🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.)

Sahabe HayatlarıGüncelleme: 21 Eylül 20265 dk okuma

Peygamberimizi hicrette evinde misafir eden, İstanbul surları önünde vefat eden Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin hayatı ve İstanbul'la bağı.

Kimliği

Asıl adı Hâlid b. Zeyd’dir. Medine’deki Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensuptur. Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib’in annesi Neccâroğulları’ndan olduğu için bu kol, Peygamberimizin dayıları sayılırdı. Ebû Eyyûb, İkinci Akabe Biatı’na katılan Medinelilerdendir ve Mus’ab b. Umeyr’in tebliğiyle Müslüman olmuştur.

Mihmandâr-ı Nebî

Peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde, Medineliler Resûlullah’ı kendi evlerinde misafir etmek için yarışıyorlardı. Peygamberimiz devesi Kasvâ’nın yularını serbest bıraktı ve “Onu bırakın, o emrolunmuştur” dedi. Deve, bugün Mescid-i Nebevî’nin bulunduğu yere çöktü. En yakın ev Ebû Eyyûb’un eviydi. Ebû Eyyûb, Peygamberimizin eşyalarını evine taşıdı. Böylece Peygamberimiz, Mescid ve odaları inşa edilinceye kadar yaklaşık yedi ay onun evinde kaldı. Bu yüzden Ebû Eyyûb, “Mihmandâr-ı Nebî” (Peygamber’in ev sahibi) diye anılır.

Ev iki katlıydı. Peygamberimiz ziyaretçilerin gelip gitmesi kolay olsun diye alt katı tercih etmişti. Ebû Eyyûb ve eşi, Resûlullah’ın üstünde yürümekten edep gereği rahatsız oldular. Bir gece su testisi kırılınca, suyun Peygamberimizin üzerine damlamaması için tek yorganlarıyla suyu kuruladılar. Sonunda Ebû Eyyûb’un ısrarıyla Peygamberimiz üst kata çıktı (Müslim, Eşribe). Peygamberimiz için yemek hazırlar, Resûlullah’ın yediği yerden bereket umarak kendisi de yerdi.

Gazveleri ve Hizmetleri

Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelere katıldı. Hz. Ali döneminde bir süre Medine’de onun vekili olarak bulundu ve Hâricîlerle yapılan savaşa katıldı. Hayatı boyunca cihad arzusunu hiç kaybetmedi; “Hafif de olsanız ağır da olsanız savaşa çıkın” (Tevbe Suresi, 9/41) ayetini okur, yaşlılığını mazeret saymazdı.

Bir Ayetin Doğru Anlaşılması

Ebû Eyyûb’dan nakledilen önemli bir rivayet, “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara Suresi, 2/195) ayetinin anlaşılmasıyla ilgilidir. Bir kuşatma sırasında bir Müslüman tek başına düşman safına saldırınca bazıları bu ayeti okuyarak onun kendini tehlikeye attığını söyledi. Ebû Eyyûb şöyle dedi: “Bu ayet biz Ensar hakkında indi. İslam güçlenince ‘Artık mallarımızla ilgilenelim’ dedik. Asıl tehlike, mallarımızın başında kalıp cihadı bırakmamızdı” (Ebû Dâvûd, Cihâd; Tirmizî, Tefsîr; Tirmizî hasen sahih demiştir). Bu rivayet onun Konstantiniyye (İstanbul) seferinde anlattığı bilinen sözüdür.

İstanbul’la Bağı

Peygamberimizden nakledilen ve İstanbul’un fethini müjdeleyen “Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir; onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur” rivayeti Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde ve Hâkim’in Müstedrek’inde yer alır. Hâkim bu rivayete sahih demiş, bazı hadis âlimleri ise senedini zayıf görmüştür. Bununla birlikte Müslümanlar bu müjdeye nail olmak arzusuyla asırlar boyunca İstanbul’a seferler düzenlemişlerdir. Buhârî’de ise Kayser’in şehrine (Konstantiniyye olarak yorumlanır) sefer yapan ilk ordunun bağışlanmış olduğunu bildiren bir hadis bulunur (Buhârî, Cihâd).

Ebû Eyyûb, seksen yaşını aşmış olmasına rağmen Muâviye döneminde Yezîd b. Muâviye komutasında düzenlenen İstanbul kuşatmasına katıldı (hicri 49-52 yılları arası). Kuşatma sırasında hastalandı. Komutan kendisine bir isteği olup olmadığını sorunca, vefat ederse cenazesinin düşman topraklarında gidilebilecek en uzak yere, surların dibine defnedilmesini vasiyet etti. Vefatından sonra vasiyeti yerine getirildi ve surların yakınına defnedildi.

Kabrinin yeri, rivayete göre 1453’te İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin tarafından tespit edildi. Fâtih, kabrin yanına bir türbe, cami ve medrese yaptırdı; semt onun adıyla “Eyüp” diye anılmaya başlandı. Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenleri bu türbede yapılırdı. Bugün Eyüp Sultan Türbesi, İstanbul’un en çok ziyaret edilen manevi mekânlarındandır.

Vefatı

Ebû Eyyûb el-Ensârî, hicretin 50 veya 52. yılı civarında (670-672) İstanbul kuşatması sırasında vefat etti. Ziyaretçilerin, kabirleri ziyaret âdabına uygun şekilde Fâtiha okuyarak dua etmeleri, dileklerini Allah’tan istemeleri ve bid’at sayılan davranışlardan sakınmaları tavsiye edilir.

Örnek Alınacak Yönleri

  • Misafirperverlik ve edep: Peygamberimizi ağırlarken gösterdiği incelik.
  • Ömür boyu gayret: Yaşlılığında dahi Allah yolunda sefere çıkması.
  • Ayeti doğru anlamak: Asıl tehlikenin dünyaya dalıp hizmeti bırakmak olduğunu hatırlatması.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Bakara Suresi (2/195); Tevbe Suresi (9/41); Müslim, Eşribe; Buhârî, Cihâd; Ebû Dâvûd, Cihâd; Tirmizî, Tefsîr; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned; Hâkim, el-Müstedrek; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Eyyûb el-Ensârî" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 4 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Bakara Suresi (2/195); Tevbe Suresi (9/41)
  2. Müslim, Eşribe
  3. Buhârî, Cihâd
  4. Ebû Dâvûd, Cihâd; Tirmizî, Tefsîr
  5. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned; Hâkim, el-Müstedrek
  6. İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Eyyûb el-Ensârî" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.