve Sicilya’ya yayıldı. Bu yönüyle Kayrevan, Doğu’daki Ezher ve Bağdat’taki ilim merkezlerinin batıdaki muadili sayılabilir.
Fâtımî dönemi ve Hilâlî istilâsı (XI. yüzyıl) şehrin siyasi önemini azalttı, ancak dinî ve ilmî statüsü devam etti. Kayrevan, Tunus’taki Zeytûne ve Fas’taki Karaviyyîn ile birlikte Mağrib’in önemli ilim merkezlerinden biri olarak kabul edilir.
Yedi ziyaret rivayeti ve kutsiyet
Halk arasında Kayrevan’a yedi kez gitmenin Mekke’ye bir kez gitmeye denk olduğuna dair bir söz yaygındır. Bu söz hadis değildir; dini bir hüküm olarak kabul edilemez ve folklorik bir anlatıdır. Yine de şehrin kutsal sayılması, kıyamette önemli bir rol üstleneceğine dair halk anlatılarıyla pekişmiştir. Dini bilgi açısından bu anlatılar tarihî veri olarak değil, halk inancı olarak ele alınmalıdır.
UNESCO ve günümüz
Kayrevan şehri 1988’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Camii, bugün ibadete açıktır ve ziyaretçiler belirli saatlerde gezebilir. Şehir, Mağrib’in dört kutsal şehirlerinden biri sayılır. Mimari olarak Sâmerrâ Ulu Camii ve İbn Tolun Camii gibi Abbâsî etkisindeki yapılarla karşılaştırıldığında, Kayrevan’ın daha yerel ve sert bir mimari dil kullandığı görülür.
Sıkça Sorulan Sorular
Kayrevan Ulu Camii’ni kim kurdu?
İlk cami 670 yılında Ukbe b. Nâfi tarafından kuruldu; bugünkü hali IX. yüzyılda Aglebîler döneminde şekillendi.
Minaresi ne kadar eski?
Kare minarenin VIII. yüzyıl başına tarihlendiği kabul edilir; üst bölümleri sonradan eklenmiş olabilir.
Neden önemlidir?
Kuzey Afrika’nın ilk büyük camisi, Mâlikî fıkhının merkezlerinden biri ve İslam sanatının erken örneklerini barındıran yapıdır.
UNESCO listesinde mi?
Evet, Kayrevan şehri 1988’de Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kayrevan" ve "Sîdî Ukbe Camii" md.; Belâzürî, Fütûhu'l-büldân; İbn Haldun, el-İber; UNESCO Dünya Mirası Merkezi (whc.unesco.org)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kayrevan" ve "Sîdî Ukbe Camii" md.
- Belâzürî, Fütûhu'l-büldân
- İbn Haldun, el-İber
- UNESCO Dünya Mirası Merkezi (whc.unesco.org)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.