🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
✈️

Özel Durumlar

Yurt dışı, kutuplar, uçak, vardiya, sporcular, öğrenciler. 407 soru ve cevap.

Özel Durumlarda Oruç: Yurt Dışı, Uçak, Vardiya ve Diğerleri

Özel durumlar, yurt dışında yaşamak, kutup bölgelerine yakın ülkelerde uzun günler, uçak yolculuğu, gece vardiyası, ağır işlerde çalışmak, sporculuk ve sınav dönemleri gibi sıra dışı şartlarda oruç ve Ramazan ibadetlerinin nasıl yerine getirileceğini açıklayan başlıktır. Dinin temel ilkesi kolaylıktır: "Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez" (Bakara Suresi 2/185).

Yurt dışında yaşayan Müslümanlar, bulundukları yerin imsak ve iftar vakitlerine göre oruç tutar. Günün çok uzadığı veya gecenin hiç oluşmadığı kutup bölgelerine yakın yerlerde, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıkladığı hesaplama yöntemleri esas alınır. Uçak yolculuğunda iftar, uçağın bulunduğu konumda güneşin batmasıyla yapılır; yüksekte güneş daha geç battığı için yer vakti değil, görülen durum dikkate alınır.

Ağır işlerde çalışan kimse, önce işini hafifletme veya iznini Ramazan'a denk getirme yollarını aramalıdır. Buna rağmen oruç tutması sağlığını ciddi şekilde tehlikeye sokuyorsa, o gün orucunu bozabilir ve sonradan kaza eder. Sporcular ve öğrenciler için sınav veya müsabaka tek başına geçerli bir mazeret sayılmaz; ancak sağlığı tehlikeye düşüren somut bir durum varsa hekime ve müftülüğe danışılmalıdır.

Bu bölümde farklı ülkeler arasında seyahat, gün sayısının 28 veya 31 olması, askerlik, cezaevi ve hastane gibi özel şartlara ilişkin soruların cevapları yer almaktadır. Farklı saat dilimlerine yapılan yolculuklarda kişi, bulunduğu yerin vaktine göre orucunu tamamlar. Batıdan doğuya giderken gün kısalır, doğudan batıya giderken uzar; her iki durumda da güneşin battığı an esas alınır. Yolculuk nedeniyle eksik kalan günler, Ramazan'ın 28 gün tutulması gibi durumlarda bayramdan sonra kaza edilir. Bu gibi durumlarda en doğrusu Diyanet'in yayımladığı ilgili açıklamaları takip etmektir.

  • Oruç, bulunulan yerin vakitlerine göre tutulur.
  • Kutup bölgeleri için Diyanet'in hesaplama yöntemi esas alınır.
  • Uçakta iftar, güneşin fiilen batmasıyla yapılır.
  • Sağlığı tehlikeye düşüren ağır iş ruhsat sebebi olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Hastane temizlik ve destek personeli yorgunluk nedeniyle orucu bozabilir mi?

Sıradan yorgunluk orucu bozmayı mubah kılmaz; ancak ciddi sağlık tehlikesi ortaya çıkarsa oruç bozulabilir ve sonra kaza edilir. Ağır mesai yapan çalışanın öncelikle vardiya, mola ve iş dağılımı konusunda yöneticisiyle konuşması, sahuru ihmal etmemesi ve iftarda yeterli sıvı alması gerekir. Gün içinde baş dönmesi, bayılma veya susuzluk gibi hayati belirtiler başladığında orucu bozmak dinen caizdir; bu durumda kefaret gerekmez, yalnızca kaza gerekir. Bu tür durumları sık yaşayan kişi hekimine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Hiç sure bilmeyen yeni Müslüman teravih kılabilir mi?

Evet, kılabilir. Hanefî mezhebine göre cemaatle kılınan namazda imamın okuması cemaati için de yeterlidir; cemaat okumaz, imamı dinler. Bu nedenle sure bilmeyen yeni Müslüman camide imama uyarak teravih kılabilir. Rükû ve secdelerde okunan tesbihleri bilmiyorsa, öğreninceye kadar bildiği zikirleri söyleyebilir. Teravih, Kur’an’ı dinlemek ve namazın hareketlerine alışmak için yeni Müslümanlara güzel bir fırsat sunar. Tek başına kılarken ise öğrenebildiği en kısa sureleri okumaya çalışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Kutup bölgesinde takdir yöntemiyle tuttuğum oruçları sonradan kaza etmem gerekir mi?

Hayır, güvenilir bir takdir yöntemine göre tutulan oruçlar geçerlidir ve kaza gerektirmez. Takdir, güneşin doğup batmadığı yerlerde ibadeti mümkün kılmak için âlimlerin başvurduğu meşru bir yoldur. Kişi bu yolla tuttuğu orucu eksik veya şüpheli saymamalıdır. Ancak takvim seçimini kendi keyfine göre değil, bölgedeki güvenilir kurumların tespitine göre yapmak gerekir. Tereddüt yaşayanlar müftülüğe veya Alo 190’a danışabilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken nasıl daha verimli ders çalışılır?

Zihnin en dinç olduğu saatleri değerlendirmek işe yarar. Sahurdan sonra sabah saatleri pek çok öğrenci için verimlidir. Öğleden sonra dikkat düşebileceği için bu zaman tekrar ve hafif konulara ayrılabilir. İftarda ağır yemek uyku getirdiğinden, iftarı hafif açıp bir süre sonra çalışmaya dönmek faydalı olabilir. Yeterli uyku, sahurda su ve lifli gıdalar önemlidir. Bunlar genel önerilerdir; sağlık sorunu olanlar hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sınav günü sahurda enerji içeceği içmek caiz mi?

Evet, dinen bir sakıncası yoktur; ancak sağlık açısından dikkatli olmak gerekir. Enerji içecekleri helal içeriklidir ve sahurda tüketilmeleri orucun sıhhatini etkilemez. Bununla birlikte yüksek kafein ve şeker içerdikleri için idrar söktürme, çarpıntı ve gün içinde ani düşüş yapabilirler. Sahurda bol su ve dengeli besinler tercih etmek genellikle daha sağlıklıdır. Kalp veya tansiyon rahatsızlığı olanların bu içecekleri kullanmadan önce hekime danışması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Vardiyadan yorgun döndüm ve sahuru kaçırdım, oruç tutmalı mıyım?

Evet, sahuru kaçırmak orucu tutmamak için mazeret değildir; oruca devam etmelisiniz. Sahur sünnettir ve bereketlidir ama orucun şartı değildir. Ramazan orucu için Hanefîlere göre niyet, ertesi gün öğle vaktine yaklaşık bir saat kalana kadar yapılabilir. Dolayısıyla uyanır uyanmaz, bir şey yiyip içmemişseniz niyet edip orucunuzu sürdürebilirsiniz. Sık sık sahuru kaçırıyorsanız iftardan sonra hafif bir yemekle yatmak, alarm kurmak veya sahuru iş çıkışına denk getirmek işinizi kolaylaştırır.

Soruya git ve paylaş →

Zihinsel engelli yakınım Ramazan’da gündüz yemek isterse vermek günah mı?

Hayır, günah değildir; aksine ihtiyacını karşılamak sizin görevinizdir. Oruçla yükümlü olmayan birine yemek vermek, oruçluya yemek yedirmek gibi değildir. Zihinsel engelli kişinin düzenli beslenmesi, ilaç saatleri ve rutini genellikle sağlığı için önemlidir. Kalabalık ortamlarda başkalarını rahatsız etmemek için sessiz bir köşede yedirmek güzel bir incelik olabilir, ancak bu bir zorunluluk değildir. Onu Ramazan havasından mahrum bırakmadan iftar sofrasına da katmanız sevindirici olur.

Soruya git ve paylaş →

Camiye gitmekten çekinen yeni Müslüman Ramazan’da ne yapabilir?

Camiye gitmek farz değildir; ibadetler evde de yapılabilir, ama camiye alışmak için yavaş yavaş adım atmak faydalıdır. Yeni Müslümanın ilk zamanlar bilmediği adaplar yüzünden mahcup olmaktan çekinmesi doğaldır. Tenha vakitlerde camiye gidip din görevlisiyle tanışmak, kendini tanıtmak ve yardım istemek iyi bir başlangıçtır. Birçok cami ve müftülük, yeni Müslümanlar için özel sohbet ve kurslar düzenler. İftar sofraları da cemaatle tanışmak için rahat bir ortamdır. Cemaatin de yeni Müslümanlara sabırlı ve güler yüzlü davranması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Güney yarımkürede Ramazan kışa denk gelince oruç çok kısa oluyor; geçerli mi?

Evet, geçerlidir; oruç süresi yerel imsak ve iftar saatine göre belirlenir. Kuzey yarımkürede yaz olduğunda güneyde kış yaşanır ve oruç 10-11 saate kadar kısalabilir. Bu bir kolaylık ya da eksiklik değil, Allah’ın koyduğu vakit düzenidir. Ramazan her yıl yaklaşık on bir gün kaydığı için, yıllar içinde her bölge hem uzun hem kısa oruçları yaşar. Kısa oruç tutanın ayrıca bir telafi yapması gerekmez.

Soruya git ve paylaş →

Kemoterapi alan hasta Ramazan’da oruç tutmalı mı?

Genellikle hayır; kemoterapi dönemindeki hasta, onkoloğunun onayı olmadıkça oruç tutmamalıdır. Kemoterapi ilaçlarının çoğu damar yoluyla verilir, ayrıca bulantı, sıvı kaybı ve bağışıklık zayıflığı oruçla ağırlaşabilir. Tedavi aralarında hekimin izin verdiği günlerde oruç tutulabilir. İyileşme umudu varsa tutulamayan günler sonra kaza edilir; hekim kalıcı olarak oruç tutamayacağını söylerse fidye verilir. Bu karar tamamen tıbbi bir değerlendirmeye dayanmalıdır; dinimiz kimseyi sağlığını tehlikeye atmaya zorlamaz.

Soruya git ve paylaş →

Sınav haftasında nafile oruç tutmalı mıyım?

Bu tamamen sizin tercihinizdir; nafile oruç zorunlu değildir. Pazartesi-perşembe gibi nafile oruçları alışkanlık edinmiş olsanız bile sınav haftasında ara vermenizde bir sakınca yoktur. Dinimiz ibadetlerde kişinin gücünü ve şartlarını gözetir. Nafile oruca başladıktan sonra bozarsanız Hanefîlere göre kaza gerekir, Şâfiîlere göre gerekmez. Bu yüzden gücünüzün yetmeyeceğini düşünüyorsanız başlamamak, başladıktan sonra bozmaktan daha iyidir.

Soruya git ve paylaş →

Vardiyası her hafta değişen biri oruç ve uyku düzenini nasıl kurmalı?

Oruç vakti sabittir, değişen yalnızca uyku ve yemek saatleridir; kişi imsak ile iftar arasında oruçlu kalmak kaydıyla düzenini vardiyasına göre kurabilir. Sabah vardiyasında sahur kısa tutulup iftardan sonra erken yatılabilir. Akşam vardiyasında iftar iş yerinde yapılır, gece eve dönünce hafif bir sahur yenebilir. Gece vardiyasında ise yemekler iş sırasında yapılır ve gündüz uyunur. Hangi düzende olunursa olsun, günlük namazların vaktinde kılınmasına özen göstermek gerekir. Uykusuzluk sağlığı ciddi biçimde bozuyorsa hekime danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Yeni Müslüman olan kişi oruca nasıl başlamalı?

Müslüman olduğu andan itibaren gelen Ramazan günlerinin orucu ona farzdır; önceki yılların kazası gerekmez. Ramazan’ın ortasında Müslüman olan kişi o günün geri kalanında oruca saygı gösterir, ertesi günden itibaren oruca başlar. Yeni Müslümana imsak, iftar, niyet ve orucu bozan şeyler sade ve kolaylaştırıcı bir dille anlatılmalıdır. Peygamberimiz, dinin kolaylaştırılmasını ve insanların nefret ettirilmemesini tavsiye etmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Zihinsel rahatsızlığı dönem dönem geçen kişi, iyi olduğu günlerin orucunu kaza eder mi?

Hanefî mezhebine göre Ramazan’ın herhangi bir kısmında aklı yerinde olan kişi, tutamadığı günleri kaza eder; bütün ay boyunca aklı yerinde olmayan ise kaza etmez. Bu, Ramazan ayına yetişmeyi yükümlülük sebebi sayan görüşe dayanır. Örneğin ayın on gününde akli dengesi yerinde olan kişi, o günleri tutmuşsa sorun yoktur; tutmamışsa ve rahatsızlığı olan günler dahil kaza eder. Şâfiî mezhebinde ise yalnızca aklı yerinde olduğu günlerden sorumludur. Durumunuzu ayrıntısıyla müftülüğe veya Alo 190’a danışmanız önerilir.

Soruya git ve paylaş →

Arapça bilmeyen yeni Müslümanın Kur’an mealini okuması hatim sayılır mı?

Hayır, meal okumak Kur’an tilaveti ve hatim yerine geçmez; ama çok faydalı ve sevaplı bir iştir. Kur’an’ın lafzı Arapçadır, meal ise onun anlamının bir dile aktarılmış yorumudur. Namazda da meal okunmaz. Bununla birlikte Kur’an’ın mesajını anlamak için meal okumak, yeni Müslüman için son derece önemlidir. Tavsiye edilen yol, bir yandan Arapça okumayı öğrenmeye başlamak, bir yandan da meali okumaktır. Camilerdeki mukabeleleri takip ederek Kur’an dinlemek de sevaptır.

Soruya git ve paylaş →

Ekvator ülkelerinde oruç süresi her yıl aynı mı olur?

Evet, büyük ölçüde aynıdır; ekvatora yakın yerlerde gün uzunluğu yıl boyunca 12 saat civarında kalır. Endonezya, Malezya, Kenya gibi ülkelerde oruç yaklaşık 13-14 saat sürer ve mevsime göre birkaç dakikadan fazla değişmez. Kutba yaklaştıkça bu fark artar. Bu durum, orucun her coğrafyada farklı yaşanmasının güzel bir örneğidir; her Müslüman kendi yerel vaktine göre sorumludur.

Soruya git ve paylaş →

Hastane diyaliz ünitesinde iftar vakti gelirse orucu nasıl açarım?

Seans sırasında iftar vakti gelirse yanınızda bulundurduğunuz su veya hurmayla orucunuzu açabilirsiniz; ancak ne kadar sıvı alabileceğinizi hekiminize önceden sorun. Diyaliz hastalarında sıvı ve potasyum kısıtlaması çok önemlidir; bu nedenle iftarda bol su veya çok sayıda hurma tüketmek sağlığa zarar verebilir. Oruç tutup tutamayacağınız, diyaliz günlerinde orucunuzun durumu ve seansların zamanlaması konusunda nefroloji hekiminizin kararını esas alın. Tutamadığınız günler için iyileşme umudu yoksa fidye verilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar saatinde çalışıyorsam orucu nasıl açmalıyım?

Akşam ezanı okununca bir yudum su veya bir hurmayla hemen iftar etmeniz yeterlidir; tam yemek için işin bitmesini bekleyebilirsiniz. Peygamberimiz iftarda acele etmeyi tavsiye etmiş, insanların iftarı çabuklaştırdıkları sürece hayır üzere olacaklarını bildirmiştir. Kendisi de birkaç hurma veya su ile orucunu açardı. Bu yüzden cebinizde birkaç hurma ya da çantanızda bir şişe su bulundurmak iyi bir çözümdür. Böylece hem sünnete uymuş olur hem de işinizi aksatmazsınız. Ardından akşam namazını da vaktinde kılmaya çalışmalısınız.

Soruya git ve paylaş →

Kalıcı engeli nedeniyle oruç tutamayan kişi fidye mi verir?

Evet, aklı yerinde olup kalıcı sağlık durumu nedeniyle oruç tutamayan ve iyileşme umudu bulunmayan kişi, tutamadığı her gün için fidye verir. Fidye, bir fakiri bir gün doyuracak miktardır ve Diyanet her yıl fitre ile aynı tutarı ilan eder. Ramazan başında topluca da verilebilir, ay içinde günlük olarak da. Zihinsel engeli nedeniyle mükellef olmayan kişi için ise fidye gerekmez, çünkü ortada bir yükümlülük yoktur. Fidye kişinin kendi malından verilir; bir yakını onun adına ve izniyle de ödeyebilir.

Soruya git ve paylaş →

Müslüman olmadan önceki Ramazanların orucu kaza edilir mi?

Hayır, edilmez. İslam’a giren kişinin önceki dönemi bağışlanır ve Müslüman olmadan önceki ibadetleri kaza etmesi gerekmez. Kur’an’da inkârdan vazgeçenlerin geçmişte yaptıklarının bağışlanacağı bildirilmiştir. Hadis-i şerifte de İslam’ın kendisinden önceki şeyleri silip götürdüğü ifade edilir. Yeni Müslüman, sorumluluğunun Müslüman olduğu andan itibaren başladığını bilerek gönül rahatlığıyla ibadetlerine yönelebilir.

Soruya git ve paylaş →

Yurtta sahur yemeği çıkmıyorsa sahur yapmadan oruç tutulur mu?

Evet, sahur yapmadan tutulan oruç da geçerlidir. Sahur orucun şartı değil, sünnetidir. Yine de bereketinden mahrum kalmamak için bir yudum su veya birkaç hurma ile sahur yapabilirsiniz. Odanızda uzun süre bozulmayan kuru yiyecekler, peynir, meyve ve su bulundurmak pratik bir çözümdür. Yurt yönetimine sahur ihtiyacını iletmek de işe yarayabilir; pek çok yurt Ramazan’da sahur hizmeti vermektedir.

Soruya git ve paylaş →

Antarktika gibi araştırma istasyonunda çalışan biri nasıl oruç tutar?

Güneşin doğup batmadığı dönemlerde takdir yoluyla, yani normal vakitlerin oluştuğu en yakın bölgenin ya da Mekke’nin vakitlerine göre oruç tutar. Kutup gecesi veya kutup gündüzünde gerçek bir fecir ve gurup yoktur; bu yüzden vakitler hesapla belirlenir. Deccal hadisindeki “günün miktarını takdir edin” ifadesi, âlimlerin bu tür durumlar için dayanak aldığı rivayettir. Ağır iklim ve çalışma şartları sağlığı tehdit ediyorsa, hekim görüşüyle oruç ertelenip sonra kaza edilebilir.

Soruya git ve paylaş →

Geliri olmayan engelli kişi fidye veremezse ne olur?

Gücü yetmiyorsa fidye borcu ondan düşer, günahkâr olmaz; ileride imkân bulursa vermesi güzel olur. Allah kimseyi gücünün üstünde bir yükle sorumlu tutmaz. Fidye, maddi imkânı olanın yükümlülüğüdür. Tamamen yoksul olup fidye veremeyen kişi istiğfar eder ve niyetini korur. Âlimlerin bir kısmı, ileride zenginleşirse ödemesini tavsiye eder. Ayrıca bir yakını onun adına fidyeyi gönüllü olarak ödeyebilir. Bu durumdaki kişiler zaten çoğu zaman zekât ve fitre alabilecek kişilerdir.

Soruya git ve paylaş →

Hastane odasında sesli Kur’an okumak veya mukabele dinlemek uygun mu?

Oda arkadaşlarınızı rahatsız etmeyecek şekilde, alçak sesle veya kulaklıkla okumak ve dinlemek uygundur. Kur’an okumak ve dinlemek her zaman sevaptır; ancak başkalarının dinlenmesine engel olacak şekilde yüksek sesle okumak edebe uymaz. Peygamberimiz bir gece mescitte sesli okuyanları, birbirlerini rahatsız etmemeleri konusunda uyarmıştır. Tek kişilik odalarda daha rahat davranabilirsiniz. Hasta olan kişinin dinleyerek de mukabeleye katılması mümkündür; bu da sevaba vesiledir.

Soruya git ve paylaş →

İşverenim oruç tutmamı yasaklarsa ne yapmalıyım?

İşverenin oruç tutmayı yasaklama hakkı yoktur; oruç kişinin Allah’a karşı sorumluluğudur ve iş verimini düşürmediği sürece sürdürülmelidir. Oruç, işçinin performansını gerçekten ve ciddi biçimde etkiliyorsa bu, iş düzenlemesiyle çözülmelidir: vardiya değişikliği, izin kullanımı, görev değişikliği gibi. Türkiye’de din ve vicdan özgürlüğü anayasal güvence altındadır; ayrımcılığa uğradığınızı düşünüyorsanız hukuki yollara başvurabilirsiniz. Yurt dışında ise yerel mevzuatı ve dinî kuruluşların rehberliğini dikkate almak gerekir. Ayrıca oruçluyken işini özenle yapmak da bir sorumluluktur.

Soruya git ve paylaş →

Müslüman olmayan arkadaşı iftara davet etmek uygun mu?

Evet, uygundur ve güzel bir davranıştır. İftar sofrası, dostluğu pekiştiren ve İslam’ın misafirperverliğini tanıtan bir ortamdır. Kur’an, dinde düşmanlık etmeyen insanlara iyilik yapmayı ve adil davranmayı yasaklamaz. Peygamberimizin farklı inançtan kişilerle sofraya oturduğu, hediyeleştiği bilinmektedir. Davet edilen kişiye orucun anlamını anlatmak için de güzel bir fırsattır. İkramda helal ölçülere dikkat edilmesi yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oda arkadaşım oruç tutmuyor ve yanımda yemek yiyor; orucuma zarar verir mi?

Hayır, başkasının yemek yemesi orucunuzu hiçbir şekilde etkilemez. Yemeğin görüntüsü veya kokusu orucu bozmaz. Aksine bu durumda sabretmek orucun sevabını artırabilir. Arkadaşınızın bir özrü olabilir ya da farklı bir inanca sahip olabilir; bunu yargılamak size düşmez. İsterseniz nazik bir dille, yemeğini sizin yanınızda olmayan bir zamanda yemesini rica edebilirsiniz; ama bu bir zorunluluk değildir. Ortak yaşam alanlarında karşılıklı saygı en doğru yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Yeni Müslüman bir mezhep seçmek zorunda mı?

Resmî bir seçim yapmak gerekmez, ama ibadetleri öğrenirken tek bir mezhebin yolunu izlemek kolaylık sağlar. Mezhepler, Kur’an ve sünneti anlamaya yönelik ilmî yorum okullarıdır; hepsi Ehl-i sünnet içinde meşrudur. Yeni Müslüman genellikle yaşadığı toplumda yaygın olan ve kendisine öğretilen mezhebe göre ibadet eder; Türkiye’de bu çoğunlukla Hanefî mezhebidir. Farklı mezheplerin görüşlerini keyfine göre birleştirmek (telfik) ise âlimlerin çoğunluğunca uygun görülmez. Başlangıçta ayrıntılarla boğulmamak ve bir hocadan düzenli öğrenmek en iyisidir.

Soruya git ve paylaş →

Engelim tedaviyle düzelirse daha önce fidye verdiğim günleri kaza etmem gerekir mi?

Evet, Hanefî mezhebine göre iyileşme umudu yok sanılarak fidye verilmiş, sonra kişi oruç tutabilecek duruma gelmişse o günleri kaza etmesi gerekir. Fidye, kalıcı acizliğin yerine konmuş bir bedeldir; acizlik ortadan kalkınca asıl yükümlülük olan oruç geri döner. Önceden verdiğiniz fidyeler ise boşa gitmez, sadaka sevabı olarak kalır. Bugün tıptaki gelişmeler, ameliyat ve rehabilitasyon imkânları nedeniyle bu durum daha sık yaşanmaktadır. Kaza günlerini peyderpey, gücünüz ölçüsünde tutabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Okulda oruç tutmayan arkadaşlarıma nasıl davranmalıyım?

Kınamadan, nezaketle ve kendi örnekliğinizle davranmalısınız. Birinin neden oruç tutmadığını bilemezsiniz; hastalık, özel hâl veya başka bir özür söz konusu olabilir. İnsanları alay ederek ya da suçlayarak ibadete yönlendirmek hem etkisizdir hem de dinin öğrettiği güzel söz ilkesine aykırıdır. Soran olursa orucun anlamını sakin bir dille anlatabilir, iftara davet edebilirsiniz. Kendi ibadetinizi gösterişsiz ve güler yüzle sürdürmek en etkili davettir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçlu olduğum için işimi yavaş yapmam kul hakkı olur mu?

Evet, ücretini aldığı işi oruç bahanesiyle özensiz veya eksik yapmak kul hakkına girer. Çalışan, işvereniyle yaptığı sözleşmeye ve karşılığında aldığı ücrete uygun biçimde çalışmakla yükümlüdür. Kur’an, ölçü ve tartıda eksiklik yapanları kınar; âlimler bu ilkeyi emeğin ve zamanın eksik verilmesine de uygular. Oruç, insanı ahlaken olgunlaştırması gereken bir ibadettir; onu tembellik veya kabalık için gerekçe yapmak ruhuna aykırıdır. Gerçekten zorlanıyorsanız bunu işvereninizle konuşup çözüm aramak doğru olandır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan davulcusu geleneği nereden gelir?

Ramazan davulu, insanları sahura uyandırmak için ortaya çıkmış bir halk geleneğidir; dinî bir ibadet veya sünnet değildir. Peygamberimiz döneminde sahur vakti Bilal-i Habeşî’nin ve İbn Ümmi Mektûm’un ezanlarıyla bildirilirdi. Osmanlı döneminde mahalle bekçileri ve davulcular manilerle sahura kaldırma geleneğini yaygınlaştırdı. Bugün davulcuya bahşiş vermek bir gönül meselesidir. Komşuları rahatsız etmeyecek bir ölçüde sürdürülmesi uygun olur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da hastanede vefat edenin tutamadığı oruçlar için ne yapılır?

Kaza imkânı bulamadan vefat ettiyse bir şey gerekmez; imkân bulduğu hâlde tutmadıysa fidye verilmesi yoluna gidilir. Hastalığı Ramazan’dan ölümüne kadar devam eden kişi, o günler için sorumlu tutulmaz. Daha önceki yıllardan kalan ve tutma fırsatı olduğu hâlde tutmadığı kaza oruçları varsa, vasiyeti varsa terikesinin üçte birinden fidye verilir; vasiyet yoksa mirasçıların gönüllü olarak fidye vermesi tavsiye edilir. Ayrıca yakınları onun için dua edebilir, sadaka verebilir, Kur’an okuyup sevabını bağışlayabilir.

Soruya git ve paylaş →

Uzay istasyonundaki bir Müslüman astronot nasıl oruç tutar?

Âlimlerin genel görüşü, astronotun fırlatıldığı yerin (ya da Mekke’nin) saatine göre oruç tutması ve namaz kılması yönündedir. Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya’nın çevresini yaklaşık 90 dakikada döner; günde 16 kez gün doğumu ve batımı yaşanır. Bu nedenle gerçek vakitlere uymak imkânsızdır. Malezya’nın ilk astronotu için 2007’de hazırlanan rehber de bu yaklaşımı benimsemiştir. Ayrıca astronot yolcu hükmünde olduğundan orucu erteleme ruhsatına da sahiptir.

Soruya git ve paylaş →

Yeni Müslüman, ailesinin dinî bayramında onları ziyaret edebilir mi?

Evet, aileyi ziyaret etmek ve onlarla vakit geçirmek caizdir; ancak başka bir dinin ibadet ve ayinlerine katılmamak gerekir. Anne babaya iyilik ve akrabalık bağlarını sürdürmek, inançları farklı olsa da İslam’ın emridir. Aileye hediye götürmek, yemeğe katılmak (haram yiyecekler hariç) ve güzel sözler söylemek bu iyiliğin parçasıdır. Onların inancını onaylama anlamı taşıyan dinî sembol ve ritüellerden ise uzak durulur. Bu dengeyi nezaketle kurmak, ailenin İslam’a bakışını da olumlu etkiler.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevindeki kişiye oruç farz mı?

Evet, cezaevinde bulunmak orucun farziyetini kaldırmaz. Akıllı, ergen ve oruca gücü yeten her Müslüman için Ramazan orucu farzdır; özgürlüğün kısıtlanması bu yükümlülüğü değiştirmez. Hükümlü veya tutuklu, hasta olması gibi dinen geçerli bir özrü yoksa orucunu tutar. Koşullar zor olsa bile imkân ölçüsünde sahur yapmak ve iftar vaktini takip etmek gerekir. Oruç, bu dönemde kişinin iç dünyasını toparlamasına, tövbe ve sabır için bir fırsat bulmasına da vesile olabilir.

Soruya git ve paylaş →

Engelli yakınına bakan kişi yorgunluktan orucunu bozabilir mi?

Olağan yorgunluk orucu bozmayı mubah kılmaz; ancak bakım yükü sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyorsa bozabilir ve sonra kaza eder. Ağır bedenî bakım, kaldırıp taşıma ve gece uykusuzluğu bazen kişiyi hasta edecek düzeye ulaşabilir. Fakihler, zorunlu ağır işte çalışıp dayanamayacak hâle gelen kişinin orucu bozabileceğini ve yalnızca kaza edeceğini söyler. Mümkünse bakım işleri aile içinde paylaşılmalı, en ağır işler iftardan sonraya bırakılmalıdır. Önceden “nasılsa dayanamam” diyerek oruca hiç başlamamak doğru değildir.

Soruya git ve paylaş →

Gemi yolculuğunda iftar ve imsak vaktini nasıl bilirim?

Açık denizde güneşin batışını doğrudan görerek ya da geminin konumuna göre hesaplanan vakitlere bakarak bilirsiniz. Denizde ufuk açık olduğundan güneşin batışı kolayca gözlenir; bu, en güvenilir işarettir. İmsak için ise GPS konumunu kullanan namaz vakti uygulamaları yardımcı olur. Gemi hızla doğuya veya batıya ilerliyorsa vakitler her gün birkaç dakika kayar; bu yüzden liman şehrinin takvimine körü körüne bağlı kalmamak gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Henüz başörtüsü takmayan yeni Müslüman kadının orucu geçerli mi?

Evet, geçerlidir. Başörtüsü ve örtünme ayrı bir dinî yükümlülüktür; orucun sahih olmasının şartları arasında yer almaz. Oruç, niyet ederek fecirden güneş batışına kadar orucu bozan şeylerden uzak durmakla gerçekleşir. Namaz kılarken ise kadının avret yerlerini örtmesi namazın şartıdır; bu yüzden en azından namaz sırasında uygun biçimde örtünmesi gerekir. Yeni Müslüman kadın için örtünme, çoğu zaman zamanla olgunlaşan bir süreçtir; çevresinin ona baskı değil, anlayış ve destekle yaklaşması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Öğretmenim sınav için oruç tutmamamı söylerse uymalı mıyım?

Hayır, oruç tutmamak için öğretmenin tavsiyesi tek başına dinî bir özür değildir. Orucu terk etmeyi mubah kılan sebepler hastalık, yolculuk, hamilelik ve emzirme gibi durumlardır; bir hastalık söz konusuysa buna uzman ve güvenilir bir hekim karar verir. Öğretmeninizin kaygısı çoğu zaman iyi niyetlidir; ona sahur ve uyku düzeninize dikkat ettiğinizi anlatabilirsiniz. Ancak gerçekten sağlık sorunlarınız varsa bir doktora başvurmak doğru olur.

Soruya git ve paylaş →

Profesyonel futbolcu maç günü orucunu bozabilir mi?

Hayır, yalnızca maç performansı için Ramazan orucunu bozmak meşru bir mazeret sayılmaz. Oruç, hastalık, yolculuk veya gerçek bir zarar korkusu gibi mazeretlerle ertelenebilir. Maçın deplasmanda, sefer mesafesinde oynanması durumunda ise sporcu yolcu hükmünde olur ve ruhsattan yararlanabilir. Kendi şehrinde oynanan maçta, müsabaka sırasında sağlığı tehdit eden ciddi bir durum ortaya çıkarsa oruç bozulabilir ve sonradan kaza edilir. Pek çok ülkede kulüplerin oruçlu sporcular için antrenman saatlerini düzenlediği ve maç arasında iftar molası verildiği görülmektedir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan davulcusuna bahşiş vermek gerekli mi?

Hayır, dinen gerekli değildir; tamamen gönüllüdür. Davulculuk bir gelenek olduğu için bahşiş de geleneğin parçasıdır ve verene bir iyilik sevabı kazandırabilir. Ancak kimse bahşiş vermeye zorlanamaz, verilmeyince kınanamaz. Bahşiş, fitre veya zekât yerine geçmez; fitre ve zekât ancak onları almaya hak kazanmış muhtaçlara verildiğinde geçerli olur. Davulcu gerçekten muhtaçsa ona fitre vermek ayrıca mümkündür.

Soruya git ve paylaş →

Bayram namazının kılınışını bilmeyen yeni Müslüman ne yapmalı?

Camiye gidip imama uyarak kılması yeterlidir; imam ne yaparsa onu takip eder. Bayram namazı iki rekâttır ve fazladan (zevâid) tekbirleri vardır: Hanefîlere göre birinci rekâtta Sübhâneke’den sonra, ikinci rekâtta kıraatten sonra üçer tekbir alınır, bu tekbirlerde eller kaldırılıp yanlara salınır, sonuncusunda rükûya gidilir. Kişi tekbirleri kaçırsa da namazı geçerlidir. Namazdan önce kısa bir hazırlık için din görevlisine danışmak veya cemaatteki birinin yanında durmak işi kolaylaştırır. Namazdan sonra hutbe dinlenir.

Soruya git ve paylaş →

Beden eğitimi dersinde oruçlu olarak spor yapmak orucu bozar mı?

Hayır, spor yapmak orucu bozmaz. Koşmak, top oynamak veya egzersiz yapmak orucu bozan şeyler arasında değildir; ağızdan su kaçırmamak yeterlidir. Ancak aşırı efor susuzluk ve halsizliğe yol açabilir. Öğretmeninize oruçlu olduğunuzu söyleyip daha hafif etkinliklere katılmayı rica edebilirsiniz. Yoğun bir yorgunluk veya bayılma hissi olursa hemen dinlenin. Terlemek veya soğuk su ile yüzü yıkamak da orucu bozmaz.

Soruya git ve paylaş →

Cami minarelerindeki mahya nedir?

Mahya, Ramazan boyunca iki minare arasına gerilen iplere kandil veya ampullerle yazılan yazı ya da resimlerdir. Osmanlı döneminde, 17. yüzyılda İstanbul’da ortaya çıktığı kabul edilen ve Türk kültürüne özgü bir gelenektir. “Hoş geldin ya şehr-i Ramazan”, “Oruç sağlıktır” gibi mesajlar yazılır. Dinî bir ibadet değil, Ramazan’ın coşkusunu ve güzel öğütleri yansıtan kültürel bir mirastır. Mahya ustalığı bugün az sayıda kişi tarafından sürdürülmektedir.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevinde sahur ve iftar nasıl yapılır?

Türkiye’deki cezaevlerinde Ramazan’da oruç tutan hükümlü ve tutuklulara genellikle sahur ve iftar düzenlemesi yapılır; oruç tutacağınızı idareye bildirmeniz yeterlidir. Sahur yemeği çoğu zaman akşamdan dağıtılır veya kantinden alınan kuru gıdalarla karşılanır. Sahuru imsak vaktinden önce bitirmeye, iftarı da akşam ezanı vaktinde açmaya dikkat edin. Yemek yetersiz kalıyorsa kantinden hurma, su, peynir gibi dayanıklı yiyecekler almak işinizi kolaylaştırır. Sağlık sorununuz varsa kurum hekimiyle görüşmeyi ihmal etmeyin.

Soruya git ve paylaş →

Deplasmana giden sporcu yolcu sayılıp oruç tutmayabilir mi?

Evet, gidilen yer sefer mesafesindeyse ve orada on beş günden az kalınacaksa sporcu yolcu sayılır, oruç tutmayabilir. Hanefî mezhebinde sefer mesafesi yaklaşık 90 kilometredir. Yolcu olan kişi dilerse oruç tutar, dilerse tutmayıp sonra kaza eder; zorluk yoksa tutmak daha faziletlidir. Ancak yolculuğa imsaktan sonra oruçlu olarak çıkan kişinin o günkü orucunu bozmaması gerekir; bozarsa kefaret gerekmez, kaza gerekir. Kamp amacıyla aynı yerde on beş gün veya daha fazla kalınacaksa kişi mukim olur ve oruç tutması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Engelli bir yakınıma bakmak Ramazan’da ibadet sayılır mı?

Evet, Allah rızası için engelli bir yakına bakmak büyük bir iyiliktir ve ibadet değeri taşır. İslam’da anne babaya, akrabaya ve muhtaçlara iyilik en faziletli amellerdendir. Bakım yüzünden teravihe, mukabeleye veya Kadir gecesi ibadetine istediğiniz kadar katılamıyorsanız üzülmeyin; niyetiniz ve hizmetiniz sevaptır. Peygamberimiz dul ve yoksulların işini görmeye çalışanın, Allah yolunda cihad eden veya geceyi ibadetle geçiren gibi olduğunu bildirmiştir. Bakım sırasında dilinizle zikir ve dua da edebilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Uluslararası tarih değiştirme çizgisini geçince bir Ramazan günü kaybolur mu?

Takvim tarihi değişse de oruç, fiilen yaşadığınız gündüzlere göre tutulur. Pasifik’te tarih çizgisini batıdan doğuya geçen kişi aynı tarihi iki kez, doğudan batıya geçen ise bir tarihi atlayarak yaşar. Ancak güneş her doğup battığında yeni bir oruç günü başlar. Ramazan’ın sonunda ise vardığınız yerin bayramına uyarsınız; oruç sayınız 29’u bulmadıysa eksik günleri kaza edersiniz.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevinde saat veya ezan yoksa imsak ve iftar vaktini nasıl bilirim?

Kurumun duyurularına, görevlilere, radyo veya televizyondaki vakit bilgilerine güvenerek vakti öğrenebilirsiniz; bunlar yoksa kuvvetli tahmine göre hareket edersiniz. İmsakta şüphe varsa ihtiyatlı davranıp erken bırakmak, iftarda ise güneşin battığından emin olana kadar beklemek gerekir. Dışarıyı görebiliyorsanız hava kararması ve güneşin batışı da bir işarettir. Tahminle hareket edip sonradan imsaktan sonra yediğiniz veya güneş batmadan açtığınız anlaşılırsa, o günü sonra kaza edersiniz; kasıt olmadığı için kefaret gerekmez.

Soruya git ve paylaş →

İftar topu nedir, neden atılır?

İftar topu, iftar vaktinin girdiğini halka duyurmak için atılan tek atımlık, mermisiz top sesidir. Ezan sesinin herkese ulaşmadığı dönemlerde büyük şehirlerde kullanılmış, Osmanlı döneminde yaygınlaşmıştır. Bazı şehirlerde bugün de gelenek olarak sürdürülmektedir. Dinî bir gereklilik değildir; iftarın ölçüsü güneşin batmasıdır. Top sesiyle ezan arasında fark olursa takvimdeki vakit esas alınmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İleri yaşta Müslüman olan kişi oruçtan muaf olur mu?

Sadece yaşlı olmak muafiyet sebebi değildir; oruç tutabilecek güçteyse tutması gerekir. Ancak ileri yaşı veya kronik hastalığı nedeniyle oruç tutmaya gücü yetmeyen ve ileride de tutabileceği umulmayan kişi, her gün için fidye verir. Fidye, bir fakiri bir gün doyuracak miktardır ve genellikle fitre miktarı esas alınır. Bu hüküm, kişinin Müslüman olma zamanından bağımsızdır. Oruç tutup tutamayacağına güvenilir bir hekimle birlikte karar verilmelidir; kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Okul gezisiyle başka şehre giden öğrenci oruç tutmayabilir mi?

Evet, gidilen yer sefer mesafesindeyse ve orada on beş günden az kalınacaksa öğrenci yolcu sayılır ve oruç tutmayabilir. Diyanet, sefer mesafesini yaklaşık 90 kilometre olarak kabul eder. Yolculuk ruhsatı kullanan kişi tutmadığı günleri sonradan kaza eder. Yolculuk zahmetli değilse oruç tutmak daha faziletlidir. Ruhsat, yolculuğa sabah namazından önce çıkılmışsa o gün için geçerlidir; oruçluyken yola çıkan kişinin orucunu tamamlaması uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Omurilik felci nedeniyle idrar kaçıran kişinin orucu ve abdesti nasıl olur?

İdrar kaçırmak orucu bozmaz; abdest konusunda ise kişi “özür sahibi” hükmündedir. Oruç, mideye veya vücut boşluğuna dışarıdan bir şeyin girmesiyle bozulur; vücuttan idrar çıkması orucu etkilemez. Bir namaz vakti boyunca abdestli olarak farzı kılacak kadar süre bulamayan kişi, her vakit için bir abdest alır ve o vakit içinde dilediği namazları kılar; vakit çıkınca abdesti bozulur. Bez veya idrar torbası kullanmak bu hükmü değiştirmez. Temizlikte gücü yettiği kadarını yapması yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken antrenmanı iftardan önce mi sonra mı yapmalıyım?

Dinî açıdan ikisi de câizdir; sağlık açısından yoğun antrenmanları iftardan sonraya almak genellikle daha güvenlidir. Egzersiz orucu bozmaz. Ancak gündüz yoğun ve uzun süreli bir antrenman sıvı kaybını artırır ve kişiyi orucu bozmak zorunda kalacak duruma sokabilir. Hafif yürüyüş veya esneme gibi düşük tempolu hareketler iftardan kısa süre önce yapılabilir, böylece hemen ardından sıvı alınır. Ağır ve uzun egzersizler ise iftardan bir iki saat sonra daha uygundur. Kişisel programınız için bir spor hekimine veya diyetisyene danışmanız tavsiye edilir.

Soruya git ve paylaş →

Uzun aktarmalı uçuşta havalimanında beklerken oruç tutmak zorunda mıyım?

Hayır, zorunda değilsiniz; sefer mesafesindeki yolculuk aktarma sırasında da devam ettiği için ruhsat sürer. Yolcu, yolculuğu bitip bir yerde on beş gün kalmaya niyet edene kadar misafir sayılır. Yine de zorlanmıyorsanız oruç tutmak daha faziletlidir. Oruçla güne başlayıp yolculuk esnasında bozarsanız yalnız kaza gerekir. Havalimanlarının çoğunda mescit bulunur; namaz ve iftar için bunlardan yararlanabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevinde teravih namazı kılınabilir mi?

Evet, teravih koğuşta tek başına veya uygun ortam varsa cemaatle kılınabilir. Teravih camiye bağlı bir namaz değildir; temiz her yerde kılınabilir. Koğuş arkadaşlarınızla cemaat olmak mümkünse sevabı daha fazladır; ancak kurum kurallarına, diğer kişilerin dinlenme hakkına ve güvenlik düzenine uymak gerekir. Kur’an’dan az sure biliyorsanız bildiğiniz kısa sureleri tekrar ederek de kılabilirsiniz. Bazı cezaevlerinde Diyanet’in görevlendirdiği din görevlileri Ramazan’da vaaz ve sohbet programları düzenler.

Soruya git ve paylaş →

Kolostomi (stoma) torbası değiştirmek orucu bozar mı?

Hayır, stoma torbasını değiştirmek ve stomayı dıştan temizlemek orucu bozmaz. Vücuttan çıkan atığın torbaya dolması veya torbanın boşaltılması, orucu bozan “içeriye bir şey girmesi” kapsamında değildir. Ancak stoma içine sıvı verilerek yapılan yıkama (irrigasyon) konusunda ihtiyatlı olmak gerekir; bazı âlimler bunu lavmana benzettiği için oruçluyken değil, iftardan sonra yapılmasını tavsiye eder. Stoma sahibi kişi abdest konusunda özür sahibi hükmündedir. Oruç tutmanın sıvı dengesine etkisini doktorunuza sorun.

Soruya git ve paylaş →

Kutup gecesinde güneş hiç doğmuyorsa oruç tutulur mu?

Evet, oruç tutulur; güneşin doğmadığı dönemde vakitler takdir yoluyla belirlenir. Kış aylarında kutup dairesinin içinde güneş haftalarca ufkun üzerine çıkmaz. Bu, orucun düştüğü anlamına gelmez; tıpkı yaz aylarındaki kutup gündüzünde olduğu gibi, en yakın normal bölgenin ya da orta enlemin vakitleri esas alınır. Bu dönemde oruç genellikle kısa sürer ve tutulması kolaydır. Bölgedeki cami birliklerinin ortak takvimine uymak toplumsal birliği de korur.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken maraton veya uzun mesafe koşusuna katılmak doğru mu?

Koşmak orucu bozmaz; ancak kendini ciddi bir sağlık tehlikesine atacak kadar zorlamak doğru değildir. Uzun mesafe koşusu, özellikle sıcak havada, ciddi sıvı ve tuz kaybına yol açar. Kişinin bilerek tehlikeli bir duruma girmesi, Kur’an’ın kişiyi kendini tehlikeye atmaktan sakındıran ilkesine aykırıdır. Yarış tarihi Ramazan’a denk geliyorsa katılmamak veya o günün orucunu, meşru bir mazeret oluşmadıkça bozmamak gerekir. Yarışta sağlık tehlikeye girerse oruç bozulur ve kaza edilir. Bu durumu önceden planlamak en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan pidesi yemek sünnet mi?

Hayır, Ramazan pidesi dinî bir sünnet değil, güzel bir kültürel gelenektir. Sünnet olan, sahura kalkmak ve iftarı mümkünse hurma veya su ile açmaktır. Pide ve güllaç gibi yiyecekler Türk mutfağında Ramazan’la özdeşleşmiş lezzetlerdir. Bunları yemekte bir sakınca yoktur; ancak sofrada israftan kaçınmak ve ihtiyaç sahiplerini hatırlamak Ramazan’ın ruhuna daha uygundur. Kur’an, yiyip içmeyi ancak israf etmeden tavsiye eder.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da ağır fiziksel iş gerektiren stajdaki öğrenci oruç tutmalı mı?

Evet, esas olan oruç tutmaktır; ancak oruç sağlığını ciddi biçimde tehlikeye atıyorsa bozabilir ve sonra kaza eder. İş yükü kendiliğinden bir özür değildir; önce mesai saatlerini, izin imkânlarını ve iş bölümünü düzenlemeye çalışmak gerekir. İnşaat, döküm, sıcak ortam gibi zorlu staj yerlerinde gün içinde gerçek bir hastalık tehlikesi ortaya çıkarsa oruç bozulabilir; bu durumda kefaret gerekmez. Stajı günlerin kısa olduğu bir döneme almak da düşünülebilir.

Soruya git ve paylaş →

Zorlanıp orucumu bozdum, Müslümanlığım zarar görür mü?

Hayır, orucu bozmak kişiyi dinden çıkarmaz; bu bir günah ve kusurdur, ama imanı ortadan kaldırmaz. Yeni Müslümanların ilk Ramazanlarında zorlanmaları çok doğaldır. Özürsüz olarak bozulan Ramazan orucu kaza edilir; Hanefî mezhebine göre bilerek yeme-içme ile bozulduğunda kefaret de gerekebilir. Bunun için bir müftülüğe durumunuzu anlatarak danışmanız en doğrusudur. Önemli olan tövbe edip tekrar denemek ve sağlığınızı koruyacak biçimde sahur ve iftarınızı düzenlemektir. Allah, samimi tövbeyi kabul eder.

Soruya git ve paylaş →

Açlık grevi oruç yerine geçer mi?

Hayır, açlık grevi oruç değildir ve oruç yerine geçmez. Oruç, Allah rızası için niyet edilerek imsaktan akşama kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır; akşam iftar edilir. Aralıksız aç kalmak ise oruç ibadetinin şeklini de amacını da taşımaz; Peygamberimiz iftar etmeden günleri birleştirmeyi (visal orucu) ümmetine yasaklamıştır. Ayrıca kişinin kendi sağlığını ciddi biçimde tehlikeye atması dinen hoş görülmez. Ramazan’da aç kalınsa bile niyet ve iftar olmadan Ramazan orucu yerine getirilmiş olmaz.

Soruya git ve paylaş →

Avrupa’da yaşayan gurbetçinin Türkiye’deki köyü vatan-ı aslî sayılır mı?

Oraya dönme niyeti ve bağlantısı devam ediyorsa ve orada evi, ailesi bulunuyorsa, bazı âlimlere göre vatan-ı aslî olmaya devam eder. Hanefîlere göre vatan-ı aslî, kişinin doğduğu, evlendiği veya yerleşmeye niyet ettiği yerdir; yeni bir vatan edinildiğinde eskisi, oradan tamamen ayrılma niyeti varsa hükmünü kaybeder. Bu konu kişinin niyetine ve durumuna göre değiştiği için ayrıntıyı müftülüğe ya da Alo 190’a sormak en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

Değişim programıyla bir dönemliğine yurt dışına giden öğrenci yolcu mudur?

Hayır, bir şehirde on beş gün veya daha fazla kalmaya niyet eden kişi Hanefîlere göre mukim olur. Erasmus gibi bir dönemlik programlarda öğrenci gittiği şehre yerleşince artık yolcu değildir; orucunu tutar, namazlarını tam kılar. Yalnızca yolculuk sırasında ve şehre varıp yerleşme niyetini gerçekleştirinceye kadar yolcu hükmündedir. Şâfiîlere göre ise dört gün kalma niyetiyle mukim olunur. Bulunduğunuz ülkenin yerel namaz ve imsak vakitlerine uymanız gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Felç nedeniyle bağırsak boşaltmak için fitil kullanmak orucu bozar mı?

Hanefî mezhebinde makattan fitil veya lavman uygulamak orucu bozar ve kaza gerekir; kefaret gerekmez. Omurilik yaralanması gibi durumlarda bağırsak programı genellikle günlük bir tedavidir. Bu uygulamayı iftardan sonra veya sahurdan önce yapmak mümkünse orucunuz etkilenmez. Tedavi mutlaka gündüz yapılmak zorundaysa, bazı çağdaş âlimler fitilin besin değeri taşımadığı gerekçesiyle orucu bozmadığı görüşündedir; bu konuda müftülüğe danışmanız uygun olur. Bu işlem her gün gündüz yapılmak zorundaysa kişi hasta hükmüne girebilir.

Soruya git ve paylaş →

Yeni Müslüman Ramazan ile ilgili sorularını kime sorabilir?

En güvenilir yol, resmî din görevlilerine danışmaktır. Türkiye’de il ve ilçe müftülükleri, cami imamları ve Diyanet’in Alo 190 hattı ücretsiz dinî danışmanlık verir. Yurt dışında yaşayanlar, Türkiye’nin din hizmetleri müşavirlik ve ataşeliklerine bağlı camilere başvurabilir. Birçok müftülükte yeni Müslümanlara yönelik ihtida ve rehberlik birimleri bulunur. İnternetteki kaynağı belirsiz bilgilere dikkat etmek gerekir; özellikle sağlık, kefaret ve evlilik gibi konularda kesin hüküm için yetkili birine sormak önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

Yüzücü antrenmanda istemeden su yutarsa orucu bozulur mu?

Hanefî mezhebine göre oruçlu olduğunu bilen kişinin boğazına istemeden su kaçması orucu bozar, sonradan kaza gerekir; kefaret gerekmez. Bu hüküm abdest alırken ağza su verip istemeden yutmakla aynıdır. Unutmak ile hata ayrıdır: unutarak yiyip içen kişinin orucu bozulmaz, ama oruçlu olduğunu bilip hata ile su kaçıran kişinin orucu bozulur. Şâfiî mezhebinde ise mübalağa etmeden normal biçimde yüzerken istemeden kaçan suyla oruç bozulmaz. Bu sebeple yüzücülerin mümkünse antrenmanı iftardan sonraya almaları ihtiyatlıdır.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevindeyken geçmiş yıllardan kalan kaza oruçlarımı tutabilir miyim?

Evet, tutabilirsiniz; hatta cezaevi süresi, birikmiş kaza borçlarını ödemek için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Kaza orucu Ramazan dışında, bayram günleri hariç her gün tutulabilir. Her kaza için geceden veya imsaktan önce niyet etmek gerekir. Kaç gün borcunuz olduğunu tam bilmiyorsanız kanaatinize göre bir sayı belirleyip ihtiyatlı davranabilirsiniz. Kurum sahur imkânı sağlamıyorsa akşamdan yiyecek ayırmak işinizi kolaylaştırır. Sağlık durumunuz elvermiyorsa kendinizi zorlamayın.

Soruya git ve paylaş →

Gayrimüslim eşimin Ramazan’da gündüz evde yemek yemesi sorun olur mu?

Hayır, bu durum sizin orucunuza zarar vermez. Oruç, sizin yeme-içmeden uzak durmanızla gerçekleşir; başkasının yemesini görmek orucu bozmaz. Müslüman olmayan eşiniz oruçla yükümlü değildir. Bununla birlikte eşinizden, sizi zorlamayacak şekilde anlayış göstermesini nazikçe rica edebilirsiniz; örneğin iftar saatlerine uyum sağlaması veya birlikte sofraya oturması aile huzuruna katkı sağlar. Karşılıklı saygı çerçevesinde konuşmak, Ramazan’ı evde gerginlik değil yakınlık vesilesi yapar.

Soruya git ve paylaş →

Güreşçi veya boksör tartıya girmek için oruç tutabilir mi?

Oruç ibadet niyetiyle tutulur; yalnızca kilo vermek amacıyla aç kalmak ibadet orucu değil, diyettir. Ramazan’da ise zaten oruç farzdır; güreşçi veya boksörün asıl niyeti Allah’ın emrini yerine getirmek olmalıdır. Orucun yanında kilo kontrolü de sağlanıyorsa bu, ibadetin sevabını ortadan kaldırmaz. Ancak tartıya girmek için iftarda ve sahurda sıvı almayı da kısıtlamak gibi aşırı yöntemler ciddi sağlık tehlikesi doğurur. Dinimiz bedene zarar vermeyi yasaklar; bu tür uygulamalar bir spor hekimi gözetiminde yapılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’ın son on gününde hangi dua okunur?

En bilinen dua “Allâhümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa‘fü annî”dir. Anlamı: “Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin; beni affet.” Hz. Âişe, Kadir gecesine denk gelirse ne diyeceğini sorduğunda Peygamberimiz bu duayı öğretmiştir. Son on günde bu duayı sık tekrarlamak, istiğfar etmek, Kur’an okumak ve kendi ihtiyaçları için samimi dua etmek tavsiye edilir. Belirli bir sayı şartı yoktur.

Soruya git ve paylaş →

Üniversite öğrencisi fitre vermekle yükümlü mü?

Temel ihtiyaçlarından ve borçlarından fazla nisap miktarı malı varsa evet, fitre vermesi vaciptir. Hanefî mezhebinde fitre için malın üzerinden bir yıl geçmesi ve malın artıcı olması şartı aranmaz. Burs ve harçlıklarını biriktirmiş, bu birikim nisaba ulaşmış bir öğrenci fitresini kendisi verir. Nisaba sahip olmayan öğrenciye fitre gerekmez, hatta durumuna göre fitre alabilir. Aileler çocukları adına fitre verebilir; ergen ve kendi malı olan çocuklar için bu, onların izniyle olur.

Soruya git ve paylaş →

Yurt dışında helal sahurluk bulamazsam sahursuz oruç tutabilir miyim?

Evet, sahur yapmadan da oruç geçerlidir; sahur farz değil, bereketli bir sünnettir. Helal et bulunamıyorsa sebze, meyve, süt ürünleri, ekmek, yumurta ve kuruyemiş gibi helal olduğu açık gıdalarla sahur yapılabilir. Hiçbir şey bulamazsanız bir bardak su içmek bile sahur sünnetini yerine getirir. Market ürünlerinde katkı maddelerine (jelatin, alkol vb.) dikkat etmek iyi olur.

Soruya git ve paylaş →

Yutma güçlüğü nedeniyle ağzından salya akan kişinin orucu bozulur mu?

Hayır, salya akması da, kişinin kendi tükürüğünü istemeden yutması da orucu bozmaz. Tükürük ağızda doğal olarak oluşur ve ondan sakınmak mümkün değildir; bu yüzden oruca zarar vermez. Salyanın mendil veya önlükle silinmesi de sorun oluşturmaz. Yalnızca ağızdan dışarı çıkıp ele veya bir kaba alınan tükürüğü tekrar yutmak orucu bozar; ancak bu kasten yapılan bir iştir. Yutma güçlüğü olan kişilerde asıl dikkat edilmesi gereken, oruç sırasında su eksikliği ve ilaç düzenidir; bunun için hekime danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Boks veya dövüş sporunda ağzım kanarsa orucum bozulur mu?

Kanı yutmazsanız orucunuz bozulmaz; tükürükten fazla veya ona eşit miktarda kan yutarsanız oruç bozulur ve kaza gerekir. Hanefî âlimlerine göre ağızdaki kan tükürüğe baskın veya eşitse yutulması orucu bozar; tükürük baskınsa bozmaz. Ağızda kan olduğunu fark eden sporcunun bunu tükürmesi yeterlidir. Darbe almak veya burundan kan gelmesi tek başına orucu bozmaz. Bu tür sporlarda dişlik kullanmak hem yaralanmaları hem de bu tür soruları azaltır. Ciddi bir yaralanmada ise tedavi önceliklidir.

Soruya git ve paylaş →

Burs parasını biriktiren öğrenciye zekât düşer mi?

Birikimi borçları ve temel ihtiyaçları dışında nisaba ulaşır ve üzerinden bir kamerî yıl geçerse evet, zekât vermesi gerekir. Zekât nisabı 80,18 gram altın veya bunun değerindeki paradır. Burs veya harçlık olarak gelen paranın kaynağı zekât hükmünü değiştirmez. Aylık olarak harcanan ve yıl sonuna nisap miktarında birikmeyen gelirler için zekât gerekmez. Zekât oranı kırkta bir, yani yüzde 2,5’tir. Hesabı yaparken yıl içinde ödenmesi gereken borçlar düşülür.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevinde oruç kefareti tutulabilir mi?

Evet, gücü yeten kişi cezaevinde de iki ay ara vermeden kefaret orucu tutabilir. Oruç kefareti, geçerli bir özür olmaksızın Ramazan orucunu kasten bozan kişiye gerekir ve Hanefî mezhebinde altmış gün peş peşe oruçla ödenir. Bu süre içinde mazeretsiz bir gün ara verilirse baştan başlanır; kadınların özel hâlleri ise ardışıklığı bozmaz. Hastalık sebebiyle oruca gerçekten gücü yetmeyen kişi altmış fakiri doyurur; cezaevinde bu, bir yakın veya güvenilir kurum aracılığıyla yapılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Gayrimüslim ev arkadaşım yanımda yemek yiyor; bu orucuma zarar verir mi?

Hayır, başkasının yanınızda yemek yemesi orucunuza zarar vermez. Oruç sizin ibadetinizdir; başkalarının davranışı onu etkilemez. Aksine bu tür ortamlarda sabretmek sevabı artırır. Ev arkadaşınıza Ramazan’ı anlatmak hem anlayış oluşturur hem de güzel bir tanıtım fırsatıdır. Onu da bir iftarınıza davet ederek paylaşmanın güzelliğini gösterebilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken gayrimüslim eşime yemek pişirip tuzuna bakabilir miyim?

Yemek pişirmek caizdir; tadına bakmak ise gereksiz yere mekruhtur, bir ihtiyaç varsa yutmamak şartıyla mekruh olmaz. Hanefî âlimleri, yemeğin tuzu konusunda eşinin kırılacağından endişe eden kişinin, dil ucuyla tadına bakıp tükürmesinin orucunu bozmadığını belirtmiştir. Boğazdan bir şey geçerse oruç bozulur ve kaza gerekir. Mümkünse tartılı tarif kullanmak veya tadına eşinizin bakmasını istemek daha ihtiyatlıdır. Eşinize yemek hazırlamak, onun için güzel bir iyiliktir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda okunacak özel bir dua var mı?

Sahura özgü, sahih kaynakta belirli bir dua bildirilmemiştir. Ancak sahur vakti gecenin son üçte biri olduğundan duaların makbul olduğu bir zamandır; hadiste Allah’ın bu vakitte dua edenlere icabet ettiği bildirilir. Sahurda Kur’an okumak, istiğfar etmek ve kendi dilinizle dua etmek güzeldir. Orucun niyeti kalben yapılır; “Niyet ettim Allah rızası için bugünkü Ramazan orucunu tutmaya” demek güzel ama şart değildir.

Soruya git ve paylaş →

Trakeostomisi olan kişinin aspirasyon yapılması orucu bozar mı?

Hayır, trakeostomiden salgıların çekilmesi (aspirasyon) orucu bozmaz. Bu işlemde vücuda bir şey verilmez, aksine vücuttan salgı alınır. Trakeostomi kanülünün temizlenmesi ve değiştirilmesi de orucu etkilemez. Ancak soluk yoluna ilaç veya nemlendirici sıvı verilmesi konusunda astım spreylerindeki gibi görüş farklılığı vardır; mümkünse bu uygulamalar iftar ile sahur arasına alınmalıdır. Trakeostomili hastaların pek çoğu ağır hastadır ve oruçla yükümlü olup olmadıkları hekim görüşüyle belirlenmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevindeki kişi fitre vermek zorunda mı?

Temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı malı varsa cezaevinde olsa bile fitre vermesi gerekir. Fitre yükümlülüğü, kişinin bulunduğu yere değil mali durumuna bağlıdır. Cezaevindeki kişi fitresini bir yakınına vekâlet vererek ödetebilir; ailesi onun adına kendi parasından vermişse ve kişi buna razıysa bu da geçerli olur. Nisaba sahip olmayan kişiye fitre vacip değildir; aksine kendisi veya ailesi ihtiyaç içindeyse fitre ve zekât alabilecek kişiler arasında yer alabilir.

Soruya git ve paylaş →

Gayrimüslim eşim Ramazan’da evde alkol içerse ne yapmalıyım?

Eşinizin alkol içmesi sizin orucunuzu bozmaz; ancak siz alkolden ve alkollü sofraların hizmetinden uzak durmalısınız. Müslüman olmayan eşiniz bu konuda kendi inancına göre davranır; onu zorla engelleme yetkiniz yoktur. Kendi hassasiyetinizi, özellikle Ramazan boyunca evde alkol bulundurulmaması veya sizin yanınızda içilmemesi yönünde, sakin bir dille anlatabilirsiniz. Evliliğin başında bu tür konuların konuşulması ileride yaşanacak sıkıntıları azaltır. Aile içi ciddi anlaşmazlıklarda müftülük aile irşat bürolarından destek alınabilir.

Soruya git ve paylaş →

Öğrenim kredisi borcu zekât hesabından düşülür mü?

Borcun tamamı değil, zekât yılı içinde ödenmesi gereken taksitleri düşülür. Diyanet’in görüşüne göre uzun vadeli borçlarda sadece o yıl ödenecek kısım zekât matrahından çıkarılır; ödemesi yıllar sonra başlayacak kredi borcunun tamamı düşülmez. Örneğin geri ödemesi mezuniyetten sonra başlayacak bir öğrenim kredisi, öğrencilik yıllarında zekât hesabını genellikle etkilemez. Kendi durumunuz için müftülüğe veya Alo 190’a danışabilirsiniz.

Soruya git ve paylaş →

Protez bacağı olan kişi abdest alırken protezi çıkarmalı mı?

Hayır, protez vücudun asıl parçası sayılmadığı için onu yıkamak gerekmez; kesik uzvun kalan kısmı yıkanır. Bacağı dizden yukarıdan kesilmiş kişinin ayak yıkama farzı düşer. Topuk hizasının üstünden kesilmişse, farz olan bölgeden kalan kısmı yıkaması gerekir. Protezi çıkarmak çok zorsa ve kalan kısım protezle kapalıysa, âlimler bunu sargı hükmünde değerlendirerek üzerine meshedilebileceğini söyler. Uzun teravih ve bayram namazlarında sandalyede kılmak da caizdir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan hilali görülünce ne dua edilir?

Peygamberimiz yeni ay hilalini görünce “Allâhümme ehillehû aleynâ bi’l-yümni ve’l-îmân ve’s-selâmeti ve’l-islâm, rabbî ve rabbükellah” diye dua ederdi. Anlamı: “Allah’ım, onu bize bereket, iman, esenlik ve İslam ile doğdur; Rabbim ve Rabbin Allah’tır.” Bu dua her yeni ay için geçerlidir; Ramazan hilalinde de okunabilir. Rivayet Tirmizî’de yer alır. Halkın birbirinin Ramazan’ını tebrik etmesi de güzel bir adettir.

Soruya git ve paylaş →

Sporcu sahurda protein tozu veya takviye kullanabilir mi?

Evet, imsak vaktinden önce alındığı sürece protein tozu veya helal içerikli takviyeler kullanmak câizdir. Sahurda ve iftardan sonra yenilen içilen her şey oruçla ilgili bir sorun doğurmaz. Dikkat edilmesi gerekenler, ürünün içeriğinin helal olması, yani domuz jelatini gibi haram maddeler içermemesi ve sağlığa zarar vermemesidir. Gündüz ise ağızdan alınan her türlü takviye, tablet veya içecek orucu bozar. Takviyelerin gerekli olup olmadığına ve dozuna bir diyetisyen veya spor hekimiyle birlikte karar vermek daha doğrudur.

Soruya git ve paylaş →

Yurt dışında yaşayan biri Mekke saatine göre oruç tutabilir mi?

Güneşin normal doğup battığı bir yerde yaşıyorsanız hayır; kendi yerel vakitlerinize uymanız gerekir. Mekke vaktini esas almak, bazı âlimlerce sadece gece-gündüz ayrımının hiç oluşmadığı kutup bölgeleri için önerilen bir takdir yöntemidir. Normal bir şehirde güneş batmadan Mekke saatine göre iftar etmek orucu bozar. Uzun günlerde zorlanan kişi için çözüm, sağlık gerekçesi varsa ruhsattır; başka bir şehrin saatini seçmek değildir.

Soruya git ve paylaş →

Antrenmanda ağzımı suyla çalkalayıp tükürmem orucu bozar mı?

Hayır, suyu yutmadan çalkalayıp tükürmek orucu bozmaz; ancak ihtiyaç olmadan yapmak mekruhtur ve boğaza kaçma riski taşır. Abdestte ağza su vermek oruçluya da sünnettir, yalnızca gargara yapmak gibi mübalağadan kaçınılır. Antrenmanda ağız kuruluğunu gidermek için bu yola başvurulabilir, fakat suyun boğaza kaçması hâlinde Hanefîlere göre oruç bozulur ve kaza gerekir. Bu yüzden az su kullanmak ve başı öne eğerek çalkalamak ihtiyatlıdır. Ağızda kalan nem ve serinlik hissi orucu etkilemez.

Soruya git ve paylaş →

Başka saat dilimindeki ailemle aynı anda iftar etmek için orucumu erken açabilir miyim?

Hayır, güneş batmadan orucu açmak orucu bozar; iftar bulunduğunuz yerin vaktine göre yapılır. Bilerek erken açılan Ramazan orucu, Hanefîlere göre kaza ile birlikte kefaret de gerektirebilir. Ailenizle bağ kurmak istiyorsanız, onların iftar saatinde görüntülü görüşüp dua edebilir, kendi iftar vaktinizde de sofraya oturabilirsiniz. Böylece hem orucunuz korunur hem de aile sıcaklığı paylaşılır.

Soruya git ve paylaş →

Cezaevindeki kişinin muhtaç ailesine zekât ve fitre verilebilir mi?

Evet, geçimini sağlayan kişi cezaevinde olduğu için muhtaç duruma düşen aileye zekât ve fitre verilebilir. Zekât ayetinde sayılan fakir ve miskin sınıfı, ihtiyaç içindeki bu aileleri kapsar. Eş ve çocukların nisaba sahip olmaması yeterlidir; mahkûmiyet sebebi ailenin zekât almasına engel değildir. Bu aileleri gözetmek, özellikle Ramazan’da onları yalnız bırakmamak büyük bir iyiliktir. Yardımı yaparken ailenin onurunu kırmamaya, gizliliğe özen göstermeye dikkat edilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Devletin verdiği öğrenim kredisini almak faiz sayılır mı?

Geri ödemede sadece enflasyon oranında bir güncelleme yapılıyorsa faiz sayılmaz. Din İşleri Yüksek Kurulu, alınan paranın değerini koruyan enflasyon farkının faiz olmadığını, bunun üzerine eklenen fazlalığın ise faiz hükmünde olduğunu belirtmiştir. Kredi şartları yıllara göre değişebildiği için sözleşmenin güncel koşullarını incelemek gerekir. Kesin hüküm için güncel uygulamayı müftülüğe veya Alo 190’a danışmanız uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Kolları olmayan kişi abdestini nasıl alır?

Gücü yettiği kadarını kendisi yapar veya bir yardımcı yardım eder; hiç imkân yoksa abdest yükümlülüğü gücü oranında düşer. Kolları dirsekten yukarıdan kesilmiş kişiden kol yıkama farzı kalkar; yüzünü ve ayaklarını musluk veya duş altında yıkayabilir, başını meshedebilir. Eşi veya yakını abdest aldırabilir. Yardımcı bulunamaz ve abdest mümkün olmazsa, kişi o hâliyle namazını kılar, orucunu tutar. Abdestin oruçla bir ilgisi yoktur; abdestsiz olmak orucu etkilemez.

Soruya git ve paylaş →

Müslüman olmayan eşim bana eşlik etmek için oruç tutarsa bu oruç sayılır mı?

Dinî anlamda ibadet olarak oruç sayılmaz; çünkü ibadetin geçerli olması için iman şarttır. Bununla birlikte eşinizin size duyduğu saygıyı ve dayanışmayı gösteren bu tavır takdir edilecek güzel bir davranıştır. Onu bu konuda zorlamamak, ama isterse sahur ve iftarı birlikte yapmaya davet etmek aile bağlarını güçlendirir. Bu süreç, eşinizin İslam’ı daha yakından tanımasına da vesile olabilir; ancak inanç konusunda baskı yapılmamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçlunun duası kabul olur mu?

Evet, oruçlunun duası reddedilmeyen dualar arasında sayılmıştır. Hadis-i şerifte, oruçlunun iftar edinceye kadarki duası, adil yöneticinin ve mazlumun duası geri çevrilmeyen dualar olarak anılır. Kur’an’da oruç ayetlerinin arasında Allah’ın dua edenin duasına icabet ettiği bildirilmesi de dikkat çekicidir. Dolayısıyla oruçlu, gün boyunca ve özellikle iftar öncesinde dua etmeyi ihmal etmemelidir. Duanın kabulü bazen istenenden hayırlısı şeklinde gerçekleşir.

Soruya git ve paylaş →

Borcu yüzünden hapiste olan birinin borcunu zekâtla ödemek caiz mi?

Evet, borcunu ödeyemeyen ve borcu meşru bir sebepten doğan kişi, ayette zekât verilecekler arasında sayılan borçlular (gârimîn) grubuna girer. Onun borcunu zekât niyetiyle ödemek veya borcu ödemesi için ona zekât vermek caizdir. Hanefîlere göre zekâtın temlik edilmesi, yani borçluya ya da onun vekiline verilmesi esastır; alacaklıya doğrudan ödeme yapılacaksa borçlunun izniyle yapılması uygun olur. Borç kumar gibi haram bir yoldan doğmuşsa ve kişi tövbe etmemişse durum farklı değerlendirilebilir; ayrıntı için müftülüğe danışın.

Soruya git ve paylaş →

Camiye gidemeyen engelli kişi teravih ve cemaat sevabından mahrum mu kalır?

Hayır, özrü nedeniyle gidemeyen kişi niyetine göre sevap alır. Peygamberimiz, sağlıklıyken düzenli yaptığı bir ibadeti hastalık veya yolculuk nedeniyle yapamayan kişiye, yapıyormuş gibi sevap yazılacağını bildirmiştir. Tebük seferinde de Medine’de kalan özürlüler için “Onlar da sevapta sizinle beraberdir” buyurmuştur. Engelli kişi evinde tek başına veya ailesiyle cemaat hâlinde teravih kılabilir. Camiye erişimi zor olanlar için rampalar ve asansörler yapmak da cami cemaatinin önemli bir sorumluluğudur.

Soruya git ve paylaş →

İftarda ne yemek daha uygundur?

Sünnet, iftarı hurma ile, bulunmazsa su ile açmaktır. Ardından çorba gibi hafif ve ılık bir yiyecekle başlamak, ana yemeğe biraz ara vererek geçmek mideyi yormaz. Sebze, protein kaynağı ve tam tahıllı yiyecekler dengeli bir sofra oluşturur. Kızartma ve şerbetli tatlıları ölçülü tüketmek iyi olur. Bunlar genel beslenme önerileridir, tedavi yerine geçmez; kronik rahatsızlığı olanlar diyetisyen veya hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar