🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ayasofya’nın Tarihi: Kiliseden Camiye, Müzeden Tekrar Camiye

İstanbul’un Tarihî CamileriGüncelleme: 24 Temmuz 20269 dk okuma

Ayasofya'nın Justinianus tarafından 537'de açılışı, Fatih ile camiye çevrilmesi, 1934'te müze oluşu ve 2020'de tekrar camiye dönüşü; yapım ve onarım tarihi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Önceki yapılar
  • Justinianus ve inşa süreci
  • Kubbenin çöküşü ve onarımlar

Ayasofya, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 532-537 yıllarında inşa edilen, 1453’te Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrilen, 1934’te müzeye dönüştürülen ve 2020’de yeniden camiye dönüşen İstanbul’un en önemli tarihî yapılarındandır. Kubbesiyle mimarlık tarihinde bir dönüm noktasıdır.

Önceki yapılar

Ayasofya’nın bulunduğu alanda daha önce iki kilise vardı. Birincisi Büyük Kilise (Megale Ekklesia) olarak anılan ve İmparator II. Konstantios döneminde 360’ta açılan yapıdır. Bu bazilikalı yapı 404’te çıkan bir isyanda yandı. İkincisi, II. Theodosius tarafından yeniden yaptırılan ve 415’te açılan kilise idi. Bu ikinci yapı da 532’deki Nika İsyanı sırasında yanıp yıkıldı. Günümüzde bu eski yapılardan bazı kalıntılar Ayasofya’nın batı avlusunda görülebilir.

Bu bilgiler Bizans kaynaklarına dayanır ve ayrıntılarda tarih farkları olabilir. Önemli olan, Ayasofya alanının Hıristiyan dünyası için yüzyıllardır merkezî bir ibadet mekânı olmasıdır.

Justinianus ve inşa süreci

Nika İsyanı’nın ardından İmparator I. Justinianus (hükümdarlığı 527-565), hemen yeni ve daha görkemli bir kilise yapılmasına karar verdi. İnşaata 23 Şubat 532’de başlandı. Mimar olarak Trallesli Anthemios ve Miletli Isidoros görevlendirildi. İkisi de matematik ve mühendislik bilgisiyle tanınan kişilerdi. Bu iş için çeşitli bölgelerden devşirme sütunlar ve mermer getirildi; yaklaşık on bin işçinin çalıştığı rivayet edilir. Rakam kaynaklara göre değişir.

Yapı beş yıl gibi kısa bir sürede, 27 Aralık 537’de açıldı. Justinianus’un açılışta “Ey Süleyman, seni geçtim” dediği rivayeti ünlüdür; bu söz ortaçağ anlatılarından gelir ve tarihî kesinliği tartışmalıdır. Prokopios’un Yapılar Üzerine eseri, yapıyı dönemin gözüyle anlatan ana kaynaktır.

Kubbenin çöküşü ve onarımlar

Ayasofya’nın kubbesi 558’deki depremde kısmen çöktü. Isidoros’un yeğeni olan Genç Isidoros kubbeyi daha yüksek ve daha dik bir profille yeniden inşa etti. Bu onarım, bugünkü kubbenin temelini oluşturur. Sonraki yüzyıllarda 989 ve 1346 depremleri de kubbeyi zedeledi ve yeni onarımlar yapıldı. Bu durum, yapının mühendislik açısından her zaman kırılgan bir denge üzerinde durduğunu gösterir.

Osmanlı döneminde de yapıya payandalar eklendi. Mimar Sinan, II. Selim döneminde dış cephelerdeki destek payandalarını güçlendirdi. Bu onarımlar, yapının yüzyıllarca ayakta kalmasını sağladı.

Bizans dönemi kullanımı

Ayasofya, Bizans İmparatorluğu’nun başkent kilisesi ve taç giyme töreninin yapıldığı mekândı. Ortodoks Patrikhanesi’nin ana kilisesi olarak hizmet etti. 1054’te Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılışı ile bağlantılı “büyük skizma” olayında yapının adı anılır. 1204’te Dördüncü Haçlı Seferi sırasında İstanbul Latin ordular tarafından işgal edildi ve Ayasofya yağmalandı. Yapı bu dönemde (1204-1261) Katolik kilise olarak kullanıldı. 1261’de Bizans’ın şehri geri almasıyla tekrar Ortodoks ibadet mekânı oldu.

Fetih ve camiye dönüşüm

1453’te Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettiğinde Ayasofya’yı camiye çevirdi. Fatih’in yapıyı kendi şahsî mülkünden bir vakıfla vakfettiği ve ilk cuma namazının burada kılındığı kaynaklarda geçer. Vakfiyesi Ayasofya’yı İslam hukukuna göre vakıf haline getirdi. Bu hukuki durum, günümüzdeki tartışmalarda da referans noktasıdır. Camiye dönüştürülürken mihrap güneydoğuya, kıble yönüne yerleştirildi; bu durum yapıyı doğu–batı ekseninden hafifçe sapmış gösterir.

Osmanlı döneminde yapıya minareler eklendi: Fatih döneminde bir, II. Bayezid döneminde bir, Mimar Sinan eliyle II. Selim döneminde iki minare yükseldi ve toplam sayı dörde ulaştı. Medrese, türbeler ve çeşme gibi ek yapılar da çevrede yer aldı. Yapının içindeki mozaikler ise dönem dönem sıvayla örtüldü ve bu şekilde korundu. Bunların nedeni inançla ilgili olduğu kadar, yapının bakımıyla da ilgilidir.

Fossati restorasyonu

Sultan Abdülmecid döneminde 1847-1849 yılları arasında İsviçreli-İtalyan mimar Gaspare Fossati yönetiminde kapsamlı bir restorasyon yapıldı. Bu çalışma sırasında yapının statik sorunları giderildi, süslemeler yenilendi ve devasa hat levhaları asıldı. Mimari ve hat konusundaki ayrıntılar için Ayasofya’nın Mimarisi ve Hat Levhaları yazısına bakılabilir. Restorasyon sırasında mozaiklerin bir kısmı ortaya çıkarıldı ve belgelendi, sonra tekrar örtüldü.

Müze dönemi

Cumhuriyet döneminde, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Ayasofya müze olarak düzenlendi ve 1935’te halka açıldı. Bu dönemde mozaiklerin üzerindeki sıvalar kaldırıldı. Müzeye dönüşüm, yapının hem Bizans hem Osmanlı katmanlarının gösterilmesine imkân sağladı; fakat Müslümanların ibadet talepleri nedeniyle sürekli tartışma konusu oldu.

2020 kararı ve güncel durum

Danıştay’ın 10 Temmuz 2020 tarihli kararı müzeye dönüşüm kararını iptal etti ve aynı gün bir Cumhurbaşkanlığı kararı ile yapı Diyanet’in yönetiminde ibadete açıldı. 24 Temmuz 2020’de ilk cuma namazı kılındı. Karar iç ve dış kamuoyunda çeşitli tepkilere yol açtı. Bu yazıda tartışmanın siyasi boyutuna girilmemiş, hukukî sürecin ana hatları aktarılmıştır. Günümüzde ibadet saatleri dışında ziyaretçiler de yapıyı gezebilir. Kubbe ve dış cephe restorasyonları sürmektedir.

Benzer şekilde farklı dönemlerde farklı işlevler yüklenen yapılar için Bedşâhî Camii ve Emevî Camii örnek olarak incelenebilir.

Ayasofya ve İstanbul’un diğer camileri

Fatih’ten sonra Ayasofya, İstanbul’daki selâtin camilerinin mimari modelini belirleyen ilk büyük kubbeli yapı oldu. Süleymaniye, Sultanahmet ve Selimiye gibi camiler, Sinan ve çırakları eliyle Ayasofya’nın kubbe ve yarım kubbe sistemini yeniden yorumladı. Bu nedenle Ayasofya, İslam mimarisinin gelişimini anlamada tek başına bir referans noktasıdır. Genel çerçeve için İstanbul’un selâtin camileri yazısı da okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayasofya’yı kim yaptırdı?

Bizans İmparatoru I. Justinianus, 532-537 yıllarında yaptırdı.

Mimarları kimlerdir?

Trallesli Anthemios ve Miletli Isidoros.

Ne zaman camiye çevrildi?

1453’te Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrildi.

Müze ne zaman oldu?

1934 kararıyla müze olarak düzenlenmiş, 2020’de tekrar camiye çevrilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ayasofya" md.; Prokopios, Yapılar Üzerine; Mango, Cyril, Byzantine Architecture; Diyanet (diyanet.gov.tr)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ayasofya" md.
  2. Prokopios, Yapılar Üzerine
  3. Mango, Cyril, Byzantine Architecture
  4. Diyanet (diyanet.gov.tr)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.