Süleymaniye Camii: Mimar Sinan’ın Kalfalık Eseri ve Önemi
İstanbul'daki Süleymaniye Camii'nin Kanunî adına Mimar Sinan tarafından 1550-1557'de inşası, kubbesi, minareleri, külliyesi, türbeleri ve Sinan'ın kendi tanımı.
- İnşa süreci
- Plan ve kubbe
- Minareler
Süleymaniye Camii, Kanunî Sultan Süleyman adına Mimar Sinan tarafından 1550-1557 yıllarında İstanbul’da inşa edilen büyük külliyenin merkezidir. Sinan kendisi bu yapıyı “kalfalık” eseri olarak niteler; 53 metre yüksekliğindeki kubbesi ve dört minaresiyle İstanbul silüetinin en belirgin yapılarındandır.
İnşa süreci
Kanunî Sultan Süleyman, 1550’de İstanbul’un üçüncü tepesinde (Eski Saray’ın yakınında) büyük bir cami külliyesi yaptırmaya karar verdi. İnşaat 13 Haziran 1550’de başladı. Bu inşaat yaklaşık yedi yıl sürdü ve cami 1557 yılında ibadete açıldı. Yapının yapımında binlerce işçi çalıştı; farklı bölgelerden ustalar ve malzeme getirildi. Mimar Sinan, Sâî Mustafa Çelebi’nin Tezkiretü’l-Bünyân adlı eserinde bu külliyeyi kendi “kalfalık” dönemi eseri olarak anlatır.
Sinan’ın kendi tanımı şöyle özetlenir: Şehzade Camii çıraklık, Süleymaniye kalfalık, Selimiye ise ustalık eseridir. Bu üçlü sınıflandırma Sinan’ın kendi sözlerine dayanır ve mimarın gelişimini yansıtır. Ayrıntılar için Şehzade Camii ve Selimiye Camii yazılarına bakılabilir.
Plan ve kubbe
Cami, Ayasofya’dan etkilenen merkezî kubbeli bir yapıdır. Ana kubbe yaklaşık 26,5 metre çapında ve zeminden yaklaşık 53 metre yüksekliktedir. Kubbe, iki yarım kubbe ve çevredeki küçük kubbelerle desteklenir. Yan taraflarda sütunlarla ayrılmış galeriler bulunur. Bu düzen, iç mekânın geniş ve ferah olmasını sağlar. Ayasofya ile benzer plan olmakla birlikte, Sinan kubbeyi sadeleştirerek daha dengeli bir bütün oluşturdu. Ayasofya’nın mimarisi hakkında ayrı bir yazı bulunur.
Kubbeyi taşıyan dört büyük fil ayağı (payanda) iç mekânda belirgin biçimde görülür. Sinan, sütunları ve payeleri farklı taşlardan seçerek iç mekâna ritim kazandırdı. Pencerelerin düzeni ışığın dengeli dağılmasını sağlar. Mihrap ve minber mermerdir ve oldukça sadedir.
Minareler
Camide dört minare vardır. Avlunun köşelerindeki iki minare üçer şerefeli, caminin ön tarafındaki iki minare ise ikişer şerefelidir. Toplamda on şerefe bulunur. Bunun, Kanunî’nin Osmanlı hanedanının onuncu padişahı olmasına işaret ettiği yönünde yaygın bir anlatı vardır. Bu yorum bir rivayettir ve tarihî bir belgeye dayanmaz.
Minarelerin farklı yükseklikleri avlu tarafındaki iki minareyi daha yüksek yapar. Bu düzen, caminin dış silüetine denge verir. Minare şerefeleri ve sayıları hakkında genel bilgi için Minarenin tarihi yazısına bakılabilir.
Avlu ve iç süsleme
Cami iki yanda revaklı geniş bir avluya sahiptir. Avluda kullanılan sütunlar mermer ve granit gibi çeşitli malzemelerden seçilmiştir. Avlunun ortasında şadırvan yer alır. İç mekânda ise çini kullanımı sınırlıdır; daha çok kalem işleri ve cam pencereler dikkat çeker. Kıble duvarı pencerelerindeki renkli vitraylar, Sarhoş İbrahim adlı ustaya atfedilir. Bu isim kaynaklarda geçer ancak ayrıntılar kesin değildir.
Rivayete göre, kandillerden çıkan is özel bir odada toplanarak mürekkep yapımında kullanıldı. Bu anlatı camideki hava dolaşımının tasarımıyla ilgili ilginç bir örnek olarak anılır. Kaynaklarda bu uygulamanın varlığı belirtilir ancak ayrıntılarda abartı bulunabilir.
Külliyenin bölümleri
Süleymaniye bir cami olmanın ötesinde, sosyal ve eğitsel yapılardan oluşan bir külliyedir. Külliyede cami, dört medrese (Evvel, Sâni, Salis, Râbi), Darülhadis, tıp medresesi, Darüşşifa (hastane), Darülkurra, imaret (aşevi), tabhane, hamam, kervansaray ve çeşmeler yer alır. Bu yapıların çoğu günümüzde de ayaktadır ve farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Süleymaniye Kütüphanesi, bu külliyenin bir bölümünde bulunur ve Türkiye’nin en önemli el yazması koleksiyonlarından birini barındırır.
Külliye, Osmanlı’nın yükseköğretim ve sosyal hizmet anlayışını gösterir. Tıp medresesi ve darüşşifa ise dönemin sağlık hizmetlerinin yapılanmasını yansıtır. Bu yönüyle Süleymaniye, yalnız ibadet yeri değil, toplumsal bir merkezdi.
Türbeler ve Sinan’ın kabri
Caminin kıble duvarı arkasında bulunan haziredede iki türbe vardır: Kanunî Sultan Süleyman Türbesi ve Hürrem Sultan Türbesi. Kanunî 1566’da Zigetvar seferinde vefat edince buraya defnedildi. Hürrem Sultan ise 1558’de vefat etmiş ve türbesi Sinan tarafından yapılmıştır. Türbelerde çini süslemeler dikkat çeker.
Külliyenin kuzeybatı köşesinde Mimar Sinan’ın kendi tasarladığı türbesi bulunur. Sinan 1588’de vefat ettiğinde bu mekâna defnedildi. Türbe, mütevazı boyutlarıyla mimarın sade kişiliğini yansıtır. Mimar Sinan’ın külliye içinde yatması, ona verilen değerin göstergesidir.
Sonraki onarımlar
Cami 1660’taki büyük İstanbul yangınında zarar gördü ve onarıldı. 1766 depreminde kubbe hasar aldı; bunu takip eden onarımlarda kubbenin bazı bölümleri değiştirildi. I. Dünya Savaşı yıllarında külliyenin bazı bölümleri askerî amaçla kullanıldı ve yangın zararı gördü. Cumhuriyet döneminde, 1950’li yıllarda kapsamlı bir restorasyon yapıldı; sonraki yıllarda da bakım çalışmaları devam etti.
Bu yapılar, Osmanlı mimarisinin zirvesindeki yerini korumaktadır. Sultanahmet Camii ve İstanbul’un selâtin camileri ile birlikte gezildiğinde, klasik Osmanlı cami mimarisinin gelişimi kolayca takip edilir.
Ziyaret ve çevre
Süleymaniye Camii, Eminönü ve Haliç’e hâkim bir tepede yer alır. Ziyaretçiler caminin avlusunda dinlenebilir, Haliç manzarasını izleyebilir ve haziredeki türbeleri ziyaret edebilir. Namaz vakitleri dışında turistik gezi serbesttir. Çevrede Süleymaniye Vakfı kitapçıları, medrese yapıları ve Mimar Sinan’ın türbesi bulunur. Ziyaret sırasında uyulması gereken kılık kıyafet ve sessizlik kurallarına dikkat etmek gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Süleymaniye Camii’ni kim yaptı?
Mimar Sinan, Kanunî Sultan Süleyman adına 1550-1557 yılları arasında yaptı.
Kaç minaresi vardır?
Dört minare ve on şerefe bulunur.
Kanunî nerede yatıyor?
Süleymaniye’nin haziresindeki Kanunî Türbesi’nde yatmaktadır.
Sinan neden “kalfalık eseri” dedi?
Sinan, eserlerini çıraklık (Şehzade), kalfalık (Süleymaniye) ve ustalık (Selimiye) olarak sınıflandırdığı için.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleymaniye Külliyesi" md.; Sâî Mustafa Çelebi, Tezkiretü'l-Bünyân; Necipoğlu, Gülru, The Age of Sinan; Diyanet (diyanet.gov.tr)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleymaniye Külliyesi" md.
- Sâî Mustafa Çelebi, Tezkiretü'l-Bünyân
- Necipoğlu, Gülru, The Age of Sinan
- Diyanet (diyanet.gov.tr)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.