🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.)

Sahabe HayatlarıGüncelleme: 21 Eylül 20265 dk okuma

İlk Müslümanlardan, Peygamberimizin hicret arkadaşı ve ilk halife Hz. Ebû Bekir'in hayatı, hizmetleri, fazileti ve örnek alınacak yönleri.

Kimliği ve Gençliği

Asıl adı Abdullah b. Ebî Kuhâfe Osman’dır. Kureyş’in Teym koluna mensuptur ve soyu yedinci atada Peygamber Efendimizle birleşir. Fil Vakası’ndan yaklaşık iki yıl sonra Mekke’de doğduğu kabul edilir. Cahiliye döneminde bile içki içmemiş, putlara tapmamış, dürüstlüğü ve yumuşak huyuyla tanınmış bir tüccardı. Kureyş’in soy bilgisini en iyi bilenlerden biriydi; diyet ve kefalet işlerinde sözüne güvenilirdi.

İslam’a Girişi

Peygamberimize ilk vahiy geldiğinde, hür erkekler arasında ona ilk iman eden Hz. Ebû Bekir oldu. Hiç tereddüt etmeden kabul etmesi, sonraki hayatının da özeti gibidir. İman eder etmez tebliğe başladı; Hz. Osman, Talha, Zübeyr, Abdurrahman b. Avf ve Sa’d b. Ebî Vakkās gibi büyük sahabiler onun vesilesiyle Müslüman oldu. Servetini, işkence gören köleleri satın alıp azat etmeye harcadı; Bilâl-i Habeşî bunlardan biridir.

“Sıddîk” (çok doğrulayan) lakabı, İsrâ ve Mi’râc hadisesinden sonra verilmiştir. Müşrikler bu olayı kendisine alaycı bir şekilde anlattıklarında “Eğer o söylüyorsa doğrudur” demiş, teslimiyetini bir kez daha göstermiştir.

Peygamberimizle Beraberliği

Hz. Ebû Bekir, Mekke yıllarından vefata kadar Resûlullah’ın en yakın dostu, danışmanı ve yol arkadaşı oldu. Hicret yolculuğunda Sevr Mağarası’nda onunla birlikte bulundu. Kur’an-ı Kerim bu anı şöyle anlatır: “O, ikinin ikincisi olarak mağarada bulundukları sırada arkadaşına ‘Üzülme, Allah bizimle beraberdir’ diyordu” (Tevbe Suresi, 9/40). Âlimler, Kur’an’da “sahib” (arkadaş) olarak anılmasını onun en büyük şereflerinden sayar. Kızı Hz. Âişe’yi Peygamberimizle evlendirerek bu dostluğu akrabalıkla da pekiştirdi.

Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelerde bulundu. Tebük seferinde bütün malını getirdiği, “Ailene ne bıraktın?” sorusuna “Allah’ı ve Resûlünü bıraktım” dediği Hz. Ömer’den rivayet edilmiştir (Ebû Dâvûd, Zekât; Tirmizî, Menâkıb). Peygamberimiz son hastalığında namazları kıldırmak üzere onu görevlendirdi (Buhârî, Ezân; Müslim, Salât).

Faziletine Dair Hadisler

Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Eğer Rabbimden başka birini dost (halil) edinecek olsaydım, Ebû Bekir’i dost edinirdim. Fakat o benim din kardeşim ve arkadaşımdır” (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe).

Amr b. Âs, insanlar arasında en çok kimi sevdiğini sorduğunda Peygamberimiz “Âişe’yi” demiş, erkeklerden kim diye sorunca “Onun babasını” cevabını vermiştir (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb; Müslim, Fedâilü’s-sahâbe). Aşere-i mübeşşere, yani cennetle müjdelenen on sahabi arasında da ilk sırada anılır (Tirmizî, Menâkıb; Ebû Dâvûd, Sünnet).

Halifeliği

Peygamberimizin vefatı, Müslümanları derinden sarstı. Hz. Ebû Bekir bu zor anda sükûnetini korudu ve “Kim Muhammed’e tapıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür; kim Allah’a ibadet ediyorsa bilsin ki Allah diridir, ölmez” diyerek Âl-i İmrân Suresi’nin 144. ayetini okudu (Buhârî, Fedâilü’l-ashâb). Benî Sâide gölgeliğinde yapılan görüşmeden sonra halife seçildi.

Yaklaşık iki yıl üç ay süren halifeliği kısa ama son derece bereketli oldu. Peygamberimizin hazırladığı Üsâme ordusunu, bazı tereddütlere rağmen yola çıkardı. Zekât vermeyi reddedenler ve peygamberlik iddiasındaki kişilerle ortaya çıkan irtidat hareketlerine karşı kararlı durarak devletin ve dinin birliğini korudu. Yemâme savaşında pek çok hâfızın şehit olması üzerine, Hz. Ömer’in teklifiyle Kur’an-ı Kerim’in Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki bir heyet tarafından tek mushafta toplanmasını sağladı (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân). Irak ve Suriye yönündeki fetihler de onun döneminde başladı.

Vefatı

Hicretin 13. yılı Cemâziyelâhir ayında (634) altmış üç yaşında Medine’de vefat etti. Vefatından önce ashapla istişare ederek Hz. Ömer’i halife adayı olarak gösterdi. Beytülmalden aldığı maaşın iadesini vasiyet etti. Hz. Âişe’nin odasında, Peygamber Efendimizin yanına defnedildi.

Örnek Alınacak Yönleri

  • Sadakat ve teslimiyet: Hakkı gördüğünde tereddüt etmeden kabul etmesi.
  • Cömertlik: Malını Allah yolunda, özellikle zayıfların hürriyeti için harcaması.
  • Metanet: En büyük acı anında bile ümmeti toparlayan sağduyusu.
  • Tevazu: Halife olduğunda “Ben sizin en hayırlınız değilim; doğru yaparsam yardım edin, yanlış yaparsam düzeltin” anlamındaki ilk hutbesi.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Tevbe Suresi (9/40); Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Müslim, Fedâilü's-sahâbe; Tirmizî, Menâkıb; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III; İbn Abdilber, el-İstîâb; Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ (Sîretü'l-hulefâ); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Bekir" md.

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 4 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Tevbe Suresi (9/40)
  2. Buhârî, Fedâilü'l-ashâb; Müslim, Fedâilü's-sahâbe
  3. Tirmizî, Menâkıb
  4. İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ, III
  5. İbn Abdilber, el-İstîâb
  6. Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ (Sîretü'l-hulefâ)
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ebû Bekir" md.

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.