Nişan Bozulursa Takılar ve Hediyeler İade Edilir mi?
Nişan bozulunca takılar, yüzükler ve hediyeler kime kalır? İslam fıkhına ve Türk Medeni Kanunu'na göre nişan hediyelerinin iadesi ve nişan bozmanın adabı.
- Nişan Bozmak Caiz mi?
- Fıkıhta Nişan Hediyelerinin Durumu
- Türk Medeni Kanunu Ne Diyor?
Nişan bozulduğunda, evlilik amacıyla verilmiş ve aynen duran takı, yüzük, altın gibi değerli hediyelerin iade edilmesi hem Hanefi fıkhına hem de Türk Medeni Kanunu’na göre esastır. Tüketilmiş, kullanılıp eskimiş veya örf gereği iadesi beklenmeyen küçük hediyeler ise geri istenmez. Mehir olarak verilmiş bir şey varsa, nikâh kıyılmadığı için mehir hükmü doğmamıştır ve aynen iade edilir. Nişanı bozmak dinen günah değildir; ancak haklı bir sebebe dayanmalı, kırıcı olmamalı ve iki tarafın hakları gözetilmelidir.
Nişan Bozmak Caiz mi?
Nişan, evlenme vaadidir ve nikâh gibi bağlayıcı değildir. Taraflardan biri, bu evliliğin kendisi için hayırlı olmayacağı kanaatine varırsa nişanı bozabilir. Hatta ileride mutsuz ve huzursuz bir evliliğe sebep olacağı anlaşılan bir nişanı sırf “el âlem ne der” endişesiyle sürdürmek, çok daha büyük zararlara yol açabilir.
Bununla birlikte verilen sözü tutmak bir mümin ahlakıdır. Kur’an’da “Verdiğiniz sözü yerine getirin; çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir” buyrulur (İsrâ Suresi, 17/34). Bu sebeple nişanı gerekçesiz, keyfî sebeplerle bozmak, karşı tarafın ve ailesinin kalbini kırmak ahlaken kınanmıştır. Nişan bozulacaksa bu karar mümkün olduğunca erken, açık ve nazik bir dille bildirilmelidir.
Fıkıhta Nişan Hediyelerinin Durumu
Hanefi âlimleri nişan sürecinde verilen şeyleri üç grupta değerlendirir:
- Mehir olarak verilenler: Mehir nikâhla birlikte gerekli olan bir haktır. Nikâh kıyılmadan nişan bozulursa mehir niyetiyle verilen para veya eşya, aynen duruyorsa aynen, harcanmışsa bedeli iade edilir.
- Hediye (hibe) olarak verilenler: Hanefi mezhebine göre hibe, belirli engeller bulunmadıkça geri alınabilir. Bu engellerden biri hediyenin tüketilmiş, telef olmuş veya şeklinin değişmiş olmasıdır. Dolayısıyla aynen duran yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar geri istenebilir; yenmiş yiyecekler, giyilip eskimiş kıyafetler istenemez.
- Örf gereği karşılıklı verilen küçük ikramlar: Çiçek, çikolata, tatlı gibi ikramlar iade konusu yapılmaz.
Mâlikî mezhebinde ise nişanı bozan taraf erkekse verdiklerini geri isteyemeyeceği, kız tarafı bozmuşsa aldıklarını iade etmesi gerektiği görüşü de bulunmaktadır. Bu görüş, nişanı bozan tarafın karşı tarafı ayrıca maddi olarak mağdur etmemesi düşüncesine dayanır ve adalet duygusuna yakın bulunmuştur.
Türk Medeni Kanunu Ne Diyor?
Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre, nişanın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi hâlinde nişanlılar birbirlerine ve ana-babaları nişanlılara verdikleri hediyeleri geri isteyebilir. Hediyeler aynen duruyorsa aynen, durmuyorsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir. Ancak alışılmış olan küçük hediyeler bu kapsamın dışındadır. Kanun ayrıca haklı sebep olmadan nişanı bozan tarafın, iyi niyetle yapılan masraflar için uygun bir tazminat ödemesini ve kişilik hakları zedelenen tarafa manevi tazminat verilebilmesini de düzenler.
Uygulamada Adil Bir Paylaşım İçin Öneriler
- Nişanda takılan altın ve takılar, kimin taktığına bakılarak ilgili tarafa iade edilmelidir.
- Damat tarafının aldığı alyans, set, bilezik gibi değerli eşyalar kız tarafınca aynen iade edilir; kız tarafının damada verdiği saat, takım elbise gibi hediyeler de aynı şekilde geri verilir.
- Çeyiz veya ev eşyası için ortak masraf yapılmışsa, kimin ne kadar ödediği belgelerle tespit edilip hakkaniyetle bölüşülmelidir.
- Anlaşmazlık varsa, iki aileden güvenilir birer kişinin hakemliğine başvurmak, mahkemeye gitmekten daha huzur verici bir yoldur.
Nişan Bozmanın Adabı
Gıybet ve iftiradan kaçınmak
Nişan bozulduktan sonra en büyük tehlike, karşı taraf hakkında gerçeği yansıtmayan veya gereksiz ayrıntılar içeren konuşmalardır. Bir kişinin ayıbını yaymak gıybet, gerçek olmayan bir şeyi söylemek ise iftiradır. Kur’an, müminlerin birbirinin gizli hâllerini araştırmasını ve gıybet etmesini açıkça yasaklar (Hucurât Suresi, 49/12). Nişanı bozulan genç kızın veya erkeğin itibarı, kendi evladımızın itibarı gibi korunmalıdır.
Mahremiyeti ifşa etmemek
Nişan döneminde yapılan özel yazışmaların veya fotoğrafların paylaşılması hem kul hakkı hem de ciddi bir ahlaki ihlaldir. Bu tür içerikler taraflarca silinmeli ve kimseye gösterilmemelidir.
Kin tutmamak
Nişanın bozulması bir kader tecellisidir. Taraflar birbirine karşı kin beslemek yerine, Allah’ın kendileri için daha hayırlısını takdir etmesini dilemelidir. Aileler arasında akrabalık veya komşuluk varsa, bu bağların nişan meselesi yüzünden kopmaması için gayret gösterilmelidir.
Nişanı bozulan gençlere de ayrı bir özen gösterilmelidir. Onları suçlamak, “sen de şöyle yapmasaydın” diye yüklenmek yerine teselli etmek, yaşananlardan ders çıkarmalarına yardımcı olmak ve yeniden güvenle adım atabilmeleri için zaman tanımak, ailenin en önemli görevidir.
Sık Sorulan Sorular
Nişanı bozan taraf takıları geri isteyebilir mi?
Hanefi mezhebine ve kanuna göre, nişanı kim bozarsa bozsun, aynen duran değerli hediyeler iade edilebilir. Bununla birlikte nişanı haksız yere bozan tarafın karşı taraftan hediye istemesi mürüvvete aykırı görülmüş, bu konuda Mâlikî görüşü hakkaniyete daha yakın bulunmuştur.
Nişan yüzüğünü bozdurdum, ne yapmalıyım?
Aynen iadesi mümkün olmayan değerli bir hediye bozdurulmuş veya satılmışsa, genellikle bedelinin ödenmesi gerekir. Taraflar helalleşerek bu hakkı bağışlayabilir.
Nişan bozulunca aileler helalleşmeli mi?
Evet. Maddi haklar teslim edildikten sonra, sözle veya davranışla kırılan gönüller için karşılıklı helalleşmek hem kul hakkından kurtulmanın hem de kalbi rahatlatmanın yoludur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İsrâ Suresi (17/34); Hucurât Suresi (49/12); Türk Medeni Kanunu, md. 118-122; İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, Kitâbü'n-Nikâh ve Kitâbü'l-Hibe; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İsrâ Suresi (17/34)
- Hucurât Suresi (49/12)
- Türk Medeni Kanunu, md. 118-122
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, Kitâbü'n-Nikâh ve Kitâbü'l-Hibe
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal II: İslam ve Toplum
İlgili Yazılar
AileEş Seçerken Nelere Dikkat Edilir? Hadisteki Dört Ölçü
Eş seçerken nelere dikkat edilmeli? Hadiste sayılan mal, soy, güzellik ve din ölçüleri ne anlama gelir, dindarlık nasıl…
AileMehir Nedir? Kadının Mehir Hakkı, Çeşitleri ve Miktarı
Mehir nedir, kime aittir, ne kadar olmalıdır? Mehr-i muaccel ve müeccel farkı, mehirsiz nikâh ve boşanmada mehrin durumu…
AileKız İsteme Adabı: İslam’da Kız İstemeye Nasıl Gidilir?
Kız isteme nedir, dinî bir şartı var mı, hangi adaba dikkat edilir? Hitbe, aile ziyareti, söz kesme ve…
AileNikâhta Şart Koşmak Caiz mi? Kadının İleri Sürebileceği Şartlar
Nikâh sırasında eğitim, çalışma, ayrı ev veya şehir değiştirmeme gibi şartlar koşulabilir mi? Mezheplere göre nikâhta şart koşmanın…
Soru – CevapHelal Gıda Nedir? Bir Gıdayı Helal Kılan Temel Şartlar
Helal gıda; özü, elde ediliş yolu ve üretim süreci bakımından dinen sakıncasız olan gıdadır. Bir gıdayı helal kılan…
AileEvlenmek Farz mı Sünnet mi? İslam’da Evliliğin Dinî Hükmü
Evlenmek farz mı, sünnet mi? Kişinin durumuna göre evliliğin hükmü nasıl değişir, evlenmeye gücü yetmeyen ne yapar? Ayet…