🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Buhara’nın Tarihi Eserleri: Kalan Minaresi ve İmam Buhârî

Dünyanın Tarihî Camileri ve AnıtlarıGüncelleme: 1 Ekim 20269 dk okuma

Özbekistan'daki Buhara'nın İslam tarihindeki yeri; Kalan Minaresi, Samanîler türbesi, Mir-i Arab Medresesi, İmam Buhârî ve Nakşibendî geleneğiyle ilişkisi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Buhara'nın İslam'la tanışması
  • İmam Buhârî ve Buhara
  • Kalan Minaresi

Buhara, Özbekistan’da Orta Asya’nın en önemli İslam şehirlerinden biridir. Hadis imamı Buhârî’nin doğum yeri olan şehir; 1127’de yapılan Kalan Minaresi, Samanîler türbesi ve Mir-i Arab Medresesi gibi eserleriyle bilinir. Tarihî merkezi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir.

Buhara’nın İslam’la tanışması

Buhara, Maverâünnehir’in zengin ve eski şehirlerinden biriydi. Müslüman Araplar, Emevî komutanı Kuteybe b. Müslim komutasında VIII. yüzyılın başında şehre ulaştı. Fetih sürecinde şehir direnişle karşılaştı ve zaman içinde İslam’a geçiş tedricen gerçekleşti. Narshakhî’nin Buhara Tarihi bu geçişi ayrıntılı biçimde anlatır; eserdeki bazı bilgilerin menkıbevî olduğu da bilinir. Cuma namazının şehre ilk kez kılındığı yer olarak anılan Mescid-i Mağak gibi yapılar bu dönemi hatırlatır.

Samanîler döneminde (IX-X. yüzyıl) Buhara İslam dünyasının en parlak ilim merkezlerinden biri oldu. Başkent olan şehir, Fars edebiyatının ve ilmin yükseldiği bir kültür havzasına dönüştü. İbn Sînâ gençlik yıllarını burada geçirdi; Samanî sultanının kütüphanesinden yararlandığını anlatır.

İmam Buhârî ve Buhara

Hadis alimi Muhammed b. İsmâil el-Buhârî, hicrî 194 (810) yılında Buhara’da doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetti ve annesinin terbiyesiyle ilme yöneldi. Hadis toplamak için Hicaz, Irak, Şam ve Mısır’a gitti. Sahîh-i Buhârî adlı eseri, Müslümanlar arasında Kur’an’dan sonra en güvenilir kitap olarak kabul edilir. Bu değerlendirme Ehl-i Sünnet çevresinde yaygındır.

Buhârî, hicrî 256 (870) yılında Semerkant yakınlarındaki Hartenk köyünde vefat etti. Mezarı bugün Semerkant’ta, Hartenk’te ziyaret edilir ve burada bir külliye yapılmıştır. Buhara şehri ise adını taşıyan medrese ve anıtlarla onu anar. Semerkant ve Buhara birlikte Maverâünnehir’in hadis geleneğinin iki merkezi olarak görülür.

Kalan Minaresi

Şehrin silueti, 1127’de Karahanlı hükümdarı Arslan Han Muhammed b. Süleyman tarafından yaptırılan Kalan Minaresi ile belirlenir. Yaklaşık 46 metre yüksekliğindeki minare, pişmiş tuğladan örülmüş ve gövdesi aşağıdan yukarıya doğru daralan bir yapıdadır. Gövdede on dört farklı tuğla bant ve geometrik desen kuşağı bulunur. Tepesinde aydınlatma pencereli bir kabin yer alır. Minare, yüzyıllarca hem ezan hem de gözetleme kulesi olarak kullanıldı.

Bir rivayete göre Cengiz Han 1220’de Buhara’yı yakıp yıkarken, minarenin heybeti karşısında başını eğdi ve onu yıkmadı. Bu hikâye tarihî bir belgeye dayanmayan bir anlatıdır. Yine de minarenin ayakta kalması, onun yapısal sağlamlığını gösterir. Yüksekliği ve biçimiyle minare tarihi içinde önemli bir örnek sayılır.

Kalan Camii ve Mir-i Arab Medresesi

Kalan Minaresi’nin yanında, 1514’te Şeybânî hükümdarı Ubeydullah Han döneminde yapılan Kalan Camii yükselir. Cami, geniş avlusu ve mavi çinili kubbesiyle tanınır; yaklaşık on iki bin kişi alabildiği söylenir. Karşısında Mir-i Arab Medresesi (1535-1536) bulunur. Bu medrese, Sovyet döneminde de eğitime devam eden az sayıdaki dinî kurumdan biridir.

Medrese, Şeybânî dönemi mimarisinin güzel bir örneğidir. İki katlı hücreleri, mavi kubbeleri ve çini kaplı portalı ile ünlüdür. Bugün hâlâ eğitim vermektedir. Bu üç yapı birlikte “Poi-Kalon” (Büyüğün Ayağı) topluluğunu oluşturur. Topluluk, Registan Meydanı‘ndaki medreseler gibi Orta Asya İslam kentinin merkez meydanını örnekler.

Samanîler Türbesi

İsmail Samanî Türbesi, IX-X. yüzyıl başında yapılan ve Orta Asya İslam mimarisinin en eski ve en saf örneklerinden biri kabul edilen küçük bir yapıdır. Kare plan üzerine kurulmuş, tuğla örgü süslemeli ve kubbeli bu türbe, tuğla ustalığının zirve örneğidir. Samanî hükümdarı İsmail b. Ahmed ve ailesine ait olduğu kabul edilir. Moğol istilası sırasında kum ve toprak altında kaldığı için zarar görmeden günümüze ulaştığı söylenir.

Yapının dört cephesi aynıdır ve duvarlardaki tuğla desenler güneşin açısına göre farklı gölgeler oluşturur. Bu özellik, türbeyi mimari tarih için ayrıca değerli kılar. Türbe, sonraki Orta Asya ve Hint türbelerinin (örneğin Tac Mahal) uzak bir öncülü olarak anılır, ancak bu etki zinciri doğrudan değildir.

Ark Kalesi, Bolo Hauz ve çarşılar

Ark Kalesi, Buhara hükümdarlarının yüzyıllarca oturduğu sarayı ve yönetim merkeziydi. Kale, 1920’de Sovyet Kızıl Ordusu’nun saldırısında büyük zarar gördü. Karşısındaki Bolo Hauz Camii, ahşap sütunlu eyvanıyla bilinir ve havuzu sayesinde ünlüdür. Şehrin eski ticaret kubbeleri (tim, taki) bugün hâlâ çarşı olarak kullanılır. Bu kubbeli çarşılar, İpek Yolu ticaretinin geleneğini yansıtır.

Çeşme–i Eyyûb (Eyyûb’un Kaynağı) adlı mekân, Hz. Eyyûb’un yere vurduğu asadan su fışkırdığı rivayetine dayanır. Bu tür yerel rivayetler halk inancındandır; tarihî ve dinî bir doğrulama sağlamaz.

Nakşibendî geleneği

Buhara, Nakşibendî tarikatının merkezi olarak da bilinir. Bahâeddin Nakşibend (ö. 1389), şehrin yakınındaki Kasr-ı Ârifân köyünde yaşadı ve ismi tarikatın adı oldu. Kabri bugün ziyaretçilerin uğrak yerlerindendir. Tarikat, Orta Asya’dan Anadolu, Hindistan ve Balkanlar’a yayıldı. Bu yayılma, Buhara’yı yalnızca mimari değil, manevî bir merkez de yapmıştır.

Sovyet dönemi ve günümüz

Sovyet döneminde Buhara’daki medreselerin birçoğu kapatıldı, dinî eğitim yasaklandı. Mir-i Arab Medresesi bu yasakların istisnası olarak, kısıtlı biçimde açık kaldı. Özbekistan’ın bağımsızlığından (1991) sonra birçok yapı restore edildi. Şehrin tarihî merkezi, 1993’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Ziyaretçiler genellikle Poi-Kalon topluluğunu, Samanîler türbesini ve Ark Kalesi’ni gezer.

Sıkça Sorulan Sorular

İmam Buhârî Buhara’da mı gömülü?

Hayır; Buhara doğumludur, fakat vefat edip defnedildiği yer Semerkant yakınlarındaki Hartenk’tir.

Kalan Minaresi ne zaman yapıldı?

1127 yılında Karahanlı hükümdarı Arslan Han tarafından yaptırıldı.

Cengiz Han minareyi neden yıkmadı?

Anlatılan hikâye tarihî bir belgeye dayanmaz; minarenin ayakta kalması yapısal sağlamlığıyla ilişkilendirilir.

Buhara UNESCO listesinde mi?

Evet, tarihî merkez 1993’te Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Buhara" md.; Narshakhî, Buhara Tarihi; Barthold, Turkestan Down to the Mongol Invasion; UNESCO Dünya Mirası Merkezi (whc.unesco.org)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Buhara" md.
  2. Narshakhî, Buhara Tarihi
  3. Barthold, Turkestan Down to the Mongol Invasion
  4. UNESCO Dünya Mirası Merkezi (whc.unesco.org)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.