🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Eyüp Sultan Camii ve Türbesi: Tarihi ve Ziyaret

İstanbul’un Tarihî CamileriGüncelleme: 31 Ekim 20269 dk okuma

Hz. Peygamber'in sahabisi Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin İstanbul'daki kabrinin bulunuşu, Eyüp Sultan Camii ve Türbesi'nin tarihi, Osmanlı'da önemi ve ziyaret adabı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?
  • İstanbul kuşatması ve vefatı
  • Kabrin bulunması

Eyüp Sultan Camii ve Türbesi, Hz. Peygamber’in Medine’deki ev sahibi sahabî Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin (r.a.) İstanbul’da bulunduğu kabul edilen kabrinin etrafında gelişen külliyedir. Fatih Sultan Mehmed döneminde 1458’de yaptırılan yapı, Osmanlı’da padişahların kılıç kuşanma törenlerine sahne oldu.

Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?

Ebû Eyyûb, asıl adıyla Hâlid b. Zeyd el-Ensârî, Medineli Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundan bir sahabîdir. Hz. Peygamber Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde devesi, Ebû Eyyûb’un evinin önünde çöktü ve Peygamber efendimiz bir süre onun evinde misafir kaldı. Bu bilgi siyer kaynaklarında (İbn Hişâm) geçer ve Ebû Eyyûb’un adını ev sahibi sahabî olarak tanıtır. Bedir, Uhud ve Hendek dahil olmak üzere Hz. Peygamber’le birçok gazvede bulundu.

Hz. Peygamber’in vefatından sonra da cihada devam etti. Hz. Ali’nin hilafeti döneminde yanında yer aldığı ve Sıffîn savaşına katıldığı rivayet edilir. Ebû Eyyûb’un hayatı hakkında daha fazla bilgi için Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) yazısına bakılabilir.

İstanbul kuşatması ve vefatı

Ebû Eyyûb, Emevî halifesi Muâviye dönemindeki İstanbul seferine katıldı. Bu sefer hicrî 49-52 (669-672 civarı) yıllarında, Muâviye’nin oğlu Yezîd’in komutasında gerçekleşti. Çok yaşlı olmasına rağmen ordusuyla birlikte yola çıkan Ebû Eyyûb, hastalanarak vefat etti. Vefatından önce ordu komutanına, cesedinin düşman topraklarında, şehrin surlarına mümkün olduğunca yakın bir yere gömülmesini vasiyet ettiği anlatılır. Bu vasiyet rivayeti birçok kaynakta geçer.

Rivayete göre kabri Bizanslılar tarafından da saygıyla korunmuştur. Bu anlatı sonradan ortaya çıkmış bir hikâye olabilir; tarihî doğrulama sınırlıdır. Kabrin yeri sonraki yüzyıllarda belirsizleşti.

Kabrin bulunması

İstanbul’un Fethi sırasında (1453), Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin, Ebû Eyyûb’un kabrinin yerini keşfetti. Rivayete göre Akşemseddin manevî bir işaretle kabrin yerini tespit etti ve orada bir mezar taşı ve kitabe bulundu. Bu olay, Osmanlı kaynaklarında geniş yer alır; kerâmet olarak anlatılması nedeniyle tarihî bilgi ile menkıbe birbirine karışmış olabilir. Her halükârda, Fatih döneminde bu yerin Ebû Eyyûb’un kabri olarak benimsendiği kesindir.

Fatih, buraya bir türbe ve cami yaptırdı. Camii 1458’de tamamlandı. Eyüp, İstanbul’un ilk Osmanlı camisi ve külliyesinin kurulduğu semtlerden biridir. Bu dönemde Eyüp semtinin adı da yapının etrafında şekillendi.

Mimari ve sonraki yenilemeler

Fatih’in yaptırdığı orijinal cami, 1766 depreminde ciddi hasar aldı. III. Selim, hicrî 1213-1214 (1798-1800) yıllarında camiyi tamamen yeniden yaptırdı. Mevcut cami bu dönemin Osmanlı Barok ve Klasik karışımı üslubunu yansıtır. Yapının mimarı konusunda kaynaklarda farklı bilgiler bulunur. Cami tek kubbeli ve iki minarelidir.

Türbe, Ebû Eyyûb’un kabrinin bulunduğu odadır. Odanın duvarları çinilerle kaplıdır ve kabrin üstü bir sanduka ile örtülüdür. Çini işçiliği, Osmanlı klasik dönem sanatının izlerini taşır. Türbede ayrıca Ebû Eyyûb’un yakınlarına ait olduğu söylenen küçük bir kabir bölümü de vardır. Fatih Camii ile birlikte düşünüldüğünde Fatih’in İstanbul’daki ilk imar faaliyetlerinin dinî boyutu daha net görülür.

Kılıç kuşanma törenleri

Eyüp Sultan Camii, Osmanlı padişahlarının tahta çıktıktan sonra kılıç kuşandığı tören mekânıydı. Yeni padişah Eyüp’te Mevlevî şeyhi (Konya Mevlevî Çelebisi) tarafından kılıç kuşandırılırdı. Bu tören, padişahın meşruiyetini simgeleyen bir ritüeldi. Kılıç kuşanma töreni, Osmanlı’nın dinî ve siyasi hayatındaki simgesel yapıyı yansıtır. Törenlerde İstanbul’dan Eyüp’e deniz yoluyla gidilirdi.

Bu geleneğin kökeni tam olarak bilinmez; ancak erken dönemlerden itibaren sürdüğü kaydedilir. Törenler Osmanlı’nın son padişahı VI. Mehmed’e (Vahdeddin) kadar devam etti. Bu tören geleneği, camiye ayrı bir önem kazandırdı.

Eyüp semti ve manevî atmosfer

Eyüp, zamanla İstanbul’un manevî merkezlerinden biri haline geldi. Çevresinde sahabe, devlet adamları, şeyhler ve ulemanın mezarları yer aldı. Haliç kıyısındaki bu semt, Osmanlı döneminde varlıklı ailelerin türbe ve mezarlık alanı olarak tercih ettiği yerdi. Pierre Loti Tepesi ve Haliç kıyısındaki tarihî yapılar semtin dokusunu zenginleştirir.

Semtteki mezarlıklar, Osmanlı mezar taşı sanatının geniş bir koleksiyonunu barındırır. Bu mezar taşları, dönemin kıyafet, meslek ve ünvanlarını gösteren birer belge niteliğindedir. Osmanlı tarihçileri için önemli bir araştırma alanıdır.

Ziyaret adabı

Türbe ziyaretinde Diyanet, kabir ziyaretinin amacının ölümü hatırlamak ve ölüye dua etmek olduğunu vurgular. Kabirden dilekte bulunmak, kabri tavaf etmek veya aşırı tazim göstermek hoş karşılanmayan davranışlardır. Ziyaretçilerin sakin, saygılı ve gösterişsiz bir tavır sergilemesi tavsiye edilir. Ebû Eyyûb el-Ensârî için Fatiha ve Yâsîn okunması yaygın uygulamadır; bu tür okumalar faziletli kabul edilir, ancak belirli bir sayı ya da özel şart bulunmaz.

Eyüp Sultan’a gitmek için Eminönü’nden Haliç hattı vapurları, metrobüs veya teleferik kullanılabilir. Caminin avlusundaki çınar ağaçları ve çevredeki lokantalar ziyaretçilere hizmet verir. Diğer önemli yerler için İstanbul tarihî camileri rehberi kullanılabilir.

Osmanlı’da Eyüp’ün kutsallığı

Eyüp, Osmanlı döneminde Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra bir manevî çekim merkezi olarak görüldü. Devlet adamları, vezirler ve âlimler Eyüp’e defnedilmeyi arzu ederdi. Bu isteğin ardında, bir sahabînin yanında yatmanın manevî bereketi inancı yatar. Bu inanç dinî bir hüküm değil, halk ve saray kültürünün geleneğidir. Eyüp’e gömülmek için “Eyüp’e defnolunmak” ifadesi sıkça vasiyetnamelerde yer alırdı.

Eyüp semtindeki çok sayıda türbe, tekke ve çeşme, Osmanlı vakıf kültürünün zenginliğini gösterir. Bunlar arasında Mihrişah Valide Sultan Külliyesi, Zal Mahmud Paşa Camii ve Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi yer alır. Semtin dokusu, İstanbul’un diğer tarihî mekânlarıyla selâtin camileri bağlamında incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ebû Eyyûb el-Ensârî kimdir?

Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinde misafir olduğu ev sahibi sahabîdir; İstanbul seferinde vefat etmiştir.

Kabri nasıl bulundu?

Fatih döneminde hocası Akşemseddin tarafından keşfedildiği anlatılır; menkıbevî unsurlar içerir.

Eyüp Sultan Camii’ni kim yaptırdı?

Fatih Sultan Mehmed 1458’de yaptırdı; mevcut hali III. Selim döneminde 1798-1800’de yeniden inşa edilmiştir.

Kılıç kuşanma töreni nedir?

Yeni padişahın tahta çıktıktan sonra Eyüp Sultan’da kılıç kuşandığı Osmanlı törenidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Eyyûb el-Ensârî" ve "Eyüp Sultan Külliyesi" md.; İbn Hişâm, es-Sîre; Taberî, Târîh; Diyanet (diyanet.gov.tr)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Eyyûb el-Ensârî" ve "Eyüp Sultan Külliyesi" md.
  2. İbn Hişâm, es-Sîre
  3. Taberî, Târîh
  4. Diyanet (diyanet.gov.tr)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.