🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ebû Ubeyde b. Cerrâh (r.a.)

Sahabe HayatlarıGüncelleme: 21 Eylül 20265 dk okuma

Peygamberimizin "bu ümmetin emini" dediği, aşere-i mübeşşereden Ebû Ubeyde b. Cerrâh'ın hayatı, Suriye fetihleri ve vefatı.

Kimliği

Asıl adı Âmir b. Abdullah b. Cerrâh’tır; dedesine nispetle Ebû Ubeyde b. Cerrâh diye tanınır. Kureyş’in Fihr koluna mensuptur. Hicretten yaklaşık kırk yıl önce Mekke’de doğdu. Uzun boylu, zayıf yapılı, güler yüzlü, yumuşak huylu ve son derece mütevazı biri olarak tarif edilir.

İslam’a Girişi

Hz. Ebû Bekir’in daveti üzerine, Osman b. Maz’ûn ve Abdurrahman b. Avf gibi isimlerle aynı dönemde, ilk Müslümanlar arasında iman etti. Habeşistan’a hicret edenler arasında yer aldığı da rivayet edilir; daha sonra Medine’ye göç etti.

Peygamberimizle Beraberliği

Bedir, Uhud ve bütün gazvelere katıldı. Bedir’de karşısına defalarca çıkan kişinin müşrik babası olduğu ve sonunda onunla vuruşmak zorunda kaldığı rivayet edilir. Âlimler, Allah ve Resûlüne düşman olanlarla, babaları dahi olsa dostluk kurmayanları anlatan ayetin (Mücâdele Suresi, 58/22) bu olayla ilgisine işaret etmişlerdir.

Uhud savaşında Peygamberimizin yüzüne batan miğfer halkalarını dişleriyle çekip çıkardı; bu sırada ön dişlerini kaybettiği rivayet edilir. Peygamberimiz onu çeşitli seriyyelere komutan olarak gönderdi. Seyfü’l-bahr seriyyesinde yiyecek tükenince askerleri sabırla idare etti ve denizin karaya attığı büyük bir balıkla ihtiyaçlarını giderdiler (Buhârî, Meğâzî; Müslim, Sayd).

Faziletine Dair Hadis

Necrân heyeti, kendilerine güvenilir birinin gönderilmesini istediğinde Peygamberimiz “Size gerçekten emin, tam emin birini göndereceğim” buyurmuş, sahabiler bu şerefe ermek için heveslenmiş, Resûlullah Ebû Ubeyde’yi göndermiştir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini de Ebû Ubeyde b. Cerrâh’tır” (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb; Meğâzî; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe). Aşere-i mübeşşere arasında yer alır.

Suriye Fetihleri

Peygamberimizin vefatından sonra Benî Sâide gölgeliğinde Hz. Ebû Bekir’in halifeliğinin kabulünde etkili oldu. Hz. Ebû Bekir onu Suriye’ye gönderilen ordulardan birinin komutanı yaptı. Hz. Ömer halife olunca Suriye’deki bütün orduların başkomutanlığına onu getirdi. Dımaşk, Humus, Hama, Halep ve Antakya onun döneminde fethedildi; Yermük zaferinde başkomutan olarak bulundu. Fethettiği şehirlerin halkına adil davranması, gayrimüslimlerin güvenini kazandı.

Hz. Ömer Suriye’ye geldiğinde onun evini görmek istedi. Evde bir kılıç, bir kalkan ve bir binek eğerinden başka eşya göremeyince ağladı ve “Dünya hepimizi değiştirdi, ey Ebû Ubeyde, seni değiştirmedi” dedi. Hz. Ömer’in, vefatı yaklaştığında “Ebû Ubeyde yaşasaydı onu halife tayin ederdim” dediği de rivayet edilir.

Vefatı

Hicretin 18. yılında (639) Suriye’de Amvâs vebası baş gösterdi. Hz. Ömer onu yanına çağırmak istedi; ancak Ebû Ubeyde askerini veba içinde bırakıp kendini kurtarmayı uygun görmedi. Veba hakkında Peygamberimizin “Bir yerde veba olduğunu duyarsanız oraya girmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa oradan kaçmak için çıkmayın” hadisi bu dönemde hatırlatılmıştır (Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm). Ebû Ubeyde de bu vebaya yakalanarak elli sekiz yaşlarında vefat etti. Kabri bugünkü Ürdün’de, onun adıyla anılan yerdedir.

Halid b. Velid ile İlişkisi

Hz. Ömer halife olunca Suriye ordularının başkomutanlığını Halid b. Velid’den alıp Ebû Ubeyde’ye verdi. Ebû Ubeyde, bu haberi savaşın ortasında Halid’in moralini bozmamak için bir süre açıklamadı. Halid de komutanlığı bıraktıktan sonra onun emrinde aynı gayretle savaşmaya devam etti. Bu olay, iki büyük sahabinin makam için değil Allah rızası için çalıştığını gösteren güzel bir örnektir.

Örnek Alınacak Yönleri

  • Emanet: Peygamberimizin tanıklığıyla ümmetin emini olması.
  • Tevazu ve zühd: Büyük orduların komutanı iken sade yaşaması.
  • Sorumluluk: Zor anda askerini yalnız bırakmaması.
  • Yetki devrini ve görev değişikliğini sükûnetle karşılaması; makamı değil hizmeti önemsemesi. Hz. Ömer’in ifadesiyle dünyanın kendisini değiştiremediği ender insanlardan olması.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mücâdele Suresi (58/22); Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Meğâzî; Tıb; Müslim, Fedâilü's-sahâbe; Selâm; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III; Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Ubeyde b. Cerrâh" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 4 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Mücâdele Suresi (58/22)
  2. Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Meğâzî; Tıb
  3. Müslim, Fedâilü's-sahâbe; Selâm
  4. İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III
  5. Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ
  6. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Ubeyde b. Cerrâh" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.