🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Evlenmek Farz mı Sünnet mi? İslam’da Evliliğin Dinî Hükmü

AileGüncelleme: 21 Eylül 20267 dk okuma

Evlenmek Farz mı Sünnet mi? İslam’da Evliliğin Dinî Hükmü

Evlenmek farz mı, sünnet mi? Kişinin durumuna göre evliliğin hükmü nasıl değişir, evlenmeye gücü yetmeyen ne yapar? Ayet ve hadislerle sade bir anlatım.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Kur'an ve Sünnette Evliliğe Teşvik
  • Kişinin Durumuna Göre Evliliğin Hükmü
  • Evlenmeye Gücü Yetmeyen Ne Yapmalı?

Evlenmek, normal şartlarda yani kişinin evlenmeye maddi ve manevi gücünün yettiği, evlenmediği takdirde harama düşme korkusunun da bulunmadığı durumda müekked sünnettir. Ancak hüküm kişinin hâline göre değişir: Harama düşeceği neredeyse kesin olan ve evlenmeye gücü yeten kimse için evlilik farz; eşine zulmedeceği kesin olan kimse için ise haram kabul edilmiştir. Yani “evlilik farz mı sünnet mi” sorusunun tek bir cevabı yoktur; cevap, soranın durumuna göre verilir.

Kur’an ve Sünnette Evliliğe Teşvik

Kur’an-ı Kerim evliliği Allah’ın varlığının delillerinden biri olarak anar: “Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi O’nun delillerindendir.” (Rûm Suresi, 30/21). Bir başka ayette topluma hitap edilerek bekârların evlendirilmesi istenir ve yoksulluk endişesine karşı şu müjde verilir: “Eğer yoksul iseler Allah onları lütfuyla zenginleştirir.” (Nûr Suresi, 24/32).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de gençlere şöyle seslenmiştir:

Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan daha çok korur, iffeti daha iyi muhafaza eder. Gücü yetmeyen ise oruç tutsun; çünkü oruç onun için bir kalkandır. (Buhârî, Nikâh 3; Müslim, Nikâh 1)

Kendini bütünüyle ibadete verip evlenmemeye niyet eden sahabilere ise Efendimiz, kendisinin de namaz kılıp uyuduğunu, oruç tutup iftar ettiğini ve kadınlarla evlendiğini hatırlatmış; “Sünnetimden yüz çeviren benden değildir” buyurmuştur (Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5). Bu rivayet, İslam’da ruhbanlığın, yani dindarlık adına evlilikten kaçınmanın bir fazilet sayılmadığını gösterir.

Kişinin Durumuna Göre Evliliğin Hükmü

Hanefi fıkıh kitaplarında evliliğin hükmü kişinin şartlarına göre şöyle tasnif edilir:

  • Farz: Evlenmediği takdirde zinaya düşeceği kesin gibi olan, mehir ve nafakaya da gücü yeten kimse için.
  • Vacip: Harama düşme ihtimali kuvvetli olan ve imkânı bulunan kimse için.
  • Müekked sünnet: Cinsî bakımdan itidal hâlinde olan, evlenince eşine haksızlık etmeyeceğini düşünen ve imkânı bulunan kimse için. İnsanların çoğunun hâli budur.
  • Mekruh: Evlendiği takdirde eşine haksızlık etmesinden, haklarını yerine getirememesinden korkulan kimse için.
  • Haram: Evlenirse eşine zulmedeceği, ona zarar vereceği kesin olan kimse için.

Şafii mezhebinde ise evlilik aslen mubah görülmüş, ihtiyaç duyan ve gücü yeten için müstehap sayılmıştır. İki yaklaşımın ortak noktası şudur: Evlilik, karşı tarafın hakkının söz konusu olduğu bir akittir. Bu sebeple yalnızca “benim ihtiyacım” açısından değil, “ben bir eşin ve ailenin hakkını verebilir miyim” açısından da düşünülmelidir.

Evlenmeye Gücü Yetmeyen Ne Yapmalı?

Kur’an bu durumdaki kişilere açık bir yol gösterir: “Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar.” (Nûr Suresi, 24/33). Hadiste tavsiye edilen oruç, nefsin arzularını dizginlemeye yardımcı olan bir ibadettir. Bunun yanında gözü ve kulağı haramdan sakınmak, boş vakitleri faydalı işlerle doldurmak, salih arkadaş çevresi edinmek ve helal bir kazanç için gayret etmek de bu sabrın parçalarıdır.

Burada topluma düşen bir görev de vardır. Nûr Suresi’ndeki “evlendirin” emri ailelere ve topluma yöneliktir. Evliliği ağır masraflarla, bitmeyen taleplerle zorlaştırmak, gençleri sabra değil harama iten bir yük hâline gelebilir. Peygamberimizin uygulamasında evliliğin sade ve kolay tutulduğu görülür.

“Evlenen dininin yarısını tamamlamış olur” sözü sahih mi?

Bu anlamdaki rivayet Beyhakî’nin Şuabü’l-Îmân‘ında ve Taberânî’de geçer. Hadis âlimleri senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapmış, bir kısmı zayıf saymış, bir kısmı ise farklı yollarla desteklendiği için hasen kabul etmiştir. Dolayısıyla bu sözü kesin bir dille Peygamberimize nispet etmek yerine “rivayet edilir” ifadesiyle aktarmak daha ihtiyatlıdır. Anlamı ise açıktır: Evlilik, insanı günahların büyük bir bölümünden koruyan sağlam bir kaledir.

Evliliğe Niyet Ederken

Evlilik bir ibadet niyetiyle yapıldığında, yuva içindeki sıradan işler bile sevaba dönüşür. Peygamberimiz, kişinin ailesinin geçimi için harcadığının sadaka olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Nafakât 1; Müslim, Zekât 48). Evlenecek kişi niyetini şu başlıklarda toplayabilir: iffetini korumak, Peygamberimizin sünnetine uymak, huzurlu bir yuva kurmak ve nasip olursa hayırlı bir nesil yetiştirmek. Furkân Suresi’ndeki dua bu niyetin en güzel ifadesidir: “Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl.” (Furkân Suresi, 25/74).

Sık Sorulan Sorular

Hiç evlenmemek günah mıdır?

Harama düşme tehlikesi olmayan bir kimsenin evlenmemesi günah değildir; ancak müekked bir sünneti terk etmiş olur. Sağlık, geçim veya uygun bir eş bulamama gibi mazeretlerle evlenemeyen kişi ise sorumlu tutulmaz. Tarihte ilimle meşgul olduğu için evlenmemiş büyük âlimler de vardır; fakat bu bir kural değil, istisnadır.

Öğrenciyim, geçimim yok; evlenmeyi ertelemek doğru mu?

Evlilik nafaka sorumluluğu getirdiği için asgari bir geçim imkânı aranır. Bununla birlikte “her şey tam olsun” beklentisiyle yıllarca ertelemek de doğru değildir. Ailelerin desteği, sade bir başlangıç ve karşılıklı anlayışla evlilik mümkün olabiliyorsa, ayetteki “Allah onları lütfuyla zenginleştirir” vaadine güvenmek gerekir.

Evlenmek için belirli bir yaş var mıdır?

Dinen belirlenmiş bir evlilik yaşı yoktur; ölçü, kişinin bedenen ve ruhen olgunlaşması, evliliğin sorumluluğunu taşıyabilecek rüşde ermesidir. Günümüzde ayrıca yürürlükteki kanunların belirlediği yaş sınırına uymak hem hukuki hem de tarafların haklarının korunması bakımından gereklidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Rûm Suresi (30/21); Nûr Suresi (24/32-33); Furkân Suresi (25/74); Buhârî, Nikâh 1, 3; Müslim, Nikâh 1, 5; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum, "Aile Hayatı"; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nikâh" maddesi

YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Kaynakça

  1. Rûm Suresi (30/21)
  2. Nûr Suresi (24/32-33)
  3. Furkân Suresi (25/74)
  4. Buhârî, Nikâh 1, 3
  5. Müslim, Nikâh 1, 5
  6. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum, "Aile Hayatı"
  7. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nikâh" maddesi

İlgili Yazılar