🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Fatih Camii ve Külliyesi: Tarihi ve Yeniden İnşası

İstanbul’un Tarihî CamileriGüncelleme: 7 Temmuz 20269 dk okuma

Fatih Sultan Mehmed'in 1463-1470 arasında yaptırdığı Fatih Camii ve Külliyesi'nin tarihi, 1766 depremiyle yıkılışı, III. Mustafa döneminde yeniden inşası ve Sahn-ı Semân medreseleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Fatih'in imar politikası
  • Mimar Atik Sinan ve ilk yapı
  • Sahn-ı Semân medreseleri

Fatih Camii, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından 1463-1470 yılları arasında Mimar Atik Sinan’a yaptırılan külliyenin merkezidir. 1766 depreminde büyük ölçüde yıkıldı; III. Mustafa döneminde farklı bir planla yeniden inşa edildi. Külliyedeki Sahn-ı Semân medreseleri Osmanlı’nın ilk büyük yükseköğretim merkeziydi.

Fatih’in imar politikası

Fatih Sultan Mehmed, 1453’te İstanbul’u fethettikten sonra şehri yeniden imar etmeye başladı. Nüfus çekme, şehre yeni mahalleler kurma ve vakıflar kurma politikaları izledi. Bu politikalar çerçevesinde şehirde yapılan en büyük proje, kendi adını taşıyan Fatih Külliyesi oldu. Külliye, Bizans döneminden kalma Havariyyun Kilisesi’nin bulunduğu alanda inşa edildi. Bu kilise Bizans’ın önemli mezar kilisesiydi ve birçok imparator burada gömülüydü.

Alan seçiminde, şehrin yedi tepesinden birinin zirvesinde, Haliç ve Marmara’ya hâkim konumda inşa etme düşüncesi etkili olmuş olabilir. Yapı, hem dini hem de sosyal işlevleri bir arada barındıran bir külliye olarak tasarlandı.

Mimar Atik Sinan ve ilk yapı

Camiin mimarı Atik Sinan (Mimar Sinan’dan farklı bir isim), Fatih’in baş mimarlarındandır. Atik Sinan’ın kökeni, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgiler sınırlıdır. İnşaat 1463’te başladı ve cami 1470’te ibadete açıldı. Orijinal cami, büyük bir merkezî kubbe ve yarım kubbelerden oluşan bir plana sahipti. Bu plan, Ayasofya’dan etkilenmiş ve onunla yarışmayı amaçlamış olabilir.

Kaynaklarda anlatıldığına göre, Fatih mimara camiyi Ayasofya’dan daha büyük bir kubbe ile yapmasını emretti. Mimarın bunu başaramadığı, padişahın ona kızdığı ve mimarın ellerini kestirdiği şeklinde bir hikâye anlatılır. Bu hikâye bilinen ancak güvenilir bir kaynağa dayanmayan bir menkıbedir ve ihtiyatla karşılanmalıdır.

Sahn-ı Semân medreseleri

Fatih Külliyesi’nin en önemli yönlerinden biri, caminin kuzey ve güney yanında yer alan sekiz medresedir: Sahn-ı Semân (Sekiz Avlu). Bu medreseler, Osmanlı eğitim sistemindeki yükseköğretim kurumlarının en yüksek derecesiydi. Medreselerde tefsir, hadis, fıkıh, kelam, mantık, matematik ve astronomi gibi dersler okutuldu. Süleymaniye medreseleri yapılana kadar “Sahn-ı Semân müderrisliği” en yüksek ilmî mertebe sayıldı.

Fatih kanunnâmesinde bu medreselerin müderrislerinin maaşları ve görevleri düzenlenmişti. Şehre gelen âlimler burada ders verdi. Ali Kuşçu gibi bilgin isimler de bu dönemde Osmanlı ilim hayatına katıldı. Külliye böylece sadece bir ibadet mekânı değil, bir bilim ve kültür merkezi oldu.

Külliyenin diğer yapıları

Külliyede cami ve medreselerin yanı sıra tabhane, imaret, darüşşifa, kervansaray, kütüphane ve çeşitli dükkânlar bulunuyordu. İmaret, her gün yüzlerce kişiye yemek verirdi. Darüşşifa ise tıp eğitimi ve tedavi hizmetleri sunardı. Bu yapıların çoğu zaman içinde yok olmuş veya dönüşmüştür.

Caminin arka bahçesinde Fatih Sultan Mehmed’in türbesi ve diğer hanedan mensuplarına ait türbeler yer alır. Fatih’in türbesi 1481’de ölümünden sonra yapıldı. Türbe kapısında “Fatih Sultan Mehmed Han” yazıları ve kitabeleri bulunur. Bu mekân, İstanbul’un manevî ziyaret noktalarından biridir.

1766 depremi ve yıkılış

Fatih Camii 1509’daki “Küçük Kıyamet” depreminde zarar görmüş ve onarılmıştı. Ancak 22 Mayıs 1766 depremi camiyi ağır biçimde yıktı. Kubbe çöktü ve yapının büyük kısmı kullanılamaz hale geldi. Bu deprem İstanbul’da büyük hasara yol açtı. Fatih Camii, deprem sonrası uzun süre harabe halinde kaldı.

Bu yıkıntıdan geriye orijinal yapının yalnızca avlu duvarlarının bir kısmı ve revaklar ile bazı unsurlar kaldı. Bunlar bugün yeni yapının içinde kısmen görülebilir. Eski cami, mimari olarak kubbe ve yarım kubbelerden oluşan bir sisteme sahipti. Yeniden yapım için Barok dönem tarzı seçildi.

III. Mustafa ve yeniden inşa

Sultan III. Mustafa (1757-1774), camiyi yeniden yaptırdı. Mimarı Mehmed Tahir Ağa’dır. Yeniden inşa 1767’de başladı ve 1771’de tamamlandı. Yeni cami, eski planı takip etmedi; merkezî kubbeli ve yarım kubbeli bir plana sahipti, ancak Barok etkiler gösteriyordu. Yeni camiin kubbesi, eski kubbeden daha küçük ölçekliydi. Dışarıdan bakıldığında 18. yüzyıl Osmanlı mimarisinin tipik özelliklerini taşır.

Avluda, orijinal yapıdan kalan revaklı bölüm ve şadırvan bulunur. Yeni cami iki minarelidir. İç mekân sade ve ferahtır. Mihrap, minber ve kürsü mermerdir. Bursa Ulu Camii ve Şehzade Camii gibi önceki dönem yapılarla karşılaştırılırsa, Osmanlı mimarisinin Barok’a doğru evrimini görmek mümkündür.

Günümüz

Fatih Camii bugün İstanbul’un en işlek ibadet merkezlerinden biridir. Çarşamba günleri kurulan Fatih Çarşamba Pazarı, camiin çevresinde geleneksel bir ticaret merkezidir. Camii çevresindeki medrese yapılarının bazıları hâlâ eğitim işlevini sürdürür. Fatih ilçesi de bu yapı sayesinde adını almıştır. Eyüp Sultan Camii ile birlikte Fatih’in İstanbul’daki ilk imar faaliyetlerinin dinî mekânlarındandır.

Fatih Camii ve İstanbul’un Türk kimliği

Fatih Camii, fetihten sonra İstanbul’un İslam şehrine dönüştürülmesinde simge işlevi gördü. Külliyenin çevresinde kurulan mahalleler, çarşılar ve vakıf gelirleri, şehrin ekonomik canlanmasına katkı sağladı. Bu yönüyle külliye bir mimari eser olmanın ötesinde, bir şehir kurma projesiydi. Aynı dönemde yapılan Eyüp Sultan Külliyesi ise şehrin manevî merkezi olarak şekillendi. Bu iki külliye birlikte düşünüldüğünde Fatih’in imar politikasının dinî ve sosyal boyutları daha net görülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Fatih Camii ne zaman yapıldı?

1463-1470 yılları arasında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırıldı.

Neden yeniden yapıldı?

1766 depreminde büyük ölçüde yıkıldığı için III. Mustafa tarafından 1767-1771’de yeniden inşa edildi.

Sahn-ı Semân nedir?

Caminin yanındaki sekiz medreseden oluşan, Osmanlı’nın ilk büyük yükseköğretim kurumu.

Fatih nerede yatıyor?

Fatih Camii’nin arka bahçesindeki türbede defnedilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtih Külliyesi" md.; Tursun Bey, Târîh-i Ebü'l-Feth; Eyice, Semavi, İstanbul Camileri; Diyanet (diyanet.gov.tr)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fâtih Külliyesi" md.
  2. Tursun Bey, Târîh-i Ebü'l-Feth
  3. Eyice, Semavi, İstanbul Camileri
  4. Diyanet (diyanet.gov.tr)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.